Son dönem böbrek hastalığı nedneiyle kronik periton diyalizi yapılan çocuk yaş grubu hastalarda peritonitlerin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospektif evaluation of peritonitis in children with end stage kidney disease undergoing chronic peritoneal dialysis
- Tez No: 937321
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHTAP AKBALIK KARA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Son dönem böbrek hastalığı, Kronik periton diyalizi, Enfeksiyöz komplikasyonlar, Peritonit, End-stage renal disease, Chronic peritoneal dialysis, Infectious complications, Peritonitis
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gaziantep Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Çocukluk çağında en çok tercfh edflen böbrek yerfne koyma tedavfsf kronfk perfton dfyalfzfdfr. Kronfk perfton dfyalfzf (PD) uygulanan çocuklarda enfeksfyöz ve non-enfeksfyöz komplfkasyonlar görülebflfr. Kronfk PD yapılan çocuk hastalarda görülen enfeksfyöz komplfkasyonlar perftonftler, kateter çıkış yerf enfeksfyonları ve tünel enfeksfyonlarıdır. Bu komplfkasyonlar fçfnde en sık görülen PD flfşkflf perftonftlerdfr. Bu çalışma fle 10 yıllık süre fçfnde fzlenen 136 hastanın PD'ne bağlı perftonft ataklarını saptamak, etken mfkroorganfzmaları değerlendfrmek ve tedavf protokollerfnf gözden geçfrmek fstedfk. Ayrıca perftonfte etkf edebflecek sosyodemograffk, klfnfk ve laboratuvar parametrelerf değerlendfrmeyf amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışma son dönem böbrek hastalığı (SDBH) nedeniyle en az 3 ay süre kronik PD yapılan 136 hasta ile retrospektif olarak yapıldı. Bu hastalar Mayıs 2014 ile Mayıs 2024 tarihleri arasında PD ilişkili enfeksiyöz komplikasyonlar açısından incelendi. Hastaların dosyalarından demografik verileri (yaşı, cinsiyeti, vücut ağırlığı, boyu, uyruğu), sosyo-kültürel özellikleri (anne-baba eğitim durumu, vi kardeş sayısı, yaşadığı yer, diyaliz merkezine uzaklık, oda sayısı ve hastaya ait oda varlığı, bakım veren kişi sayısı), SDBH etyolojisi, PD modalitesi, kullanılan solüsyonlar, peritoneal glukoz maruziyeti, kateter çıkış yeri enfeksiyonu, tünel enfeksiyonu, peritonit sayısı, tedavisi ve tedavi süresi, kültürde üreyen mikroorganizmalar, kateter değişimi ve nedenleri, peritonit tedavisi sırasında eş zamanlı bakılan laboratuvar tetkikleri (C- reaktif protein, albümin, beyaz küre sayısı, hemoglobin, hematokrit düzeyleri) ve izlem süresi bilgileri elde edildi. Peritonit varlığına göre hastalar iki gruba ayrıldı. Sosyo-demografik, klinik ve laboratuvar bulgular ile peritonit atağı varlığı ilişkisi değerlendirildi. BULGULAR: Çalışma grubu kronik PD yapılan 72 (%52,9) kız, 64 (%47,1) erkek olmak üzere 136 hastadan oluşmaktaydı. Kronik PD olan hasta grubunun yaş ortalaması (ay cinsinden) 80,34±57,17 iken, takip sürelerinin ortalaması (ay cinsinden) 35,50±27,75 olarak saptandı. Kronik PD yapılan hastaların 94'ü (%69,1) takip edilen süre içerisinde peritonit geçirirken, 42'sinin (%30,9) hiç peritonit atağı geçirmediği saptandı. Diğer enfeksiyöz komplikasyonlardan tünel enfeksiyonu saptanmazken, kateter çıkış yeri enfeksiyonu 3 hastada (%2,2) saptandı. Peritonite neden olan etkenler incelediğinde; gram pozitif mikroorganizmalar %39,1, gram negatif mikroorganizmalar %15,8 oranında saptandı. Alınan diyalizat kültürlerinin %44,4'ünde herhangi bir mikroorganizma saptanmadı. Peritonit atağı geçiren ve peritonit atağı geçirmeyen hastalar sosyo-demografik veriler açısından karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). Peritonit atağı geçirmeyen hastaların albümin, hemoglobin, hematokrit ve C-reaktif protein (CRP) düzeyleri peritonit atağı geçirenlere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekti (p<0,05). Peritoneal glukoz maruziyeti ile peritonit atak varlığı ilişkisi değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0,05). Rezidüel renal fonksiyonu (RRF) olmayan hastalarda peritonit atak geçirenlerin oranı, RRF olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha fazla saptandı (p<0,05). İzlem süresince kronik PD hastalarında peritonit atak sıklık oranı 1,19 (yıl süresi cinsinden) olarak saptandı. Suriye uyruklu hastalarda peritonit oranı (%61,5), Türk uyruklu hastaların peritonit oranından (%32,4) fazlaydı. Aynı zamanda 4 ve üzerinde vii kardeş sayısına sahip hastalarda peritonit oranı %55,6, kardeş sayısı 1-2 (%23,5) ve 3(%28,1) olan hastalardan istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptandı (p<0,05). Hastaların peritonit atak oranları (<1,19 ve >1,19) RRF ve kullanılan diyaliz modalitesi ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0,05). Fakat peritonit sıklık oranı 1,19'un üzerinde olan hastaların peritonite bağlı kateter kaybı, peritonit sıklık oranı 1,19'un altında olan hastalarla karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı derecede fazla saptandı (p<0,05). Çalışmamızda Mayıs 2014-Mayıs 2024 tarihleri arasında 136 hastada toplam 279 peritonit atağı saptandı. Çocuk nefroloji kliniğimizde peritonit nedeniyle verilen tedaviler incelendiğinde hastaların %70,3'ünde sefazolin ile seftazidim tedavileri başlandı. Kültür sonuçlarına göre düzenlenen idame tedavide hastaların %46,2'sinde aynı antibiyotik kombinasyonu ile tedaviye devam edildi. Kliniğimizde takip edilen 136 hastanın 25'inde (%18,4) PD sonlandırılıp HD tedavisine geçildi. Bu hastaların 15'inde (%60) peritonit nedeniyle PD sonlandırılırken, 6'sında (%24) non-enfeksiyöz komplikasyonlar, 4'ünde (%16) ise etkin PD yapılamaması nedeniyle PD sonlandırıldı. SONUÇ: Çalışmamızda kronik PD yapılan çocuk hastalarda peritonit atak sıklığının literatürde bildirilen çalışmalara göre oldukça yüksek oranda olduğu görüldü. Anemi, malnutrisyon ve RRF yokluğu peritonit atak geçirme durumu ile ilişkili saptandı. Ayrıca sık peritonit atağı olan hastaların Suriye uyruklu olanlar ve kardeş sayısı fazla olan hastalar olduğu tespit edildi. Kronik PD nedeniyle izlenen hastaların böbrek nakli yapılana dek PD ile devam edebilmesi açısından merkezimizde peritonit atak sıklık oranının azaltılması hedeflenmelidir. Ayrıca çalışmamızda saptanan klinik ve laboratuvar parametrelerin daha ayrıntılı değerlendirilebileceği farklı çalışmalara yol gösterici olabileceğini düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
OBJECTIVE: Chronic peritoneal dialysis (PD) is the most preferred renal replacement therapy in childhood. Children undergoing chronic PD may experience infectious and non-infectious complications. The infectious complications observed in pediatric patients receiving chronic PD include peritonitis, catheter exit site infections, and tunnel infections. Among these complications, PD-associated peritonitis is the most common. In this study, we aimed to identify PD-related peritonitis episodes in 136 patients followed-up over a 10-year period, to evaluate the causative microorganisms, and to review treatment protocols. Additionally, we aimed to assess socio-demographic, clinical, and laboratory parameters that may influence peritonitis. MATERIALS AND METHODS: This retrospective study was conducted with 136 patients who underwent chronic peritoneal dialysis (PD) for at least three months due ix to end-stage renal disease (ESRD). These patients were evaluated for PD-associated infectious complications between May 2014 and May 2024. Data were collected from patient records, including demographic characteristics (age, gender, body weight, height, nationality), socio-cultural features (parental education, number of siblings, place of residence, distance to the dialysis center, number of rooms and presence of patient's own room, number of caregivers), ESRD etiology, PD modality, dialysis solutions, peritoneal glucose exposure, catheter exit site infection, tunnel infection, number of peritonitis episodes, treatment and treatment duration, microorganisms identified in cultures, catheter replacement and reasons, and laboratory tests performed during peritonitis episodes (C-reactive protein, albumin, white blood cell count, hemoglobin, and hematocrit levels), as well as follow-up duration. Patients were divided into two groups based on the presence of peritonitis. The relationship between socio-demographic, clinical, and laboratory findings and the occurrence of peritonitis episodes was analyzed. RESULTS: The study group consisted of 136 patients undergoing chronic PD, including 72 (52.9%) females and 64 (47.1%) males. The mean age of the chronic PD patient group was 80.34±57.17 months, while the mean follow-up duration was 35.50±27.75 months. Among these patients, 94 (69.1%) experienced peritonitis during the follow-up period, whereas 42 (30.9%) had no peritonitis episodes. No tunnel infections were detected among other infectious complications, while catheter exit site infections were observed in 3 patients (2.2%). Regarding the causative agents of peritonitis, gram-positive microorganisms were identified in 39.1% of cases, and gram-negative microorganisms in 15.8%. No microorganisms were detected in 44.4% of the dialysate cultures obtained. When patients with and without peritonitis episodes were compared in terms of sociodemographic features, no statistically significant difference was found (p>0.05). The albumin, hemoglobin, hematocrit and C-reactive protein (CRP) levels of patients without peritonitis episodes were statistically significantly higher than those with peritonitis episodes (p<0.05). No statistically significant relationship was found between peritoneal glucose exposure and the presence of peritonitis episodes (p>0.05). x The rate of peritonitis episodes was significantly higher in patients without residual renal function (RRF) compared to those with RRF (p<0.05). During the follow-up period, the peritonitis incidence rate among chronic PD patients was 1.19 episodes per year. The peritonitis rate was higher among Syrian patients (61.5%) compared to Turkish patients (32.4%). Additionally, patients with four or more siblings had a significantly higher peritonitis rate (55.6%) compared to those with 1–2 siblings (23.5%) and those with three siblings (28.1%) (p<0.05). When comparing peritonitis incidence rates per year (<1.19 and >1.19) with residual renal function (RRF) and dialysis modality, no statistically significant difference was found (p>0.05). However, catheter loss due to peritonitis was significantly higher in patients with a peritonitis incidence rate>1.19 per year compared to those with a rate <1.19 per year (p<0.05). In our study, a total of 279 peritonitis episodes were recorded in 136 patients between May 2014 and May 2024. The treatment protocols for peritonitis in our pediatric nephrology clinic showed that 70.3% of patients were initially treated with cefazolin and ceftazidime. In maintenance therapy adjusted according to culture results, 46.2% of patients continued with the same antibiotic combination. Among the 136 patients followed-up in our clinic, peritoneal dialysis (PD) was discontinued in 25 patients (18.4%), and they were switched to hemodialysis (HD). Of these patients, 15 (60%) discontinued PD due to peritonitis, 6 (24%) due to noninfectious complications, and 4 (16%) due to ineffective PD. CONCLUSION: In our study, it was observed that the frequency of peritonitis episodes in pediatric patients undergoing chronic PD was considerably higher than the studies reported in the literature. Anemia, malnutrition, and the absence of residual renal function (RRF) were associated with an increased risk of peritonitis episodes. Additionally, frequent peritonitis episodes were more common among Syrian patients and those with a higher number of siblings. It is essential to reduce the incidence rate of peritonitis in our center to ensure that patients monitored for chronic PD can continue PD treatment until kidney xi transplantation. Furthermore, we believe that our study's findings regarding clinical and laboratory parameters could guide future research for a more detailed evaluation.
Benzer Tezler
- Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle periton diyalizi yapılan çocuk yaş grubu hastalarda plazma S100A12 düzeyi ile karotis intima media kalınlığı karşılaştırması ve ateroskleroz ilişkisi
The relationship of plasma S100A12 levels and carotis intima media thickness and athosclerosis in pediatric patients who have peritoneal dialysis due to chronic renal failure
RAMAZAN GÜRBÜZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGaziantep ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHTAP AKBALIK KARA
- Çocuklarda böbrek naklinin demografik ve klinik özellikleri, anemi ve enfeksiyon ilişkili sorunlar
Demographic and clinical characteristics of kidney transplantation in children, anemia and infection related problems
AHMET KAHVECİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATMA FATOŞ YALÇINKAYA
- İzmir'de bazı yolların kapatılarak yaya bölgeleri oluşturma da kent peyzajını geliştirme açısından yeniden planlanması üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
BAHAR TÜRKYILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Şehircilik ve Bölge PlanlamaEge ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
- Diesel motorları yakıt püskürtme sistemlerinin dinamik simülasyonu
Başlık çevirisi yok
İRFAN KARAGÖZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Makine MühendisliğiUludağ ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OĞUZ BORAT