İnterstisyel akciğer hastalıklarında bronkoalveolar lavajın akciğer kriyo transbronşiyal biyopsisine tanısal ek katkısı
Additional diagnostic role of bronchoalveolar lavage in interstitial lung diseases in cryobiopsy of the lung
- Tez No: 891118
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ BARIŞ DEMİRKOL, PROF. DR. ERDOĞAN ÇETİNKAYA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Bronkoalveolar lavaj, interstisyel akciğer hastalıkları, transbronşiyal kriyobiyopsi, Bronchoalveolar lavage, interstitial lung diseases, transbronchial cryobiopsy
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş-Amaç: İnterstisyel akciğer hastalıkları (İAH), akciğerin interstisyumunda inflamatuar ve fibrotik süreçlerin yer aldığı geniş bir hastalık grubunu kapsamaktadır. Bu hastalıkların tanısında, klinik ve radyolojik bulgularla kesin bir tanıya ulaşmak güç olabilir ve genellikle akciğer biyopsisi gerektirir. Cerrahi biyopsinin yüksek komplikasyon riski dikkate alındığında, transbronşiyal kriyobiyopsi (c-TBB) daha az invaziv bir tanı yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Ancak, c-TBB'nin sağladığı histopatolojik bulguların sınırlı olması, ek incelemeleri gerektirmektedir. Bu süreçte bronkoalveolar lavaj (BAL), tanısal katkı sağlayabilecek ek bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızda, c-TBB ile eş zamanlı olarak yapılan BAL'ın tanısal katkısını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Kasım 2023 ile Haziran 2024 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, retrospektif ve kesitsel bir tasarımla gerçekleştirilmiştir. Kasım 2014 ile Eylül 2023 tarihleri arasında İAH ön tanısı almış ve tanısal amaçla BAL ve eşzamanlı c-TBB yapılmış 141 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Malignite tanısı alan ve BAL örneği yetersiz olan hastalar çalışma dışı bırakılarak, uygun 127 hasta değerlendirmeye alınmıştır. Hastaların demografik özellikleri, sigara öyküsü, antijen maruziyeti, solunum fonksiyon test sonuçları, karbonmonoksit difüzyon kapasitesi, radyolojik bulgular, BAL ve c-TBB sonuçları ile olası komplikasyonlar kaydedilmiştir. BAL işlemi, Amerikan Toraks Derneği kılavuzlarına uygun şekilde uygulanmış olup, alınan örnekler hücresel analiz için değerlendirilmiştir. c-TBB işlemleri genel anestezi altında rijid bronkoskop rehberliğinde yapılmış ve histopatolojik inceleme için örnekler alınmıştır. Tüm hastalar, göğüs hastalıkları, radyoloji, patoloji, romatoloji ve meslek hastalıkları uzmanlarının katıldığı multidisipliner bir konsey tarafından değerlendirilmiş ve nihai tanıları bu konseyin kararına göre belirlenmiştir. İstatistiksel analizler, SPSS 23.0 yazılımı ile gerçekleştirilmiş; tanımlayıcı istatistiklerde medyan, ortalama, minimum ve maksimum değerler kullanılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda Student t-testi ve Mann-Whitney U testi uygulanmış; p <0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Ayrıca, komplikasyonlar ve klinik sonuçlar detaylı olarak sınıflandırılmış ve analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 127 hastanın %51.2'si (n=65) erkek olup, yaş ortalaması 60 yıl (min=19, maks=79) olarak saptanmıştır. Hastaların %51.2'sinde (n=65) sigara öyküsü bulunurken, %50.3'ünde (n=64) ek komorbiditeler mevcuttu. En sık görülen komorbiditeler hipertansiyon (%20.5, n=26) ve diabetes mellitus (%17.3, n=22) idi. Antijen maruziyet oranı %34.6 (n=44) olarak kaydedilmiştir. BAL ile verilen sıvı medyan 100 ml iken, alınan sıvı medyan 53 ml olarak saptanmıştır. Gruplar arasında BAL'daki lenfosit yüzdeleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklar gözlenmiştir (p=0.04). Non-fibrotik hipersensitivite pnömonisinde (HP) lenfosit yüzdesi medyan %35 (min=%5, maks=%70), fibrotik HP'de %20 (min=%2, maks=%83), nonspesifik interstisyel pnömonide (iNSİP) %20 (min=%2, maks=%78) ve sarkoidozda %44 (min=%6, maks=%80) olarak tespit edilmiştir. c-TBB ile %76.4 (n=97) oranında histopatolojik tanı konulmuş olup, en sık görülen tanılar fibrotik NSİP (%31.5, n=40) ve non-fibrotik NSİP (%12.6, n=16) idi. Ayrıca, non-nekrotizan granülomatöz iltihap (%10.2, n=13), fibrotik HP (%7.1, n=9), organize pnömoni (%3.1, n=4) ve pulmoner langerhans hücreli histiositozis (PLHH) (%1.6, n=2) gibi tanılar da gözlenmiştir. c-TBB ile kesin tanı konulamayan 30 hastanın 22'sine fibrotik HP, 4'üne idiyopatik pulmoner fibrozis (İPF) ve birer hastaya non-fibrotik HP, iNSİP, PLHH ve organize pnömoni tanıları multidisipliner değerlendirme (MDD) ile konulmuştur. Histopatolojik tanısı olan hastalarda BAL'ın tanıya katkı oranı %30.9 (n=30) iken, histopatolojik tanısı olmayanlarda bu oran %46.6 (n=14) idi. BAL'ın tüm hastalarda multidisipliner son tanıya katkı oranı %34.6 (n=44) olarak belirlenmiştir. BAL katkısının en yüksek olduğu hastalık non-fibrotik HP (%64.2) olduğu gözlenmiştir. BAL'ın tanısal katkısı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p=0.04) ve en yüksek katkı non-fibrotik HP grubunda gözlenmiştir (p=0.01). Son tanı dağılımına göre en sık görülen hastalıklar fibrotik HP (%55.1, n=70), non-fibrotik HP (%11, n=14), sarkoidoz (%10.2, n=13) ve iNSİP (%8.6, n=11) olmuştur. Daha az sıklıkta ise İPF (%4.7, n=6), organize pnömoni (%3.1, n=4) ve PLHH (%2.4, n=3) saptanmıştır. Komplikasyonlar açısından, BAL işlemiyle ilişkili herhangi bir komplikasyon gözlenmemiştir. Ancak, hastaların %42.5'inde (n=54) c-TBB ilişkili komplikasyonlar görülmüş olup, en sık gelişen komplikasyon hemorajidir (%33.8, n=43). Hemorajilerin %55.8'i (n=24) hafif (Grade I) ve %44.2'si (n=19) orta şiddetli (Grade II) olarak sınıflandırılmıştır. Ayrıca, pnömotoraks %17.3 oranında (n=22) izlenmiş ve 15 hastada tüp torakostomi uygulanmıştır. Solunum yetmezliği ise %6.3 (n=8) oranında görülmüş olup, bu hastalar minimal oksijen desteği ile izlenmiştir. c-TBB sonrası ciddi kanama veya hayati tehlike oluşturan başka bir komplikasyon gözlenmemiştir. Sonuç: Çalışmamızda BAL'ın İAH'ların multidisipliner tanı sürecine önemli bir katkı sağladığı saptanmıştır. Özellikle non-fibrotik hipersensitivite pnömonisi olgularında, BAL'ın istatistiksel olarak anlamlı bir tanısal katkı sağladığı belirlenmiştir. c-TBB ile histopatolojik tanı konulamayan olgularda ise BAL, en yüksek katkıyı fibrotik HP grubunda sağlamıştır. BAL ve c-TBB'nin birlikte kullanılması, İAH'ların multidisipliner değerlendirme sürecinde tanısal verimliliği artıran, güvenli ve etkili bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Interstitial lung diseases (ILDs) include a broad spectrum of disorders characterized by inflammatory and fibrotic processes in the lung interstitium. Achieving a definitive diagnosis based on clinical and radiological findings can be challenging, often requiring lung biopsy. Considering the high complication risk associated with surgical biopsy, transbronchial cryobiopsy (c-TBB) has emerged as a less invasive diagnostic alternative. However, the limited histopathological data provided by c-TBB necessitates additional evaluations. In this context, bronchoalveolar lavage (BAL) is utilized as a supplementary diagnostic tool. In our study, we aimed to assess the diagnostic contribution of BAL performed simultaneously with c-TBB. Materials and Methods: Our study was conducted retrospectively and cross-sectionally at the University of Health Sciences Yedikule Chest Diseases and Thoracic Surgery Training and Research Hospital between November 2023 and June 2024. A total of 141 patients, who were provisionally diagnosed with ILD and underwent both BAL and concurrent c-TBB for diagnostic purposes between November 2014 and September 2023, were retrospectively reviewed. Patients diagnosed with malignancy and those with inadequate BAL samples were excluded, resulting in the evaluation of 127 eligible patients. Demographic characteristics, smoking history, antigen exposure, pulmonary function test results, carbon monoxide diffusion capacity, radiological findings, BAL and c-TBB results, and possible complications were recorded. The BAL procedure was performed in accordance with the American Thoracic Society guidelines, and the samples obtained were evaluated for cellular analysis. c-TBB procedures were conducted under general anesthesia with rigid bronchoscopy guidance, and samples were taken for histopathological examination. All patients were evaluated by a multidisciplinary council consisting of pulmonologists, radiologists, pathologists, rheumatologists, and occupational disease specialists, with final diagnoses determined based on the council's decisions. Statistical analyses were performed using SPSS version 23.0, and descriptive statistics included median, mean, minimum, and maximum values. The Student's t- test and Mann-Whitney U test were used for comparisons between groups, with a p-value of <0.05 considered statistically significant. Additionally, complications and clinical outcomes were thoroughly classified and analyzed. Results: Of the 127 patients included in our study, 51.2% (n=65) were male, with a mean age of 60 years (min=19, max=79). A history of smoking was present in 51.2% (n=65) of the patients, and 50.3% (n=64) had comorbidities. The most common comorbidities were hypertension (20.5%, n=26) and diabetes mellitus (17.3%, n=22). Antigen exposure was noted in 34.6% (n=44) of the patients. The median volume of fluid instilled during BAL was 100 ml, while the median volume of fluid retrieved was 53 ml. Statistically significant differences in lymphocyte percentages in BAL were observed between the groups (p=0.04). The median lymphocyte percentage was 35% (min=5%, max=70%) in non-fibrotic hypersensitivity pneumonitis (HP), 20% (min=2%, max=83%) in fibrotic HP, 20% (min=2%, max=78%) in nonspecific interstitial pneumonia (iNSİP), and 44% (min=6%, max=80%) in sarcoidosis. Histopathological diagnoses were established in 76.4% (n=97) of cases via c-TBB, with the most common diagnoses being fibrotic NSİP (31.5%, n=40) and non-fibrotic NSİP (12.6%, n=16). Other diagnoses included non-necrotizing granulomatous inflammation (10.2%, n=13), fibrotic HP (7.1%, n=9), organizing pneumonia (3.1%, n=4), and pulmonary Langerhans cell histiocytosis (PLCH) (1.6%, n=2). Among the 30 patients without a definitive diagnosis by c- TBB, multidisciplinary evaluation (MDD) diagnosed 22 patients with fibrotic HP, 4 with idiopathic pulmonary fibrosis (IPF), and 1 patient each with non-fibrotic HP, iNSİP, PLCH, and organizing pneumonia. BAL contributed to the diagnosis in 30.9% (n=30) of patients with histopathological diagnoses, whereas this rate was 46.6% (n=14) in patients without a histopathological diagnosis. Overall, the contribution of BAL to the final multidisciplinary diagnosis was 34.6% (n=44). The highest diagnostic contribution of BAL was observed in non- fibrotic HP (64.2%). A statistically significant difference was found between the groups in terms of BAL's diagnostic contribution (p=0.04), with the highest contribution seen in the non- fibrotic HP group (p=0.01). The most common final diagnoses were fibrotic HP (55.1%, n=70), non-fibrotic HP (11%, n=14), sarcoidosis (10.2%, n=13), and iNSİP (8.6%, n=11). Less frequently observed were IPF (4.7%, n=6), organizing pneumonia (3.1%, n=4), and PLCH (2.4%, n=3). Regarding complications, no complications related to the BAL procedure were observed. However, c-TBB-related complications were seen in 42.5% (n=54) of patients, with the most common complication being hemorrhage (33.8%, n=43). Hemorrhages were classified as mild (Grade I) in 55.8% (n=24) and moderate (Grade II) in 44.2% (n=19) of cases. Additionally, pneumothorax occurred in 17.3% (n=22) of patients, with 15 requiring tube thoracostomy. Respiratory failure was observed in 6.3% (n=8) of patients, all of whom were managed with minimal oxygen support. No cases of severe bleeding or life-threatening complications were reported following c-TBB. Conclusion: In our study, it was determined that BAL provided significant contributions to the multidisciplinary diagnostic process of ILDs. Specifically, BAL demonstrated a statistically significant diagnostic contribution in cases of non-fibrotic hypersensitivity pneumonitis. In cases where a histopathological diagnosis could not be achieved through c-TBB, BAL made the highest contribution in the fibrotic HP group. The combined use of BAL and c-TBB can be considered a safe and effective approach that enhances diagnostic efficiency in the multidisciplinary evaluation of ILDs.
Benzer Tezler
- İnterstisyel akciğer hastalıklarında lenfosit hakim bronkoalveolar lavajın hastalık yönetimine ve tedaviye katkısı
Contribution of lymphocyte-dominant bronchoalveolar lavage to disease management and treatment in interstitial lung diseases
FATİH ZENGİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Göğüs Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TURHAN ECE
- Kesin olağan interstisyel pnömoni dışı interstisyel akciğer hastalığının ayırıcı tanısında bronkoalveolar lavaj sıvısındaotoantikor tayininin yeri
The role of autoantibody detection in bronchoalveolarlavage fluid in the differential diagnosis of interstitiallung disease other than definite usual interstitialpneumonia
RAŞİD LAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Göğüs HastalıklarıErciyes ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BURCU BARAN
- Diffuz interstisyel pnömonili kedilerde epitelyal ve endotelyal biyomarkerların diagnostik önemi
Diagnostic importance of epithelial and endothelial biomarkers in cats with diffuse interstitial pneumonia
MUSTAFA BERKAY CÖMERT
Doktora
Türkçe
2026
Veteriner Hekimliğiİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaVeterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UTKU BAKIREL