Geri Dön

Kesin olağan interstisyel pnömoni dışı interstisyel akciğer hastalığının ayırıcı tanısında bronkoalveolar lavaj sıvısındaotoantikor tayininin yeri

The role of autoantibody detection in bronchoalveolarlavage fluid in the differential diagnosis of interstitiallung disease other than definite usual interstitialpneumonia

  1. Tez No: 969374
  2. Yazar: RAŞİD LAL
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ BURCU BARAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Otoantikor, Bronkoalveolar Lavaj, İnterstisyel Akciğer Hastalığı, Autoantibody, Bronchoalveolar Lavage, Interstitial Lung Disease
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

KESİN OLAĞAN İNTERSTİSYEL PNÖMONİ DIŞI İNTERSTİSYEL AKCİĞER HASTALIĞININ AYIRICI TANISINDA BRONKOALVEOLAR LAVAJ SIVISINDA OTOANTİKOR TAYİNİNİN YERİ ÖZET Giriş ve Amaç: İnterstisyel akciğer hastalıkları (İAH), çeşitli etyolojilere bağlı olarak gelişebilen ve tanı-tedavi süreci multidisipliner yaklaşım gerektiren heterojen bir hastalık grubudur. Bağ doku hastalıklarına (BDH) sekonder gelişen İAH' lerde ise tanı koymak çoğu zaman güç olmakta; radyolojik, klinik ve serolojik verilerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Bronkoalveolar lavaj (BAL) sıvısında otoantikor tayini, etkilenen dokudan elde edilen örnekler aracılığıyla lokal immün yanıtın değerlendirilmesine olanak sağlayabilir. Bu çalışmada, radyolojik olarak kesin olağan interstisyel pnömoni (OİP) paterni dışı İAH' li hastalarda serum ve BAL sıvısında otoantikor tayinlerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi ve BAL sıvısındaki otoantikor analizlerinin tanıya katkısının ortaya konması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak yürütülen bu çalışmaya Ocak 2024-Mart 2025 tarihleri arasında İAH tanısı ile takip edilen ve yüksek çözünürlüklü akciğer tomografisi (YÇBT)' de kesin OİP paterni dışı görüntüleme bulguları olan 40 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik (yaş, cinsiyet, ek hastalık, sigara öyküleri vs.) verileri ve solunum fonksiyon testleri (DLCO, FEV1, FVC, 6DYT) kaydedilmiştir. Tüm hastalarda eş zamanlı olarak serum ve BAL örneklerinden ANA ve ANA profil (DFS 70, Mi-2, Ku, RNP/Sm, SSA (Ro-52), SSB, Scl-70, Jo-1, CENP B, PCNA, nüklesom, histon, ribozamal P-protein), ve BAL örneklerindne ayrıca sistemik skleroz profil (Scl-70, CENP A, CENP B, RP11, RP155, fibrillarin, NOR90, Th/To, PM-Scl100, PM-Scl75, Ku, PDGFR, Ro- 52) çalışılmış ve kayıt altına alınmıştır Bulgular: Hastaların %75' i kadın ve yaş ortalaması 61,4 ± 12,1 idi. En sık görülen klinik eşlik eden durumlar Sjögren sendromu (%25), romatoid artrit (%20) ve sistemik skleroz (%15) olarak tespit edildi. Radyolojik olarak en sık izlenen YÇBT paterni non spesifik interstisyel pnömoni (NSİP) (%60) idi. Serumda otoantikor pozitifliği olan hastaların %25' inde BAL sıvısında da benzer paternlerle otoantikor pozitifliği gözlendi. Özellikle anti- Scl-70, anti-Ro52, anti-Jo-1, Th/To gibi BDH ile ilişkili antikorların BAL' da xi saptanması dikkat çekiciydi. Buna karşın olguların %3' ünde serum otoantikorları negatifken BAL' da otoantikor pozitifliklerinin olduğu görülmüştür. Tartışma: BAL sıvısında otoantikor pozitifliği saptanması, sistemik ve lokal immün yanıtlar arasındaki farklılıklara dikkat çekmekte ve BAL' ın tanıya katkı sağlayabileceğini göstermektedir. BAL işleminin invaziv bir yöntem olması nedeniyle rutin pratikte sınırlı kullanım alanı olsa da kriyobiyopsi gibi yöntemlere kıyasla daha az invazivdir ve etkilenen dokunun immünolojik profilini yansıtabilir. Ancak BAL' daki otoantikor tayini için standart validasyon çalışmalarının henüz sınırlı olması ve teknik değişkenliklerin sonuçlara etkisi gibi önemli kısıtlılıklar mevcuttur. Sonuç: Bu çalışma, serum ve BAL sıvısında otoantikor tayinlerinin karşılaştırmalı değerlendirilmesinin, özellikle BDH' na sekonder İAH tanısında yol gösterici olabileceğini ortaya koymuştur. BAL' da özgün otoantikorların pozitif saptanması, bu yöntemin tanıya katkı sağlayabileceğini desteklemektedir. Bununla birlikte, çalışmanın sınırlılıkları dikkate alındığında, elde edilen sonuçların hipotez üretici nitelikte olduğu ve daha geniş hasta gruplarında yapılacak ileri çalışmalara ihtiyaç duyulduğu vurgulanmalıdır.

Özet (Çeviri)

THE ROLE OF AUTOANTIBODY DETECTION IN BRONCHOALVEOLAR LAVAGE FLUID IN THE DIFFERENTIAL DIAGNOSIS OF INTERSTITIAL LUNG DISEASE OTHER THAN DEFINITE USUAL INTERSTITIAL PNEUMONIA ABSTRACT Introduction and Aim: Interstitial lung diseases (ILD) are a heterogeneous group of diseases that can develop due to various etiologies and require a multidisciplinary approach for diagnosis and treatment. In cases of ILD secondary to connective tissue diseases (CTD), diagnosis is often challenging; radiological, clinical, and serological data must be evaluated together. Autoantibody determination in bronchoalveolar lavage (BAL) fluid may enable the assessment of the local immune response through samples obtained from the affected tissue. This study aimed to comparatively evaluate autoantibody determinations in serum and BAL fluid in patients with IAH outside the definitive OIP pattern on radiology and to determine the contribution of autoantibody analysis in BAL fluid to diagnosis. Materials and Methods: This prospective study included 40 patients diagnosed with IAH between January 2024 and April 2025 who were followed up and had imaging findings that were not consistent with a definitive OIP pattern on high-resolution chest computed tomography (HRCT). Demographic data (age, gender, comorbidities, smoking history, etc.) and pulmonary function tests (DLCO, FEV1, FVC, 6DYT) were recorded. ANA and ANA profile (DFS 70, Mi-2, Ku, RNP/Sm, SSA (Ro-52), SSB, Scl-70, Jo-1, CENP B, PCNA, nucleosome, histone, ribosomal P-protein) from serum and BAL samples simultaneously in all patients, Systemic sclerosis profile (Scl-70, CENP A, CENP B, RP11, RP155, fibrillarin, NOR90, Th/To, PM-Scl100, PM-Scl75, Ku, PDGFR, Ro-52) were also studied and recorded in BAL samples. Results: 75% of patients were female, and the mean age was 61.4 ± 12.1 years. The most common clinical comorbidities were Sjögren's syndrome (25%), rheumatoid arthritis (20%), and systemic sclerosis (15%). The most frequently observed HRCT pattern radiologically was NSIP (60%). In 25% of patients with serum autoantibody positivity, similar patterns of autoantibody positivity were also observed in BAL fluid. Especially the detection of antibodies associated with BDH such as anti-Scl-70, anti-Ro52, anti-Joxiii 1, Th/To in BAL was remarkable. On the other hand, 3% of the patients had negative serum autoantibodies but positive autoantibodies in BAL. Discussion: The detection of autoantibody positivity in BAL fluid draws attention to the differences between systemic and local immune responses and suggests that BAL may contribute to diagnosis. Although BAL is an invasive procedure and therefore has limited use in routine practice, it is less invasive than methods such as cryobiopsy and can reflect the immunological profile of the affected tissue. However, there are important limitations, such as the limited number of standard validation studies for autoantibody detection in BAL and the effect of technical variability on results. Conclusion: This study demonstrated that comparative evaluation of autoantibody determinations in serum and BAL fluid may be indicative, particularly in the diagnosis of IAH secondary to BDH. The positive detection of specific autoantibodies in BAL supports the contribution of this method to diagnosis. However, considering the limitations of the study, it should be emphasized that the results obtained are hypothesisgenerating and that further studies in larger patient groups are needed.

Benzer Tezler

  1. Romatoid artrit ilişkili interstisyel akciğer hastalıklarının klinik özelliklerinin geriye yönelik değerlendirilmesi

    Retrospective assessment of clinical characteristics of rheumatoid arthritis related interstitial lung diseases

    AHMED CİHAD GENÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç HastalıklarıSakarya Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMEL GÖNÜLLÜ

  2. Romatoid artrit akciğer tutulumu ve etki ettiği solunumsal parametreler

    Rheumatoi̇d arthri̇ti̇s lung involvement and respiratory parameters affected

    SERHAT OTUGÜZEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs HastalıklarıSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SULHATTİN ARSLAN

  3. İdiopatik pulmoner fibrozis hastalarında ayırıcı tanıda sarkopeninin değerlendirilmesi

    Assessment of sarcopenia in the differential diagnosis of idiopathic pulmonary fibrosis patients

    NİHAL KARAGÖLLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Radyoloji ve Nükleer TıpTokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜSEYİN ALPER KIZILOĞLU

  4. İdiyopatik pulmoner fibrozis hastalarında toraks iskelet kas kitlesi ile normal ve fibrotik akciğer volümlerinin BT ile kantitatif değerlendirilmesi ve prognostik değeri

    Quantitative evaluation of thoracic skeletal muscle mass and normal/fibrotic lung volumes on CT in idiopathic pulmonary fibrosis patients: Prognostic significance

    MUSTAFA ABDULGANİ KURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. MURATHAN KÖKSAL

  5. Ceza muhakemesinde yargılamanın yenilenmesi

    Retrial in criminal procedure law

    AHMET CAN DULDA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    HukukAnadolu Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKAN KARAKEHYA