Geri Dön

İnce bağırsak tıkanıklığında bilgisayarlı tomografi bulgularının medikal ya da cerrahi tedavi kararındaki rolü

The role of computed tomography findings in the medical or surgical treatment decision in small intestine obstruction

  1. Tez No: 895873
  2. Yazar: AYŞE HACILAR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İZZET SELÇUK PARLAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: İnce bağırsak tıkanıklığı, Bilgisayarlı tomografi, Strangülasyon, Cerrahi tedavi, Small Bowel Obstruction, Computed Tomography, Strangulation, Surgical Treatment
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET AMAÇ: İnce bağırsak tıkanıklığı (İBT) olan hastalarda Bilgisayarlı Tomografi (BT) bulgularının cerrahi ve medikal tedavi kararındaki rolünü araştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamız, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Ocak 2022 – Aralık 2022 tarihleri arasında ileus ön tanısı nedeniyle kontrastlı abdomen BT çekilen ve BT'de İBT bulguları saptanan 205 hasta üzerinde retrospektif olarak gerçekleştirilmiştir. BT değerlendirilmesinde tıkanıklık seviyesi, gaga işareti, dilate ince bağırsak çapı, bağırsak duvar kalınlığı, bağırsak duvar kontrastlanması, submukozal ödem, geçiş zonu, feçes işareti varlığı, feçes işareti uzunluğu, girdap bulgusu, mezenterik kirlenme ve derecesi, mezenterik sıvı ve derecesi, peritoneal sıvı ve derecesi, kolon segmentlerinde kollaps, kapalı loop obstrüksiyonu (KLO) varlığı, pnömatozis intestinalis, plevral efüzyon ve apendiks ödemi araştırıldı. İlk değerlendirmeden 7 gün sonra hastalar aynı araştırmacı tarafından tekrar değerlendirildi. Böylece araştırmanın gözlemci içi tutarlılığı değerlendirildi. Hastaların medikal kayıtları taranarak konservatif ya da cerrahi tedavi yapılanlar kayıt altına alındı. BULGULAR: Araştırma kapsamında değerlendirilen 205 hastadan %52.2'si erkek (n=107), %47.8'i ise kadındı (n=98). Hastaların ortalama yaşı 57.49'du (±17.59). Hastaların 159'unda (%77,6) İBT medikal tedaviyle gerilerken, 46 hasta (%22,4) opere olmuştur. Opere olan hastalarda bağırsak duvar kontrastlanmasında azalma sıklığı medikal tedavi alan hastalara göre anlamlı şekilde yüksekti (p<0.001). Duvar kalınlaşması izlenmeyen hastalarda medikal tedavi tercih edilirken, opere olan hastalarda ince bağırsakta duvar kalınlaşması medikal tedavi alan gruba göre istatistiksel olarak daha fazlaydı (p<0.001). Medikal tedavi alan 159 hastanın hiçbirinde KLO saptanmamıştır. KLO saptanan 10 hastanın hepsi opere edilmiştir. Opere olan hastalarda submukozal ödem medikal tedavi alan hastalara kıyasla daha fazladır (p<0.001). Medikal tedavi alan hastalarda feçes işareti uzunluğu ortalama 16.02±17.27 cm, opere hastalarda ise ortalama 8.37±4.27 cm olarak ölçülmüştür. Opere olan hastalarda feçes işareti uzunluğu medikal tedavi alan hastalara kıyasla daha kısadır (p=0.011). Opere olan hastalarda gaga işareti sayısı medikal tedavi alan hastalara göre daha fazladır (p<0.001). Opere olan hastalarda mezenterde ve peritonda sıvı görülme sıklığı opere olmayan gruba göre istatistiksel olarak daha fazladır (p<0.001). Medikal tedavi alan 159 hastanın hiçbirinde pnömatozis intestinalis izlenmemiştir. 3 hastada BT'de pnömatozis intestinalis saptanmış ve bu hastalar opere olmuştur. Cerrahi tedavi öngörmek açısından feçes uzunluğunun en iyi kesim değeri 7 cm (duyarlılık % 57.9, özgüllük % 73.5) bulunmuştur. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda tüm değişkenlerde 1. ve 2. ölçümler arasında istatistiksel uyum görülmüştür (p<0.001). Lojistik regresyon analizine göre gaga sayısındaki 1 birimlik artış opere olma durumunu 28,493 kat artırmaktadır. Submukozal ödemin olması/olmamasına göre opere olma durumunu 253,433 kat artırmaktadır. Feçes işareti uzunluğundaki 1 birimlik artış opere olma durumunu 0,721 kat azaltmaktadır. SONUÇ: Gaga işareti sayısı, feçes işareti uzunluğu ve submukozal ödemin cerrahi tedavi açısından lojistik regresyon analizinde bağımsız değişken oldukları saptanmıştır. Ayrıca KLO, mezenterik ve intraperitoneal sıvı, submukozal ödemde belirginleşme ve bağırsak duvar kontrastlanmasında bozulma, iskemi ve cerrahi tedavi açısından güçlü BT bulgularıdır. Strangülasyon ve iskemi tanısı erken koyulamadığında İBT, rezeksiyon gibi morbidite, bazen de mortalite ile sonuçlanabileceğinden, radyologların bu bulgulara aşina olması gereklidir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT OBJECTIVE: The aim is to investigate the role of Computed Tomography (CT) findings in surgical and medical treatment decisions in patients with small bowel obstruction (SBO). MATERIALS AND METHODS: Our study was conducted retrospectively on 205 patients who underwent contrast-enhanced abdominal CT due to a preliminary diagnosis of ileus at Ankara Bilkent City Hospital between January 2022 and December 2022 and were found to have SBO findings on CT. The CT evaluation included the level of obstruction, beak sign, dilated small bowel diameter, bowel wall thickness, bowel wall enhancement, submucosal edema, transition zone, feces sign presence, feces sign length, whirl sign, mesenteric fat stranding and its degree, mesenteric fluid and its degree, peritoneal fluid and its degree, collapse in colonic segments, presence of closed-loop obstruction (CLO), pneumatosis intestinalis, pleural effusion, and appendix edema. Patients were re-evaluated by the same researcher 7 days after the initial evaluation to assess the intra-observer consistency of the study. Medical records of the patients were reviewed to identify those who underwent conservative or surgical treatment. RESULTS: Of the 205 patients evaluated, 52.2% were male (n=107) and 47.8% were female (n=98). The average age of the patients was 57.49 (±17.59) years. While 159 patients (77.6%) responded to medical treatment for SBO, 46 patients (22.4%) underwent surgery. The frequency of decreased bowel wall enhancement was significantly higher in surgically treated patients compared to those receiving medical treatment (p<0.001). In patients without wall thickening, medical treatment was preferred, whereas bowel wall thickening was statistically higher in surgically treated patients compared to the medical treatment group (p<0.001). None of the 159 patients who received medical treatment had CLO. All 10 patients with CLO underwent surgery. Submucosal edema was more common in surgically treated patients compared to those receiving medical treatment (p<0.001). The average feces sign length was 16.02±17.27 cm in medically treated patients and 8.37±4.27 cm in surgically treated patients. The feces sign length was shorter in surgically treated patients compared to those receiving medical treatment (p=0.011). The number of beak signs was higher in surgically treated patients compared to those receiving medical treatment (p<0.001). The frequency of fluid presence in the mesentery and peritoneum was statistically higher in surgically treated patients compared to the non-surgical group (p<0.001). None of the 159 medically treated patients had pneumatosis intestinalis. Pneumatosis intestinalis was detected in 3 patients on CT, and these patients underwent surgery. The best cut-off value for predicting surgical treatment in terms of feces sign length was found to be 7 cm (sensitivity 57.9%, specificity 73.5%). Statistical analysis showed consistency between the first and second measurements in all variables (p<0.001). According to logistic regression analysis, a 1-unit increase in the number of beak signs increased the likelihood of surgery by 28.493 times. The presence of submucosal edema increased the likelihood of surgery by 253.433 times. A 1-unit increase in feces sign length decreased the likelihood of surgery by 0.721 times. CONCLUSION: The number of beak signs, feces sign length, and submucosal edema were identified as independent variables in logistic regression analysis for surgical treatment. Additionally, CLO, mesenteric and intraperitoneal fluid, increased submucosal edema, and impaired bowel wall enhancement are strong CT findings for ischemia and surgical treatment. Since SBO can result in morbidity and sometimes mortality due to resections if strangulation and ischemia are not diagnosed early, radiologists must be familiar with these findings.

Benzer Tezler

  1. Mekanik ince ve kalın bağırsak tıkanıklıklarında mortaliteyi etkileyen faktörler

    Factors affecting mortality in mechanical small and large bowel obstructions

    MEHMET EMRE YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Genel CerrahiAnkara Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SELÇUK MEVLÜT HAZİNEDAROĞLU

  2. İnternal hernilerin enteroklizis ile değerlendirilmesi

    Evaluation of i̇nternal hernias with enteroclysis

    İNANÇ YANIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA UĞUR KORMAN

  3. Deneysel barsak obstrüksiyon modelinin takibinde solunumsal hidrojen ekskresyonunun yeri

    Breath hydrogen excreation levels in experimental intestinal obstruction

    ORHAN ORHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET FAİK ÖZÇELİK

  4. Splenektomi ve ince barsak tıkanıklığının sıçanlarda bakteriyel translokasyon oluşturması ve buna Filgastrim (Neupogen)`in etkisi

    Splenectomy and small intestinal obstruction constitute bacterial translocation in rats and the effect of Filgastrim (Neupogen)

    SABRİ MELİH PAKSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    DOÇ.DR. CEYHUN ORAL