Geri Dön

Nonfonksiyonel hipofiz adenomu nedeniyle opere edilen hastaların değerlendirilmesi; postoperatif klinik gidişi etkileyen faktörler

Evalutaion of patients operated non-functional pituitary adenoma; factors affecting postoperative clinical course

  1. Tez No: 904141
  2. Yazar: MERVE OKUYUCU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BERRİN ARSLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: hipofiz, nonfonksiyonel hipofiz adenomu, nüks, sınıflandırma, diyabetes insipidus, Reseptörler-hipofiz hormonları, pituitary, nonfunctional adenoma, recurrence, classification, diabetes insipidus, Receptors-pituitary hormone
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Nonfonksiyone hipofiz adenom (NFHA) sebepli opere olan hastaların postoperatif prognozlarını etkileyebilecek faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 01.08.2018 ile 30.10.2023 arasında makroadenom sebepli opere edilen ve/veya dış merkezde NFHA sebepli opere edildikten sonra nüks sebepli hastanemize başvurusu neticesinde reopere olan, dahil etme ve dışlama kriterlerimize uyan bütün NFHA hastaları dahil edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların demografik bilgileri, preoperatif ve postoperatif hormon parametreleri, klinik bulguları, radyolojik görüntüleri, patoloji sonuçları retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: Hastaların %40,9'u kadın, %59,1'i erkekti. Ortalama yaş 50.1±11.6 idi. Hastaların %24,4'ü insidental tanı alırken, %75,6'sı semptomatik tanı almıştı. Hastaların sadece %1'inde mikroadenom izlendi. Preopertif izole hormon eksikliği %27,5; panhipopitüitarizm %14,1 ve apopleksi %2,3 olarak belirlendi. İzole hormon eksikliği içinde hipogonadizm en sık ön hipofiz disfonksiyonu olarak saptandı. Panhipopitüitarizm varlığında nüks oranı %29,1 ile istatiksel anlamlı bulunmuştur (p=0.021). Kalıcı ön hipofiz disfonksiyonu kadınlarda %23,9, erkeklerde %61,7 saptandı (p<0.001). Preoperatif panhipopitüitarizm olanlarda postoperatif kalıcı ön hipofiz disfonksiyonu oranı %90,9 olarak bulundu (p<0.001). Kalıcı diyabetes insipidus gelişiminde apopleksinin predispozan faktör olduğu tespit edildi (p=0.043). Sonuç: Tıpta modernleşmeyle birlikte NFHA tespit oranları giderek artmaktadır. Saptanan NFHA'ları genellikle makroadenom boyutuna ulaştığında tespit edilmekte olup bu da beraberinde ek hormon eksiklikleri ve riskler getirmektedir. Semptomların iyi irdelenmesi adenomların daha erken dönemde tespit edilmesini sağlayabilir ve olası riskleri azaltabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: To determine the factors that may affect the postoperative prognosis of patients operated for nonfunctioning pituitary adenoma. The predictive factors for NFPA recurrence, persistent anterior pituitary dysfunction and persistent diabetes insipidus, which are conditions that may lead to the risk of reoperation, quality of life and drug dependence, were analyzed. Materials and Methods: Our study included all patients with non functioning pituitary adenoma who were operated on for macroadenoma at Kocaeli University Medical Faculty Hospital between 01.08.2018 and 30.10.2023 and/oroperated on for NFPA at an external center and reoperated to our hospital for recurrence, and who met our inclusion and exclusion criteria. Demographic data, preoperative and postoperative hormone parameters, clinical findings, radiologic images and pathology results of all patients included in the study were retrospectively analyzed. In the light of the data obtained, all factors that may contribute to the development of recurrence, permanent diabetes insipidus and permanent anterior pituitary dysfunction in the post operative period were comparatively statistically analyzed. Results: 40,9% of the patients were female and 59,1% were male. While 23,1% were under 40 years of age, 76,9% were over 40 years of age with a mean age of 50.1±11.6 years. While 24,4% of thepatients had an incidental diagnosis, 75,6% had a symptomatic diagnosis. According to adenoma size, 87,1% had <4 cm macroadenoma, 11,8% had >4 cm macroadenoma and 1% had microadenoma. Isolated hormoned eficiency was 27,5%, preoperatiferative panhypopituitarism was 14,1% and apoplexy was 2,3%. Among those with isolated hormoned eficiency, hypogonadism was the highest anterior pituitary dysfunction with 67,4%. The rate of patients with hyperprolactinemia was 22,3%. In our study, the recurrence rate in the presence of panhypopituitarism was statistically significant with 29,1% (p=0.021). However, nosignificant effect on recurrence was found among patients with pathologic NFPA subtyping. In gender distribution, the rate of persistent anterior pituitary dysfunction was 23.9% in women and 61.7% in men and was significantly lower in women (p<0.001). In the presence of preoperative panhypopituitarism, the rate of permanent anterior pituitary dysfunction was 90.9%, which was statistically significant (p<0.001). Pathologically, nopermanent anterior pituitary dysfunction was observed in any of our patients diagnosed with somatotroph tumor (p=0.022). Apoplexy was found to be a predisposing factor in the development of permanent diabetes insipidus (p=0.043), while none of the patients diagnosed with lactotroph adenoma developed DI (p=0.018). Conclusion: Determining the sensitivity and specificity of symptoms, clinical findings and pathologic subtyping in predicting the rates of recurrence, persistent diabetes insipidus, and persistent anterior pituitary dysfunction after nonfunctioning pituitary adenoma surgery will make patient follow up more cost effective and safer. Ourstudy is a retrospective study and immuno histochemical classification result data of all patient scould not be obtained due to the conditions of the pathology laboratory. This is a limiting factor in our study. Therefore, prospective, well-planned and multicenter studies are needed.

Benzer Tezler

  1. Nonfonksiyonel hipofiz adenomlarında transsfenoidal rezeksiyon volümünün nazal ve sfenoid sinüs ölçümleriyle değerlendirilmesi

    Evaluation of transsphenoidal resection volume in nonfunctional pituitary adenomas by nasal and sphenoid sinus measurements

    AHMET SELİM KARAGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    NöroşirürjiSelçuk Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKAN KARABAĞLI

  2. Sellar bölge tümörlerinin ve endoskopik transsfenoidal cerrahinin cinsel fonksiyon üzerine etkisi

    The impact of sellar region tumours and endoscopic transsphenoidalsurgery on sexual function

    AYDIN TALAT BAYDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    NöroşirürjiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    UZMAN DENİZHAN DİVANLIOĞLU

  3. Hipofiz adenomlarına endoskopik endonazal transsfenoidal yaklaşım

    Endoscopic endonasal transsphenoidal approach for pituitary adenomas

    MAHMUT SERTDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    NöroşirürjiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET FATİH ERDİ

  4. Non-fonksiyonel hipofiz adenomu olan hastaların nörokognitif açıdan değerlendirilmesi

    Neurocognitive evaluation of patients with non-functional pituitary adenoma

    ASLI ALTINBEZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALEV EROĞLU ALTINOVA

  5. Nonfonksiyonel hipofiz adenomlarının klinik ve demografik özellikleri

    Demographic and clinical characteristics of nonfunctional hypophysis adenomas

    ALİ TÜRKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıMersin Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAMAZAN GEN