Polikliniğe başvuran postmenopozal hastalarda sarkopeninin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 907797
- Danışmanlar: PROF. DR. ASLI TUFAN ÇİNÇİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Geriatri, Geriatrics
- Anahtar Kelimeler: D vitamini bağlayıcı protein, Kalça kırıkları, Osteoporoz-postmenopozal, Vitamin D binding protein, Hip fractures, Osteoporosis-postmenopausal
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Sarkopeni genellikle geriatrik popülasyonda görülen , postmenopozal dönemde gelişen hormonal değişikliklerden de etkilenen multifaktöriyel bir iskelet kası hastalığıdır. Kişilerin fonksiyonelliğini olumsuz etkileyerek hayat kalitesini düşürür. Çalışmamızda postmenopozal kadınların sarkopeni durumunun değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırmamıza Nisan 2024 ve Ağustos 2024 tarihleri arasında, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Geriatri ve Genel Dahiliye polikliniğine başvuran postmenopozal 300 kadın dahil edilmiştir. Hastaların yaşı, medeni durumu, meslekleri, alışkanlıkları, komorbiditeleri, kullandıkları ilaçlar, antropometrik ölçümleri, laboratuvar değerleri ve son bir yıl içinde yaptırdıkları kemik mineral dansitometri değerleri kayıt edilmiştir. Sarkopeni riski tarama amaçlı SARC-F skoru (Strength, Assistance in walking, Rise from a chair, Climb stairs,and Falls); kas kuvveti ölçümü için el kavrama kuvvet ölçümü, kas kütlesi ve yağ oranı ölçümleri için biyoimpedans analizi (BİA) kullanılmıştır. Sadece kas kuvveti kaybı olanlar olası sarkopeni, kas gücü kaybına kas kütlesi düşüklüğü eşlik edenler konfirme sarkopeni kabul edilmiştir. 4 metre yürüme testi ile kas fonksiyonu değerlendirlmiş; konfirme sarkopenisi ve kas fonksiyon kaybı olan kişiler ciddi sarkopenik olarak adlandırılmıştır. Olası, konfirme ve ciddi sarkopeni“sarkopeni”başlığı altında toplanmış; bu hasta grubunda, yağ oranı >%41 gelenler sarkopenik obez (SO) olarak sınıflandırılmıştır. Sadece sarkopenisi (sarkopenik non-obez- S) olanlar, sadece obezitesi (non-sarkopenik obez- O) olanlar, her ikisine de sahip olmayanlar (non-sarkopenik non-obez-NSNO) diğer vücut fenotiplerini oluşturmuştur. Fonksiyonellik için Katz Günlük Yaşam Aktivitesi (GYA) ve Lawton-Brody Enstrümental Günlük Yaşam Aktivitesi skalası (EGYA); yaşam kalitesi değerlendirmesi için ise EQ-5D-3L (European Quality of Life - 5 Dimensions - 3 Levels) testi kullanılmıştır. Taranan değerlerin sarkopeni üzerine olan etkileri tek değişken analizleri ve çoklu değişken Cox regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Vücut fenotipleri ve fonksiyonellik arasındaki ilişki ise Bonferroni düzeltmesi yapılarak hesaplanmıştır. Bulgular: Değerlendirilen hastaların %44,7'si (n:134) sarkopenik bulunmuştur. Sarkopenik grubun %47.8'i (n=64) 65 yaş altında iken; %52.2'si (n=70) geriatrik bireydir. Sarkopenik grupta kronik hastalık sayısı, kullanılan ilaç sayısı ve polifarmasi durumu anlamlı derecede yüksek saptanmıştır (p 0,005, p 0,036, p 0,011). Benzer etyolojilere sahip olan osteoporoza sarkopenik grupta daha fazla rastlanmış; osteosarkopenisi olanlar katılımcıların %16,3'ünü (n=49) oluşturmuştur. Düşme öyküsü ve düşme korkusu sarkopenik grupta daha çok görülmüş olup; düşme korkusunun daha çok düşme deneyimi olan ve osteoporotik hastalarda olduğu gözlemlenmiştir. Albümin, testosteron ve IGF-1 düzeyleri sarkopenik grupta daha düşük görülmüş (p 0,022, p 0,004, p 0,034); estradiol düzeyleri arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır (p 0,314). Postmenopozal sarkopeni risk faktörlerini belirlemek için yapılan Cox regresyon analizinde yaşın (TO: 1,07 GA: 1,046-1,108, p <0,001), osteoporozun (TO: 0,80 GA: 0,39-1,65, p 0,034) ve vazomotor semptom varlığının (TO: 0,43 GA: 0,24-0,76, p 0,004) sarkopeni üzerine olumsuz etkilerinin olduğu gösterilmiştir. Katılımcılarımızın %15,4'ü (n=46) sarkopenik obezite tanısı almıştır. Vücut fenotipleri ile fonksiyonellik arasındaki ilişki incelenmiştir. Sarkopenik non-obez hastalar günlük yaşam aktivitesinde (GYA) daha bağımlı, non-sarkopenik obez hastalar GYA'da daha bağımsız bulunmuştur (sırasıyla p değeri: 0,002; 0,001).Sarkopenik non-obez hastalar enstrümental günlük yaşam aktivitesinde (EGYA) daha bağımlı, Non-sarkopenik obez hastalar EGYA'da daha bağımsız bulunmuştur (sırasıyla p değeri : 0,001; 0,001). Sonuç: Postmenopozal hastalara sağlık hizmeti veren branş doktorlarının sarkopeni hakkında bilgi sahibi olması, sarkopeni açısından riskli hastaların önlem ve tedavi stratejilerine geriatrik döneme ulaşmadan başlanması; sağlıklı yaşlanma, fonksiyonellik korunması ve yaşam kalitesinin arttırılması açısından önem arz etmektedir.
Özet (Çeviri)
Background and Aim: Sarcopenia is a multifactorial skeletal muscle disease commonly observed in the geriatric population, influenced by hormonal changes that occur during the postmenopausal period. It negatively affects the functionality of individuals and reduces their quality of life.. This study aims to evaluate the sarcopenia status of postmenopausal women. Materials and Methods: In our study, a total of 300 postmenopausal women who applied to the Geriatrics and General Internal Medicine outpatient clinic of Marmara University Pendik Training and Research Hospital between April 2024 and August 2024 were included. Data on patients' age, marital status, occupations, habits, comorbidities, medications, anthropometric measurements, laboratory values, and bone mineral density measurements performed in the past year were recorded. The SARC-F score (Strength, Assistance in walking, Rise from a chair, Climb stairs, and Falls) was used to assess the risk of sarcopenia; handgrip measurements were utilized for muscle strength assessment, and bioimpedance analysis (BIA) was employed to measure muscle mass and body fat percentage. Individuals with only muscle strength loss were classified as having probable sarcopenia, while those with muscle strength loss accompanied by low muscle mass were classified as having confirmed sarcopenia. The 4-meter walking test was used to evaluate muscle function, and individuals with confirmed sarcopenia and muscle function loss were designated as having severe sarcopenia. Probable, confirmed, and severe sarcopenia were collectively categorized under the term“sarcopenia,”and among this patient group, those with a body fat percentage greater than 41% were classified as sarcopenic obese (SO). Those with only sarcopenia (sarcopenic non-obese - S), those with only obesity (non-sarcopenic obese - O), and those without either condition (non-sarcopenic non- obese - NSNO) constituted the other body phenotypes. The Katz Activities of Daily Living (ADL) scale and the Lawton-Brody Instrumental Activities of Daily Living (IADL) scale were used to assess functionality, while the EQ-5D-3L test was employed to evaluate quality of life. The effects of the screened values on sarcopenia were assessed through univariate analyses and multivariable Cox regression analyses. The relationship between body phenotypes and functionality was calculated using Bonferroni correction. Results: Of the evaluated patients, 44.7% (n=134) were found to be sarcopenic. Among the sarcopenic group, 47.8% (n=64) were under the age of 65, while 52.2% (n=70) were geriatrics. The number of chronic diseases, the number of medications used, and the status of polypharmacy were significantly higher in the sarcopenic group (p=0.005, p=0.036, p=0.011). Osteoporosis, which shares similar etiologies, was found to be more prevalent in the sarcopenic group, with individuals having osteosarcopenia constituting 16.3% (n=49) of the participants. A history of falls and fear of falling were more commonly observed in the sarcopenic group, with the fear of falling being particularly noted among those with prior fall experiences and osteoporotic patients. Levels of albumin, testosterone, and IGF-1 were found to be lower in the sarcopenic group (p=0.022, p=0.004, p=0.034), while no significant difference was observed in estradiol levels (p=0.314). Cox regression analysis conducted to identify risk factors for postmenopausal sarcopenia revealed that age (OR: 1.07, 95% CI: 1.046-1.108, p<0.001), the presence of osteoporosis (OR: 0.80, 95% CI: 0.39-1.65, p=0.034), and the existence of vasomotor symptoms (OR: 0.43, 95% CI: 0.24-0.76, p=0.004) had negative effects on sarcopenia. Additionally, 15.4% (n=46) of our participants were diagnosed with sarcopenic obesity. The relationship between body phenotypes and functionality was examined. Sarcopenic non-obese patients were found to be more dependent in daily living activities (DLA), while non-sarcopenic obese patients were more independent in DLA (p values: 0.002; 0.001, respectively). Similarly, sarcopenic non-obese patients exhibited greater dependence in instrumental activities of daily living (IADL), whereas non-sarcopenic obese patients were more independent in IADL (p values: 0.001; 0.001, respectively). Conclusion: Our study highlights the importance of awareness regarding sarcopenia among specialists providing healthcare services to postmenopausal patients. It underscores the significance of initiating preventive and treatment strategies for at-risk patients before they reach the geriatric stage. This approach is crucial for promoting healthy aging, preserving functionality, and enhancing the quality of life.
Benzer Tezler
- Postmenopozal dönemde anksiyete ve depresif bozukluk hastalarında cinsel işlev ve bozuklukları
Sexual functions and disorders in anxiety and depressive disorder patients in the postmenopausal period
NARGIZA SHERMATOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PsikiyatriÇukurova ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SONER ÇAKMAK
- İstanbul Tıp Fakültesine 2006-2021 yıllarında başvuran granüloza hücreli over tümör tanılı hastaların sağkalımına etki eden faktörler
Başlık çevirisi yok
LEYLA ABDIZADA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET YAVUZ SALİHOĞLU
- Menopozun ve tibolon kullanımının kemik dögüsü belirteçleri üzerine etkisi
The effect of using tibolone and menopause to bone turnover markers
ÖZGE TOPCU
- Tamoksifen tedavisi alan meme kanseri hastalarında görülen endometrial patolojilerin transvajinal ultrasonografi, salin-infüzyon sonohisterografi, histeroskopi ve endometrial biopsi ile değerlendirilmesi
Evaluation of endometrial pathologies in patients with breast cancer receiving adjuvant tamoxifen therapy by transvaginal ultrasonography, saline-infusion sonohysterography, hysteroscopy and endometrial biopsy
KAYHAN YAKIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İLKKAN DÜNDER
- Endometrial hiperplaziler ve eşlik eden servikal patolojilerin değerlendirilmesi
Evaluation of endometrial hyperplasias and accompanied cervical pathologies
NERMİN ATAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEMAL REŞAT ATALAY