Derin anemi nedeni ile iç hastalıkları kliniğinde yatan geriatrik hastalarda etiyolojik nedenlerin ve mortaliteye etkisi olan faktörlerin değerlendirilmesi
Evaluation of etiology and factors affecting mortality in geriatric patients hospitalized in internal medicine clinic due to severe anemia
- Tez No: 909088
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SEYDAHMET AKIN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Anemi, ferritin, geriatrik hastalar, mortalite, vitamin B12, Anemia, ferritin, geriatric patients, mortality, vitamin B12
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda hastanemiz İç Hastalıkları Kliniğine derin anemi nedeniyle yatırılan geriatrik popülasyonda anemi etiyolojisini araştırmayı ve mortaliteye etkili olan faktörleri değerlendirilmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 1 ocak 2021ve 1 temmuz 2023 tarihleri arasında Kartal Dr.Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi İç hastalıkları kliniğinde derin anemi ile yatan 353 kişilik derin anemik ve 54 kişilik derin anemik olmayan 65 yaş ve üstü hastalar dahil edildi. 65 yaş altı hastalar çalışmadan hariç tutuldu. Çalışmamız tek merkezli ve retrospektiftir. Hastalarımızı derin anemik ve derin anemik olmayan olmak üzere iki gruba ayırdık. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Ulusal Kanser Enstitüsü'nün Hb değerine göre anemiyi sınıflandırmasını kullandık. Bu sınıflamada Hb değeri 6.5– 7.9g/dl arasını evre 3“ciddi”anemi, Hb <6.5g/dl evre 4“hayatı tehdit edici”anemi olarak belirtilmiştir(12). Çalışmamızda Hb değeri 7,9 g/dl altındaki hastaları derin anemik olarak gruplandırdık. Hastaların demografik özellikleri ve laboratuvar sonuçları hasta dosyalarından ve hastanemiz otomasyon sisteminden faydalanılarak değerlendirildi. Hasta dosyalarında olan verilerden yararlanılarak Charlson risk değerlendirmesi hesaplandı. Vücut ağırlığı ve boy, standart prosedürlere göre ölçülerek VKİ hesaplanmıştır. KBH'na sahip hastalar, diyaliz alanlar veya CKD-EPI formülü kullanılarak hesaplanan GFR<60 mL/dk olduğu belirtilenler olarak tanımlanmıştır. Bulgular: Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniğinde yatan 353 kişilik derin anemik grup ve 54 kişilik derin anemik olmayan grupta yapılan incelememizde derin anemik olmayan grubun yaş ortalaması 76,6±7,5 yıl iken derin anemik grubun yaş ortalaması 73,8±6 yıl olarak saptandı. Derin anemik grupta en sık ek hastalıklar sırasıyla %66,9'unda HT; %39,7'sinde DM; %38'inde KAH olmuştur. Derin anemik hastalarda aneminin etiyolojisine göre sınıflandırıldığında %64,3'lük oranla en sık neden DEA görülmüştür. Hastaların kullandıkları ilaçlar değerlendirildiğinde, derin anemi grubunda ASA kullanımı derin anemik olmayan gruba göre istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0,03). KY, HT, hematolojik hastalıklar ve KBH varlığı olan derin anemik grup hastalarının hastane yatış sayısı anlamlı olarak daha fazla bulundu (sırasıyla p=0,015, p=0,047, p<0,001 ve p=0,006). Derin anemik grupta erkeklerde ölüm oranı kadınlara göre anlamlı olarak daha fazla bulduk(p=0,049). Malignite ve KY varlığında derin anemik grupta mortalitenin derin anemik olmayan gruba göre daha fazla olduğu görülmüştür (sırasıyla p=0,001, p=0,050). Hastaların gastroskopi tanıları ile mortalite arasındaki ilişki incelendiğinde; polip (p=0,029) ve erozyon (p=0,005) tanısı alan hastaların mortaliteleri anlamlı daha yüksek bulunmuştur. Kan ürünü kullanımı olan hastaların olmayan hastalara göre ölüm oranı anlamlı olarak fazla görülmüştür (p=0,003). Derin anemik hastalarda kan tetkik sonuçlarıyla sağkalım arasındaki ilişki incelendiğinde vitamin B12 ve CRP düzeyi daha yüksek olan hastaların daha düşük olanlara göre mortalite oranı anlamlı olarak daha fazla olduğu belirlendi(p<0,001). Sadece derin anemik hastaların dahil edildiği regresyon analizinde, CRP (OD = 1,008 %95 CI = 1.003-1,013), Charlson komorbidite indeksi (OD = 1,389, %95 CI = 1,222 – 1,579), ASA kullanımı (OD= 0,524, %95 CI= 0,326-0,844) ve hastanede yatış süresinin (OD= 1,050, %95 CI= 1,002-1,100) mortalite üzerinde anlamlı etkisinin olduğu görülmüştür. Sonuç: Çalışmamızdaki en sık anemi sebebi olarak %64,3'lük oranla DEA görülmüştür. Çalışmamızda derin anemi ile mortalite arasında ilişki bulunmamıştır ancak mortalite riskini belirlemede derin anemik grupta Charlson komorbidite indeksinin, CRP düzeyinin ve hastane yatış süresindeki artışların mortalite artışında en anlamlı parametreler olduğunu saptadık. Çalışmamızın önemli bir sonucu olarak ASA kullanımının mortaliteyi azaltmada etkili olabileceğini göstermiş bulunmaktayız. Bunların yanı sıra derin anemide ek hastalıkların, erkek cinsiyetin, GFR değerlerinin prognozu tahmin etmede etkili olabileceğini saptanmıştır. Çalışmamızda derin anemi ile gelen geriatrik hastalarda KY ve malignite eşlik eden hastaların derin anemik olmayanlara göre mortalitelerinin daha yüksek olduğunu ve bu hastaların daha yakından takip edilmesi gerektiğini göstermiş olduk.
Özet (Çeviri)
Aim: In our study, we aimed to investigate the etiology of anemia in the geriatric population admitted to our Internal Medicine Clinic due to severe anemia and to evaluate the factors affecting mortality. Materials and Methods: The study included 353 individuals with severe anemia and 54 individuals without severe anemia, aged 65 years and older, admitted to the Internal Medicine Clinic of Kartal Dr. Lütfi Kırdar City Hospital due to severe anemia between January 1, 2021, and July 1, 2023. Patients under 65 years of age were excluded from the study. Our study was single-centered and retrospective. We divided our patients into two groups: severe anemic and non-severe anemic. We used the classification of anemia based on hemoglobin (Hb) levels from the National Cancer Institute in the United States. According to this classification, Hb levels between 6.5– 7.9g/dl were categorized as stage 3“severe”anemia, and Hb <6.5g/dl was classified as stage 4“life-threatening”anemia. We classified patients with Hb levels below 7.9 g/dl as severe anemic. The demographic characteristics and laboratory results of the patients were evaluated using patient files and the hospital automation system. Charlson risk assessment was calculated using data from patient files. Body weight and height were measured according to standard procedures, and BMI was calculated. CKD was defined as individuals with a glomerular filtration rate <60 mL/min/1.73m² calculated using either dialysis or the CKD-EPI formula. Results: In our study conducted at Kartal Dr. Lütfi Kırdar City Hospital Internal Medicine Clinic, a total of 353 individuals with severe anemia and 54 individuals without severe anemia were examined. The mean age of the control group without severe anemia was found to be 76.6±7.5 years, while the mean age of the severe anemia group was determined to be 73.8±6 years. The most common comorbidities in the severe anemic group were HT (66.9%), DM (39.7%), and CAD (38%) respectively. When classified according to the etiology of anemia in the severe anemic group, IDA was the most common cause with 64.3%. When the medications used by the patients were evaluated, ASA use was found to be statistically higher in the severe anemia group compared to the group without severe anemia (p=0.03). The x number of hospital admissions was significantly higher in severe anemia group patients with CKD, HT, hematologic diseases, and CAD (p=0.015, p=0.047, p<0.001, and p=0.006, respectively). The mortality rate in males was significantly higher than in females in the severe anemia group (p=0.049). In the presence of malignancy and CKD, mortality was higher in the severe anemia group compared to the group without severe anemia (p=0.001, p=0.050, respectively). When the relationship between mortality and endoscopic diagnoses of the patients were examined, patients diagnosed with polyps (p=0.029) and erosion (p=0.005) had significantly higher mortality rates. The mortality rate was significantly higher in patients who received transfussions compared to those who did not (p=0.003). When the relationship between survival and laboratory test results was examined in severe anemia patients, it was determined that the mortality rate was significantly higher in patients with higher levels of vitamin B12, and CRP compared to those with lower levels (p<0.001). In the regression analysis including only severe anemic patients, it was observed that CRP (OR = 1.008, 95% CI = 1.003-1.013), Charlson comorbidity index (OR = 1.389, 95% CI = 1.222 – 1.579), ASA use (OR = 0.524, 95% CI = 0.326-0.844), and length of hospital stay (OR = 1.050, 95% CI = 1.002-1.100) had a significant effect on mortality. Conclusion: In our study, IDA was the most common cause of anemia with a rate of 64.3%. We did not find a relationship between severe anemia and mortality in our study; however, we determined that Charlson comorbidity index, CRP level, and length of hospital stay were the most significant parameters in predicting mortality risk in the severe anemic group. An important result of our study is that the use of ASA may be effective in reducing mortality. Additionally, we found that comorbidities, male gender, and GFR values were effective in predicting prognosis in severe anemia. In our study, we demonstrated that the mortality of geriatric patients with severe anemia accompanied by heart failure and malignancy was higher than those without severe anemia, indicating that these patients need to be closely monitored.
Benzer Tezler
- İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'nde kalp yetersizliği tanısı ile yatan hastaların klinik, laboratuvar, görüntüleme ve demografik özelliklerinin retrospektif incelenmesi
Retrospective analysis of clinical, laboratory, radiological and demographic characteristics of hospitalized patients with heart failure in an internal medicine clinic
GİZEM AYASGİL ULAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İç Hastalıklarıİstanbul Medeniyet Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET UZUNLULU
- Selülit tanılı hastalarda enflamasyon göstergesi olarak hepsidin
Hepcidin that is an inflammation indicator at the patients with cellulite diagnosis
GÖKÇEN KAYAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSakarya ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AZİZ ÖĞÜTLÜ
- Kanser hastalarında anemi sıklığı ve sebeplerinin incelenmesi
Study of frequency and causes of anemia in cancer pati̇ents
ARZU ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
HematolojiDüzce Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. BİRGÜL ÖNEÇ
- Philadelphia kromozom (BCR-ABL) negatif klasik kronik miyeloproliferatif hastalıklardan polisitemia vera ve esansiyel trombositemi ile yorgunluk arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between philadelphia chromosome (BCR-ABL) negative classical chronic myeloproliferative diseases, polycythemia vera, essential thrombocytemia and fatigue
PELİN DERDİYOK DEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TAYYİBE SALER
- Development of a non-invasive evaluation methodology using a smartphone attachment on the diagnosis and follow-up of anemia
Anemi teşhisi ve takibinde akıllı telefon eklentisi kullanılarak invaziv olmayan bir değerlendirme metodolojisinin geliştirilmesi
BERFİN IRMAK TORUN
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
BiyoteknolojiKoç ÜniversitesiBiyomedikal Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZLEM YALÇIN