Metamfetamin kullanımına bağlı psikotik özellikler ve intihar olasılığı arasındaki ilişkide; depresyon, anksiyete algılanan sosyal destek, dürtüsellik ve kişilik özelliklerinin etkisi
The effects of depression, anxiety, perceived social support, impulsivity and personality traits on the relationship between psychotic features and suicide probability due to methamphetamine use
- Tez No: 911534
- Danışmanlar: DOÇ. DR. RUKİYE AY DİKER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda, klinik olarak psikotik bulgu göstermeyen G-MAKP tanılı bireylerde psikoz geçirmenin, intihar olasılığı ile ilişkili olup olmadığı; ayrıca G-MAKP tanılı bireylerde intihar olasılığını açıklamada depresyon, anksiyete, sosyal destek, dürtüsellik ve kişilik özelliklerinin etkisinin bulunup bulunmadığını, MAKB tanısı olan bireylerle karşılaştırmalı olarak araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırmaya Haziran 2023-Haziran 2024 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği'ne başvuran, araştırmaya katılmayı kabul eden, DSM-5 kriterlerine göre MAKB tanılı 75 kişi ve klinik olarak psikotik bulgu göstermeyen geçirilmiş MAKP tanılı 75 kişi dahil edilmiştir. Araştırmada psikiyatrik tanılar DSM-5 aracılığıyla değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılmaya gönüllü olan tüm katılımcılar sosyodemografik veri formu, İntihar Olasılığı Ölçeği (İÖO), Beck Depresyon Envanteri (BDE), Beck Anksiyete Envanteri (BAE), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ), Barrat Dürtüsellik Ölçeği (BDÖ-11), Eysenck Kişilik Anketi- Gözden Geçirilmiş/Kısaltılmış Ölçeği (EKA-GGK) ile değerlendirilmiştir. Ek olarak G-MAKP tanılı vakalara Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği (PANSS) uygulanmıştır. Bulgular: G-MAKP tanılı vakalarda, MAKB tanılı vakalara göre istatiksel olarak anlamlı düzeyde daha sık madde kullanımı(X2=13,13, p=0,011), daha uzun süre madde kullanım öyküsü(t=-3,02, p=0,003), daha fazla madde kullanımını bırakma girişimi(Z= -5,51, p<0,001) ve daha fazla sayıda hastane yatış(X2=11,84, p=0,001) olduğu saptandı. İOÖ toplam(t=-2,91, p=0,004), umutsuzluk (t=-2,784, p=0,006), intihar düşüncesi(Z=-3,35, p=0,001) ve düşmanlık(Z=-4,21, p<0,001) alt ölçeği puanları G-MAKP tanısı olanlarda MAKB tanısı olanlara göre anlamlı seviyede daha yüksek bulunmuştur. G-MAKP tanısı olan vakalarda BDE (t=-2,481, p=0,014), BAE (t=-2,270, p=0,025), BIS toplam (t=-3,737, p<0,001), psikotisizm alt ölçeği(t=-1,975, p=0,050) ortalama puanları anlamlı seviyede MAKB tanısı olan vakalardan yüksek bulunmuştur. Pearson Korelasyon Analizine göre klinik olarak psikotik bulgu göstermeyen G-MKAP tanılı vakalarda intihar olasılığı skorları ile PANSS-P(r=0,268, p=0,020) ve PANSS-GP(r=0,608, p<0,001) skorları arasında anlamlı seviyede pozitif korelasyon bulundu. Pearson Korelasyon Analizine göre G-MAKP olan vakalarda PANSS-GP skorları ile BDE (r=0,725, p<0,001), BAE (r=0,575, p=0,001), BIS toplam (r=0,457, p<0,001), nörotisizm (r=0,491, p<0,001) skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı seviyede pozitif korelasyon; ÇBASDÖ toplam (r=-0,319, p=0,005) ile negatif korelasyon olduğu bulundu. Pearson Korelasyon Analizine göre G-MAKP olan vakaların İOÖ skorları ile BDE (r=0,579, p<0,001), BAE (r=0,606, p=0,001), BIS toplam (r=0,448, p<0,001) ve nörotisizm (r=0,538, p<0,001) skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı seviyede pozitif korelasyon; ÇBASDÖ Toplam (r=-0,357, p=0,002) ile negatif korelasyon olduğu bulundu. Klinik olarak psikotik bulgu göstermeyen G-MAKP tanılı vakalarda İOÖ skorlarının %66'sını istatistiksel açıdan anlamlı seviyede (F=411,23, p<0,001) PANSS-P, PANSS-N, PANSS-GP, ÇBASDÖ toplam, BDÖ-11 toplam, EKA-GGK, BDE ve BAE skorları tarafından açıklandığı bulundu. Hiyerarşik regresyon analizinin son modelinde G-MAKP tanılı vakalarda intihar olasılığını açıklamada sadece BDÖ-11 Toplam (p=0,016, GA:0,062-0,572) ve nörotisizm (p=0,009, GA:0,562-3,874) skorlarının istatistiksel açıdan anlamlı seviyede etkili olduğu bulundu. Sonuç: Klinik olarak psikotik bulgu göstermeyen G-MAKP tanılı vakalarda görülen genel psikopatolojik özellikler intihar olasılığı ile ilişkili olabileceği ancak diğer değişkenlerin etkisi kontrol edildiğinde genel psikopatolojik özelliklerin etkili olmadığı dürtüsellik ve nörotik özelliklerin etkili olabileceği sonucuna ulaşıldı. Bu nedenle biz araştırmamızın sonucunda aktif psikotik belirtiler yatıştıktan sonraki dönemde, aktif suisid riskini ön görmede en önemli değişkeninin dürtüsellik ve nörotisizm olduğunu düşünmekteyiz. Bu vakalarda dürtüsellik ve nörotik özelliklere odaklanılmasının intihar riskini azaltmak açısından yararlı olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Özet (Çeviri)
Aim: In our study, we aim to investigate whether experiencing psychosis is associated with the risk of suicide in individuals diagnosed with past methamphetamine-induced psychotic disorder (P-MAPD), who do not clinically exhibit psychotic symptoms. Additionally, we aim to explore the effects of depression, anxiety, social support, impulsivity, and personality traits on explaining suicide risk in individuals diagnosed with P-MAPD, in comparison to individuals diagnosed with methamphetamine use disorder(MAUD). Materials and Methods: The study included 75 individuals diagnosed with MAUD and 75 individuals diagnosed with P-MAPD who do not exhibit clinical psychotic symptoms. Participants were recruited between June 2023 and June 2024 from the Psychiatry Clinic of the University of Health Sciences Bursa Yuksek Ihtisas Training and Research Hospital and voluntarily agreed to participate in the study. Psychiatric diagnoses were evaluated using DSM-5 criteria. All participants completed the Sociodemographic Data Form, Suicide Probability Scale (SPS), Beck Depression Inventory (BDI), Beck Anxiety Inventory (BAI), Multidimensional Scale of Perceived Social Support (MSPSS), Barratt Impulsiveness Scale-11 (BIS-11), and the Eysenck Personality Questionnaire Revised/Short Form (EPQ-RS). In addition, the Positive and Negative Syndrome Scale (PANSS) was administered to individuals with P-MAPD. Results: Individuals with P-MAPD were found to have significantly higher substance use frequency (X²=13.13, p=0.011), longer substance use history (t=-3.02, p=0.003), more substance cessation attempts (Z=-5.51, p<0.001), and more hospitalizations (X²=11.84, p=0.001) compared to those with MAUD. P-MAPD individuals also had significantly higher scores on the SPS total (t=-2.91, p=0.004), hopelessness (t=-2.784, p=0.006), suicidal ideation (Z=-3.35, p=0.001), and hostility subscales (Z=-4.21, p<0.001) compared to MAUD individuals. Higher mean scores were observed for BDI (t=-2.481, p=0.014), BAI (t=-2.270, p=0.025), BIS-11 total (t=-3.737, p<0.001), and psychoticism subscale (t=-1.975, p=0.050) in P-MAPD cases. Pearson correlation analysis revealed significant positive correlations between SPS scores and PANSS-P (r=0.268, p=0.020) and PANSS-GP (r=0.608, p<0.001) scores in P-MAPD cases. Significant positive correlations were also found between PANSS-GP scores and BDI (r=0.725, p<0.001), BAI (r=0.575, p=0.001), BIS-11 total (r=0.457, p<0.001), and neuroticism (r=0.491, p<0.001). A negative correlation was observed between PANSS-GP scores and MSPSS total (r=-0.319, p=0.005). SPS scores in P-MAPD cases were positively correlated with BDI (r=0.579, p<0.001), BAI (r=0.606, p=0.001), BIS-11 total (r=0.448, p<0.001), and neuroticism (r=0.538, p<0.001), and negatively correlated with MSPSS total (r=-0.357, p=0.002). Hierarchical regression analysis showed that 66% of the variance in SPS scores (F=411.23, p<0.001) was explained by PANSS-P, PANSS-N, PANSS-GP, MSPSS total, BIS-11 total, EPQ-RS, BDI, and BAI scores. In the final model, only BIS-11 total (p=0.016, CI: 0.062-0.572) and neuroticism (p=0.009, CI: 0.562-3.874) had significant effects on suicide probability in P-MAPD cases. Conclusion: General psychopathological features observed in P-MAPD cases who do not exhibit clinical psychotic symptoms may be associated with suicide risk. However, when controlling for other variables, impulsivity and neuroticism appeared to be more influential than general psychopathology. These findings suggest that impulsivity and neurotic traits are the most critical factors for predicting suicide risk in the post-psychotic period. Focusing on these traits may be beneficial in reducing suicide risk in such cases.
Benzer Tezler
- Metamfetamin kullanımına bağlı psikotik bozukluk, metamfetamin kullanım bozukluğu ve şizofreni hastalarında BDNF, COMT, GRIA ve DARPP-32 gen polimorfizm sıklıklarının karşılaştırılması
Comparing the frequencies of BDNF, COMT, GRIA, and DARPP-32 gene polymorphisms in patients with methamphetamine-induced psychotic disorder, methamphetamine use disorder, and schizophrenia
YUNUS YÜRÜR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İZGİ ALNIAK
- Metamfetamin kullanan hastalarda klinik ve sosyodemografik özellikler
Clinical and sociodemographic characteristics in patients using methamphetamine
ILGAR FATALIYEV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PsikiyatriAkdeniz ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BURAK KULAKSIZOĞLU
- Madde kullanımı ile ilişkili psikotik bozukluk tanılı hastaların akut dönem klinik özellikleri, bilişsel işlevleri ve sosyal biliş özelliklerinin incelenmesi
Examination of acute period clinical features, cognitive functions and social cognition characteristics of patients diagnosed with substance use-related psychotic disorder
CANSU BARKIŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Psikiyatriİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NABİ ZORLU
- 2020-2024 yıllarında istanbul'da otopsisi yapılmış uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına bağlı vakaların adli tıbbi değerlendirilmesi
Forensic evaluation of cases with drug or stimulant related deaths autopsied in Istanbul between 2020 and 2024
SEZER ALTUN
- Metamfetamin kullanım bozukluğu hastalarında çözünebilir n-cadherin (cadherin-2) düzeylerinin araştırılması
Investigation of soluble N-cadherin (cadherin-2) levels in methamphetamine use disorder patients
CEMAL YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
PsikiyatriDicle ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULLAH ATLİ