Stabil KOAH hastalarında soluble ST2 düzeyinin hastalığın seyrini öngörmedeki yeri
Role of soluble ST2 levels in predicting disease progression in stable COPD patients
- Tez No: 912641
- Danışmanlar: PROF. DR. SEDA TURAL ÖNÜR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), yaygın sistemik inflamasyona neden olan bir hastalıktır. IL-1 reseptör ailesine ait bir protein olan soluble ST2 (sST2) ise inflamasyonun düzenlenmesinde kritik bir rol oynar ve doku hasarının bir göstergesi olarak kabul edilen bir biyomarkerdır. Bu durumun klinik sonuçlarla da yakından ilişkili olduğu birçok çalışmada gösterilmiş ve çeşitli hastalıklarda inflamasyonun ve kötü prognozun bir göstergesi olarak incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, stabil KOAH hastalarında sST2 düzeylerinin morbidite ve mortaliteyi öngörmedeki rolünü araştırmak ve klinik parametrelerle, akut alevlenme sıklığı, hastaneye yatışlar ve mortalite ile olan ilişkisini değerlendirilmektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya; Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi polikliniğine Mayıs 2023- Aralık 2023 tarihleri arasında ayaktan başvuran 18-90 yaş aralığında, daha önce yapılan SFT'sinde FEV1/FVC oranı<%70 olan, son 90 günde alevlenme yaşamamış olan 76 stabil KOAH hastası (Vaka Grubu) ve kronik hastalığı olmayan 39 sağlıklı gönüllü (Kontrol Grubu) olmak üzere toplam 115 kişi dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan tüm hastalara Modifiye Tıbbi Araştırma Konseyi (mMRC) Dispne Skalası, KOAH Değelendirme Testi (CAT), Morisky İlaç Uyum Anketi uygulandı. Periferik kandan soluble ST2 ölçümü ELISA (YL-biont, Cat.No: YLA3837HU) kiti ile yapıldı. sST2 düzeyinin KOAH tanılı hastalarda hastalığın seyrini öngörmede kullanılıp kullanılamayacağını tespit etmek için hastaların 1 yıllık mortalite ve morbiditeleri ile sST2 ilişkisine bakıldı. Ayrıca hastaların sigara kullanımları, hastalıklarının kontrolü, ağırlığı, klinik ve biyokimyasal parametrelerin sST2 düzeyi ile olan ilişkisi değerlendirildi. Kontrol grubunda ise sST2 düzeyi için eşik değer oluşturulması hedeflendi. Bulgular: Vaka grubunun 14'ü kadın, 62'si erkek; kontrol grubunun ise 20'si kadın, 19'ü erkektir. Yapılan analizlerde; vaka grubundaki erkek oranı, hastaların yaş ortalaması ve sigara kullanım miktarı, kontrol grubundan anlamlı (p<0.01) olarak daha yüksekti. Vaka grubunda hiç sigara içmeyenlerin oranı kontrol grubundan anlamlı (p<0.01) olarak daha düşük bulundu. ROC analizi ile kontrol ve vaka grubu ayrımında sST2 6.0 cut-off değerinin anlamlı etkinliği gözlenmiştir ve vaka grubunun sST2 değeri kontrol grubundan anlamlı (p<0.01) olarak daha yüksek bulunmuştur. KOAH grubunda sST2 9.1 cut-off değerinin anlamlı etkinliği gözlenmiştir (p<0.05). sST2 ≥ 9.1 olan grupta hastaların yaşı (p=0,01) ve sigara kullanım miktarı (p<0.05) sST2 < 9.1 olan gruptan anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. sST2 ≥ 9.1 olan grupta EO, EO%, HGB, ALT, total bilirubin, GFR, FEV1 ve FVC değeri sST2<9.1 olan gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha düşük; LABA+IKS kullanımı, NE, NE%, NLR, WBC, BUN değerleri ve mMRC skoru anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek bulunmuştur. Gruplar arasında GOLD evresi anlamlı farklılık göstermemiştir, ancak sST2 ≥ 9.1 olan grupta GOLD sınıfı B ve E olanların oranı sST2 <9.1 olan gruptan anlamlı (p=0.01) olarak daha yüksek bulunmuştur. sST2 < 9.1 ve ≥ 9.1 olan gruplar arasında sST2 bakılmadan önceki 1 yılda geçirdiği ataklarla anlamlı farklılık saptanmamıştır. sST2 bakıldıktan sonraki 1 yılda geçirilen hafif-orta, ağır atak sayıları, acil başvuruları ve servis yatışları arasında anlamlı (p<0,01) farklılık saptandı ve atakların sST2≥ 9.1 olan grupta daha çok olduğu görüldü. Ancak yoğun bakım yatışlarında anlamlı farklılık saptanmamıştır. sST2 < 9.1 ve ≥ 9.1 olan gruplar arasında mortalite anlamlı farklılık göstermemiştir. Sonuç: Çalışmamız sST2'nin KOAH ataklarını öngörmedeki yerini saptamak için yapılmış tek çalışma ve mortalitesini öngörmek için yapılmış nadir çalışmalardandır. sST2 düzeyindeki artış; bir yıllık takip süresince hafif, orta ve ağır atak sayılarındaki artışla ilişkili bulunmuştur. Ayrıca, alt sınıflamalarda sST2'nin acil başvuru ve servis yatışlarını öngörebildiği gösterilmiştir. Kardiyak komorbiditeleri dışlanmış KOAH hastalarında sST2'nin 1 yıllık mortalite ile ilişkisi saptanamamıştır. Çalışmamız, sST2'nin hastalık prognozunda kullanılabilecek bir belirteç olduğuna işaret etmektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: Chronic Obstructive Pulmonary Disease (COPD) is a condition that causes widespread systemic inflammation. Soluble ST2 (sST2), a protein from the IL-1 receptor family, plays a critical role in regulating inflammation and is recognized as a biomarker indicating tissue damage. Numerous studies have shown that this condition is closely associated with clinical outcomes and have investigated sST2 as an indicator of inflammation and poor prognosis in various diseases. This study aims to evaluate the role of sST2 levels in predicting morbidity and mortality in stable COPD patients and to assess its relationship with clinical parameters, frequency of acute exacerbations, hospitalizations, and mortality. Materials and Methods: The study included a total of 115 participants: 76 stable COPD patients (Case Group) aged between 18-90 years with a previous spirometry showing FEV1/FVC ratio <70% who had not experienced an exacerbation in the last 90 days, recruited from the outpatient clinic of University of Health Sciences Yedikule Chest Diseases and Thoracic Surgery Training and Research Hospital between May 2023 and December 2023, and 39 healthy volunteers (Control Group) with no chronic diseases. All participants completed the Modified Medical Research Council (mMRC) Dyspnea Scale, COPD Assessment Test (CAT), and the Morisky Medication Adherence Questionnaire. Soluble ST2 levels were measured in peripheral blood using an ELISA kit (YL-biont, Cat.No: YLA3837HU). To determine whether soluble ST2 levels can predict the progression of COPD, the 1-year mortality and morbidity outcomes of the patients were evaluated. Additionally, the relationships between smoking status, disease control, severity, and clinical and biochemical parameters with sST2 levels were analyzed. In the control group, an attempt was made to establish a threshold value for sST2 levels. Results: The case group consisted of 14 women and 62 men, while the control group included 20 women and 19 men. Analyses showed that the proportion of males, mean age, and smoking levels in the case group were significantly higher (p<0.01) compared to the control group. The proportion of non-smokers in the case group was significantly lower (p<0.01) than in the control group. ROC analysis revealed the significant efficacy of an sST2 cut-off value of 6.0 in distinguishing between the case and control groups. The sST2 levels in the case group were significantly higher (p<0.01) than those in the control group. In the COPD group, an sST2 cut-off value of 9.1 showed significant efficacy (p<0.05). Patients with sST2 ≥ 9.1 had significantly higher age (p=0.01) and smoking levels (p<0.05) than those with sST2 < 9.1. In the sST2 ≥ 9.1 group, EO, EO%, HGB, ALT, total bilirubin, GFR, FEV1, and FVC values were significantly lower (p<0.05), while LABA+ICS use, NE, NE%, NLR, WBC, BUN values, and mMRC scores were significantly higher (p<0.05). There was no significant difference in the GOLD stage between groups; however, the proportion of patients with GOLD class B and E was significantly higher (p=0.01) in the sST2 ≥ 9.1 group compared to the sST2 <9.1 group. No significant difference was found in the number of exacerbations experienced in the previous year between the sST2 <9.1 and ≥ 9.1 groups. However, the number of mild-to-moderate and severe exacerbations, emergency visits, and hospitalizations within the year following sST2 measurement showed significant differences (p<0.01), being higher in the sST2 ≥ 9.1 group. No significant difference was found in ICU admissions between the groups. Mortality rates also did not show a significant difference between the sST2 <9.1 and ≥ 9.1 groups. Conclusion: Our study is the only one conducted to determine the role of sST2 in predicting COPD exacerbations and one of the few studies aiming to predict mortality. Increased sST2 levels were found to be associated with an increase in mild, moderate, and severe exacerbations during a one-year follow-up period. Additionally, in subcategories, sST2 was shown to predict emergency visits and hospital admissions. Among COPD patients without cardiac comorbidities, no association between sST2 levels and one-year mortality was identified. Our findings suggest that sST2 may serve as a potential marker for disease prognosis in COPD.
Benzer Tezler
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığı tanılı hastalarda bronşiektazi varlığı ile ilişkili klinik ve radyolojik faktörlerin ve inflamatuar belirteçlerin alevlenmeler üzerine etkisinin araştırılması
Clinical and radiological factors associated with bronchiectasis and the effect of inflammatory markers on exacerbations in patients with chronic obstructive pulmonary disease
ZEKİYE KULA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Göğüs HastalıklarıSüleyman Demirel ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HACI AHMET BİRCAN
- Stabil KOAH hastalarında BODE indeksi, solunum fonksiyonları, egzersiz parametreleri, nefes darlığı ölçekleri ve SGRQ yaşam kalitesi anketi arasındaki ilişki
The relationship between BODE index, pulmonary function parameters, exercise parameters, dyspnea and SGRQ for assessment of health-related quality of life measurement in stabile-COPD patients
HANDAN AKSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Göğüs HastalıklarıGazi ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TÜRKAN TATLICIOĞLU
- Stabil dönemdeki KOAH hastalarında periferik eosinofili ve inflamatuar belirteçlerin hastalık şiddeti ile ilişkisi
Başlık çevirisi yok
ÜMİT CAN ACAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Göğüs HastalıklarıKırıkkale ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYDANUR EKİCİ
- Stabil durumdaki KOAH hastalarında solunum fonksiyonları, egzersiz kapasitesi, yaşam kalitesi, anksiyete ile birlikte ağrı, kas kuvveti ve kemik mineral yoğunluğunun incelenmesi
An analysis of respiratory function, exercise capacity, quality of life, anxiety, pain, muscle strength and bone mineral density in patients with stable COPD
FATMA FULDEN ÇAKIR
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Fizyoterapi ve RehabilitasyonHacettepe ÜniversitesiFizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FİLİZ CAN
- Yavaş salınımlı oral teofilinin stabil KOAH hastalarında FEV1 üzerine etkisi
The effect of slow relasing teophylline on FEV1 in COPD patients
MEYREM BAKIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Göğüs HastalıklarıKocaeli ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET HAMDİ ILGAZLI