Mitral kapak hastalığına eşlik eden fonksiyonel triküspit kapakyetmezliğinin tedavisinde ölçülü otojen perikard band/ring anüloplasti tekniği ve sonuçları
Measured autogenous pericardial strip/ring annuloplasty technique and results in the treatment of functional tricuspid valve regurgitation accompanying mitral valve disease
- Tez No: 914069
- Danışmanlar: PROF. DR. FERİT ÇİÇEKÇİOĞLU, DOÇ. DR. SERTAN ÖZYALÇIN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: Triküspid yetmezliği, Tricuspid valve insufficiency
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş-Amaç: Fonksiyonel triküspit yetmezliği (FTY), beraberinde bulunan primer hastalığın klinik seyrindeki mortalite ve morbiditeye olan etkileri nedeniyle hem medikal hem de cerrahi tedavisinin giderek önem kazandığı sekonder bir kardiyak patolojidir. Mitral kapak hastalıklarına sıklıkla eşlik eden FTY günümüzde en sık ring anüloplasti yöntemi ile cerrahi olarak tedavi edilmekte olup kullanılan ringler çeşitli özellikleri itibariyle çalışmalara sıkça konu olmaktadır. Biz de çalışmamızda gluteraldehitle fikse edilmiş otolog perikardiyal ring ile sentetik ring anüloplasti tekniklerinin postoperatif kısa ve orta dönemdeki klinik sonuçlarını karşılaştırmayı amaçladık. Yöntem: Etlik Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi kliniğinde Ocak 2023 ve Haziran 2024 tarihleri arasında mitral kapak hastalığına bağlı FTY tanısı olup, mitral kapak replasmanı ve triküspit anüloplasti prosedürü uygulanmış toplam 44 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalar, perikardiyal ring kullanılan 13 hasta ve sentetik ring materyali kullanılan 31 hasta olarak iki grupta incelendi. Hastaların preoperatif ve postoperatif dönemdeki demografik verileri, fonksiyonel kapasiteleri ve triküspit yetmezliği, ejeksiyon fraksiyonu, sistolik pulmoner arter basınçları ve diğer ekokardiyografik parametreleri karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalamaları 58,1±11,0 (Med: 60) idi. Hastalardan 33 (%75)'ü kadın, 11 (%25)'i erkekti. Gruplar arasında demografik veriler açısından fark saptanmadı. Hastaların intraoperatif verileri karşılaştırıldı. Operasyon süresi, kardiyopulmoner baypas süresi ve aortik klemp süresi, yoğun bakımda kalma ve hastaneden kalış süreleri açısından iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Ortalama 9,10±3,6 (Med: 8) ay süre ile takipleri yapılmış olan hastaların preoperatif, postoperatif 1. ay ve 1. yıl NYHA fonksiyonel kapasiteleri, ekokardiyografilerindeki triküspit yetmezliği, ejeksiyon fraksiyonu, pulmoner arter basınçları ve diğer parametreleri açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık yoktu (p>0,05). Sonuç: Çalışmamızın sonucunda ölçülü otojen perikardiyal ring kullanılarak uygulanmış triküspit anüloplasti tekniği, sentetik prostetik ringler ile kıyasladığında kısa ve orta dönem sonuçları itibarıyla konvansiyonel yöntemler kadar etkili bulunmuştur. Triküspit ölçeği kullanımı ile anülüs ölçümü hastaya en uygun şekilde yapıldığı için ring dehissansı riski azaltılmıştır. Ayrıca perikardın immün sistemi uyarmayan, kolay ulaşılabilir biyolojik bir materyal olması nedeniyle sekonder enfeksiyon riski de en aza indirilmiştir. Maliyetinin protez ringlere kıyasla çok daha az olması da perikardiyal ring anüloplasti kullanımı için önemli bir avantajdır. Tüm bu bulgular neticesinde fonksiyonel triküspit yetmezliği cerrahisinde ölçülü otojen perikardiyal ring anüloplasti tekniğinin kullanımının artacağını düşünmekteyiz
Özet (Çeviri)
Introduction-Aim: Functional tricuspid regurgitation (FTR) is a secondary cardiac pathology in which both medical and surgical treatment are increasingly gaining importance due to the effects of the primary disease on mortality and morbidity in the clinical course. FTR, which frequently accompanies mitral valve diseases, is currently most commonly treated surgically with the ring annuloplasty method, and the rings used are frequently the subject of studies due to their various features. In our study, we aimed to compare the short- and mid-term clinical results of glutaraldehyde-fixed autologous pericardial ring and synthetic ring annuloplasty techniques. Method: A total of 44 patients who underwent mitral valve replacement and tricuspid annuloplasty procedures due to mitral valve disease between January 2023 and June 2024 at the Etlik City Hospital Cardiovascular Surgery Clinic were retrospectively evaluated. The patients were examined in two groups as 13 patients who used pericardial rings and 31 patients who used synthetic ring material. The patients' demographic data, functional capacities, tricuspid regurgitation, ejection fraction, systolic pulmonary artery pressures and other echocardiographic parameters in the preoperative and postoperative periods were compared. Results: The mean age of the patients included in the study was 58.1±11.0 (Med: 60). 33 (75%) of the patients were female and 11 (25%) were male. No difference was found between the groups in terms of demographic data. The intraoperative data of the patients were compared. There was no significant difference between the two groups in terms of operation time, cardiopulmonary bypass time and aortic clamp time, intensive care unit stay and hospital stay (p>0.05). There was no significant difference between the groups in terms of preoperative, postoperative 1st month and 1st year NYHA functional capacity, tricuspid regurgitation, ejection fraction, pulmonary artery pressures and other parameters in echocardiography of the patients who were followed up for an average of 9.10±3.6 (Med: 8) months (p>0.05). Conclusion: As a result of our study, the tricuspid annuloplasty technique applied using a measured autogenous pericardial ring was found to be as effective as conventional methods in terms of short and medium term results when compared with synthetic prosthetic rings. Since the annulus measurement was made in the most appropriate way for the patient with the use of the tricuspid ring sizer, the risk of ring dehiscence was reduced. In addition, the risk of secondary infection was minimized since the pericardium is an easily accessible biological material that does not stimulate the immune system. The fact that its cost is much lower compared to prosthetic rings is also an important advantage for the use of pericardial ring annuloplasty. As a result of all these findings, we think that the use of the measured autogenous pericardial ring annuloplasty technique in functional tricuspid insufficiency surgery will increase.
Benzer Tezler
- Romatizmal kalb hastalıklarında mitral kapak tamiri
Başlık çevirisi yok
FİKRET SAMİ VURAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul ÜniversitesiGöğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Sol dal bloku varlığında sol ventrikül hipertrofisinin EKG kriteryumlarının değerlendirilmesi (M-mode ekokardiografi ile yapılan bir çalışma)
Başlık çevirisi yok
MELİHA KAZAZOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kardiyolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KEMALETTİN BÜYÜKÖZTÜRK
- Normal ve anormal mitral kapakların morfolojik özellikleri
Başlık çevirisi yok
MUAMMER AKAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiUludağ ÜniversitesiGöğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İ. AYHAN ÖZDEMİR
- Açık kalp cerrahisinde yüksek doz fentanil-02 ile birlikte kullanılan pankuronyum ve vekuronyumun kardiyovasküler etkilerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
İSMET YANIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Anestezi ve ReanimasyonUludağ ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı