Geri Dön

Kendine zarar verme davranışı olan ve olmayan majör depresif bozukluk tanılı ergenlerin serum beta endorfin düzeyi, psikolojik acı, anhedoni ve aleksitimi açısından karşılaştırılması

Comparison of serum beta endorphin levels, psychological pain, anhedonia, and alexithymia in adolescents diagnosed with major depressive disorder with and without nonsuicidal self-injury

  1. Tez No: 917949
  2. Yazar: RABİA SEVCAN KARAASLAN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ İBRAHİM ADAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Aleksitimi, anhedoni, beta endorfin, ergen, kendine zarar verme davranışı, majör depresif bozukluk, psikolojik acı, Adolescent, alexithymia, anhedonia, beta-endorphin, nonsuicidal self- injury, major depressive disorder, psychological pain
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Majör depresif bozukluk (MDB), depresif ya da irritabl duygudurum ve anhedoni ile karakterize, tekrarlayan ataklarla seyreden bir psikiyatrik bozukluktur. Kendine zarar verme davranışı (KZVD) ise, intihar amacı taşımaksızın, kişinin vücut yüzeyine kesme, vurma, yakma gibi yollarla zarar vermesi olarak tanımlanır. MDB tanılı ergenlerde KZVD sıklıkla eşlik etmektedir. KZVD olan ve olmayan MDB tanılı ergenlerin nörobiyolojik faktörler ve klinik özellikler açısından farklılaştığı bilinmekle birlikte, bu farkları net olarak ortaya koyan çalışmalar sınırlıdır. MDB ve KZVD etyolojisinde araştırılmış, endojen opioid sisteme ait bir nöropeptid olan beta endorfinin; psikolojik acı, anhedoni ve aleksitiminin nörobiyolojisinde rol alabileceğini gösteren kanıtlar mevcuttur. Bu çalışmada, bir eğitim ve araştırma hastanesinin çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğine başvuran MDB tanılı ergenlerin, KZVD varlığına göre; serum beta endorfin düzeyi, psikolojik acı, anhedoni ve aleksitimi gibi değişkenler açısından karşılaştırılması ve bu değişkenlerin arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Çalışmaya, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniğine başvuran, klinisyen tarafından yapılan görüşmede DSM-5 tanı kriterlerine göre MDB tanısı alan, KZVD olan 52 ergen ve KZVD olmayan 52 ergen dahil edilmiştir. Kronik metabolik, genetik, endokrinolojik, nörolojik hastalığı veya DSM-5 kriterlerine göre, MDB dışında psikiyatrik bozukluğu bulunan katılımcılar çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışmaya dahil edilen katılımcılara, tanısal değerlendirme ve psikiyatrik eş tanıların belirlenmesi için klinisyen tarafından“Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli- Türkçe Uyarlaması (ÇDŞG-ŞY-T)”adlı yarı yapılandırılmış görüşme uygulanmış ve sosyodemografik veri formu doldurulmuştur. Çalışmaya alınan tüm ergenler Çocuklar İçin Depresyon Ölçeği (ÇDÖ), Psikolojik Acı Ölçeği (PAÖ), Snaith-Hamilton Haz Ölçeği (SHHÖ) ve Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAÖ)'ni doldurmuştur. KZVD olan katılımcılar bunlara ek olarak, Kendine Zarar Verme Envanterini (KZVDE) de doldurmuştur. Tüm katılımcılardan, serum beta endorfin seviyelerinin ölçümü için, saat 08.00-10.00 arasında aç karnına, sarı kapaklı biyokimya tüpüne venöz kan örneği alınmıştır.Toplanan serumlar, eppendorf tüplerine aktarılarak çalışma gününe kadar bir dondurucuda -80 °C 'de tutulmuş ve çalışma gününde ELISA yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler, SPSS programı 21.0 sürümü kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel olarak anlamlılık değeri p<0.05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: KZVD olan MDB tanılı katılımcıların, KZVD olmayan MDB tanılı katılımcılara kıyasla, anlamlı düzeyde daha düşük serum beta endorfin seviyelerine ve daha yüksek ÇDÖ, PAÖ ve SHHÖ puanlarına sahip oldukları saptanmıştır. KZVD olan katılımcılarda, TAÖ duyguları tanımlamada ve ifade etmede zorluk alt ölçekleri ve toplam puanının, KZVD olmayan katılımcılardan anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulunmuştur. Ancak hem tüm katılımcılarda hem de yalnızca KZVD olan katılımcılarda, serum beta endorfin seviyeleri ile ÇDÖ, PAÖ, SHHÖ ve TAÖ puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. KZVD ihtimalini yordayan faktörler incelendiğinde; depresyon ve psikolojik acı şiddeti ile serum beta endorfin seviyelerinin MDB tanılı ergenlerde KZVD gelişimini yordadığı saptanmıştır. Depresyon şiddeti ile KZVD varlığı arasındaki ilişki incelendiğinde; psikolojik acı düzeyinin bu ilişki üzerinde aracılık etkisi olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Çalışmadan elde edilen bulgular; KZVD olan MDB tanılı ergenlerin, KZVD olmayan MDB tanılı ergenlerle depresyon, psikolojik acı, anhedoni, aleksitimi şiddeti ve serum beta endorfin seviyeleri açısından farklılaştığını göstermektedir. Bu konuda uzunlamasına tasarımlı ve daha geniş örneklemli çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Introduction: Major depressive disorder (MDD) is a psychiatric disorder characterized by a depressive or irritable mood and anhedonia, with recurrent episodes. Nonsuicidal self-injury, (NSSI) is defined as self-inflicted harm to the body surface through cutting, hitting, or burning without suicidal intent. NSSI frequently co-occurs in adolescents with MDD. Although it is known that adolescents with MDD with and without NSSI differ in terms of neurobiological factors and clinical features, studies that clearly identify these differences are limited. Evidence suggests that beta endorphin, an endogenous opioid neuropeptide investigated in the etiology of MDD and NSSI, may play a role in the neurobiology of psychological pain, anhedonia, and alexithymia. This study aims to compare adolescents diagnosed with MDD, with and without NSSI, in terms of serum beta-endorphin levels, psychological pain, anhedonia, and alexithymia, and to examine the relationships between these variables. Materials and Methods: The study included 52 adolescents diagnosed with MDD with NSSI and 52 adolescents with MDD without NSSI who presented to the child and adolescent psychiatry clinic and were diagnosed by a clinician based on DSM-5 criteria. Participants with chronic metabolic, genetic, endocrine, or neurological diseases or comorbid psychiatric disorders other than MDD and NSSI according to DSM-5 criteria were excluded. All included participants underwent a semi-structured interview with the“Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Age Children- Present and Lifetime Version - Turkish Version (K-SADS-PL-T)”administered by the clinician for diagnostic evaluation and identification of psychiatric comorbidities, and a sociodemographic data form was completed. All adolescents completed the Children's Depression Inventory (CDI), Psychological Pain Scale (PPS), Snaith-Hamilton Pleasure Scale (SHPS), and Toronto Alexithymia Scale (TAS). Additionally, adolescents with NSSI completed the Inventory of Statements About Self-injury (ISAS). To measure serum beta-endorphin levels, fasting venous blood samples were collected from all participants between 08:00 and 10:00 a.m. into yellow top blood tube. The collected serum samples were transferred to eppendorf tubes and stored at -80°C until the day of analysis, on which they were analyzed using the ELISA method. Data obtained from the study were analyzed using SPSS version 21.0, with statistical significance set at p<0.05. Results: Adolescents with MDD and NSSI were found to have significantly lower serum beta-endorphin levels and significantly higher CDI, PPS, and SHPS scores compared to those with MDD without NSSI. Additionally, in adolescents with NSSI, the TAS subscale scores for“difficulty identifying feelings”and“difficulty describing feelings”, as well as the total TAS score, were significantly higher than in adolescents without NSSI. No significant relationships were found between serum beta-endorphin levels and CDI, PPS, SHPS, and TAS scores in either all participants or only those with NSSI. When factors predicting the possibility of NSSI in adolescents diagnosed with MDD were examined, it was determined that depression, psychological pain severity and serum beta endorphin levels predicted the development of NSSI. When the relationship between depression severity and the presence of NSSI was examined, it was found that psychological pain exerted a mediating effect on this relationship. Conclusion: Findings from this study indicate that adolescents with MDD and NSSI differ from those with MDD without NSSI in terms of depression severity, psychological pain, anhedonia, alexithymia severity, and serum beta-endorphin levels. Longitudinal studies with larger samples are needed to further explore this area.

Benzer Tezler

  1. Kendine zarar verme davranışı olan ve olmayan major depresif bozukluk tanılı ergenlerin duygu düzenleme stratejileri ve metakognisyonları : Sağlıklı ergenlerle karşılaştırmalı bir çalışma

    Emotional regulation strategies and metacognitions in adolescents with and without self-harming behavior diagnosed with major depressive disorder: A comparative study with healthy adolescents

    HİLAL ÇAKAR AKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NAGİHAN CEVHER BİNİCİ

    DOÇ. DR. CANEM KAVURMA

  2. Kendine zarar verme davranışı olan ve olmayan majör depresif bozukluk tanılı ergelerde akut sosyal stresin karar verme ve metakognitif süreçlere etkisi

    The effect of acute social stress on decision-making and metacognitive processes in adolescents diagnosed with major depressive disorder, with and without non-suicidal self-injury

    ANIL ŞAFAK KAÇAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İPEK SÜZER GAMLI

  3. İlk atak major depresyon tanısı alan pediatrik hasta grubunda inflamasyon ve oksidatif stres belirteçlerinin serum düzeylerinin sağlıklı kontrollerle kıyaslanması ve depresyona eşlik eden kendine zarar verme davranışı ve intihar düşüncesi/girişiminin bu parametrelerle ilişkisinin incelenmesi

    Comparison of serum levels of inflammation and oxidative stress markers in pediatric patients diagnosed with first-episode major depression with healthy controls and investigation of the relationship between these parameters and self-harming behavior and suicide ideation/attempts associated with depression

    TUĞBA ZİLAYAZ DURUKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MAHMUT ZABİT KARA

  4. Kendine zarar verme davranışı olan çocuk ve ergenlerin ortam terapisinden faydalanımının değerlendirilmesi

    Evaluation of the benefit from milieu therapy of children and adolescents with self harm behavior

    BAHAR ŞEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    PsikiyatriDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜSEYİN BURAK BAYKARA

  5. İntihar davranışı bozukluğu ile intihar olmayan kendini yaralama tanısı olan ergenlerin akıllı telefon bağımlılığı riski ve siber zorbalık açısından karşılaştırılması

    Comparison between suicidal behavior disorder and non-suicidal self injury in terms of smartphone addiction risk and cyberbullying

    ELİF YERLİKAYA ORAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜL KARAÇETİN