Böbrek nakli hastalarında sitomegalovirüs ve bk virüs enfeksiyonu sıklığı ve klinik seyri: Medipol üniversitesi deneyimi
Frequency and clinical course of cytomegalovirus and bk virus infection in kidney transplant patients: Medipol university experience
- Tez No: 919648
- Danışmanlar: PROF. DR. AYDIN ÜNAL, PROF. DR. ALİ MERT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Medipol Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Böbrek nakli yapılan hastalarda Sitomegalovirüs (CMV) ve BK polyoma virüs (BKPyV) enfeksiyonları morbidite, greft kaybı ve mortaliteyle ilişkilidir. Bu enfeksiyonların taraması, klinik şüphe durumunda tespiti, takip ve tedavisi önemlidir. Merkezimizde böbrek nakli yapılan 220 hasta geriye dönük değerlendirilerek nakil sonrası dönemde CMV DNA PCR pozitiflikleri, organ tutulumları, hangi aylarda ortaya çıktığı, tedavilerinde uygulanan yöntemler araştırılmıştır. Ayrıca bu hastaların BKPyV pozitiflikleri, uygulanan tedaviler, nefropati yapıp yapmadığı, tedavi bitiminde immünsupresyon dozlarındaki ayarlamalar da araştırılmıştır. Çalışmamızda 27 hastada (%12,3) ortanca 7. ayda CMV DNA pozitifliği saptanmıştır. Bunların %37'sinin asemptomatik olduğu görülürken, %33,3'ünün üst solunum yolu enfeksiyonu (ÜSYE) semptomlarına sahip olduğu, %29,6'sında doku invaziv CMV enfeksiyonunun geliştiği saptanmıştır. Çalışmamızda hastaların kan ve idrarda BKPyV değerlendirmesi yapıldığında; katılımcıların %26,8'inde BKPyV idrarda pozitifken, kanda pozitiflik oranı %11,8 bulunmuştur. Kan ve idrarda eşzamanlı pozitiflik oranı ise %8,6 bulunmuştur. Viremisi olan 26 hastanın 3'ünde biyopsiyle kanıtlanmış nefropati saptanmıştır ama greft kaybı yaşanmamıştır. Çalışmamızda yalnızca virürisi olan 40 hastanın 37'sinde tedavisiz izlem yapılmış olup, 1 hastada everolimusa geçilmiş, kalan 2 hastada takip kaybı olmuştur. Viremi saptanan 26 hastanın 15'inde immünsupresyon dozu azaltılmış, 2 hastada takip kaybı olmuş, 1 hastada immünsupresyonun azaltılmasına ek kinolon kullanılmış, 1 hastada intravenöz immünglobülin (IVIG) verilmiş, 1 hastada everolimusa geçilmiş, kalan 6 hastada tedavisiz izlem yapılmıştır. Tüm bu tedavilerle viremi saptanan hastaların hiçbirinde greft kaybı olmamıştır. Bu da tedavide etkin olduğumuzu ve müdahalelerin yeterli olduğunu göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Cytomegalovirus (CMV) and BK polyoma virus (BKPyV) infections are associated with morbidity, graft loss, and mortality in kidney transplant patients. Screening for these infections, detection, follow-up and treatment in case of clinical suspicion are important. 220 patients who underwent kidney transplantation in our center were evaluated retrospectively and CMV DNA PCR positivity in the post-transplant period, organ involvement, the months in which it appeared, and the methods applied in their treatment were investigated. In addition, the BKPyV positivity of these patients, the treatments applied, whether they had nephropathy, and the adjustments in immunosuppression doses at the end of the treatment were also investigated. In our study, CMV DNA positivity was detected in 27 patients (12.3%) at a median of 7 months.While 37% of them were asymptomatic, 33.3% were found to have symptoms of upper respiratory tract infection (URTI) and 29.6% developed tissue-invasive CMV infection. In our study, when BKPyV was evaluated in the blood and urine of the patients; While BKPyV was positive in urine in 26.8% of the participants, the positivity rate in blood was found to be 11.8%. The simultaneous positivity rate in blood and urine was found to be 8.6%. Biopsy-proven nephropathy was detected in 3 of 26 patients with viremia, but no graft loss occurred. In our study, 37 of 40 patients with only viruria were followed up without treatment, 1 patient was switched to everolimus, and the remaining 2 patients were lost to follow-up. In 15 of 26 patients with viremia, the immunosuppression dose was reduced, 2 patients were lost to follow-up, 1 patient was treated with a quinolone in addition to reducing immunosuppression, 1 patient was given intravenous immunoglobulin (IVIG), 1 patient was switched to everolimus, and the remaining 6 patients were followed up without treatment. With all these treatments, there was no graft loss in any of the patients with viremia. This shows that we are effective in the treatment and the interventions are sufficient.
Benzer Tezler
- Böbrek nakli hastalarında proteinüri prevalansı ve nedenleri
Prevalance and the causes of proteinuria in kidney transplant recipients
SENEM ERTİLAV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
NefrolojiDokuz Eylül Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ ÇELİK
- Hemodiyalize bağımlı kronik böbrek hastalarında gonadotropik hormonlar ile östrojen ve testosteron düzeylerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
HANDAN İLGÜNŞATIROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıCumhuriyet ÜniversitesiFizyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SENA ERDAL
- Kan basıncı değişiminin böbrek dokusunda gösterdiği histolojik farklılaşmalar
Renal tissue alternations caused by a change in the blood pressure
BİLGE ONARLIOĞLU(TÖREL)
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
MorfolojiCumhuriyet ÜniversitesiMorfoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDOĞAN GÜRSOY
- Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi
The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins
CANAN NEBİGİL
Doktora
Türkçe
1985
Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet ÜniversitesiFarmakoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU
- Besi kuzularında süt emme süresi, cinsiyet, doğum ağırlığı ve sütten kesim ağırlığının karkas özellikleri üzerine etkileri
Effects of suckling period, sex, birth weight and weaning weight on the carcass qualities of fattening lambs
NAZAN GÖBÜŞ