ÇOCUKLUK ÇAĞI ÜRİNER SİSTEM ENFEKSİYONLARININ GERİYE DÖNÜK OLARAK BEŞ YILLIK DEĞERLENDİRİLMESİ
“EVALUATION OF URINARY TRACT INFECTION IN CHILDHOOD, A 5 YEAR RETROSPECTIVE STUDY”
- Tez No: 920212
- Danışmanlar: UZMAN SEMA YILDIRIM
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Antibiyotik direnci, çocuk, üriner sistem enfeksiyonu, antibiotic resistance, urinary tract infection, pediatric
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Üriner sistem enfeksiyonları çocukluk çağında ikinci sıklıkta görülen enfeksiyonlar olup tedavi edilmediği takdirde ciddi komplikasyonlara yol açabilmektedir. Son yıllarda giderek artan antibiyotik direnci üriner sistem enfeksiyonu tedavisini zorlaştırmakta ve komplikasyon gelişim riskini artırmaktadır. Çocuklarda predispozan faktörlerin belirlenerek başvuru anında dirençli üropatojen saptanma riskini öngörmek ve tedaviye buna göre yön vermek komplikasyon riskini ve hastane yatışlarını azaltacaktır. Bu çalışmada hastaların geliş şikayetlerinin, altta yatan anatomik anomalilerinin antibiyotik direnci ile ilişkisini ve bölgesel antibiyotik direnç paterninin belirlenmesini amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Ocak 2015 – Ocak 2020 yılları arasında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları servisinde üriner sistem enfeksiyonu tanısıyla yatarak tedavi alan 173'ü kız (%61,35), 109'u erkek (%38,65) 282 çocuğun dosya verilerinin geriye dönük olarak taranmasıyla yapıldı. Çocukların ÜSE tanısı anındaki yaşı, cinsiyeti, ÜSE atak sayısı, başvuru anındaki semptomları, ÜSE öncesi 1 ay içinde antibiyotik kullanımları, tam idrar tetkiki incelemesi, hemogram, CRP, üre, kreatinin sonuçları, idrar kültüründe üreyen etken ve antibiyogram sonuçları, ultrasonografi, VCUG ve DMSA sintigrafisi bulguları incelendi. Çalışmaya dahil edilen 1 ay – 24 ay arası çocuklar Grup 1; 24 ay – 60 ay arası çocuklar Grup 2 ve 60 ay (5 yaş) – 18 yaş arası çocuklar Grup 3 olacak şekilde üç gruba ayrıldı. Gruplara göre görüntüleme bulguları ve idrar kültüründe üreyen mikroorganizmalar, direnç paternleri karşılaştırıldı. Çocuklar hastalığın ağırlık derecesini ve tekrarlama ihtimalini etkileyebilecek diğer olası etkenler açısından incelendi. Süt çocuklarının tümünde kateterizasyon yöntemi ile, mesane kontrolünü sağlayan çocuklarda ise orta akım yöntemi ile idrar örnekleri alındı. Tam idrar tetkikinde piyüri saptanan çocuklarda kateterizasyon yöntemi ile alınmış örneklerde 50.000 cfu/ml ve üstü, orta akım idrarı ile alınan örneklerde 100.000 cfu/ml üreme anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya alınan çocukların yaş ortalaması 52,44 (4 yaş 4 ay) ± 37,37 ay (3 yaş 1 ay) saptandı. Hastalarımızın 173'ü (%61,35) kız, 109'u (%38,65) erkek idi. Kız çocuklar içinde tekrarlayan ÜSE görülme sıklığı %41,04 olup, bu oran erkek çocuklar için %31,19 idi. Çalışmaya dahil edilen çocukların %17,73'ü Grup 1'de, %55,67'si Grup 2'de ve %26,60'ı Grup 3'te idi. Her iki cinsiyette de en sık başvuru semptomları ateş, bulantı/kusma, huzursuzluk idi. Çocukların %94,6'sına üriner USG çekilmiş ve %38,65'inde üriner anomali saptanmış idi. USG'de üriner anomali saptanma oranı erkek çocuklarda (%55) kız çocuklara (%32,33) göre daha yüksek saptandı. Her iki cinsiyette de en sık görülen ultrasonografik üriner anomali pelvikaliektazi ve hidronefroz idi. Tüm çocukların %19,14'ünde ise VCUG ile tespit edilen VUR saptandı. Grup 1 (%10) ile Grup 2'de (%12,10) VUR sıklığı birbirine yakın olup Grup 3'e (%17,33) göre daha düşüktür. Tüm yaş gruplarında DMSA sintigrafisinde renal skar görülme oranı %16,13 saptanmış olup, yaş gruplarına göre incelendiğinde Grup 3'te (%29,73) Grup 1 (%4) ve Grup 2'ye (%13,55) göre anlamlı olarak daha sık idi. Çalışmamızda tekrarlayan ÜSE görülme sıklığı Grup 3'te (%60) Grup 1 (%26) ve Grup 2'ye (%29,33) göre anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır. Çocukların yaşı ilerledikçe ÜSE tekrarlama sıklığı ile üriner USG'de ve DMSA sintigrafisinde skar görülme oranı artmaktadır. Tüm çocuklar değerlendirildiğinde en sık saptanan üropatojen E.coli (197 çocuk, %69,8) idi. Bunu sırasıyla K.pneumoniae (53 çocuk, %18,86), Enterobakter spp. (7 çocuk, %2,49), Proteus mirabilis (7 çocuk, %2,49) ve Enterococcus spp. (5 çocuk, %1,77) izlemekteydi. Üropatojenlerin türden bağımsız olarak antibiyotik dirençleri incelendiğinde; en yüksek direncin ampisiline (%78,1) karşı geliştiği, bunu aztreonam (%66,67) ve netilmisin (%66,67), sonrasında amoksisilin-klavulonat (%59,49), sefiksim (%57), sefuroksim (%57), sefuroksim aksetilin (%56,15) izlediği saptandı. Son yıllarda belirli antibiyotiklerin direnç sıklığının önceki yıllara göre arttığı bulundu. Sonuç: Çalışmamızda antibiyotik direnç paternlerinin ülkemizin başka bölgelerinde yapılan çalışmalara göre farklılıklar gösterdiği saptandı. Bu sebeple dönemsel olarak yapılacak daha geniş serili ve ileriye dönük çalışmalar ile antibiyotik direnç sıklığını belirleyip ampirik tedaviyi buna göre planlamak tedavi başarısızlığını, komplikasyon gelişimini ve üriner sistem enfeksiyonunun tekrarlamasını engelleyecektir. Akılcı antibiyotik kullanım kılavuzlarına uymak, gereksiz yere antibiyotik reçete etmemek ve reçete edilen antibiyotiğin mümkün olan en dar spektrumda kalmasına dikkat etmek direnç gelişiminin önüne geçmemizi sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Introduction: Urinary tract infections are the 2nd most common infection in childhood. Treatment failures can lead to serious complications. In recent years, antibiotic resistance has increased worldwide, causing difficulties in UTI treatments everyday. For this reason, we designed our study to determine the risk factors underlying antibiotic resistance. The aim of this study is to investigate distribution of uropathogens that cause urinary tract infections, resistance to antibiotics over the years according to age, gender, prophylaxis status and presence of underlying pathological problems in patients with urinary tract infections. Material and Methods: A total of 282 patients (173 girls and 109 boys) aged between 1 month and 18 years who were hospitalized in Istanbul Medeniyet University Goztepe Training and Research Hospital with the diagnosis of urinary tract infection (UTI) between January 2015 - January 2020 were enrolled in this retrospective study. Age, gender, symptoms, uriner microscopy and urine culture antibiogram results, prophylactic status, antibiotic usage history, the underlying pathological problems and the imaging findings of patients were recorded. Cases were classified into three age groups as 1 month-24 months, 24-60 months and >60 months. Patients with growth of uropathogen in uriner analysis at the concentration of ≥50,000 cfu/ml from a catheterized specimen and ≥100,000 cfu/ml from a clean voided specimen are included in our study. Results: Of 282 children, 173 were female and 109 were male. The mean age of the patients was 52,44 ± 37,37 months. 17,73% of the patients were aged between 1 month and 24 months, 55,67% of the patients were aged between 24 and 60 months and 26,60% of the patients were aged >60 months. For both genders, the most common clinical symptom at admission was fever, the remainder included vomiting and restlessness. Of 94,6% of all patients, urinary ultrasonography was cunducted and 38,65% of them had urinary tract abnormalities. Urinary tract abnormalities were found to be more common in male (55%) than female (32,33%) patients. For both genders, the most common urinary tract abnormalities were pelvocaliectasis and hydronephrosis. 19,14% of the patients had vesicouretheral reflux on VCUG. VUR was more common in patients older than 5 years. Renal scarring in DMSA sintigraphy was found in 16,13% of all patients. Patients older than 5 years had renal scarring more often than other age groups, respectively. Two of the most common organisms were Escherichia coli (69,8%) and Klebsiella spp. (18,86%). Resistance rate to ampicilin was 78,1%, to amoxicillin-clavulonate was 59,49% to trimethoprim-sulfamethoxazole (TMP-SXT) was 41.18% to cefixime was 57%. The resistance of amicasin, ciprofloxacin and ceftazidime found to increased in recent years, respectively. Conclusion: In our study we discovered that antibiotic resistance paterns in our region are different than other regions and countries. For this reason, it is important to carry out resistance studies in wider patient groups at certain intervals to determine antibiotic resistance rates for each region.
Benzer Tezler
- Çocukluk çağı idrar yolu enfeksiyonlarının geriye dönük değerlendirilmesi
A retrospective study on urinary tract infections in children
FATMA CANBEYLİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
NefrolojiGazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ENVER HASANOĞLU
- ADÜ çocuk acil polikliniğine başvuran 3-6 yaş arası çocuklarda tam idrar tetkiki ile idrar kültürü bulguları arasındaki ilişki
The relationship between full urine examination and urine culture findings for 3-6 years old children applied to Adnan Menderes University (ADU) pediatric emergency clinic
FUNDA EKİMCİ DENİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Aile HekimliğiAdnan Menderes ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYFER GEMALMAZ
- Çocukluk çağı üriner sistem enfeksiyonları tanı ve takibinde güncel yaklaşımlar
Başlık çevirisi yok
GÜNAY CANTÜRK
- Çocukluk çağı üriner sistem taş hastalığının tanı- takip ve tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of diagnosis, follow-up and treatment results of childhood urinary system stone disease
FATMA ÖZCAN SIKI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Çocuk CerrahisiSağlık BakanlığıÇocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSEYİN TUĞRUL TİRYAKİ
- Çocukluk çağı üriner sistem taş hastalığında metabolik değerlendirme
Metabolic evaluation of urinary system stone disease in childhood
MİHRİBAN İNÖZÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BANU ÇELİKEL ACAR