Travma hastalarının yoğun bakıma kabulünde nötrofil/lenfosit, trombosit/lenfosit, CRP/albümin, laktat ve baz açığı düzeylerinin mortaliteye etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of neutrophil/lymphocyte, platelet/lymphocyte, CRP/albumin, lactate and base deficit levels on mortality during the admission of trauma patients to intensive care
- Tez No: 922319
- Danışmanlar: DOÇ. DR. BAŞAK PEHLİVAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Harran Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Travma; başta genç nüfusta olmak üzere tüm yaşlarda önemli bir morbidite ve mortalite sebebidir. Travma vakaları sadece ölümlerle sınırlı kalmayıp hayatta kalan milyonlarca insanın da sakat kalmasına veya uzun süreli tedavi ve rehabilitasyon süreçlerine neden olmaktadır. Yoğun bakım travma hastalarında objektif kriterlerle hesaplanmış faydalı biyobelirteçlerin kullanılması; prognozun belirlenmesi, morbidite ve mortaliteyi etkileyen faktörlerin erken dönemde tespit edilip önlenmesinde çok yararlı olacaktır. Bu çalışmanın amacı yoğun bakımda takip edilen travma hastalarında Nötrofil/Lenfosit, Trombosit/Lenfosit, CRP/Albümin oranları ile Laktat ve Baz Açığı düzeylerinin mortaliteyle ilişişinin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulu onayı alındıktan sonra 2021- 2023 yılları arasında Genel Yoğun Bakım Ünitesine travma nedeniyle kabul edilen hastaların arşiv verileri retrospektif olarak tarandı. Yaş ve cinsiyet kısıtı olmaksızın tespit edilen 453 travma hastasından tedavi süreçleri tamamlanmış ve verilerinde eksiklik bulunmayan 240 hasta çalışamaya dahil edildi. Hastaların demografik verileriyle birlikte travmanın türü, yaralanan bölge, yatış süresi, ek hastalıkları, GKS, APACHE II ve ISS skorları, yatıştan sonra ilk bakılan kan örneğinden nötrofil, lenfosit, trombosit, crp, albümin, laktat ve baz açığı değerleri veri kayıt formuna işlendi. Hastalar taburcu olanlar ve ölenler şeklinde iki ayrı grup olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların %67,5'i erkek hastalar olup tüm hastaların yaş ortalaması 34,02±26,72 idi. Yaş ve cinsiyet açısından gruplar arasında arasında anlamlı fark yoktu. Ancak ölen hastaların daha uzun yatış süreleri olduğu görüldü. En sık görülen ilk iki travma nedeni düşmeler ve trafik kazalarıydı. En mortal seyreden travma türü ateşli silah yaralanmaları olmuştur. En sık yaralanan anatomik bölgeler ekstremiteler ve baş-boyun bölgesiydi. Ancak en mortal seyredenler toraks yaralanmalarıydı. Hastaların sadece %17,5'inde ek hastalık görülmüştür.Komorbid hastalıklar ölen hastalarda daha yüksek oranda görüldü. En sık eşlik eden komorbid hastalık hipertansiyon olmuştur. Taburcu olan hastaların ortalama ISS puanı 10,12±4,33 iken, ölen hastalarda 20,76±7,96 idi. GKS puanı yaşayanlarda ortalama 13,23±2,74 iken, ölenlerde 5,68±3,70'ti. APACHE II skorları yaşayanlarda 10,98±4,46 iken, ölenlerde 22,96±5,89'du. Bu üç skorlama sistemi de gruplar arasında anlamlı farklılık göstermiştir (p<0,05). NLO değeri taburcu olan hastalarda 9,37±8,09 iken, ölen hastalarda bir miktar düşük (7,95±8,83) olmakla birlikte aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0,05). TLO değeri sağ kalanlara göre ölen hasta grubunda anlamlı düzeyde düşük (179,25±124,12'ye karşılık 126,16±108,58) (p<0,05), CAO değeri ise sağ kalanlara göre ölen hasta grubunda anlamlı düzeyde yüksek (0,73±1,86'ya karşılık 2,98±5,75) (p<0,05) bulunmuştur. Laktat düzeyi yaşayanlara göre mortalite grubunda anlamlı düzeyde yüksek (2,39±1,46'ya karşılık 4,99±4,07) (p<0,05) iken, ölen hastalarda daha derin baz açığı (-7,24±8,15'e karşılık - 2,03±4,33) (p<0,05) olduğu görülmüştür. Tartışma ve Sonuç: Travma, genç yaş grubu başta olmak üzere tüm yaşlarda önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Çalışmamızda, travma hastalarında mortalite ve prognoz ile ilişkili biyobelirteçler ve skorlama sistemleri incelenmiştir. Vakalarımızın çoğunlukla genç erkeklerden oluştuğu, düşme ve trafik kazalarının en sık travma nedenleri olduğu belirlenmiştir. Toraks yaralanmaları en yüksek mortalite oranına sahipken, ek hastalıkların varlığı mortalite riskini artırmıştır. Yaralanma Ciddiyet Skoru (ISS), GKS ve APACHE II skorlama sistemleri ile mortalite arasında güçlü bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca, Trombosit/Lenfosit Oranı (TLO), CRP/Albümin Oranı (CAO), başlangıç laktat ve baz açığı düzeylerinin mortaliteyi öngörmede anlamlı biyobelirteçler olduğu görülmüştür. Nötrofil/Lenfosit Oranı (NLO) ise gruplar arasında anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Bu bulgular, travma hastalarının prognozunun belirlenmesinde ve tedavi süreçlerinin optimize edilmesinde biyobelirteçlerin ve skorlama sistemlerinin önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, daha geniş hasta gruplarında yapılacak ileri çalışmalarla bu parametrelerin etkinliği ve standart kullanımı daha iyi değerlendirilebilir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Trauma is a significant cause of morbidity and mortality, particularly in the young population, but also across all age groups. Trauma cases not only result in deaths but also lead to the disability of millions of individuals who survive, as well as long-term treatment and rehabilitation processes. The use of beneficial biomarkers calculated with objective criteria in trauma patients in intensive care is very useful for determining prognosis and identifying morbidity and mortality influencing factors early on, thus enabling preventive measures. The aim of this study is to determine the relationship between Neutrophil/Lymphocyte, Platelet/Lymphocyte and CRP/Albumin ratios, as well as Lactate and Base Deficit levels, with mortality in trauma patients followed in intensive care. Materials and Methods: After obtaining approval from the Ethics Committee of Harran University Faculty of Medicine, the records of patients admitted to the General Intensive Care Unit due to trauma between 2021 and 2023 were retrospectively reviewed. Of the 453 trauma patients identified without age or gender restrictions, 240 patients whose treatment processes were completed and whose data were not missing were included in the study. Patients demographics, trauma type, affected region, accompanying diseases, scores such as GCS, APACHE II and ISS, along with laboratory values (neutrophil, lymphocyte, platelet, crp, albumin, lactate and base deficit levels) were recorded into a data collection form. The patients were divided into two groups for comparison: those who were discharged and those who died. Findings: 67,5% of the patients were male and the average age of all patients was 34,02±26,72 years. There was no significant difference between the groups in terms of age and gender. However, it was observed that the deceased patients had a longer hospital stay. The most common causes of trauma were falls and traffic accidensts. The most frequent trauma type among fatal cases involved firearm injuries. The most commonly affected anatomical regions were the extremities and the head-neck region. However, the most mortal ones were thoracic injuries. Comorbidities were observed in only 17,5% of the patients. Comorbid diseases were seen at a higher rate in patients who died. The most common comorbid disease was hypertension. The average ISS score was 10,12±4,33 for discharged patients, while it was 20,76±7,96 for deceased patients. The average GCS score was 13,23±2,74 in the surviving group, while it was 5,68±3,70 in the deceased group. The APACHE II scores were 10,98±4,46 in the surviving group and 22,96±5,89 in the deceased group. All three scoring systems showed a significant difference between the groups. (p<0,05) The NLR value was 9,37±8,09 in the discharged patients and slightly lower (7,95±8,83) in the deceased patients, but the difference was not statistically significant. (p>0,05) The PLR value was significantly lower in the deceased patient gruop compared to the survivors (179,25±124,12 vs. 126,16±108,58) (p<0,05), while the CAR value was significantly higher in the deceased patient gruop compared to the survivors (0,73±1,86 vs. 2,98±5,75). (p<0,05) The lactate level was significantly higher in the mortality group compared to the survivors (2,39±5,75 vs. 4,99±4,07) (p<0,05), and the deceased patients had a deeper base deficit (-7,24±8,15 vs. -2,03±4,33). (p<0,05) Discussion and Conclusion: Trauma is an important cause of morbidity and mortality across all age groups, especially among the younger population. In our study, biomarkers and scoring systems related to mortality and prognosis in trauma patients were examined. The majority of cases were determined to involve young men, with the most common trauma cases being falls and traffic accidents. The presence of thoracic injuries significantly increased the risk of mortality. Injurity Severity Score (ISS), GCS and APACHE II scoring systems were found to have a strong relationship with mortality. Additionally, Platelet/Lymphocyte Ratio (PLR), CRP/Albumin Ratio (CAR), initial lactate and base deficit levels were significant biomarkers for predicting mortality. On the other hand, Neutrophil/Lymphocyte Ratio (NLR) did not show a significant difference between the groups. These findings demonstrate the important role biomarkers and scoring systems can play in optimizing the prognosis and treatment processes of trauma patients. However, further studies in larger patient groups can help better evaluate the effectiveness and standardized use of these parameters.
Benzer Tezler
- Multitravma hastalarında yaralanma şiddet skoru, ters şok indeksi ve laktat seviyesinin yoğun bakımda kalış süresi ve mortaliteyi öngörmedeki değerinin karşılaştırılması
Comparison of injury severity score (ISS), reverse shock index and lactate level in predicting mortality and length of stay in icu in patients with multiple trauma
ÖMER FARUK DEMİRAYAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Acil TıpNecmettin Erbakan ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEDAT KOÇAK
- Acil servise yüksek enerjili travma nedeniyle başvuran hastalarda klinik gestaltın tüm vücut bilgisayarlı tomografisindeki pozitif sonuçları öngörmedeki etkisi
The role of clinical presentation in predicting positive findings on whole-body computed tomography in patients presenting to the emergency department with high-energy trauma
TUBA NUR VURAL
- 1991-2000 yılları arasında OMÜ Tıp Fakültesi Cerrahi Yoğunbakım Ünitesi'nin ve yoğun bakımda yatan hastaların retrospektif analizi
A retrospctive analyze of the Ondokuz Mayıs University Faculty of Medicine Surgical Intensive Care Unit and of the patients who admitted to ıcu between 1991-2000
FATİH ÖZKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Anestezi ve ReanimasyonOndokuz Mayıs ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. A. HAYDAR ŞAHİNOĞLU
- Kafa travması ile başvuran hastalarda travmatik beyin yaralanması prognozu ile MPV (mean platelet volume) parametresi arasındaki ilişki
The relationship between traumatic brain injury prognosis and MPV (mean platelet volume) parameter in patients presenting with head injury
BEYAZIT CESUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Acil TıpSüleyman Demirel ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NESRİN GÖKBEN BECEREN
- Akut ve kronik pankreatit tanılı çocukların retrospektif olarak değerlendirilmesi
The retrospective evaluation of children diagnosed with acute and chronic pancreatitis
GÜLÇİN BİLİCEN YARENCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYDAN KANSU TANCA