Premenstrüel sendrom belirti düzeyi ile erken yaşantılarda şiddete uğrama, tanıklık etme ve bağlanma stillerinin ilişkisi: Ruminatif düşünmenin rolü
The relationship between premenstrual syndrome symptom level and exposure to, witnessing violence in early experiences and attachment styles: The role of ruminative thinking
- Tez No: 922944
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ESİN ÖZDENİZ VARAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Psikoloji, Psychology
- Anahtar Kelimeler: Bağlanma stilleri, Premenstrüel sendrom, Ruminasyon Şiddete maruz kalma, Şiddete tanık olma, Ruminasyon, Attachment styles, Exposure to violence, Premenstrual syndrome, Rumination, Witnessing violence
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Hamidiye Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Klinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Klinik Psikoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmanın amacı premenstrüel sendrom yoğunluğuyla bağlantılı olabileceği düşünülen erken yaşantılarda şiddete uğrama, tanıklık etme ve bağlanma stillerinin ilişkisini incelemek ve ruminasyonun aracı rolünü değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmada belirlenen amaca yönelik incelemeler için Demografik Bilgi Formu, Premenstrüel Sendrom Ölçeği, Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği, Çocukluk ve Ergenlik Döneminde Babanın Anneye Yönelik Şiddetine Tanık Olma Ölçeği, Olumlu ve Olumsuz Ruminasyon Ölçeği ve Üç Boyutlu Bağlanma Stilleri Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılar 18-55 yaş aralığındaki aktif menstrüel döngüsü devam eden kadınlardan oluşmaktadır. Çalışmadan dışlama kriterleri depresyon, distimik, iki uçlu veya psikotik bozukluklara sahip olmak; antidepresan ya da psikotik bozukluklarla ilişkili ilaç kullanmak; hamile olmak şeklinde belirlenmiştir. 271 kişiden oluşan örneklem grubundan toplanan verilerin analizi için SPSS 27 programı kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkileri değerlendirmek için Pearson korelasyon analizi; bağlanma grupları arasındaki farkları incelemek için One-Way ANOVA; ruminasyonun aracı rolünün tespiti için aynı uygulamanın PROCESS makrosu kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan korelasyon analizlerinin sonucunda premenstrüel sendrom düzeyi ile erken dönemde maruz kalınan şiddet ve tanık olunan şiddet düzeylerinin ve olumsuz ruminasyonun pozitif; olumlu ruminasyonun negatif korelasyona sahip olduğu görülmüştür. Güvenli bağlanma stilinin sendrom düzeyi ile ters; kaygılı bağlanmanın eş yönlü ilişki içinde olduğu; kaçıngan bağlanmanın ise ile anlamlı ilişkisinin olmadığına ulaşılmıştır. Bağlanma stillerine göre yapılan karşılaştırmada kaygılı bağlananların en şiddetli belirtileri yaşadığı görülmüştür. Ruminasyon erken yaşantılarda şiddete maruz kalma ve tanık olmanın premenstrüel sendrom belirtilerine etkisinde aracı roldedir. Her iki değişkenin de hem olumlu hem de olumsuz ruminasyonun aracılığında sendrom belirtilerini belirginleştirdiğine ulaşılmıştır. Sonuç: Elde edilen bulgular premenstrüel sendromun yaşamın erken yıllarındaki kötü deneyimlerden ve bakımverenle kurulan bağın niteliğinden etkilendiğini ortaya koymuştur. Şiddete tanık olma ve bağlanma stillerine yer vermiş başka bir çalışmaya rastlanmaması bu araştırmanın özgün değerini ortaya koymaktadır. Bulgular, sendromla çalışırken klinik alanda bilgi toplanması ve müdahale edilmesi yararlı olabilecek noktalara ışık tutmaktadır.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of the study is to examine the relationship between exposure to and witnessing violence and attachment styles in early experiences, which are thought to be related to the severity of premenstrual syndrome and to evaluate the mediating role of rumination. Materials and Methods: In this research, Demographic Information Form, Premenstrual Syndrome Scale, Childhood Trauma Questionnaire, Witnessing The Domestic Violence Of Father Towards Mother In Childhood Scale, Positive and Negative Rumination Scale and Three-Dimensional Attachment Styles Scale were used for examinations conducted in line with the research objective. Participants consist of women between the ages of 18-55 who are at least literate and have an active menstrual cycle. Exclusion criteria in the study were determined as having depression, dysthymic disorder, bipolar disorder, psychotic disorders, using antidepressants or medications related to psychotic disorders and being pregnant. SPSS 27 software program was used to analyze the data collected from the sample consisting of 271 people. To evaluate the relationships between variables Pearson correlation analysis; to examine differences between attachment groups One-Way ANOVA; to determine the mediating role of rumination the PROCESS macro was used. Results: As a result of the correlation analysis, it was found that premenstrual syndrome symptom level had significant positive relationship with the levels of violence exposed and witnessed in the early life and negative rumination, while it was negatively correlated with positive rumination. It was found that the secure attachment style was negatively corelated with the syndrome level; the anxious attachment style was in a parallel relationship and there was no significant relationship between avoidant attachment levels and syndrome symptoms. In the comparison based on attachment styles, it was served that those with anxious attachments experienced the most severe symptoms. Rumination was a part in mediating role in the effect of exposure to and witnessing violence in early life on premenstrual syndrome symptoms. It was found that both variables make the symptoms ofthe syndrome more increased through the mediation of both positive and negative rumination. Conclusion: The findings revealed that premenstrual syndrome develops or reduce by being affected by adverse life experienced in the early years of life and the quality of the bond established with the caregiver. The fact that no other study has been found that includes witnessing violence and attachment styles reveals the unique value of this research. The findings shed light on points where it may be useful to collect information and intervene in the clinical field when working with the syndrome.
Benzer Tezler
- Bir sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu öğrencilerinin cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmet kullanımları ve ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi
Assessment of sexual and reproductive health service utilization and related factors among students of a health services vocational school
IŞIL ÖNEY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Halk SağlığıEge ÜniversitesiHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MELTEM ÇİÇEKLİOĞLU
- Pre ve postmenapozeal overlerin ince yapı düzeyinde karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
ÖZGÜL SEVİNÇ
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
MorfolojiÇukurova ÜniversitesiHistoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SUNA SOLMAZ
- Premenstruel sendrom tedavisinde bromocriptine
Başlık çevirisi yok
CEMAL DEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Kadın Hastalıkları ve DoğumCumhuriyet ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Anovulatuvar kadınlarda menotropin indüksiyonuyla oluşan endometriyumun premenstrüal evredeki yapısı (ışık ve elektron mikroskobik incelemeler)
Structure of premenstrual endometrium in menotropin induced anovulatory women (light and electron microscopical observations)
ALP CAN