Geri Dön

Premenstrüel sendrom etyolojisinde su ve tuz retansiyonunun yeri

Water and salt retansion in the etiology of prementrual syndrome

  1. Tez No: 18545
  2. Yazar: M.HAKAN ŞATIROĞLU
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Atriyal natriüretik faktör, Etyoloji, Glomerüler filtrasyon hızı, Plazma, Premenstrüel sendrom, Sodyum, Su-elektrolit dengesi, Vücut sıvıları, Atrial natriuretic factor, Etiology, Glomerular filtration rate, Plasma, Premenstrual syndrome, Sodium, Water-electrolyte balance, Body fluids
  7. Yıl: 1990
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü
  12. Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

33 SONUÇ VE ÖZET Bu çalışmada PMS etyolojisinde en çok savunulan teorilerden biri olan su ve tuz retan- siyonunun, elde edilen bulgulara göre güvenilir olmadığı sonucuna varılmıştır. Aksine son yıllarda Oian ve ark.'nın geliştirdiği, vücut srvılannın kompartman değiştirerek PMS semptomlarına yol açması teorisini destekleyen sonuçlar elde edilmiştir. Bu amaçla PMS'lu hastalarda ve eşdeğer özel liklere sahip, sağlıklı kontrol grubunda plazma hacmi, ekstraselüler sıvı, glomerül filtrasyon hızı, total vücut sıvısı, atrial natriüretik protein, total değiştirilebilir sodyum, şişkinlik hissi ve vücutağııiığı parametrelerinin foliküler ve luteal fazdaki değişimleri araştırılmıştır. PMS'lu hastalarda yaygın inancın tersine luteal fazda vücut ağırlığında bir artış olmadığı gözlenmiştir (P> 0.05). Total vücut sıvısında, hem hastada hemde kontrol grubunda bir artış olmadığı bulunmuş (P>0.05), bu bulguda vücut ağırlığının artmaması ile paralellik göstermiştir. Şişkinlik hissinin sübjektif olarak değerlendirildiği görsel anolog skorlamasında PMS'lu grupta beklendiği gibi skorların luteal fazda yüksek olduğu (P< 0.001), kontrol grubunda anlamlı bir değişiklik olmadığı (P>0.05) gözlenmiştir. Bunun yanında ekstraselüler sıvı hacmi ve glomerül filtrasyon hızlarında hasta ve kontrol gruplarında hem foliküler ve luteal fazlar arasında, hem de hasta ve kontrol grubu arasında anlamlı bir değişme gözlenmemiş, ancak plazma hacminin hasta grubunda, luteal fazda anlamlı olarak azaldığı (P<0.05) bulunmuştur. Bu bulgular Oian ve ark.'nın PMS'lu hastalarda damar içi sıvının in- tersitisyel aralığı geçerek kompartman değiştirdiğini öne süren teorisi ile paralellik göstermektedir. Ayrıca damar içi sıvının özellikle ciltde intersitisyel aralığa geçmesi vücut ağırlığı ve belirgin ödem ol-mamasına karşın özellikle meme, karın el ve ayaklardaki premenstrüel şişkinlik hissini açıklar görünmektedir. Plazma hacmindeki azalma ANP'nin hasta grubunda düşük konsantrasyonda olmasınıda açıklar niteliktedir. Total değiştirilebilir sodyum, her iki grupta foliküler fazda benzer şekilde aynı değerlerde bulunurken, luteal fazda hasta grubunda anlamlı olarak düşük (P< 0.001), kontrol grubunda yüksek bulunmuştur (P< 0.001). Bu bulgu, PMS'lu hastalarda, hücresel dengenin bozulmasını, özellikle hipotalamik ozmotik regülasyon merkezinin etkilenerek PMS semptomlarından irritabilite ve saldırganlığı ortaya çıkmasını açıklar görünmektedir. Hasta grubunda TDS değerlerinin özellikle luteal fazda düşük olması ile ANP konsantrasyonlarının yine bu grupta anlamlı olarak düşük seviyelerde olması, ilişkili gibi görünmekte, ancak bu ilişki, ANP'nin siklik değişimleri gösterilemediği için kesinlik kazanamamaktadır. PMS'da total değiştirilebilir sodyum ve ANP değişikliklerini açıklamak için, başlı başına geniş uzun süreli ve çok denekli bir araştırmaya gereksinim olduğu ortaya çıkmıştır. Bütün bu bulgular, premenstrüel sendrom etyolojlslnde su ve tuz retansiyonunun yerinin olmadığı tezini desteklemektedir. Bu sonuçlarla PMS tedavisinde tüm dünyada yaygın olarak kullanılan diüretiklerin, aslında gereksiz, hatta çoğunun natrlüretik olduğu düşünülürse, zaten sodyum değerleri düşük olan bu hastalarda zararlı olabileceği yargısına varılmıştır. Bulguların son yıllarda PMS semptomlarının kompartmansal sıvı ve elektrolit değişimlerine bağlı olduğunu savunan teoriyi desteklediği sonucuna varılmıştır.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Premenstrüel sendromlu olgularda, vitex agnus castus ekstresinin etkinliğinin, monofazik, çok düşük dozlu, kombine oral kontraseptiflerin etkinliğiyle karşılaştırılması

    The comparison of the activity of the vitex agnus extrate and the monophasic, very low dosage, combined oral contraceptives in premenstrual syndrome

    YÜKSEL ONARAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLAY KURTAY

  2. Pre ve postmenapozeal overlerin ince yapı düzeyinde karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    ÖZGÜL SEVİNÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    MorfolojiÇukurova Üniversitesi

    Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SUNA SOLMAZ

  3. Premenstruel sendrom tedavisinde bromocriptine

    Başlık çevirisi yok

    CEMAL DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Kadın Hastalıkları ve DoğumCumhuriyet Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

  4. Anovulatuvar kadınlarda menotropin indüksiyonuyla oluşan endometriyumun premenstrüal evredeki yapısı (ışık ve elektron mikroskobik incelemeler)

    Structure of premenstrual endometrium in menotropin induced anovulatory women (light and electron microscopical observations)

    ALP CAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    MorfolojiAnkara Üniversitesi

    PROF.DR. MERAL TEKELİOĞLU