II. Dünya Savaşında mihver ve müttefik devletlerin Türkiye politikaları
Türkiye policies of the axis and allied powers in World War II
- Tez No: 923956
- Danışmanlar: PROF. DR. İBRAHİM ÖZTÜRK
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Dünya Savaşı II, Tarih, World War II, History
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
I. Dünya Savaşı'nın ardından Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Almanya, Osmanlı Devleti ve Rusya gibi çok uluslu imparatorluklar yıkılmı yerlerine homojen, milli devletler kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Lozan Barış Antlaşması ile milli sınırlarını ve bağımsızlığını uluslararası alanda teyit ettirmiştir. Lozan'dan kalan problemlerini hallettikten sonra da dünya barışını sağlamaya yönelik uluslararası anlaşmalara ve paktlara katılarak, güvenilir bir müttefik sıfatıyla demokratik devletler safındaki yerini almıştır. 1933 yılından sonra Versay Antlaşması'nın zincirlerini kırmak isteyen Nazi Almanyası ve I. Dünya Savaşı'nda umduğunu elde edemeyen faşist İtalya, Milletler Cemiyeti'nin getirdiği sisteme isyan etmiş, 1 Eylül 1939'da Almanya'nın Polonya'yı işgal etmesi ile II. Dünya Savaşı resmen başlamıştır. II. Dünya Savaşı başladığında, Türkiye'de iktidarın başında Cumhurbaşkanı Mustafa İsmet İnönü bulunmaktadır. Kabinedeki bakanların ve stratejik mevkilerdeki asker ve bürokratların çoğu, Kurtuluş Savaşı'nın ve cumhuriyetin ilk yıllarının kurucu kadrolarından oluşmaktadır. Bu kadro, I. Dünya Savaşı'nın zorluklarını ve sıkıntılarını da canlı bir şekilde hafızasında tutan aydınlardır. Aralarında Şükrü Saraçoğlu, Feridun Cemal Erkin, Numan Menemencioğlu, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Hüsrev Gerede ve Necmettin Sadak gibi bürokratların; Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy gibi Mustafa Kemal Atatürk'ün silah arkadaşlarının bulunduğu bu elit kadro, Türkiye Cumhuriyeti'ni savaşın yıkıntılarından uzak tutmak için olağanüstü diplomatik manevralar göstermişlerdir. Görece ekonomik ve teknolojik açıdan küçük bir ülke olan Türkiye,“aktif tarafsızlık”politikasını sürdürürken jeopolitik konumunu ve stratejik kaynaklarını mükemmel şekilde kullanmış, bu şekilde Mihver ve Müttefik Devletlere sözünü geçirebilmiştir. Cumhuriyet Hükümeti, belki de Türk tarihinin en güç ve en karmaşık safhalarından birini geçirdiği bu dönemde, bir yandan Almanya ve Bulgaristan gibi revizyonist devletlerle dostluk ve saldırmazlık anlaşmaları imzalarken, diğer yandan Britanya, Fransa ve SSCB gibi karşı bloktaki ülkeler ile benzer nitelikte anlaşmalar imzalamıştır. Böylece Türk diplomasi tarihinin en ilginç, bir o kadar da karmaşık müzakereleri en az hasar ve maksimum kazançla yürütülmüştür. Türkiye, Almanya'nın Balkanları işgal ettiği, Akdeniz'deki İtalyan hâkimiyetinin güçlendiği dönemde bile çevresini kuşatan yangından uzak durmayı başarmış, izlemiş olduğu tarafsızlık ilkesi ile savaşa fiilen katılmadan toprak bütünlüğünü korumayı başarmıştır.“II. Dünya Savaşında Mihver ve Müttefik Devletlerin Türkiye Politikaları”adlı bu çalışma, Mihver ve Müttefik Devletler'in arşiv belgeleri, askerlerinin, misyonlarının ve bürokratlarının hatıratları ve diğer ana kaynakların ışığında; 1- Mihver Devletler blokunda yer alan Almanya, İtalya, Bulgaristan, Macaristan ve Yugoslavya'nın Türkiye politikasını, 2- Müttefik Devletler blokunda yer alan Britanya, Fransa, SSCB, ABD ve Yunanistan'ın Türkiye politikasını, 3- Barış Konferansları döneminde, Müttefik Devletlerin Türkiye politikasını anlatmaktadır.
Özet (Çeviri)
After World War I, multinational empires such as the Austro-Hungarian Empire, Germany, the Ottoman Empire and Russia collapsed and homogeneous, national states were established in their place. The Republic of Turkey has confirmed its national borders and independence in the international arena with the Lausanne Peace Treaty. After solving the problems left over from Lausanne, it participated in international agreements and pacts aimed at ensuring world peace and took its place on the side of democratic states as a reliable ally. After 1933, Nazi Germany, which wanted to break the chains of the Treaty of Versailles, and fascist Italy, which could not achieve what it hoped for in World War I, rebelled against the system brought by the League of Nations, and World War II officially started with the German invasion of Poland on September 1, 1939. When World War II began, President Mustafa İsmet İnönü was at the head of power in Turkey. Most of the ministers in the cabinet and the soldiers and bureaucrats in strategic positions are the founding cadres of the War of Independence and the first years of the republic. These are intellectuals who also vividly remember the hardships and troubles of World War I. Bureaucrats such as Şükrü Saraçoğlu, Feridun Cemal Erkin, Numan Menemencioğlu, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Hüsrev Gerede and Necmettin Sadak; This elite cadre, which included Mustafa Kemal Atatürk's comrades-in-arms such as Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, and Ali Fuat Cebesoy, showed extraordinary diplomatic maneuvers to keep the Republic of Turkey away from the ruins of war. Turkey, which is a relatively small country in terms of economy and technology, has made excellent use of its geopolitical position and strategic resources while maintaining its policy of“active neutrality”, and in this way it has been able to pass its say to the Axis and Allied Powers. In this period, when the Government of the Republic was perhaps going through one of the most difficult and complex phases in Turkish history, it signed friendship and non-aggression agreements with revisionist states such as Germany and Bulgaria on the one hand, and similar agreements with countries in the opposite bloc such as Britain, France and the USSR on the other. Thus, the most interesting and complex negotiations in the history of Turkish diplomacy were carried out with the least damage and maximum gain. Even during the period when Germany occupied the Balkans and the Italian dominance in the Mediterranean was strengthened, Turkey managed to stay away from the fire that surrounded it, and with the principle of neutrality it followed, it managed to protect its territorial integrity without actually participating in the war. This study, titled“Türkiye Policies of the Axis and Allied Powers in World War II”, in the light of archival documents of the Axis and Allied Powers, the memoirs of their soldiers, missions and bureaucrats, and other main sources; 1- The Turkey policy of Germany, Italy, Bulgaria, Hungary and Yugoslavia, which are in the Axis Powers bloc, 2- The Turkey policy of Britain, France, the USSR, the USA and Greece, which are in the bloc of Allied Powers, 3- During the period of the Peace Conferences, it describes the policy of the Allied Powers towards Turkey.
Benzer Tezler
- İkinci Dünya Savaşı'nda Türk ordusu: Aktif tarafsızlık siyaseti çerçevesinde askerî hazırlıklar
Turkish army in World War II: Military readiness in frame of active neutrality
SABİT ÇETİN
Doktora
Türkçe
2014
Uluslararası İlişkilerAnkara ÜniversitesiAtatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TEMUÇİN F.ERTAN
- Siyasi olaylarla 1917-1945 dönemi Türk-Sovyet ilişkileri
Başlık çevirisi yok
A.TUNCAY ÇOBANOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Siyasal Bilimlerİstanbul ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. KEMAL MELEK
- İç ve dış politik dinamiklerin karşılıklı etkileşimi bakımından Türkiye`de tek parti döneminin analizi
The Analysis of one party era in Turkey in terms of reciprocal determination of internal and foreign policy dynamics
HÜSEYİN EMRE BAĞCE
Yüksek Lisans
Türkçe
1997
Siyasal BilimlerCumhuriyet ÜniversitesiKamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. FATİH DOĞANOĞLU
- II. Dünya Savaşı Döneminde Türk basının İngiltere'ye bakışı
Turkish press' overwiev to england in the second World War period
EMRAH BİNER
Yüksek Lisans
Türkçe
2008
Tarihİstanbul ÜniversitesiAtatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. CEVAHİR KAYAM
- İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye'nin askeri durumu ve savaş dışı politikası
The circumstances of Turkish army during the Second World War and ?non-belligerent? politics
ÖMER KÖROĞLU
Doktora
Türkçe
2011
Uluslararası İlişkilerAnkara ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü
PROF. DR. SERTAÇ HAMİ BAŞEREN