Geri Dön

Tandem oklüzyonlu akut iskemik inmede endovasküler tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi

Evaluation of endovascular treatment outcomes in acute ischemic stroke with tandem occlusion

  1. Tez No: 924069
  2. Yazar: RİDVAN MODANLI
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ FERİT DOĞAN, DOÇ. DR. VEYSEL KAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Harran Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Akut iskemik inme, dünya genelinde önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Tandem oklüzyon, servikal internal karotid arter kritik darlığı ya da total oklüzyonu ile eş zamanlı olarak internal karotid arter intrakranial distal segmentinin veya orta serebral arterin (MCA sıklıkla M1, M2) tromboembolizmini de içeren lezyon olarak tanımlanır ve tüm inme hastalarının %10-20'sini oluşturduğu bildirilmektedir. Tandem oklüzyon tedavisinde mekanik trombektominin IV tPA'ya üstünlüğü çeşitli randomize kontrollü çalışmalarla ortaya konulmuş olmasına rağmen bu hastalar için en uygun tedavi şekli halen klinik zorluk oluşturmaya devam etmektedir. Çalışmamızın amacı hastanemize akut iskemik inme kliniği ile başvuran ve tandem oklüzyon tanısı alan hastalara uygulanan mekanik trombektomi tedavi sonuçlarının retrospektif olarak incelemek ve literatürdeki bilgiler ışığında değerlendirerek sunmaktır. Gereç ve Yöntem: Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine Ocak 2019 – Temmuz 2024 tarihleri arasında tandem oklüzyon tanısı almış mekanik trombektomi yöntemiyle tedavi edilmiş 54 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışma retrospektif olarak yapılmış olup hastaların, demografik özellikleri (yaş, cinsiyet, eşlik eden komorbid hastalıklar), hastaneye başvuru süresi, arteriyel oklüzyon düzeyi, hastaneye başvuru sırasındaki ASPECT ve NIHSS skoru, işlemde uygulanan tedavi yöntemi, işlem sonrası TICI skoru, işlem sırasında ve sonrasında komplikasyon gelişip gelişmediği, tedavi sonrası ilk 24 saatte elde edilen kontrol BT incelemesinde intrakraniyel kanama durumu, kontrol BT'de kanama olması durumunda Heidelberg sınıflandırmasına göre kanamanın sınıflandırılması, tedaviden sonraki ilk 3 ayda mortalite durumu ve tedavi sonrası 3. ayda mRS skoru değerlendirilmiştir. Bulgular: Mekanik trombektomi işlemi yapılan hastaların yaş aralığı 37-87 (ortalama 70.8 ± 11.7) olup 30'u (%55.6) erkek, 24'ü (44.4) kadın idi. Hastaların hastaneye başvuru süresi 1-8 saat (ortalama 4.37 ± 1.57) arasında değişmekteydi. Hastaneye başvuru sırasındaki ASPECT skoru 7 ile 10 arasında (ortalama 8.57±1.0), NIHSS skoru ise 14 ile 42 arasında (ortalama 30.87 ± 6.32) değişmekte idi. 21 hastada (%38.9) sağ tandem oküzyon, 33 hastada (%61.1) sol tandem oklüzyon mevcuttu. Kollateral durumu 24 (%44.4) hastada iyi, 27'sinde(%50.0) orta ve 3'ünde (%5.6) kötü durumdaydı. Mekanik trombektomi tedavisi sonucunda 39 hastada (%72.2) teknik başarı ve 25 hastada (%46.3) ilk 3 ayda klinik başarı elde edildi. Mekanik trombektomi işlemi neticesinde hastaların 9'unda (%16.7) TICI 0, 6'sında (%11.1) TICI 2A, 12'sinde (%22.2) TICI 2B, 27'sinde (%50.0) ise TICI 3 revaskülarizasyon elde edildi. İşlemde uygulanan mekanik trombektomi yöntemlerine göre hastaların 2'sinde (%3.7) başarısız işlem, 27'sine (%50) izole intrakranyal trombektomi, 22'sine (%40.7) balon anjioplasti ve intrakranyal trombektomi, 3'üne (%5.6) ise karotis stentleme ve intrakranyal trombektomi işlemi uygulandı. İşlem sırasında hastaların 8'inde (%14.8) komplikasyon gelişti. Komplikasyon gelişen hastaların 4'ünde (%7.6) servikal internal karotid arter diseksiyonu, 1'inde (%1.9) intrakranyal ICA diseksiyonu, 3'ünde (%5.7) ise ACA A2 segmente distal emboli gerçekleşti. Trombektomi işleminden sonraki ilk 24 saatte elde edilen kontrol beyin BT incelemesinde 13 hastada (%24.1) intrakranyal kanama tespit edildi. Oluşan kanama ''Heidelberg kanama sınıflandırması''na göre kategorize edilmiş olup hastaların 4'ünde (% 7.4) HI2, 2'sinde (% 3.7) PH1, 4'ünde (%7.4) PH2, 1'inde (% 1.9) SAK, 1'inde (% 1.9) SAK ile PH1 birlikte, 1'inde (% 1.9) ise SAK ile PH2 birlikte tespit edilmiştir. Tedaviden sonraki 3. ayda mRS skoru 0-2 arasında olan hastalarda tam işlevsel bağımsızlık varsayılır ve klinik başarı olarak kabul edilmiştir. Tedaviden sonra 3. ayda elde edilen mRS skorlarına göre erkek cinsiyette başarı oranı kadın cinsiyete kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p=0.023). Yaşa göre karşılaştırma yapıldığında yaş ortalaması düşük olan hastalarda, yaş ortalaması yüksek olan hastalara göre başarı oranı anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p=0.001). Hastaneye başvuru süresi kısa olan hastalarda, başvuru süresi uzun olan hastalara göre başarı oranı anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p<0.001). Hastaneye başvuru sırasındaki ASPECT skoru yüksek olan hastalarda, düşük olanlara göre başarı oranı anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p<0.001). Hastaneye başvuru anındaki NIHSS skoru düşük olan hastalarda, yüksek olanlara göre başarı oranı anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p=0.009). Klinik başarı elde edilen hastalarda TICI skoru istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p=0.003). Kollateral durumunun iyi olması istatistiksel olarak klinik başarıyı artırdığı bulunmuştur (p=0.01). Kontrol BT'de daha az kanama olan hastalarda daha yüksek oranda klinik başarı elde edildi (p=0.011). Sağ tandem oklüzyon olanlarda daha yüksek oranda klnik başarı elde edildi (p=0.017). İşlem sırasında komplikasyon gelişip gelişmemesi ve komorbidite durumunun ise istatistiksel olarak klinik başarıya etkisi bulunmamıştır. Mekanik trombektomi işlemi sonucunda TICI skoru 2b-3 olan hastalarda teknik başarı olarak kabul edilmiştir. Hastaneye başvuru süresi kısa olan hastalarda, başvuru süresi uzun olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek teknik başarı oranı elde edilmiştir (p=0.014). Hastaneye başvuru sırasında ASPECT skoru yüksek olan hastalarda daha yüksek teknik başarı oranı elde edilmiştir (p=0.009). Klinik başarılı hastalarda daha yüksek oranda teknik başarı elde edilmiştir (p=0.003). Hastanın yaşı, cinsiyeti, başvuru sırasındaki NIHSS skoru, oklüzyon lokalizasyonu, işlem sırasında komplikasyon gelişmesi, kollateral durumu, kontrol BT'de kanama varlığı ve mortalite ile teknik başarı arasında ilişki bulunmamıştır. Sonuç: Hastanemizde tandem oklüzyonda uygulanan mekanik trombektomi tedavisinin literatürdeki çalışmalar ile benzer şekilde makul oranlarda iyi rekanalizasyon ve klinik iyileşme ile umut verici sonuçlar elde edilmiştir. Ancak tandem oklüzyonu olan akut iskemik inme hastalarında mekanik trombektominin etkinliğini araştırmaya yönelik daha geniş hasta gruplarıyla yapılacak daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz.

Özet (Çeviri)

Objective: Acute ischemic stroke is a major cause of morbidity and mortality worldwide. Tandem occlusion is defined as a lesion involving critical stenosis or total occlusion of the cervical internal carotid artery and simultaneous thromboembolism of the intracranial distal segment of the internal carotid artery or middle cerebral artery (MCA often M1, M2) and is reported to account for 10-20% of all stroke patients. Although the superiority of mechanical thrombectomy over IV tPA in the treatment of tandem occlusion has been demonstrated in several randomized controlled trials, the most appropriate treatment modality for these patients remains a clinical challenge. The aim of our study was to retrospectively review the results of mechanical thrombectomy treatment of patients admitted to our hospital with acute ischemic stroke clinic and diagnosed with tandem occlusion and to present them in the light of the information in the literature. Materials and Methods: Fifty-four patients who were treated with mechanical thrombectomy for tandem occlusion between January 2019 and July 2024 at Harran University Faculty of Medicine Research and Practice Hospital were included in the study. The study was retrospective and included demographic characteristics (age, gender, comorbid diseases), duration of hospital admission, level of arterial occlusion, ASPECT and NIHSS score at admission, treatment method applied in the procedure, TICI score after the procedure, and whether complications developed during and after the procedure, Intracranial hemorrhage status on control CT obtained in the first 24 hours after treatment, classification of hemorrhage according to Heidelberg classification in case of hemorrhage on control CT, mortality status in the first 3 months after treatment and mRS score at 3 months after treatment were evaluated. Results: The age range of patients who underwent mechanical thrombectomy was 37-87 years (mean 70.8 ± 11.7), 30 (55.6%) were male and 24 (44.4%) were female. The duration of hospital admission ranged from 1 to 9 hours (mean 4.37 ± 1.57). The ASPECT score at admission ranged between 7 and 10 (mean 8.57 ± 1.0) and the NIHSS score ranged between 14 and 42 (mean 30.87 ± 6.32). 21 patients (38.9%) had right tandem occlusion and 33 patients (61.1%) had left tandem occlusion. Collateral status was good in 24 (44.4%), middle in 27 (50.0%) and poor in 3 (5.6%) patients. Mechanical thrombectomy treatment resulted in technical success in 39 patients (72.2%). Clinical success was achieved in the first 3 months in 25 patients (46.3%) as a result of thrombectomy procedure. As a result of mechanical thrombectomy procedure, TICI 0 revascularization was achieved in 9 (16.7%), TICI 2A in 6 (11.1%), TICI 2B in 12 (22.2%), and TICI 3 in 27 (50.0%) patients. According to the mechanical thrombectomy methods used in the procedure, 2 (3.7%) patients had failed procedure, 27 (50%) had isolated intracranial thrombectomy, 22 (40.7%) had balloon angioplasty and intracranial thrombectomy, and 3 (5.6%) had carotid stenting and intracranial thrombectomy. Complications developed in 8 (14.8%) patients during the procedure. Cervical internal carotid artery dissection occurred in 4 patients (7.6%), intracranial ICA dissection in 1 patient (1.9%), and distal embolism to the A2 segment of the ACA in 3 patients (5.7%). Intracranial hemorrhage was detected in 13 patients (24.1%) on control brain CT obtained in the first 24 hours after thrombectomy. The bleeding was categorized according to the“Heidelberg bleeding classification”and HI2 was detected in 4 (7.4%), PH1 in 2 (3.7%), PH2 in 4 (7.4%), SAH in 1 (1.9%), SAH and PH1 together in 1 (1.9%), and SAH and PH2 together in 1 (1.9%). Patients with an mRS score between 0-2 at 3 months after treatment were considered to have full functional independence and were considered clinical success. According to the mRS scores obtained at 3 months after treatment, the success rate was significantly higher in the male gender compared to the female gender (p=0.023). When compared according to age, the success rate was significantly higher in patients with a lower mean age compared to patients with a higher mean age (p=0.001). The success rate was found to be significantly higher in patients with shorter hospital admission than in patients with longer hospital admission (p<0.001). The success rate was significantly higher in patients with high ASPECT scores at the time of hospital admission than in patients with low ASPECT scores (p<0.001). Patients with a low NIHSS score at the time of hospital admission had a significantly higher success rate than those with a high score (p=0.009). TICI score was statistically significantly higher in patients with clinical success (p=0.003). Good collateral status was found to statistically increase clinical success (p=0.01). Patients with less bleeding on control CT had a higher rate of clinical success (p=0.011). Patients with right tandem occlusion had a higher rate of clinical success (p=0.017). The presence or absence of complications during the procedure and comorbidity status had no statistical effect on clinical success. Patients with a TICI score of 2b-3 at the end of the mechanical thrombectomy procedure were considered technically successful. A statistically significant higher technical success rate was obtained in patients with shorter hospital admission than in patients with longer hospital admission (p=0.014). A higher technical success rate was obtained in patients with a higher ASPECT score on admission (p=0.009). A higher rate of technical success was achieved in clinically successful patients (p=0.003). There was no correlation between technical success and age, gender, NIHSS score at admission, occlusion localization, complications during the procedure, collateral status, presence of bleeding on control CT, and mortality. Conclusion: Mechanical thrombectomy treatment of tandem occlusion in our hospital yielded promising results with good recanalization and clinical improvement at reasonable rates, similar to the studies in the literature. However, we believe that more studies with larger patient groups are needed to investigate the efficacy of mechanical thrombectomy in acute ischemic stroke patients with tandem occlusion.

Benzer Tezler

  1. Akut iskemik inme tedavisinde mekanik trombektomi ile birlikte uygulanan aspirasyon trombektominin tedavideki etkinliği ve klinik sonuçlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of the effectiveness and clinical outcomes of aspiration thrombectomy with mechanical thrombectomy in the treatment of acute ischemic stroke

    GÖKAY KARAÇA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ VOLKAN ÇAKIR

  2. Sağlıklı bireylerde kan akımı kısıtlama uygulamasının ayak bileği kas reaksiyon zamanı ve propriyosepsiyonu üzerine akut etkileri

    The acute effects of blood flow restriction on ankle muscle reaction time and proprioception in healthy individuals

    MELİKE TUĞRAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Ortopedi ve TravmatolojiBursa Uludağ Üniversitesi

    Spor Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UFUK ŞEKİR

  3. Karotis darlıklarında üçlü koruma (düşük profilli filtre, kapalı hücre dizaynına sahip stent ve stent içi aspirasyon) tekniği ile endovasküler tedavinin kısa ve uzun dönem sonuçları

    Short and long-term outcomes of endovascular treatment with triple protection technique (low-profile filter, closed-cell stent design, and in-stent aspiration) in caroti̇d artery stenosis

    ÇAĞDAŞ GÖZÜKARA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Radyoloji ve Nükleer TıpAnkara Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KIVILCIM YAVUZ

  4. Aterosklerotik kalp hastalarında serum ve perikard sıvıda kinürenin yolu metabolitlerinin ateroskleroz ciddiyeti ile ilişkisinin araştırılması

    Investigation of the relationship between serum and pericardial fluid kynurenine path metabolites and the severity of atherosclerosis in atherosclerotic heart patients

    HAKAN ÇOMAKLI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSelçuk Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ ÜNLÜ

  5. Tandem halde bir kanat profilinin taşıma ve yunuslama karakteristiklerinin incelenmesi

    Investigation of the lift and pitching moment characteristics of an airfoil in tandem arrangement

    M. ADİL YÜKSELEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Uçak Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF.DR. M. ZEKİ ERİM