Pediatrik kalp cerrahisi olgularında intraoperatif delta karbondioksit değerlerinin postoperatif mortalite ve morbiditeye etkisi
Effect of intraoperative delta carbon dioxide values on postoperative mortality and morbidity in pediatric cardiac surgery cases
- Tez No: 925483
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HATİCE DİLEK ÖZCANOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Pediyatrik kalp cerrahisi, delta karbondioksit, doku oksijen sunumu, kardiyopulmoner bypass
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç Pediyatrik kalp cerrahisi sırasında doku hipoksisi oluşması ve ameliyat sonrasında organ yetmezliği gelişmesi mortalitenin önde gelen nedenleri arasındadır. Cerrahi sırasında ve sonrasında doku oksijenasyonunun ve/veya perfüzyonunun sağlanması, devam ettirilmesi gibi hemodinamik yaklaşım ve tedavilerin postoperatif sonuçları olumlu yönde etkilediği gösterilmiştir. Delta karbondioksit değerinin, kardiyak ve non-kardiyak cerrahilerde azalmış doku perfüzyonu ile ilişkisini inceleyen çalışmalar mevcuttur. Yapılan çalışmalarda erişkin hastalarda delta karbondioksit değerinin doku perfüzyonunu saptamada faydalı bir parametre olduğu gösterilmiş olmakla birlikte; pediyatrik kalp cerrahisi olgularındaki önemini araştıran çalışmalar kısıtlıdır. Açık kalp cerrahisi yapılan pediyatrik hastaların erken dönem postoperatif komplikasyonlara daha yatkın olduğu düşünülürse, ileri tetkiklerin bu hastalar için geliştirilmesi ve etkinliğinin araştırılması önemlidir. Bu çalışmada pediyatrik kalp cerrahisi geçiren hastalarda santral venöz-arteriyel parsiyel karbondioksit basınç farkı (delta karbondioksit) değerlerinin takibinin, kalp cerrahisi sonrası mortalite ve morbiditeyi öngörmede etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Çalışmamız, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Pediyatrik Kalp Cerrahisi kliniğinde açık kalp cerrahisi operasyonu geçiren hastalarda intraoperatif delta karbondioksit değerlerinin postoperatif mortalite ve morbiditeye etkinliğini değerlendirmeyi amaçlayan retrospektif, gözlemsel bir çalışma olarak tasarlandı. Bu çalışmada 1 Ocak 2022-1 Ocak 2023 tarihleri arasındaki, konjenital kalp cerrahisi operasyonu geçiren 0-1 yaş arasında 247 hasta retrospektif olarak hastane kayıt sisteminden incelendi. Santral venöz-arteriyel parsiyel karbondioksit basınç farkı (delta karbondioksit) (ΔPCO₂) normal değeri literatür eşliğinde 2-6 mmHg arasında kabul edildi. Hastaları ΔPCO₂ <6 mmHg, ΔPCO₂ ≥ 6mmHg iki gruba ayrıldı. Hastaların yaş, cinsiyet, boy, kilo, genetik anomali varlığı/tipi, preoperatif ekokardiyografi bilgileri, geçirilen operasyonun tipi, operasyonun aciliyeti, intraoperatif kardiyopulmoner bypass ve aorta klemp süresi, giriş kan gazı değerleri(ameliyathane içerisinde cerrahi başlangıcında alınan ilk kan gazı), pompa çıkışı kan gazı değerleri(kardiyopulmoner bypass bitimi alınan kan gazı) , postoperatif ilk kan gazı değerleri (ameliyat çıkışı yoğun bakıma kabulünün 1. Saatinde alınan kan gazı), vazoaktif inotrop skorları, postoperatif mekanik ventilasyon süresi, postoperatif renal komplikasyonlar, postoperatif enfeksiyöz komplikasyonlar, postoperatif nörolojik komplikasyonlar, postoperatif aritmiler, düşük kardiyak debi sendromu (LCOS) varlığı, revizyon ihtiyacı, ekstrakorporeal memran oksijenasyon (ECMO) ihtiyacı, yoğun bakım kalış süresi (gün), hastane kalış süresi (gün), mortalite varlığı bakılacak parametreler olarak değerlendirildi ve kayıt altına alındı. Araştırma sonucunda elde edilecek verilerin değerlendirilmesinde kullanılacak olan istatistiksel yöntemler SPSS programı ile yapılarak gruplar arası karşılaştırma için Mann Whitney U testi, kategorik verilerin karşılaştırılmasında Ki-kare testi ve çoklu grup karşılaştırılmalarında One-Way ANOVA testi kullanılmıştır. P<0,05 değerleri istatiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular Çalışmamızda, hastalarımızın giriş ve postoperatif ΔPCO₂ değerlerinde yaş, boy, ağırlık ortalamaları ve cinsiyet dağılımları arasında fark gözlenmez iken, pompa çıkışı ΔPCO₂ değeri 6 mmHg ve üzeri olan grupta yaş, boy ve ağırlık anlamlı şekilde düşük olarak bulundu. Operasyon süresi, anestezi süresi, kross klemp süresi ve kardiopulmoner bypass süresi uzun olan hasta grubunda pompa çıkışı ve postoperatif ΔPCO₂ değerlerinin de yüksek tespit edildi. Mortalite, pompa çıkışı ve postop yüksek ΔPCO₂ değerleri ile anlamlı olarak ilişkili bulundu. Mortalite gelişen hastalarda daha düşük yaş, boy ve kilo değerlerine sahip olduğu görülürken, postoperatif gelişen akut böbrek hasarı, aritmi, enfeksiyon, LCOS ve ECMO gereksinimi gibi morbiditeler ile mortalite arasında anlamlı ilişki olduğu tespit edildi. Operasyon, anestezi, kross klemp, kardiopulmoner bypass, mekanik ventilasyon ve yoğun bakımda kalış süreleri arttıkça mortalitede de artış görüldü. Ayrıca giriş, pompa çıkışı ve postoperatif dönemde arter kan gazında bakılan laktat değerlerinin giriş, pompa çıkışı, postop ΔPCO₂ gruplarıyla anlamlı korelasyon gözlenmezken ,pompa çıkışı ve postoperatif AKG'nda laktat değerleri ile mortalite anlamlı görüldü. Sonuç Pediatrik kalp cerrahisi geçiren hastalarda kalp cerrahisi sonrası mortalite ve morbiditeyi öngörmede ΔPCO₂ değerlerinin özellikle pompa çıkışı ve postoperatif ΔPCO₂ değerlerinin takibinin önemli olduğu görüldü. Çalışmamızda doku perfüzyonu ve oksijenasyon yeterliliğini değerlendirmede ΔPCO₂' in önemli bir prognostik belirteç olarak kullanılabileceği gösterilmiştir.
Özet (Çeviri)
Introduction and purpose Tissue hypoxia during pediatric cardiac surgery and postoperative organ failure are among the leading causes of mortality. It has been demonstrated that hemodynamic approaches and treatments aimed at ensuring and maintaining tissue oxygenation and/or perfusion during and after surgery positively impact postoperative outcomes. Several studies have examined the relationship between delta carbon dioxide (ΔPCO₂) levels and reduced tissue perfusion in both cardiac and non-cardiac surgeries. While studies in adult patients have shown that delta carbon dioxide is a useful parameter for detecting tissue perfusion deficits, research on its significance in pediatric cardiac surgery cases remains limited. Given that pediatric patients undergoing open-heart surgery are more prone to early postoperative complications, developing advanced monitoring techniques and investigating their effectiveness in this population is crucial. This study aims to evaluate the effectiveness of monitoring central venous-to-arterial partial pressure of carbon dioxide difference (delta carbon dioxide) in predicting postoperative mortality and morbidity in pediatric patients undergoing cardiac surgery. Material and Method Our study was designed as a retrospective, observational study aimed at evaluating the effectiveness of intraoperative delta carbon dioxide (ΔPCO₂) levels in predicting postoperative mortality and morbidity in patients undergoing open-heart surgery at the Pediatric Cardiac Surgery Clinic of Başakşehir Çam and Sakura City Hospital. In this study, hospital records of 247 patients aged 0-1 years who underwent congenital heart surgery between January 1, 2022, and January 1, 2023, were retrospectively reviewed. Based on literature data, the normal value of the central venous-to-arterial partial pressure of carbon dioxide difference (ΔPCO₂) was accepted as 2-6 mmHg. Patients were divided into two groups: those with ΔPCO₂ <6 mmHg and those with ΔPCO₂ ≥6 mmHg. The evaluated and recorded parameters included patient age, gender, height, weight, presence/type of genetic anomalies, preoperative echocardiography findings, type and urgency of surgery, intraoperative cardiopulmonary bypass and aortic clamp duration, initial blood gas values (first blood gas taken at the beginning of surgery in the operating room), post-bypass blood gas values (blood gas taken at the end of cardiopulmonary bypass), postoperative first blood gas values (blood gas taken in the first hour after admission to the intensive care unit), vasoactive inotropic scores, postoperative mechanical ventilation duration, postoperative renal complications, postoperative infectious complications, postoperative neurological complications, postoperative arrhythmias, presence of low cardiac output syndrome (LCOS), need for revision surgery, need for extracorporeal membrane oxygenation (ECMO), intensive care unit stay (days), hospital stay (days), and mortality. The statistical analysis of the collected data was performed using the SPSS program. Mann-Whitney U test was used for comparisons between groups, the Ki-Kare test was used for categorical variables, and the One-Way ANOVA test was applied for multiple group comparisons. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Results In our study, no significant differences were observed in age, height, weight averages, or gender distribution in patients' baseline and postoperative ΔPCO₂ values. However, in the group with a pump output ΔPCO₂ value of ≥6 mmHg, age, height, and weight were found to be significantly lower. Patients with longer operation duration, anesthesia duration, cross-clamp time, and cardiopulmonary bypass duration had significantly higher pump output and postoperative ΔPCO₂ values. Mortality was found to be significantly associated with high pump output and postoperative ΔPCO₂ values. Patients who experienced mortality had significantly lower age, height, and weight. Additionally, a significant relationship was observed between mortality and postoperative morbidities such as acute kidney injury, arrhythmia, infection, low cardiac output syndrome (LCOS), and the need for extracorporeal membrane oxygenation (ECMO). As operation, anesthesia, cross-clamp, cardiopulmonary bypass, mechanical ventilation, and intensive care unit stay durations increased, mortality also increased. Moreover, while no significant correlation was observed between lactate levels in arterial blood gas (ABG) measurements at baseline, pump output, and postoperative stages with ΔPCO₂ groups, a significant association was found between lactate levels in pump output and postoperative ABG and mortality. Conclusion In pediatric patients undergoing cardiac surgery, ΔPCO₂ values, particularly pump output and postoperative ΔPCO₂ values, were found to be prognostically significant in predicting postoperative mortality and morbidity. Our study demonstrated that ΔPCO₂ can be used as an important prognostic marker in assessing tissue perfusion and oxygenation adequacy. Key words Pediatric cardiac surgery, Delta carbon dioxide (ΔPCO₂) ,Tissue oxygen delivery , Cardiopulmonary bypass
Benzer Tezler
- Gelişim nörolojisi polikliniğine başvuran nöral tüp defektli olgularda prospektif bir inceleme
Başlık çevirisi yok
İLKBAHAR EMİNE GÜLTEKİN
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiAile Sağlığı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SELÇUK APAK
- Boğazdan izole edilen coliform bakterilerin B- laktamaz enzim aktivitelerinin tesbit edilmesi ve B-laktamaz pozitif coliformların penisilinetkisinin inaktivasyonunun in vitro deneylerle gösterilmesi
The Detection of beta-lactamasa activity of coliform bacteria isolated from th roat cultures and slovving the inactivation of penicilin by this beta lactamase produced by this caliform organisms
GÜVEN URAZ
Doktora
Türkçe
1986
MikrobiyolojiGazi ÜniversitesiGenel Biyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDOĞAN BERKMAN
- Akut lenfoblastik lösemide monoklonal antikorlarla fenotipik özelliklerin ve T-lenfotropik virus antikorlarının incelenmesi
Başlık çevirisi yok
HAYAT ERDEM
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
OnkolojiHacettepe ÜniversitesiTemel Onkoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. EMİN KANSU
- Kronik hastalığı olan çocukların hastalığa ve hastaneye yatmaya tepkileri
Başlık çevirisi yok
MEDİHA DOĞANAY