Geri Dön

Kronik hemodiyaliz hastalarında nazal mukosiliyer klirens ve enfeksiyon sıklığının incelenmesi

Evaluation of nasal mucociliary clearance and infection frequency in chronic hemodialysis patients

  1. Tez No: 927459
  2. Yazar: MÜBERRA SANCAK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SÜLEYMAN KARAKÖSE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Kronik hemodiyaliz, nazal mukosiliyer klirens, enfeksiyon sıklığı, diyabet, hipertansiyon, Chronic hemodialysis, nasal mucociliary clearance, infection frequency, diabetes, hypertension
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Konya Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Amaç: Bu çalışmanın amacı, kronik hemodiyaliz tedavisi gören hastalarda nazal mukosiliyer klirens süresini değerlendirmek ve nazal mukosiliyer klirens süresinin demografik özellikler, komorbid hastalıklar (diyabet, hipertansiyon gibi) ve enfeksiyon sıklığı ile ilişkisini incelemektir. Metot: Konya Şehir Hastanesi'nde yapılan bu çalışmaya, 50 hemodiyaliz hastası ve 29 sağlıklı bireyden oluşan bir kontrol grubu dâhil edilmiştir. Katılımcıların nazal mukosiliyer klirens süreleri sakkarin testi kullanılarak ölçülmüştür. Mukosiliyer klirens süreleri haftanın ilk hemodiyaliz seansı öncesinde ve takip eden hemodiyaliz seansının sonrasında olmak üzere 2 kere ölçülmüştür. İstatistiksel analizler SPSS(Statistical Package for the Social Sciences) programı ile gerçekleştirilmiş; tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra bağımsız grupların karşılaştırılması için t-testleri ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. p-değeri <0,05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma grubunun yaş ortalaması 59,4±16,8 yıl iken, kontrol grubunda bu ortalama 47,5±8,6 yıl olarak bulunmuş ve yaş farkı anlamlı bulunmuştur (p<0,01). Ancak, hemodiyaliz giriş ve çıkışında mukosiliyer klirens süreleri açısından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. (Hemodiyaliz giriş mukosiliyer klirens süresi p=0,710, Hemodiyaliz çıkış mukosiliyer klirens süresi p=0,713). Hemodiyaliz çıkışında ölçülen – hemodiyaliz girişinde ölçülen mukosiliyer klirens sürelerinin farkı açısından da anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Çalışma grubunda mukosiliyer klirens süreleri, son altı ay içinde üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren ve geçirmeyen hastalar arasında anlamlı bir farklılık göstermemiştir (Hemodiyaliz giriş mukosiliyer klirens süreleri: enfeksiyon geçirmeyenlerde 11 [4-24] dk, enfeksiyon geçirenlerde 11 [3-34] dk, p=0,559; Hemodiyaliz giriş mukosiliyer klirens süreleri: enfeksiyon geçirmeyenlerde 10 [5-20] dk, enfeksiyon geçirenlerde 12 [5-34] dk, p=0,238). Hemodiyaliz giriş ve çıkış mukosiliyer klirens süreleri arasındaki fark da enfeksiyon geçiren ve geçirmeyen gruplar arasında anlamlı bulunmamıştır (p=0,122). Hemodiyaliz sonrası mukosiliyer klirens sürelerindeki uzama ile enfeksiyon sıklığı arasında istatistiksel bir ilişki tespit edilmemiştir (p=0,308). Mukosiliyer klirens süresi açısından diyabet ve hipertansiyon gibi komorbiditelerin etkisi incelendiğinde, diyabetin mukosiliyer klirens üzerinde anlamlı bir etki yaratmadığı gözlemlenmiştir (p>0,05). Ancak, hipertansiyon tanısı olan hastalarda mukosiliyer klirens çıkış-giriş süre farkı anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p=0,048). Sonuç: Çalışmanın bulguları, hemodiyaliz hastalarında mukosiliyer klirens sürelerinin sağlıklı bireylerle kıyaslandığında anlamlı bir fark göstermediğini ortaya koymuştur. mukosiliyer klirens süresi ile enfeksiyon sıklığı arasında da anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Diyabet varlığının mukosiliyer klirens üzerinde belirgin bir etkisi olmadığı; hipertansiyonun ise sınırlı etkisinin bulunduğu görülmüştür. Elde edilen veriler, mukosiliyer klirensin yaş, cinsiyet ve çoğu biyokimyasal parametrelerden bağımsız olarak stabil kaldığını göstermektedir. Veriler ışığında hastaların volüm kontrolünün sağlanması amacıyla yeterli ultrafiltrasyon yapılmasının, nazal mukosiliyer klirens değerini kötüleştirse de, kronik böbrek hastaları için daha büyük önem arz ettiğini, hemodiyaliz çıkış mukosiliyer klirens – hemodiyaliz giriş mukosiliyer klirens süreleri farkının enfeksiyon sıklığı ile ilişkili olmadığını göstermiştir. Bu sonuçların doğrulanması için daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Aim: The aim of this study was to evaluate nasal mucociliary clearance time in patients undergoing chronic hemodialysis treatment and to investigate its relationship with demographic characteristics, comorbidities (such as diabetes and hypertension), and the frequency of infections. Methods: This study was conducted at Konya City Hospital and included 50 hemodialysis patients and a control group of 29 healthy individuals. The nasal mucociliary clearance times of the participants were measured using the saccharin test. Mucociliary clearance times were measured twice: before the first hemodialysis session of the week and after the subsequent hemodialysis session. Statistical analyses were performed using the Statistical Package for the Social Sciences software, and descriptive statistics were presented alongside independent group comparisons using t-tests and Mann-Whitney U tests. A p-value of less than 0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of the study group was 59.4±16.8 years, whereas the mean age in the control group was 47.5±8.6 years, with a statistically significant age difference (p<0.01). However, no significant difference was found in mucociliary clearance times between the groups at hemodialysis entry or exit (hemodialysis entry mucociliary clearance time: p=0.710; hemodialysis exit mucociliary clearance time: p=0.713). The difference between hemodialysis entry and exit mucociliary clearance times was also not statistically significant. Among the study group, mucociliary clearance times did not show a significant difference between patients who had experienced upper respiratory tract infections within the last six months and those who had not (hemodialysis entry mucociliary clearance times: 11 [4-24] minutes for patients without infections versus 11 [3-34] minutes for patients with infections, p=0.559; hemodialysis exit mucociliary clearance times: 10 [5-20] minutes for patients without infections versus 12 [5-34] minutes for patients with infections, p=0.238). Additionally, the difference between hemodialysis entry and exit mucociliary clearance times was not statistically significant between these groups (p=0.122). No statistical relationship was detected between the prolongation of mucociliary clearance times after hemodialysis and the frequency of infections (p=0.308). Regarding the effects of comorbidities such as diabetes and hypertension on mucociliary clearance times, it was observed that diabetes did not have a significant impact on mucociliary clearance (p>0.05). However, patients with hypertension had a significantly lower difference in hemodialysis exit-entry mucociliary clearance times (p=0.048). Conclusion: The findings of this study demonstrated that mucociliary clearance times in hemodialysis patients did not significantly differ from those of healthy individuals. No meaningful relationship was found between mucociliary clearance times and the frequency of infections. While diabetes had no significant effect on mucociliary clearance, hypertension exhibited a limited impact. The data indicated that mucociliary clearance remained stable regardless of age, gender, and most biochemical parameters. In light of the findings, it was suggested that while adequate ultrafiltration performed to maintain volume control may slightly impair mucociliary clearance values, it is of greater importance for chronic kidney disease patients. The difference between hemodialysis exit and entry mucociliary clearance times was not associated with infection frequency. Further studies with larger sample sizes are needed to confirm these findings.

Benzer Tezler

  1. Statik elektrikle yüklenmiş sıvı ilacın pamuk ilaçlamasında etkinliğinin belirlenmesi üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    ALİ BAYAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatÇukurova Üniversitesi

    Tarımsal Mekanizasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YUSUF ZEREN

  2. Travmatik erkek paraplojelere yüksek frekanslı TENS

    Başlık çevirisi yok

    SEMA ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Ortopedi ve TravmatolojiGazi Üniversitesi

    Kazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VESİLE SEPİCİ

  3. Kemalpaşa etlik piliç işletmelerinin teknik ve ekonomik yönden incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HAYRİ TUNA YÜKSELEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatEge Üniversitesi

    Zootekni Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇETİN KOÇAK

  4. Sarıcakaya (Eskişehir) bölgesi bitümlü şeyllerinde organik jeokimyasal araştırma

    Organic geochemical investigation of bituminous shales of Sarıcakaya-Eskişehir region

    NECLA AKÇA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Jeoloji MühendisliğiAnkara Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. GÖNÜL BÜYÜKÖNAL