Geri Dön

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremi sonrasında acil servise başvuran adli olguların deprem öncesi dönem ile karşılaştırılması

Comparison of forensic cases admitted to the emergency department after the 6 February 2023 Kahramanmaraş earthquake with the pre-earthquake period

  1. Tez No: 930248
  2. Yazar: OĞUZHAN ÖZCAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ERDAL YAVUZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Adıyaman Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Afetler; toplumun demografik yapısını, nüfus dağılımını, ruhsal ve fiziksel özelliklerini etkileyen büyük olaylardır. Deprem ise doğal afetler arasında en fazla tahribata yol açan, doğal afetler arasında en yıkıcı olandır. Çalışmamızda acil servise başvuran adli olguları değerlendirerek depremin toplumdaki adli olaylar üzerindeki etkisini araştırdık. GEREÇ ve YÖNTEM: Bu çalışma; Adıyaman Üniversitesi Etik Kurul'dan onay alındıktan sonra, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Acil Servisi'ne 6 Şubat 2023 deprem tarihini baz alınarak, deprem öncesi 6 ay ve depremin 6 ay sonrasında başvuran adli olgular retrospektif incelenip karşılaştırılarak yapıldı. Başvuran hastalar hastane sisteminden elde edilen verilerle ilk olarak tüm adli vakalar olmak üzere cinsiyet, yaş, başvuru saati, adli vaka türü, sigorta türü, acil servise başvuru aracı, yatırıldıkları servis dağılımları yapıldı. Adli vaka türleri trafik kazası, iş kazası, zehirlenmeler olarak alt gruplara ayrılarak deprem öncesi ve sonrası daha ayrıntılı bir şekilde karşılaştırıldı. İstatiksel analiz için SPSS v. 17.0 kullanıldı, P<0.05 değeri istatiksel olarak anlamlı kabul edildi. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilme kriterlerini taşıyan 4978 kişi deprem öncesi dönem, 3269 kişi deprem sonrası dönem olmak üzere toplam 8247 adli olgu dahil edildi. Deprem öncesi ve sonrası her iki dönemde de adli olgularda erkek cinsiyet çoğunluktaydı. Ancak, deprem sonrası dönemde kadın olguların oranı (%21,8), deprem öncesi döneme kıyasla (%17,5) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artış gösterdi (P<0,001). Deprem öncesi dönemde adli olguların yaş ortalaması 33,23±12,92 yıl, deprem sonrası dönemde 35,48±13,5 yıl idi (P<0,001). Adli vaka türlerinde deprem öncesi dönemde gözaltı adli muayene (%38,2) en fazla başvuru şekli olurken deprem sonrası dönemde trafik kazaları (%27,4), darp cebir (%27,4) en fazla başvuran adli olgular olmuş ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde artmıştır (P<0,001). Hastaların başvuru saati incelediğinde deprem sonrası dönemde 08:00-16:00 aralığındaki başvuruların deprem öncesi döneme göre (%42,4'e %33,6) arttığı tespit edildi (P<0.001). Deprem sonrası dönemde yoğun bakım yatışları istatistiksel olarak anlamlı biçimde düşerken, dahiliye ve göğüs cerrahi servis yatışları istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde artmıştır (P<0,001). Zehirlenme olgularında intihar amaçlı zehirlenmelerde hastanın psikiyatrik hastalık öyküsü deprem sonrası dönemde (%12,2) deprem öncesi döneme (%34,7) göre fark istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde azalmıştır (P<0,001). Hastaneye yatırılan trafik kazalarında erkek cinsiyet oranı deprem sonrası dönemde (%87,8) deprem öncesi döneme göre (%74,8) istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde artmıştır (P=0,018). Trafik kazalarında toraks yaralanması deprem öncesi döneme (%14,2) göre deprem sonrası dönemde (%33,3) artmıştır. Bu incelemede oluşan fark istatistiksel olarak anlamlıdır (P<0,001). Trafik kazalarının yatış yapılan servis yönünden karşılaştırılmasında Deprem sonrası dönemde göğüs cerrahi servis ve yoğun bakım yatışları artmıştır. Bu incelemenin farkı istatistiksel açıdan anlamlıdır (P=0,006). İş kazaları karşılaştırılmasında deprem öncesi dönemde en fazla çalışma sektörü sırası ile fabrika (%43), inşaat (%38), küçük işletme (%12,4), kamu çalışanı (%5,6) ile en fazla iş kazasının olduğu alanlardır. Deprem sonrası dönemde ise sırası ile en fazla çalışma sektörü inşaat (%42), fabrika (%33,2), küçük işletme (%12,7), kamu çalışanı (%11,5) olmuştur. Deprem sonrası dönemde inşaat ve kamu çalışanı iş kazaları oransal olarak artmıştır. Bu incelemedeki fark istatistiksel açıdan anlamlıdır (P=0,010). SONUÇ: Çalışmamızda incelenen adli olgular çerçevesinde afet durumu adli olguların dağılımını değiştirmektedir. Afet sonrasında bozulan kamu düzeni nedeniyle trafik kazaları, iş kazaları ve darp cebir olguları artış göstermiştir. Zehirlenme başvurularında ise intihar amaçlı zehirlenmelerde daha önce psikiyatrik hastalık öyküsü olmayan hastalarda artmıştır. Bu nedenle afet sonrası normal yaşama dönüşün ve kamu düzeninin hızla düzeltilmesi bu açıdan oldukça önemlidir. Deprem sonrasında görülen değişikliklere binaen toplumlar ve devletler daha afet olmadan afete hazır olmalıdır. Çünkü afetin vereceği zararı önlemeye yönelik düzenlemeler yetersiz ise afet olduktan sonra alınan tedbirler kaybedilen hayatları ve hayatta kalanların bozulan yaşam düzenini ve ruh sağlığını geri getirmekte yetersiz kalmaktadır.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: Disasters are major events that impact the demographic structure, population distribution, and psychological and physical characteristics of societies. Among natural disasters, earthquakes are the most devastating, causing the greatest destruction. In this study, we investigated the effect of earthquakes on forensic cases in society by evaluating forensic cases admitted to the emergency department. MATERIALS AND METHODS: This study was conducted retrospectively by analyzing and comparing forensic cases admitted to the Emergency Department of Adıyaman Training and Research Hospital six months before and six months after the earthquake on February 6, 2023, following approval from the Adıyaman University Ethics Committee. Data on admitted patients were obtained from the hospital system and initially categorized based on all forensic cases, including gender, age, time of admission, type of forensic case, type of insurance, mode of transport to the emergency department, and distribution of hospitalizations across different departments. Forensic cases were further categorized into subgroups such as traffic accidents, occupational accidents, and poisonings, and a detailed comparison was made between the pre- and post-earthquake periods. Statistical analysis was performed using SPSS v. 17.0, and a p-value of <0.05 was considered statistically significant. RESULTS: A total of 8,247 forensic cases met the inclusion criteria, with 4,978 cases in the pre-earthquake period and 3,269 cases in the post-earthquake period. In both periods, the majority of forensic cases involved male patients. However, the proportion of female cases was significantly higher in the post-earthquake period (21.8%) compared to the pre-earthquake period (17.5%) (P<0.001). The mean age of forensic cases was 33.23±12.92 years in the pre-earthquake period and 35.48±13.5 years in the post-earthquake period (P<0.001). Among forensic case types, in the pre-earthquake period, detainee forensic examinations (38.2%) were the most common reason for admission. However, in the post-earthquake period, the most frequently reported forensic cases were traffic accidents (27.4%) and assault cases (27.4%), and this change was statistically significant (P<0.001). When examining the time of admission, cases presenting between 08:00-16:00 increased significantly in the post-earthquake period compared to the pre-earthquake period (42.4% vs. 33.6%) (P<0.001). Intensive care unit admissions decreased significantly after the earthquake, whereas internal medicine and thoracic surgery ward admissions showed a statistically significant increase (p<0.001). Among poisoning cases, the proportion of patients with a history of psychiatric illness in suicide-related poisonings decreased significantly in the post-earthquake period (12.2%) compared to the pre-earthquake period (34.7%) (p<0.001). In hospital-admitted traffic accident cases, the proportion of male patients significantly increased in the post-earthquake period (87.8%) compared to the pre-earthquake period (74.%) (p=0.018). Thoracic injuries due to traffic accidents increased significantly in the post-earthquake period (33.3%) compared to the pre-earthquake period (14.2%) (p<0.001). When comparing hospitalizations due to traffic accidents, admissions to thoracic surgery and intensive care units significantly increased in the post-earthquake period (p=0.006). Regarding occupational accidents, the most common sectors affected in the pre-earthquake period were factories (43%), construction (38%), small businesses (12.4%), and public employees (5.6%). In the post-earthquake period, the ranking changed to construction (42%), factories (33.2%), small businesses (12.7%), and public employees (11.5%). Occupational accidents in the construction and public sectors significantly increased after the earthquake (P=0.010). CONCLUSION: Our study demonstrates that disasters alter the distribution of forensic cases. Due to the disruption of public order following disasters, traffic accidents, occupational accidents, and assault cases have increased. Among poisoning cases, suicide-related poisonings have increased among patients with no prior history of psychiatric illness. Therefore, the rapid restoration of public order and a return to normal life following disasters is crucial. Based on the observed changes after the earthquake, societies and governments must be prepared for disasters before they occur. If preventive measures are insufficient before the disaster, actions taken afterward may not be adequate to restore lost lives, disrupted living conditions, and deteriorated mental health.

Benzer Tezler

  1. Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi

    Başlık çevirisi yok

    MERİH BAYRAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM

  2. Cam ve plastik seraların sonbahar domates üretimi yönünden karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    ERGUN DURAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYTEN SEVGİCAN

  3. Doğuştan kalça çıkıklı hastalarda kalça patolojilerinin bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    NECDET ŞÜKRÜ ALTUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ortopedi ve TravmatolojiGazi Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ORHAN ASLANOĞLU

  4. Meniere hastalığında endolenfatik kese cerrahisi

    Endolymphatic sac surgery in meniere's disease

    NEBİL GÖKSU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kulak Burun ve BoğazGazi Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. NECMETTİN AKYILDIZ

  5. İlkokul çağı erkek çocuklarında inmemiş testis anomalisi ve insidansı

    The anomaly and incidence of cryptorchidism in primary school boys

    SERDAR SEZGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ÜrolojiGazi Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı