Geri Dön

Prostat karsinomlarında nöral dansite, perinöral invazyon ve nöropeptit y ekspresyonunun prognostik önemi

Prognostic importance of neural density, perineural invasion, and neuropetide y expression in prostate cancer

  1. Tez No: 930893
  2. Yazar: ONUR DENİZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KUTSAL YÖRÜKOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Nöropeptit Y, prostat karsinomu, perinöral invazyon, Neuropetide Y, Prostate Cancer, Perineural Invasion
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Prostat karsinomlarının gelişimi ve progresyonunda son yıllarda yapılan kanserlerin nörobiyolojisi ve aksonogenez mekanizmaları ile birçok çalışma yapılmaktadır. Kanser gelişiminde sempatik ve parasempatik sinirlerin önemi günümüzde tümörlerde nörogenez çağını başlatmıştır. Sempatektomi yapılan prostat karsinomlarında tümörlerde regresyon olduğu ya da spinal yaralanmalı hastalarda prostat karsinom insidansında azalma olması bu alanda yapılan çalışmaları hızlandırmıştır. Bu çalışmada prostat karsinomlarında nöral yapıların sempatik ve parasempatik dağılımı, perinöral invazyonun dağılımı ve invaze sinirlerin sempatik, parasempatik dağılımı ve nöropeptit Y ekspresyonunun prognostik parametreler ile ilişkisi incelenmiştir. Gereç (Hastalar) ve Yöntem: Tümörlü alanlarda total sinir sayısı artmıştır. Tümör hacmi ile tümörde sempatik ve parasempatik sinir sayısı doğru orantılıydı. PSA 4 ng/ml'den fazla olan olgularda tümörsüz dokuda sempatik sinir artışı izlendi. Biyopside PNİ olan olgularda radikalde tümörde sempatik sinir artışı izlendi. EPE olanlarda tümörde PNİ ile sempatik ve parasempatik sinir sayısı artmıştır. Tümör hacmi >4cc olan olgularda NPY ekspresyon artışı izlenmiştir. Ancak NPY ekspresyonu artışı ile PNİ sayısının artmayışı NPY ekspresyonun tek başına tümörlerin invaziv patern kazanmasında etkili olmayıp başka faktörlerinde rol oynadığını göstermektedir. Bulgular: Çalışmamızda daha güçlü NPY eksprese eden tümörlerin sempatik sinir invazyonunu daha fazla yapması tümörlerin metabolik ihtiyacı için sempatik sistemden salgılanan NPY nörotransmitterine ihtiyacı olması, sempatik sinire afinite göstermesi beklenen bir durumdur. PNİ invazyonu fazla olan tümörlerde biyokimyasal nüksün olması PNİ'nin prognostik bir parametre olacağını düşündürmektedir. Prognostik parametre olan ileri evre, EPE ve tümör hacmi ile biyokimyasal nüks görülme sıklığı artmıştır. Sonuç: Özetle, bu çalışma, prostat karsinomlarının gelişimi ve ilerlemesinde nöral yapıların, özellikle sempatik ve parasempatik sinirlerin önemini vurgulamaktadır. Bulgular, tümördeki sinir sayısının, perinöral invazyonun, sempatik sinir invazyonunun ve nöropeptit Y ekspresyonunun, tümör hacmi, ekstraprostatik yayılım ve biyokimyasal nüks gibi prognostik göstergelerle ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu sonuçların prostat kanserinin tanı ve tedavisine katkısı olabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: In recent years, numerous studies have been conducted on the neurobiology and axonogenesis mechanisms of cancers, particularly in the development and progression of prostate carcinomas. The importance of sympathetic and parasympathetic nerves in cancer development has initiated the era of neurogenesis in tumors. The regression of tumors in prostate carcinomas after sympathectomy or the decrease in incidence of prostate carcinoma in patients with spinal cord injuries has accelerated research in this area. This study evaluated the distribution of neural structures, sympathetic and parasympathetic distribution, perineural invasion distribution, and the distribution of invasive nerves in prostate carcinomas, as well as the relationship between neuropeptide Y expression and prognostic parameters. Materials (Patients) and Methods: The total number of nerves in the tumor area has increased. The number of sympathetic and parasympathetic nerves in the tumor was directly proportional to the tumor volume. In cases with PSA levels above 4 ng/ml, an increase in sympathetic nerves was observed in non-tumor tissue. In cases with perineural invasion in biopsy, an increase in sympathetic nerves was observed in the tumor in radical prostatectomy. In cases with extraprostatic extension, an increase in tumor PNI and sympathetic and parasympathetic nerve numbers was observed. An increase in neuropeptide Y expression was observed in cases with tumor volume >4cc. However, the lack of increase in PNI number despite the increase in NPY expression suggests that NPY expression alone is not effective in gaining an invasive pattern in tumors and that other factors play a role. Results: In our study, it is expected that tumors with stronger NPY expression will have more sympathetic nerve invasion, as they require NPY neurotransmitters released from the sympathetic system for their metabolic needs and show affinity for the sympathetic nerves. The presence of biochemical recurrence in tumors with high PNI invasion suggests that PNI may be a prognostic parameter. Conclusion: In summary, this study highlights the importance of neural structures, particularly sympathetic and parasympathetic nerves, in the development and progression of prostate carcinomas. The findings show that the number of nerves in the tumor, perineural invasion, sympathetic nerve invasion, and NPY expression are related to prognostic indicators such as tumor volume, extraprostatic extension, and biochemical recurrence. These results may contribute to the diagnosis and treatment of prostate cancer.