Geri Dön

Gerçek yaşam verileri ile pankreas ekzokrin yetmezliği: Bir kohort çalışması

Pancreatic exocrine insufficiency with real-life data: A cohort study

  1. Tez No: 932042
  2. Yazar: GİZEM SULTAN KÜRTÜL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ORHAN SEZGİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mersin Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Pankreas Ekzokrin Yetmezliği (PEY) pankreas'ın ekzokrin salgısındaki yetersizlik sonucu sindirim ve emilim işlevlerindeki bozuklukla karakterli bir durumdur. Amacımız Gastroenteroloji polikliniğine başvuran hastaların büyük kısmını oluşturan; karın ağrısı, dispepsi ve dışkılama bozukluğu gibi şikâyetlerle gelen hastalarda PEY sıklığı, özelliklerini ve risk faktörlerini belirlemekti. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Kliniği'nde 01.2018-02.2024 tarihleri arasında PEY ön tanısı ile fekal elastaz (FE-1) düzeyi ölçülen hastalar çalışmaya alındı. Hastaların demografik verileri, laboratuvar bulguları, ek hastalıkları ve PEY-Q test sonuçları kaydedildi. PEY tanısı FE-1 düzeyi<200µg/ml olması ile konuldu. FE-1 düzeyine göre PEY şiddeti sınıflandırıldı: 100-200 arasında“hafif-orta”, 100 altında“ağır”PEY olarak sınıflandı. PEY-Q testi sonucuna göre hastalar, negatif, hafif, orta ve ağır olarak dört gruba ayrıldı. PEY-Q testi ile FE-1 düzeyleri, PEY şiddeti arasındaki ilişki incelendi. Çalışmamıza 310 hasta alındı: 142'si PEY pozitif (%45), 168'i PEY negatif (%55) idi. İki grup yaş, vücut kitle indeksi, sigara, alkol kullanımı açısından benzerdi. PEY erkeklerde daha sıktı (p=0,024). Yaşla PEY sıklığı artmıyordu. PEY Q testi ortalaması, sistolik tansiyon, diyabetes mellitus, hipertansiyon, hiperlipidemi, pankreas ve mide cerrahisi öyküsü PEY pozitif grupta anlamlı derecede yüksekti. Karın ağrısı, şişkinlik ve kötü kokulu dışkılama PEY pozitif hastalarda daha sık gözlenen şikâyetlerdi. PEY hastalarının %65'inde daha önceden benzer şikayetler olduğu saptandı ve PEY olmayanlardan daha fazla idi (p<0,001). PEY hastalarının %43'ü ağır, %57'si hafif-orta PEY'di. Ağır PEY grubunda hemoglobin ve D vitamini düzeyleri daha düşüktü. Ultrasonografide hepatosteatoz ve 'orta' şiddette pankreatik steatoz PEY pozitiflerde daha fazlaydı. PEY-Q testinin ROC analizi, AUC=0,667, >0,9 skoruyla %38,7 sensitivite ve %89,2 spesifite sağladı. Çalışmamız PEY'in oldukça sık olduğunu, PEY olan ve olmayanların benzer semptomlar ile hastaneye geldiğini ama özellikle karın ağrısı, şişkinlik, kötü kokulu dışkılama olanlarda PEY'in düşünülmesi gerektiğini gösterdi. PEY ve diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi, pankreas ve mide cerrahisi öyküsü arasında güçlü ilişki bulunmuştur. PEY-Q testinin PEY tanısındaki geçerliliği desteklenmiştir.

Özet (Çeviri)

Pancreatic Exocrine Insufficiency (PEI) is a condition characterized by impaired digestion and absorption due to insufficient exocrine secretion of the pancreas. Our aim was to determine the prevalence, characteristics, and risk factors of PEI in patients presenting with complaints such as abdominal pain, dyspepsia, and defecation disorders, which constitute the majority of patients visiting the Gastroenterology outpatient clinic. Patients with a preliminary diagnosis of PEI and whose fecal elastase (FE-1) levels were measured between January 2018 and February 2024 at Mersin University Faculty of Medicine Gastroenterology Clinic were included in the study. The demographic data, laboratory findings, comorbidities, and PEI-Q test results of the patients were recorded. The diagnosis of PEI was made if the FE-1 level was <200µg/ml. The severity of PEI was classified according to FE-1 levels:“mild-moderate”PEI for levels between 100-200µg/ml, and“severe”PEI for levels below 100µg/ml. According to the PEI-Q test results, patients were divided into four groups: negative, mild, moderate, and severe. The relationship between FE-1 levels, PEI severity, and the PEI-Q test results was examined. A total of 310 patients were included in our study: 142 were PEI-positive (45%), and 168 were PEI-negative (55%). The two groups were similar in terms of age, body mass index, smoking, and alcohol use. PEI was more common in males (p=0.024). The prevalence of PEI did not increase with age. The average PEI-Q test score, systolic blood pressure, diabetes mellitus, hypertension, hyperlipidemia, and history of pancreatic and gastric surgery were significantly higher in the PEI-positive group. Abdominal pain, bloating, and foul-smelling stools were more frequently observed symptoms in PEI-positive patients. It was found that 65% of PEI patients had previously experienced similar complaints, which was significantly higher than those without PEI (p<0.001). Of the PEI patients, 43% had severe PEI, and 57% had mild-moderate PEI. Hemoglobin and vitamin D levels were lower in the severe PEI group. Hepatic steatosis and“moderate”pancreatic steatosis were more common in PEI-positive patients on ultrasonography. The ROC analysis of the PEI-Q test yielded an AUC of 0.667, with a sensitivity of 38.7% and a specificity of 89.2% at a score >0.9. Our study showed that PEI is quite common and that patients with PEI and without PEI present to the hospital with similar symptoms. However, PEI should particularly be considered in patients with abdominal pain, bloating, and foul-smelling stools. A strong relationship was found between PEI and diabetes, hypertension, hyperlipidemia, and a history of pancreatic and gastric surgery. The validity of the PEI-Q test in diagnosing PEI was supported.

Benzer Tezler

  1. Matematiğin farklı disiplinlerde kullanım durumlarının incelenmesi

    Examination of the use of mathematics in different disciplines

    SEVAL LAÇİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Eğitim ve ÖğretimDicle Üniversitesi

    Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TAMER KUTLUCA

  2. MRG (manyetik rezonans görüntüleme) ile yağlı pankreas görülen 40-50 yaş hastaların klinik ve laboratuvar bulgularının incelenmesi ve yağlı karaciğer ile potansiyel ilişkisinin retroprospektif olarak değerlendirilmesi.

    Evaluation of clinical and laboratory findings of 40-50 years old patients with fatty pancreas with MRI (magnetic resonance imaging) and retroprospective evaluation of its potential relationship with fatty liver

    HATİCE DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    GastroenterolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LEVENT FİLİK

  3. BRCA1 ve BRCA2 mutasyonlarının tespitine yönelik yeni nesil dizileme temelli kit geliştirilmesi ve rutinde kullanılan yöntemler ile valide edilmesi

    Development of next generation sequencing based kit for the detection of BRCA1 and BRCA2 mutations, and validation with routinely used methods

    GÖZDE GİRGİN ÖZGÜMÜŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Tıbbi BiyolojiMarmara Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET İLTER GÜNEY

  4. 2020-2023 yılları arasında N.E.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Polikliniği'ne adli rapor tanzimi için başvuran batın bölgesi travmalı olguların adli tıp açısından retrospektif olarak incelenmesi

    Retrospective examination of cases with abdomen region trauma who applied to NEU Faculty of Medicine Forensic Medicine Polyclinic for forensic report between 2020-2023 in terms of forensic medicine

    BURAK ÜŞEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Adli TıpNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞERAFETTİN DEMİRCİ

  5. Organ nakli organizasyonları ve organ nakli, organ bağışı hakkında bilgi-davranış araştırması

    Başlık çevirisi yok

    NİLGÜN KOŞAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Hastanelerİstanbul Üniversitesi

    İşletme Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YILDIZ TÜMERDEM