Geri Dön

Esansiyel hipertansiflerde tuz uyumu ve kan basıncı kontrolünün anksiyete, depresyon ve yaşam kalitesi üzerine olan etkisi

Effect of salt adherence and blood pressure control on anxiety, depression, and quality of life in essential hypertension

  1. Tez No: 932458
  2. Yazar: NURANA KASUMOVA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEYHUN KÜRŞAT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Depresyon, Esansiyel hipertansiyon, Tuz tüketimi, Yaşam kalitesi, Anxiety, Depression, Essential hypertension, Salt intake, Quality of life
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Esansiyel hipertansiyon, dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunudur ve sadece kardiyovasküler komplikasyonlarla değil, aynı zamanda hastaların yaşam kalitesi, anksiyete ve depresyon düzeyleriyle de yakından ilişkilidir. Bu çalışma, esansiyel hipertansiyon tanısı taşıyan hastalarda tuz tüketimi, yaşam kalitesi ve psikolojik durum (anksiyete, depresyon) arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Ağustos 2024 ile Kasım 2024 tarihleri arasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji polikliniklerine başvuran ve en az 6 aydır esansiyel hipertansiyon tanılı 120 hastanın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan 24 saatlik idrar sodyum atılımı ölçümü istenerek tuz kısıtlamasına uyum durumları değerlendirilmiştir. Yaşam kalitesi“Kısa Form-36 (SF-36)”ölçeğiyle, anksiyete ve depresyon düzeyleri ise“Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADÖ)”ile ölçülmüştür. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 15.0 yazılımı ile yapılmış, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 57,93±13,27 (28-88 yaş) olup, %55'i kadın ve %45'i erkektir. Mesleki durum dağılımında en yüksek oran %34,2 ile emeklilerde gözlenmiştir. Eğitim düzeyi bakımından katılımcıların yarısı ilkokul mezunu, %10'u ise okuma-yazma bilmemektedir. 24 saatlik idrar sodyum atılımına dayalı değerlendirmede böbrek fonksiyon testlerinin (üre, kreatinin, GFR) genel olarak normal sınırlarda olduğu saptanmıştır. HADÖ sonuçlarında, anksiyete ortalaması 8,25±4,60, depresyon ortalaması 8,25±4,60 olarak bulunmuştur. SF-36 genel sağlık puanlarının orta düzeyde seyrettiği ve SF-36 ile HADÖ arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif korelasyon olduğu izlenmiştir (p<0,05). Kan basıncı kontrolü tam olmayan hastalarda depresif bulguların daha yüksek olduğu, ancak bu farkın istatistiksel anlamlılığa ulaşmadığı görülmüştür (p>0,05). Tuz kısıtlaması uygulayanlarla uygulamayanlar arasında kan basıncı kontrolü açısından anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p>0,05). Anksiyete düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmazken, depresyon düzeylerinin kan basıncı kontrolü olmayan ancak tuz kısıtlamasına uyan hastalarda daha yüksek olduğu saptanmıştır (p=0,732; p=0,030). Sonuç: Esansiyel hipertansiyon tanılı hastalarda tuz tüketim alışkanlığı, yaşam kalitesi ve psikolojik iyilik hâli arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Özellikle depresyon ve anksiyete düzeylerinin, yaşam kalitesi ile ters yönde korelasyon göstermesi, bu hasta grubunda psikososyal desteğin önemini ortaya koymaktadır. Tuz kısıtlamasına uyum konusunda daha uzun süreli ve geniş kapsamlı takiplerin yapılması, hipertansiyon yönetimi ve ruhsal durum arasındaki ilişkinin daha net anlaşılmasına katkı sunacaktır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Essential hypertension is a significant public health concern worldwide, associated not only with cardiovascular complications but also closely linked to patients' quality of life, anxiety, and depression levels. This study aimed to investigate the relationship among salt consumption, quality of life, and psychological status (anxiety, depression) in patients diagnosed with essential hypertension. Material and Method: The study was conducted between August 2024 and November 2024 in the Internal Medicine and Nephrology outpatient clinics of Manisa Celal Bayar University Hafsa Sultan Hospital. A total of 120 patients, who had been diagnosed with essential hypertension for at least 6 months, participated in the study. To evaluate compliance with salt restriction, participants were asked to undergo a 24-hour urinary sodium excretion measurement. Quality of life was measured using the 36-Item Short Form Survey (SF-36), while anxiety and depression levels were assessed with the Hospital Anxiety and Depression Scale (HADS). Statistical analyses of the data were performed using SPSS 15.0, with a significance level set at p<0.05. Results: The mean age of the participants was 57.93±13.27 (range 28–88) years, with 55% being female and 45% male. Regarding occupational status, the highest rate was observed among retirees (34.2%). In terms of educational level, half of the participants were primary school graduates, while 10% were illiterate. Based on 24-hour urinary sodium excretion, kidney function tests (urea, creatinine, GFR) were generally within normal limits. The HADS results showed mean anxiety and depression scores of 8.25±4.60, respectively. SF-36 general health scores were at a moderate level, and there was a statistically significant negative correlation between SF-36 and HADS (p<0.05). Patients whose blood pressure was not fully controlled had higher depressive symptoms, although this difference did not reach statistical significance (p>0.05). No significant difference in blood pressure control was observed between those who adhered to salt restriction and those who did not (p>0.05). Although no significant difference was found in anxiety levels, depression levels were found to be higher among patients with uncontrolled blood pressure who adhered to salt restriction (p=0.732; p=0.030). Conclusion: In patients diagnosed with essential hypertension, significant relationships were observed among salt consumption habits, quality of life, and psychological well-being. In particular, the finding that depression and anxiety levels correlate negatively with quality of life underscores the importance of psychosocial support in this patient group. Long-term and more comprehensive follow-ups on salt restriction compliance may contribute to a clearer understanding of the relationship between hypertension management and mental health.