Geri Dön

Kronik ürtiker hastalarında tiroid otoimmünitesi ve total IGE düzeylerinin omalizumab tedavi yanıtındaki prognostik etkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of the prognostic impact of thyroid autoimmunity and total IGE levels on omalizumab treatment response in patients with chronic urticaria

  1. Tez No: 933952
  2. Yazar: AFRA MUALLA CESUR ÖZTÜRK
  3. Danışmanlar: Dr. BİLGEN ERDOĞAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Kronik Ürtiker, Omalizumab, Tedavi Direnci, Tiroid otoimmünitesi, Total IgE, Anti-TPO IgG, Chronic Urticaria, Omalizumab treatment, Treatment Resistance, Thyroid autoimmunity, Total IgE, Anti-TPO IgG
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Dermatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç Ürtiker toplumda sık görülen, ani başlayıp 24 saat içinde kendiliğinden sonlanan, hasta için oldukça zorlayıcı, kaşıntılı, ödemli ürtikeryal papül/plaklar ile karakterize bir durumdur. Tedavide, ilk basamak antihistaminiklere yanıt vermeyen dirençli hastalarda insan monoklonal antikoru olan omalizumab tedavisi kullanılmaktadır. Bazı hastalar omalizumab tedavisine erken ve dramatik yanıt verirken bazıları geç yanıt vermekte veya hiç vermemektedir. Biz çalışmamızda kliniğimizde takip ettiğimiz omalizumab tedavisine yanıtlı ve dirençli hastaların verilerini karşılaştırarak kronik ürtikerli hastalarda omalizumab tedavi direncine etki eden faktörleri ve omalizumab tedavisi ile bu faktörlerin değişimini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem Çalışmamız tek merkezli, retrospektif kohort çalışmasıdır. 1 Ocak 2015- 31 Ocak 2024 tarihleri arasında Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cildiye Kliniği, Ürtiker polikliniğinde takipli omalizumab tedavisi almış veya almakta olan, en az 6 ay boyunca takiplerine devam eden toplam 160 kronik ürtiker hastası çalışmamıza dahil edildi. Hastalar 24. Haftadaki Ürtiker Aktivite Skoru'na (UAS) göre değerlendirildi ve UAS7<6 olanlar tedaviye yanıtlı; UAS7≥7 olanlar tedaviye dirençli olarak iki gruba ayrıldı. Hastaların 0. Haftadaki verileri incelenerek yaş, cinsiyet, omalizumab tedavisi öncesi hastalık süresi, ortalama omalizumab tedavi süresi, anjiyoödem, atopi, otoimmün hastalık varlığı, majör ek hastalıkları, fiziksel ürtiker ve tetikleyen faktör varlığı, ilk gelişteki UAS7 skoru, total IgE, anti-TPO IgG, anti-Tg IgG, CRP, ESH, eozinofil, bazofil değerleri kayıt altına alındı. Hastaların omalizumab tedavisinin 24. Haftasındaki kayıtları incelenerek total IgE, anti-TPO IgG, anti-Tg IgG, CRP, ESH, eozinofil, bazofil değerleri, UAS7 skorları kayıt altına alındı. Sıfırıncı Haftadaki ve 24. Haftadaki değerler omalizumab yanıtlı ve dirençli gruplar arasında karşılaştırılarak omalizumab tedavi yanıtında etkisi olan faktörler ve bu faktörlerin tedavi ile değişiminin değerlendirilmesi amaçlandı. Bulgular Omalizumab tedavisine duyarlı grupta 93 hasta, dirençli grupta 67 hasta vardır. Omalizumab'a dirençli grupta bazal UAS7 skoru, majör ek hastalık varlığı, otoimmün hastalık varlığı anlamlı olarak daha yüksektir (sırası ile p: 0.045, p: 0.001, p:<0.001). Başlangıçtaki (0. hafta) laboratuvar bulgularında Anti-TPO IgG/Total IgE oranı, Anti-TPO IgG değeri omalizumaba dirençli grupta duyarlı gruba göre anlamlı olarak daha yüksektir (sırası ile p: 0.005, p: 0.017). Yirmi dördüncü haftadaki laboratuvar bulgularında ise Anti-Tg, Anti-TPO IgG değerinin ve Anti-TPO IgG/Total IgE oranının dirençli grupta anlamlı olarak daha yüksek olduğu (sırasıyla p: 0.019, p: 0.030 ve p: 0.013); buna karşın bazofil değerlerinin ise omalizumaba dirençli grupta anlamlı olarak daha düşük olduğu (p: 0.002) belirlenmiştir. Her iki grupta da tedavi ile Total IgE düzeyinde başlangıca göre 24. Haftada anlamlı olarak artış saptanmıştır (p< 0.001). Omalizumaba dirençli grupta 24. Haftaki Anti-Tg IgG düzeylerinde başlangıca göre anlamlı yükseklik saptanmıştır (p: 0.037). Sonuç Kronik ürtiker hayat kalitesini oldukça etkileyebilen, tedavisi zor ve/veya uzun süreli olabilen bir hastalıktır. Şiddetli klinik gidişe sahip olan ve tedaviye dirençli hastaların erken tahmin edilmesi uygun tedavi planlamasının sağlanabilmesi ve hasta bilgilendirimi açısından oldukça önemlidir. Bulgularımıza göre başlangıç hastalık şiddeti (UAS7 skoru) yüksek olan, eşlik eden otoimmün hastalığı olan, Anti-TPO IgG/Total IgE oranı yüksek olan, Anti-TPO IgG ve Anti Tg IgG değeri yüksek olan, bazofil seviyesi düşük olan hastaların tedaviye dirençli olma ihtimali yüksektir. Bu hastalarda tedavi planlamasında omalizumab tedavisi gecikmeden başlanmalı ve hastanın hastalık gidişatı hakkında doğru bilgilendirilmesi önemlidir.

Özet (Çeviri)

Aim Urticaria is a condition characterized by itchy, edematous urticarial papules/plaques, which is common in the community, starts suddenly and ends spontaneously within 24 hours, and is very challenging for the patient. Treatment with omalizumab, a human monoclonal antibody, is used in resistant patients who do not respond to first-line antihistamines. While some patients respond early and dramatically to omalizumab treatment, others respond late or not at all. In our study, we aimed to evaluate the factors affecting omalizumab treatment resistance in patients with chronic urticaria and the change of these factors with omalizumab treatment by comparing the data of patients who responded to omalizumab treatment and those who were resistant. Materials and Methods Our study is a single-center, retrospective cohort study. Between January 1, 2015 and January 31, 2024, total of 160 chronic urticaria patients who received or were receiving omalizumab treatment and continued their follow-up for at least 6 months in the Urticaria outpatient clinic of the Dermatology Department of Bakırköy Dr. Sadi Konuk Training and Research Hospital were included in our study. Patients were evaluated according to the Urticaria Activity Score (UAS) at week 24, and those with UAS7<6 were divided into two groups as treatment-responsive and those with UAS7≥7 as treatment-resistant. Age, gender, duration of disease before omalizumab treatment, mean duration of omalizumab treatment, presence of angioedema, atopy, autoimmune disease, major comorbidities, physical urticaria and presence of triggering factors, UAS7 score at the first visit, total IgE, anti-TPO IgG, anti-Tg IgG, CRP, ESR, eosinophil, basophil values were recorded. The records of the patients at week 24 of omalizumab treatment were examined and total IgE, anti-TPO IgG, anti-Tg IgG, CRP, ESR, eosinophil, basophil values, UAS7 scores were recorded. The values at week zero and week 24 were compared between the omalizumab-responsive and resistant groups to evaluate the factors affecting omalizumab treatment response and the change of these factors with treatment. Findings There were 93 patients in the omalizumab-responsive group and 67 patients in the omalizumab-resistant group. Baseline UAS7 score, presence of major comorbidity and presence of autoimmune disease were significantly higher in the omalizumab-resistant group (p: 0.045, p: 0.001, p:<0.001, respectively). In the baseline (week 0) laboratory findings, Anti-TPO IgG/Total IgE ratio and Anti-TPO IgG value were significantly higher in the omalizumab-resistant group compared to the responsive group (p: 0.005, p: 0.017, respectively). In the laboratory findings at the twenty-fourth week, Anti-Tg IgG, Anti-TPO IgG value and Anti-TPO IgG/Total IgE ratio were significantly higher in the resistant group (p: 0.019, p: 0.030 and p: 0.013, respectively), whereas basophil values were significantly lower in the omalizumab resistant group (p: 0.002). Total IgE levels were significantly increased in both groups at week 24 compared to baseline (p< 0.001). Anti-Tg IgG levels in the omalizumab-resistant group were significantly higher at 24 weeks compared to baseline (p: 0.037). Result Chronic urticaria is a disease that may affect the quality of life considerably and may be difficult and/or prolonged to treat. Early prediction of patients with severe clinical course and resistant to treatment is very important in terms of appropriate treatment planning and patient counseling. According to our findings, patients with high initial disease severity (UAS7 score), concomitant autoimmune disease, high Anti-TPO IgG/Total IgE ratio, high Anti-TPO IgG and Anti Tg IgG values, and low basophil levels are likely to be resistant to treatment. In the treatment planning of these patients, omalizumab treatment should be started without delay and it is important to inform the patient correctly about the course of the disease.

Benzer Tezler

  1. Statik elektrikle yüklenmiş sıvı ilacın pamuk ilaçlamasında etkinliğinin belirlenmesi üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    ALİ BAYAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatÇukurova Üniversitesi

    Tarımsal Mekanizasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YUSUF ZEREN

  2. Travmatik erkek paraplojelere yüksek frekanslı TENS

    Başlık çevirisi yok

    SEMA ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Ortopedi ve TravmatolojiGazi Üniversitesi

    Kazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VESİLE SEPİCİ

  3. Kemalpaşa etlik piliç işletmelerinin teknik ve ekonomik yönden incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HAYRİ TUNA YÜKSELEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatEge Üniversitesi

    Zootekni Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇETİN KOÇAK

  4. Sarıcakaya (Eskişehir) bölgesi bitümlü şeyllerinde organik jeokimyasal araştırma

    Organic geochemical investigation of bituminous shales of Sarıcakaya-Eskişehir region

    NECLA AKÇA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Jeoloji MühendisliğiAnkara Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. GÖNÜL BÜYÜKÖNAL