Geri Dön

İzole Anti-HBc total pozitifliğinin klinik önemi

Clinical significance of isolated Anti-HBc total positivity

  1. Tez No: 936292
  2. Yazar: CANER ÇULHA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AHMET BEKTAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: İzole anti-HBc total pozitifliği, hepatit B, hepatit C, hepatit D, HIV, immunsupresif tedavi, hepatit B antiviral proflaksisi, Isolated anti-HBc total positivity, hepatitis B, hepatitis C, hepatitis D, HIV, immunosuppressive therapy, hepatitis B antiviral prophylaxis
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Bu retrospektif çalışmada çeşitli klinik yakınmalarla başvuran ve Hepatit B serolojisi çalışılmış hastalarda izole anti-HBc total pozitifliğinin prevalansının belirlenmesi, bu vakaların demografik, klinik, laboratuvar özelliklerinin ve izole antiHBc total pozitifliğinin immunsupresif tedavi alacak hastalarda klinik açıdan bir önemi olup olmadığının saptanması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza 1 Ocak 2007- 31 Aralık 2022 tarihleri arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD bünyesindeki bölümlere çeşitli klinik yakınmalarla başvuran, 18 yaş ve üzeri, HBsAg, anti-HBs ve anti-HBc total tetkikleri çalışılan hastalar dahil edildi. Hastaların dosyaları retrospektif olarak taranarak demografik, klinik, laboratuvar, özellikleri kaydedildi. Anti-HBc total pozitif, HBsAg ve anti-HBs negatif serolojik durum izole anti-HBc total pozitifliği olarak tanımlandı. İzole anti-HBc total pozitif olguların HBV DNA, anti-HDV, anti-HCV, anti-HIV varlığı araştırıldı. Yine bu olgularda test alındığı tarihten itibaren immunsupresif ve antiviral tedavi kullanma durumu ilaç kullanım raporları taranarak araştırıldı. Hepatit B reaktivasyonu laboratuvar bulguları değerlendirilerek araştırıldı. Verilerin SPSS programıyla istatistiksel analizi yapılarak sonuçları değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmaya alınan 27832 hastanın 13850 (%49,8)'si erkekti, genel yaş ortalaması 50,7±17,5 yıldı. İzole anti-HBc total pozitifliği prevalansı %4,7 bulundu. İzole, doğal bağışık ve taşıyıcılarda erkeklerin oranı daha fazlaydı. En yüksek ortanca yaş izole, en düşük aşılı grupta görüldü. Taşıyıcı grupta erkeklerin ortanca yaşı daha yüksekti, diğer gruplarda anlamlı fark görülmedi. 2007-2014 döneminden 2015-2022 dönemine geçerken naif ve aşılı oranında artış, aşılı olan grup hariç diğer tüm gruplarda ortanca yaşta artış görüldü. İzole anti-HBc pozitifliği sıklık sırasına göre en sık hematoloji, onkoloji, gastroenteroloji ve nefroloji bölümlerinde görüldü. Yaş aralığına göre incelendiğinde naiflerde 41-60 yaş, aşılılarda 18-40 yaş, izole ve doğal bağışıklarda 61 ve üzeri yaş, taşıyıcılarda 41-60 yaş aralığı daha yüksek orandaydı. İzole grupta anti-CD20 alanlarda antiviral kullanılmadığında %22 oranında reaktivasyon görüldü. İzole grupta, immunsupresif alt grubu gözetilmeksizin, toplamda immunsupresif ajan alıp antiviral tedavi alan hiçbir hastada reaktivasyon görülmezken, antiviral almayanlarda %8,2 oranında reaktivasyon görüldü. SONUÇ: Çalışmamızda atipik bir hepatit B serolojisi olan izole anti-HBc total pozitifliğinin ileri yaş ve erkek cinsiyette daha sık görüldüğü saptandı. İzole antiHBc total pozitif hastaların özellikle immunsupresyon öncesi değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda HBV reaktivasyonunu önlemek için profilaktik antiviral tedavi başlanması gerekmektedir. Özellikle anti-CD20 gibi reaktivasyon açısından yüksek riskli immunsupresif tedavi sırasında antiviral profilaksi uygulamasının, HBV reaktivasyonunun önlenmesinde etkin bir strateji olduğu saptanmıştır.

Özet (Çeviri)

AIM: This retrospective study aimed to determine the prevalence of isolated antiHBc total positivity in patients who presented with various clinical complaints and underwent hepatitis B serology testing and to assess their demographic, clinical, and laboratory characteristics, and to evaluate whether isolated anti-HBc total positivity has clinical significance in patients scheduled to receive immunosuppressive therapy. MATERIALS AND METODS: This study included patients aged 18 years and older who presented with various clinical complaints to the departments of Internal Medicine at Ondokuz Mayıs University Faculty of Medicine Hospital between January 1, 2007 and December 31, 2022 and who underwent testing for HBsAg, antiHBs and total anti-HBc. Patient records demographic, clinical and laboratory characteristics were retrospectively reviewed and recorded. A serological profile characterized by anti-HBc total positivity with negative HBsAg and anti-HBs was defined as isolated anti-HBc total positivity. For these isolated anti-HBc positive cases, the presence of HBV DNA, anti-HDV, anti-HCV and anti-HIV was investigated. In addition, the use of immunosuppressive and antiviral treatments since the date of testing was examined through medication usage reports. Hepatitis B reactivation was investigated by evaluating laboratory findings. The data were statistically analyzed using SPSS software. FINDINGS: Of the 27832 patients included in the study, 13850 (%49,8) were male with a mean age of 50.7 ± 17.5 years. The prevalence of isolated anti-HBc total positivity was found to be %4,7. The proportion of males was higher in the isolated, naturally immune and carrier groups. The highest median age was observed in the isolated group while the lowest was in the vaccinated group. In the carrier group, the median age of males was higher; however no significant differences were found between the other groups. From the period 2007–2014 to 2015–2022, an increase was observed in the proportion of naive and vaccinated individuals and an increase in median age was seen in all groups except the vaccinated group. Isolated anti-HBc positivity was most frequently observed in hematology, oncology, gastroenterology and nephrology patients, in that order. According to age groups, the highest proportions were observed in ages 41–60 for naive individuals, 18–40 for vaccinated, ≥61 for isolated and naturally immune and 41–60 for carriers. In the isolated group, a %22 reactivation rate was seen in patients who received anti-CD20 therapy without antiviral prophylaxis. In the isolated anti-HBc–positive group, regardless of immunosuppressive subgroup, no HBV reactivation was observed in patients who received antiviral prophylaxis concomitantly with immunosuppressive therapy, whereas an 8.2% reactivation rate was noted among those who did not receive antiviral treatment. CONCLUSION: In our study, isolated anti-HBc total positivity was found to be more frequently in older individuals and males. It is essential to evaluate patients with isolated anti-HBc total positivity prior to immunosuppression and to initiate prophylactic antiviral therapy when necessary to prevent HBV reactivation. Specifically, during high-risk immunosuppressive treatments such as anti-CD20 therapy, the application of antiviral prophylaxis has been identified as an effective strategy for preventing HBV reactivation.

Benzer Tezler

  1. Solit organ malinitesi nedeniyle kemoterapi uygulanacak olan hastaların hepatit B enfeksiyonu açısından izlemi

    Follow up of patients with chemotherapy plan due to solid organ malignancy in terms of hepatitis B infection

    HÜSEYİN AYTAÇ ERDEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiEge Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TANSU YAMAZHAN

  2. 1,3-difenil-4,5-bis(hidroksiimino)-imidazolidin ve Ni(II), Cu(II), Pd(II), UO2(VI) komplekslerinin sentezi

    Başlık çevirisi yok

    VEFA AHSEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZER BEKAROĞLU

  3. Effect of chymotrypsin on M1 type pyruvate kinase from rabbit muscle and L-type from sheep liver

    Başlık çevirisi yok

    NİLAY BAŞARAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1987

    BiyokimyaOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MERAL YÜCEL

  4. Bazı buğday türlerinde poliploidi düzeyine bağımlı IAA ve ABA miktarlarının kantitatif belirlenmesi üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    SEVGİ HEPAKSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    BotanikEge Üniversitesi

    Botanik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AVNİ GÜVEN

  5. İdrar kültürlerinden izole edilen coag (-) staphylococcus (s. epidrmidis ve s. saprophyticus)'ların idrar yolu enfeksiyonlarındaki yeri

    The Place of coag (-) staphylococcus to the urinary tract infectron which are isolated from the urine cultures

    SUMRU ÇITAK(KORMAN)

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ÜrolojiGazi Üniversitesi

    YRD. DOÇ. DR. URAZ GÜVEN