Otoimmün hepatitlerde aspartat aminotransferaz, alanin aminotransferaz ve immünglobulin G düzeyinin hastalık progresyonu ve prognozuna etkisi
Effect of aspartate aminotransferase, alanine aminotransferase and immunoglobulin G levels on disease progression and prognosis in autoimmune hepatitis
- Tez No: 936684
- Danışmanlar: PROF. DR. HALE GÖKCAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Otoimmün hepatit, AST, ALT, immünglobulin G, prognoz, Autoimmune hepatitis, AST, ALT, immunoglobulin G, prognosis
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Otoimmün hepatit, nedeni belli olmayan, kronik, bağışıklık sistemi kaynaklı bir karaciğer hastalığıdır ve zamanında tanınıp tedavi edilmezse karaciğer sirozuna ve son dönem karaciğer yetmezliğine kadar ilerleyebilir. Amaç: Çalışmamızın amacı otoimmün hepatitte remisyona ulaşmayı zorlaştıran faktörleri değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2000 ile Nisan 2024 tarihleri arasında Hepatoloji Polikliniğimizde OİH tanısı konulan ve en az 1 yıl takip edilen 54 hasta çalışmaya dahil edildi. OİH varyant formları çalışma dışı bırakıldı. Demografik veriler, tanı ve takipteki AST, ALT, IgG değerleri, radyolojik görüntüleme, tedavi modaliteleri ve tedaviye yanıt analiz edildi. Bulgular: Hastaların 43'ü (%79,6) kadın olup, kadın/erkek oranı 3,9/1 idi. Tanı anındaki ortalama yaş 39,2±17,5 yıldı. Hastaların 4'ünde (% 7,4) tanı sırasında siroz saptandı. Ortalama 98,6±71,5 ay takip süresince hastaların %63'ü remisyona girerken, sırası ile %22,2'sinde ileri fibrozis veya siroz geliştiği, %7,4'ünün de karaciğer nakil ihtiyacı olduğu, %7,4'ünün de ex olduğu izlendi. Tanı sırasında karaciğer sirozu olan tüm hastalar tedaviye dirençli grupta yer aldı. Tedaviye yanıt kriterleri değerlendirildiğinde, çeşitli belirteçlerin remisyon durumu ile ilişkili olduğu görüldü; AST düzeyleri 3. ay (remisyon olan/olmayan ortanca: 24/36.5, p=0.001), 6. ay (22.5/29, p=0.014), 12. ay (22.5/31, p=0.003) ve beşinci yılda (22.5/31.5 p=0.022) remisyon olan ve olmayanlar arasında anlamlı farklılık izlendi. Benzer şekilde, 3. aydaki ALT düzeyleriyle de (remisyonda olan/olmayan ortanca: 32/42, p=0.036) anlamlı bir ilişki izlendi. Başlangıçtaki (0. ay; 18.65/23.4, p=0.037), 12. aydaki (12.75/18.75 p=0.004) ve üçüncü yıldaki (13.1/15.1 p=0.036) IgG düzeyleri de tedavi yanıtıyla güçlü bir şekilde ilişkiliydi. ASMA pozitifliği (p=0.024), tanı anında siroz varlığı (p=0.015) ve düşük trombosit sayısı (p<0.001) remisyona ulaşmada güçlükle ilişkili önemli faktörler olarak belirlendi. Alt grubun çok değişkenli analizi, 3. aydaki yüksek AST seviyelerinin (OR: 24.17, %95 GA: 2.04-286.58) ve başlangıçtaki yüksek IgG seviyelerinin (0. ay; OR: 14.26, %95 GA: 1.02-199.09) remisyona girmeyi zorlaştıran bağımsız değişken bir risk faktörü olarak izlendi. Sonuç: Tanı anında ve takip sırasında AST, ALT ve IgG düzeylerinin yanı sıra tanı anında siroz varlığı tedaviye yanıtı öngörebilir. Bu bulguları doğrulamak için daha büyük ölçekli çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Introduction: Autoimmune hepatitis is a chronic, immune-driven liver disease with an unclear cause, which can advance to liver cirrhosis and end-stage liver failure if not promptly diagnosed and treated. Objective: The aim of our study was to evaluate the factors that make achieving remission difficult in autoimmune hepatitis. Materials and Methods: Between January 2000 and April 2024 in our Hepatology Outpatient Clinic, 54 patients with a diagnosis of AIH with a follow-up of at least 1 year were included in the study. AIH varyant forms were excluded. Demographic data, AST, ALT, IgG values at diagnosis and follow-up, radiologic imaging, treatment modalities and response to treatment were analyzed. Results: Forty-three (79.6%) of the patients were female. The mean age at diagnosis was 39.2±17.5 years. There were 4 (7.4%) cirrhotic patients at the time of diagnosis. During a mean follow-up of 98.6±71.5 months, 34 (63%) patient went into remission, 12 (22.2 %) developed advanced fibrosis and cirrhosis, 4 (7.4%) went to liver transplantation and 4 (7.4%) died. All patients with liver cirrhosis at diagnosis ended up in the treatment-refractory group. When evaluating the criteria for treatment response, several markers were found to be associated with remission status; AST level at month 3 (median with/without remission: 24/36.5, p=0.001), month 6 (22.5/29, p=0.014), month 12 (22.5/31, p=0.003) and at the fifth year (22.5/31.5 p=0.022) were significantly different between those with and without remission. Similarly, ALT levels at month 3 (median with/without remission: 32/42, p=0.036) showed a significant association. IgG levels at baseline (month 0; 18.65/23.4, p=0.037), month 12 (12.75/18.75 p=0.004) and the third year (13.1/15.1 p=0.036) were also strongly linked to treatment response. ASMA positivity (p=0.024), the presence of cirrhosis at the time of diagnosis (p=0.015), and a low platelet count (p<0.001) were all identified as significant factors associated with difficulty in achieving remission. Multivariate analysis of the subgroup revealed that elevated AST levels at month 3 (OR: 24.17, 95% CI: 2.04–286.58) and elevated IgG levels at baseline (month 0; OR: 14.26, 95% CI: 1.02–199.09) were independent risk factors associated with difficulty in achieving remission. Conclusion: AST, ALT, and IgG levels at diagnosis and during follow-up, as well as the presence of cirrhosis at diagnosis, can predict the response to treatment. Larger-scale studies are needed to confirm these findings.
Benzer Tezler
- Alopesia areatalı olgularda tedavi öncesi ve tedavi sonrası immünolojik özellikler
Başlık çevirisi yok
AYLA GÜLEKON
- Romatizmal otorminün hastalıklarda antikardiyolipin antikorlarının araştırılması
Başlık çevirisi yok
SİBEL ERGÜVEN
Doktora
Türkçe
1989
MikrobiyolojiHacettepe ÜniversitesiMikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EKREM GÜLMEZOĞLU
- Kronik lenfositik lösemi
Başlık çevirisi yok
TEOMAN SOYSAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Hematolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEM'İ DEMİROĞLU
- 83 vitiligolu olgunun klinik özellikleri, HLA doku grubu antijenleri ve erken tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
REYHAN TAYAN
- Ağız bulguları veren ve otoimmün orijinli olduğu düşünülen bazı hastalık gruplarında serum ve tükürük immünoglobulin seviyelerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
FUNDA TUĞCU
Doktora
Türkçe
1989
BiyokimyaAnkara ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ORHAN GÜVEN