Geri Dön

Karın ön duvarı defekti ile doğan hastaların değerlendirilmesi ve uzun dönem takip sonuçları

Evaluation of patients born with congenital abdominal wall defects and long-term outcomes

  1. Tez No: 937109
  2. Yazar: MÜGE YILDIZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. YAVUZ YILMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Cerrahisi, Pediatric Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Gastroşizis, omfalosel, konjenital karın ön duvarı defekti, umblikal kord hernisi, Cerrahi, Çocuklar, Congenital abdominal wall defect, gastroschisis, omphalocele, umbilical cord hernia, Surgery, Children
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Konjenital karın duvarı defektleri en sık görülen doğumsal anomalilerden biridir. Görülme sıklığı yaklaşık 4000 canlı doğumda 1'dir. Karın duvarı defektlerinin her birinin embriyolojik oluşum süreçleri farklılık gösterse de tümü karın ön duvarı defektleri başlığı altında incelenmektedirler. Fetal dönemde tanısı ultrasonografik olarak konulabilmektedir. Yıllar içinde tanı ve tedavi olanaklarının gelişmesi ile sağ kalım oranları büyük oranda artmıştır. Çalışmamızda hastaların doğum öncesi süreçleri, defektlerin oluşumundaki risk faktörleri, operasyon süreçleri ve takip süreçleri ile ilgili verilerin analizini yapmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ağustos 2019 ile Temmuz 2024 tarihleri arasında omfalosel, gastroşizis ve umblikal kord hernisi tanısı ile doğan yenidoğan hastalar dahil edilmiştir. Hastalar omfalosel, gastroşizis, umblikal kord hernisi olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Tüm gruplardaki hastalar demografik ve klinik verilerine göre karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilerek literatür ile karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analiz SPSS ver. 27.0 kullanılarak yapılmış ve p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya karın ön duvarı defekti ile doğan toplam 45 hasta dahil edilmiştir. Çalışmamızda omfalosel tanılı 15 hasta (%33,3), gastroşizis tanılı 19 hasta (%42,2), umblikal kord hernisi tanılı 11 hasta (%24,5) yer almaktadır. Omfalosel tanılı 4 hasta (%26,7), ağır konjenital anomalileri olmaları nedeniyle doğdukları gün kaybedilmiştir. Geriye kalan 41 hasta tedavi edilmiştir. Tedavi edilen 41 hastadan on üç hasta (%31,8) kaybedilmiştir. Omfalosel grubunda 7 hastaya (%46,7) primer onarım yapılmıştır. Dört hastaya (%26,7) konservatif tedavi uygulanmıştır. Gastroşizisli 16 hastaya primer onarım yapılmıştır. Üç hastaya silo ile onarım uygulanmıştır. Umblikal kord hernili hastaların tamamına primer onarım yapılmıştır. Sonuç: Omfalosel, özellikle kromozomal anomaliler (Trizomi 13, 18 gibi) ve major kardiyak anomaliler ile sıkça ilişkilidir. Bu nedenle, omfaloselli hastalarda mortalite oranı daha yüksektir. Gastroşizisli hastalarda özellikle kompleks gastroşizisin mortalite oranı yüksektir. Her iki grupta cerrahi onarım tekniği açısından farklılık saptanmamıştır. Umblikal kord hernisi, genellikle daha iyi prognoza sahip olmakla birlikte eşlik major kardiyak ve genetik anomaliler prognozda etkili olmaktadır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Abdominal wall defects are one of the most common congenital anomalies. The incidence is approximately 1 in 4000 live births. Although the embryological formation processes of each abdominal wall defect vary, all are examined under the title of abdominal wall defects. It can be diagnosed ultrasonographically in the fetal period. Survival rates have increased significantly over the years with the development of diagnosis and treatment methods. Our study aims to analyze the data regarding the prenatal management and diagnosis of the patients, risk factors in the formation of defects, surgical management and long term outcomes. Materials and Methods: The study included newborn patients with omphalocele, gastroschisis and umbilical cord hernia diagnoses between August 2019 and July 2024. The patients were divided into three groups as omphalocele, gastroschisis and umbilical cord hernia. The results obtained were evaluated statistically and compared with the literature. Demographic and clinical data were compared across groups, and statistical analysis was performed using SPSS version 27.0 with p<0.05 considered significant. Results: A total of 45 patients born with abdominal wall defects were evaluated within scope of the study. Our study included 15 patients (33.3%) with omphalocele, 19 patients (42.2%) with gastroschisis, and 11 patients (24.5%) with umbilical cord hernia. Four patients (26.7%) with omphalocele have been dead on the day of birth due to severe congenital anomalies. The remaining 41 patients were treated. Thirteen patients (31.8%) out of the 41 treated patients have been dead. Within the omphalocele group; primary closure was performed in 7 patients (46.7%) and scarification treatment was applied to four patients (26.7%). From 19 patients diagnosed with gastroschisis; primary closure was performed in 16 patients and three patients were performed staged closure. Primary closure was performed in all patients with umbilical cord hernia. Conclusion: Omphalocele is frequently associated with chromosomal anomalies and major cardiac anomalies. Therefore, the mortality rate is high in patients with omphalocele. The mortality rate is higher in patients with complex gastroschisis compared to gastroschisis patients in general. No difference was found in terms of surgical repair technique in both groups. Umbilical cord hernia generally has a better prognosis, but accompanying major cardiac and genetic anomalies affect the prognosis.

Benzer Tezler

  1. Birinci ve ikinci trimester tarama testlerinde kullanılan biyokimyasal belirteçlerin plasenta previa gelişimi ile ilişkisi

    The association between biochemical markers used in first and second trimester screening tests and the development of placenta previa

    SENA DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Karın fasya defektlerine lipektomi materyalindeki adipoz doku kaynaklı kök hücrelerin etkisi

    The effect of adipose derived stem cells in lipectomy material to abdominal wall fascia defects

    ELİF TUNCAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Deneysel karın ön duvarı defektlerinin polipropilen yama ile onarımında omentumun değişik koşullarda yamayla karın içi organlar arasındaki yapışıklıklara etkisi

    The Role of the greater in experimental polipropylene meshgraft reconstruction of anterior wall defects by means of adhesions that develope between the meshgraft and intraabdominal organs in different conditions

    BİLGE KARABULUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Gazi Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Karın ön duvarı hernilerinde defekt boyutunun herni kesesi içeriğine ve ileus gelişimine olan etkisi

    Effect of defect size on hernia sac content and ileus development in anterior abdominal wall hernias

    İSMAİL FURKAN ŞİMŞEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Fetal karın ön duvarı defektlerinin prenatal tanısı ve neonatal sonuçlarının retrospektif olarak incelenmesi

    Prenatal diagnosis and neonatal outcomes of fetal anterior abdominal wall defects: A retrospective study

    FATİH AKTOZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Hacettepe Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...