Geri Dön

Doğum şeklinin pelvik taban farklılıkları üzerine etkisi

The effect of mode of delivery on pelvic floor differences

  1. Tez No: 937223
  2. Yazar: MERVE ZENGİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KEMAL ÖZERKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Pelvik organ prolapsusu, pelvik kas gücü, modifiye oxford skalası, perineometre, Pelvic organ prolapse, pelvic muscle strength, modified oxford scale, perineometer
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bursa Uludağ Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Pelvik taban hastalıkları, pelvik diyafram ve kaslarının ilerleyen yaş ile meydana gelen doku sarkmalarına bağlı hastalıklarından oluşur. Gebelik ve doğum pelvik destek dokularında hasara neden olarak pelvik relaksasyona yol açan risk faktörlerindendir. Çalışmamızın amacı, doğum şeklinin pelvik taban farklılıkları üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu çalışma, planlı sezaryen yapılan hastalar ile vajinal doğum yapan hastalar arasında pelvik taban kas gücünü karşılaştırmayı, beraberinde prolapsus ve üriner inkontinansı incelemeyi hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 20 Haziran – 1 Eylül 2024 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.B.D. ında normal vajinal doğum yapan 54 hasta ve sezaryen uygulanan 45 hasta dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen her hastanın 37. gebelik haftasından sonra ürojinekolojik değerlendirmeleri yapıldı. POP-Q evrelemesi ile pelvik organ prolapusu değerlendirildi. Modifiye Oxford Skala Ölçeği ve perineometre ile pelvik taban kas gücü değerlendirildi. Her hasta doğum sonrası 6. hafta ve 6. ayda aynı yöntemlerle yeniden değerlendirildi. Bulgular: Doğum sonrası 6. haftada anterior kompartman prolapsusu doğum şekline göre farklılık göstermekteydi (p <0.001). Sezaryen ile doğum yapan grupta %71,1 (n=32) oranında prolapsus izlenmezken (Evre 0), normal vajinal doğum yapan grupta bu oran %27,8 (n=15) olarak bulundu. Evre 1 anterior prolapsus, normal vajinal doğum yapan grupta %68,5 (n=37) oranında, sezaryen grubunda ise %28,9 (n=13) oranında saptandı. Analiz sonucunda Modifiye oxford skalası üzerinden elde edilen puanların gruplar arasında farklılık göstermediği saptandı (p=0.522) buna karşın Modifiye oxford skalası puanlarının değerlendirildiği zamana bağlı olarak farklılık gösterdiği belirlendi (p=0.006). Perineometri ölçümlerinin doğum şekline göre farklılık göstermediği saptandı (p=0.528) buna karşın perineometri ölçümlerinin değerlendirilme zamanına bağlı olarak farklılık gösterdiği belirlendi (p<0.001). Sonuç: Vajinal doğum, pelvik organ prolapsusu açısından daha fazla olumsuz etkiye yol açarken, sezaryen doğum pelvik tabanın daha az zarar görmesini sağlayabilir. Pelvik taban kas gücü açısından ise normal vajinal doğum ve sezaryen doğum arasında anlamlı bir farklılık saptamadık. Bu nedenle doğum şekli dışında diğer faktörlerin de pelvik taban sağlığı üzerinde etkili olduğu unutulmamalıdır. Bu bulgular, doğum şekli ve pelvik taban sağlığı arasındaki ilişkiyi daha derinlemesine incelemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Pelvic floor diseases consist of diseases of the pelvic diaphragm and muscles due to tissue sagging that occurs with advancing age. Pregnancy and childbirth are risk factors that cause damage to the pelvic support tissues and lead to pelvic relaxation. The aim of our study was to determine the effect of mode of delivery on pelvic floor differences. This study aims to compare pelvic floor muscle strength between patients who underwent planned cesarean section and patients who had vaginal delivery, and to examine prolapse and urinary incontinence. Materials and Methods: Between June 20 and September 1, 2024, 54 patients who underwent normal vaginal delivery and 45 patients who underwent cesarean section in Bursa Uludag University Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynecology were included in the study. Urogynecologic evaluations of each patient included in the study were performed after 37 weeks of gestation. Pelvic organ prolapse was evaluated with POP-Q staging. Pelvic floor muscle strength was evaluated with the Modified Oxford Scale and perineometer. Each patient was re-evaluated with the same methods at 6 weeks and 6 months postpartum. Results: At 6 weeks postpartum, anterior compartment prolapse differed according tothe mode of delivery (p <0.001). In the cesarean section group, 71.1% (n=32) had no prolapse (Stage 0), while this rate was 27.8% (n=15) in the normal vaginal delivery group. Stage 1 anterior prolapse was found in 68.5% (n=37) in the normal vaginal delivery group and 28.9% (n=13) in the cesarean section group. As a result of the analysis, it was determined that the scores obtained on the modified oxford scale did not differ between the groups (p=0.522), whereas the modified oxford scale scores differed depending on the time of evaluation (p=0.006). Perineometry measurements did not differ according to mode of delivery (p=0.528), but perineometry measurements differed depending on the time of evaluation (p<0.001). Conclusion: Vaginal delivery has more adverse effects in terms of pelvic organ prolapse, whereas cesarean section may cause less damage to the pelvic floor. In terms of pelvic floor muscle strength, we found no significant difference between normal vaginal delivery and cesarean section. Therefore, it should be kept in mind that factors other than mode of delivery are also effective on pelvic floor health. These findings suggest that more research is needed to further investigate the relationship between mode of delivery and pelvic floor health.

Benzer Tezler

  1. Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi

    Başlık çevirisi yok

    MERİH BAYRAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM

  2. Landsat uydusu aracılığı ile elde edilen görüntülerin sınıflandırılmaları ve bunlara ilişkin bilgisayar programlarının hazırlanması

    Başlık çevirisi yok

    G. FERZAN KÜÇÜKA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolEge Üniversitesi

    Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİS PÜSKÜLCÜ

  3. Türkiye'de serebral hareket bozukluklarının etiyolojisi epidemiyolojisi ve bazı klinik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    AŞER BENSUSAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  4. Pre-eklampsi ve eklampsi vakalarında immünoglobülin düzeylerinin değerlendirilmesi (Klinik ve immünobiolojik araştırma)

    Examination des valeurs d'immunoglobulines en cas de la toxemie gravidique

    M. MURAT SEMİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM