Geri Dön

Pankreas kanseri cerrahisi sonrası komplikasyon riskinin belirlenmesinde sarkopeni ve pankreatik asiner yoğunluk radyolojik skorunun karşılaştırması; retrospektif çalışma

Comparison of sarcopenia and pancreatic aciner density radiological score in determining the risk of complications after pancreatic cancer surgery; a retrospective study

  1. Tez No: 939842
  2. Yazar: MİNE ELHAM SARI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUTLU DOĞANAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: pancreatic cancer, sarcopenia, pancreatic acinar density score, Hounsfield unit
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Pankreas kanseri, malign neoplazmlar arasında yüksek insidansı ve mortalite oranına sahip olan bir hastalıktır. Cerrahi rezeksiyon, pankreas kanseri tedavisinde potansiyel kür sağlayan tek seçenek olarak kabul edilmekte; ancak, bu müdahale sonrası gelişen komplikasyonlar hastaların yaşam kalitesini ve sağkalım oranlarını olumsuz etkileyebilmektedir. Son yıllarda, sarkopeni/myosteatoz ve pankreatik asiner dokunun radyolojik olarak değerlendirilmesi, pankreas cerrahisi sonrası gelişebilecek komplikasyonların öngörülmesinde potansiyel biyobelirteçler olarak dikkat çekmektedir. Yağsız kas kalitesinin bilgisayarlı tomografi (BT)'den türetilen bir ölçüsü, psoas kas yoğunluğu (veya kas radyo zayıflaması) (PD), olup Hounsfield birimleri (HU) olarak ölçülür; daha düşük kas yoğunluğu değerleri miyosteatozu (kas kalitesinin düştüğünü) gösterir. Yağsız kas kütlesinin (ve ilişkili sarkopeni ve miyosteatoz hastalık durumlarının) kantifikasyonu, ameliyat geçiren hastalar için bireyselleştirilmiş risk tabakalaştırması ve sonuç tahmini için bir ölçüt olarak önerilmiştir. Miyosteatoz, kanser cerrahisini takiben hastanede kalış süresini ve tekrar yatışları artırır. Sarkopeni ve miyosteatoz, kanserli hastalarda genel sağ kalım üzerinde bağımsız olumsuz etkilere sahiptir Pankreatik asiner yoğunluk ise pankreas parankiminin yapısal ve fonksiyonel rezerv kapasitesini değerlendirmek için kullanılır. Radyolojik olarak değerlendirme BT görüntülemeleri aracılığıyla gerçekleştirilir. Bu çalışmanın amacı, pankreatektomi geçiren hastalarda komplikasyon riskinin belirlenmesinde sarkopeni belirteçlerinden biri olan myosteatozis ve pankreatik asiner radyolojik skorunun etkinliklerini karşılaştırılması ve hangi parametrenin daha güçlü bir öngörücü olduğunun ortaya koyulmasıdır. Bu amaçla, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Genel Cerrahi kliniğinde Ocak 2020 tarihi itibariyle pankreas kanseri nedenli whipple veya distal pankreatektomi geçiren hastaların preoperatif radyolojik görüntüleri analiz edilerek psoas ve paraspinal kas yoğunlukları ile pankreatik asiner yoğunluk skorları hesaplanmıştır. Bu veriler, postoperatif komplikasyonlarla ilişkilendirilerek istatistiksel analizler yapılmıştır. Komplikasyonlar Clavien-Dindo sınıflamasına göre değerlendirilmiş ve özellikle postoperatif pankreatik fistül (POPF), postoperatif kanama (PPH) ve gecikmiş gastrik boşalma (DGE) gibi önemli cerrahi sonuçlar ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, düşük pankreatik asiner yoğunluk, postoperatif pankreatik fistül gelişimi ile anlamlı şekilde ilişkili bulunmuştur (p<0.05). Preoperatif düşük kas yoğunluğu olan hastalarda POPF, PPH ve DGE gelişme riskinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Düşük kas kalitesi bulunan hastalarda Clavien-Dindo sınıflamasına göre ≥3 komplikasyon oranları anlamlı şekilde artmıştır. Multivaryat analizlerde hem pankreatik asiner yoğunluk hem de kas yoğunluğu, bağımsız komplikasyon risk faktörleri olarak belirlenmiştir. Ancak, preoperatif kas yoğunluğunun komplikasyonları öngörmede daha güçlü bir prediktör olduğu görülmüştür. Bu çalışma, pankreatektomi sonrası komplikasyon riskini belirlemede hem sarkopeninin/miyosteatozis hem de pankreatik asiner yoğunluk skorunun önemli olduğunu göstermektedir. Ancak, preoperatif kas yoğunluğunun komplikasyon tahmininde daha güçlü bir gösterge olduğu saptanmıştır. Bu nedenle, pankreatektomi geçirecek hastalarda preoperatif kas yoğunluğu değerlendirmesi, postoperatif komplikasyonların önlenmesi açısından önemli bir klinik parametre olabilir. Preoperatif beslenme ve fiziksel güçlendirme programlarının bu hasta grubunda uygulanabilirliği gelecekte daha ayrıntılı araştırılmalıdır. Ayrıca elde edilen bulguların, bireyselleştirilmiş hasta yönetimi stratejisine katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler; pankreas kanseri, sarkopeni, pankreatik asiner yoğunluk skoru, hounsfield ünitesi

Özet (Çeviri)

Pancreatic cancer is a disease with both high incidence and mortality among malignant neoplasms. Surgical resection is considered the only potentially curative option in the treatment of pancreatic cancer; however, complications that may develop after this surgical intervention can negatively affect patients' quality of life and survival rates. In recent years, the radiological evaluation of sarcopenia and pancreatic acinar tissue has attracted attention as potential biomarkers for predicting complications following pancreatic surgery. Psoas muscle density (PD), a CT-derived measure of lean muscle quality (or muscle radiodensity), is measured in Hounsfield Units (HU); lower PD values indicate myosteatosis. Quantification of lean muscle mass (and the related conditions of sarcopenia and myosteatosis) has been proposed as a metric for individualized risk stratification and outcome prediction in surgical patients. Myosteatosis increases hospital stay duration and readmissions following cancer surgery. Both sarcopenia and myosteatosis have independent negative effects on overall survival in cancer patients. Pancreatic acinar density is used to evaluate the structural and functional reserve capacity of the pancreatic parenchyma. Radiological evaluation is performed through computed tomography (CT) imaging. The aim of this study is to compare the effectiveness of myosteatosis, one of the indicators of sarcopenia, and the pancreatic acinar radiological score in determining the risk of complications in patients undergoing pancreatectomy, and to identify which parameter is a stronger predictor. The findings are expected to contribute to personalized patient management strategies. At Ankara Bilkent City Hospital's General Surgery Department, preoperative radiological images of patients who underwent Whipple or distal pancreatectomy for pancreatic cancer as of January 2020 were analyzed. Psoas, and paraspinal muscle densities and pancreatic acinar density scores were calculated. These data were analyzed statistically in relation to postoperative complications. Complications were evaluated according to the Clavien-Dindo classification, with particular emphasis on major surgical outcomes such as postoperative pancreatic fistula (POPF), postoperative hemorrhage (PPH), and delayed gastric emptying (DGE). In our study, low pancreatic acinar density was found to be significantly associated with the development of postoperative pancreatic fistula (p<0.05). Patients with low preoperative muscle density were found to have a higher risk of developing POPF, PPH, and DGE. Patients with low preoperative muscle density showed significantly increased rates of complications classified as Clavien-Dindo grade ≥3. Multivariate analyses identified both pancreatic acinar density and muscle density as independent risk factors for complications. However, preoperative muscle density was found to be a stronger predictor of complications. This study shows that both sarcopenia/myositeatosis and pancreatic acinar density scores are important in determining the risk of complications after pancreatectomy. However, preoperative muscle density was identified as a stronger predictor for estimating complications. Therefore, evaluating preoperative muscle density may be an important clinical parameter for preventing postoperative complications in patients undergoing pancreatectomy. The applicability of preoperative nutritional and physical strengthening programs in this patient group should be investigated in more detail in future studies.

Benzer Tezler

  1. Alloxan'ın sıçan pankreası üzerine etkilerinin ışık ve elektron mikroskobu seviyelerinde araştırılması

    Investigation about the effect of alloxan on the rat at light and electronmicroscopical levels

    SAİM ÖZDAMAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    BiyokimyaCumhuriyet Üniversitesi

    Morfoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDOĞAN GÜRSOY

  2. Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi

    The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins

    CANAN NEBİGİL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU

  3. Allogreft deri altı pankreas transplantasyonu (histopatolojik çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET ÖZDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    PatolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı