Koroner kalsiyum skoru ile sistemik inflamatuvar indeksler ve antropometrik ölçümlerin ilişkisi
Association of coronary calcium score with systemic inflammatory markers and anthropometric parameters
- Tez No: 942723
- Danışmanlar: DOÇ. DR. YALÇIN HACIOĞLU, DR. İSMAİL GÖKHAN KALAYCI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Koroner Kalsiyum Skoru (KKS), Agatston skoru, SII, CRP, MHO, BRI, BMI, bel çevresi, boyun çevresi
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı koroner kalsiyum skoru (KKS), sistemik inflamatuar indeksler ve antropometrik ölçümler arasındaki ilişkileri incelemektir.. Gereç ve Yöntem: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji, Dahiliye ve Aile Hekimliği polikliniğine 01.01.2024-31.12.2024 tarihleri arasında 1 yıllık süreçte göğüs ağrısı, çarpıntı ve benzeri semptomlar ile başvuran, koroner BT anjiyografi çekilen, bir nedenle koroner BT anjiografiden 3 ay sonra veya 3 ay önce hemogram, CRP, lipit profiline bakılan 1254 bireyin kardiyovasküler risk faktörleri ve antropometrik ölçüm verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Dahil edilme ve dışlama kriterlerine uyan 115 bireylerin serum hemogram, CRP , lipit profili, antropometrik ölçüm verileri Koroner Kalsiyum Skorları (KKS) , kardiyovasküler risk faktörleri, kronik hastalıkları ve kullandığı ilaçlar kaydedilmiştir.Olguların KKS ile sistemik inflamatuar indeksler, antropometrik ölçümler ve yaş,cinsiyetleri arasındaki korelasyonlar incelenmiştir. Analizlerde SPSS 28.0 programı kullanılmıştır. Sonuçlarda istatistiksel açıdan anlamlı kabul edilen değer P<0.05'tir. Bulgular: Çalışmaya toplamda 115 birey dahil edilmiştir. Bireylerin yaşları 33 ile 64 arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 53,05 ± 6,92 olarak hesaplanmıştır %57,4'ü (n=66) erkek, %42,6'sı (n=49) kadındır. Çalışmaya katılan bireylerin koroner kalsiyum skorlarına (KKS) göre dağılımları incelendiğinde, örneklemin %32,1'inin KKS=0, %31,3'ünün KKS'nin 1-99 aralığında ve %36,5'inin ise KKS≥100 düzeyinde değerlendirildiği görülmüştür. Örneklem grubunun %20,9'unda (n=24) diyabet mevcuttu ve KKS Grupları arasında CRP, SII, Monosit/HDL oranı, bel çevresi, BRI ve BMI değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p > 0.05). Boyun çevresi ölçümleri açısından gruplar arasında a, 0–99 skor grubunun boyun çevresi anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. %79,1'inde (n=91) diyabet tanısı bulunmamaktadır ve KKS grupları arasında KKS 0–99 grubunun bel çevresi(p = 0.002) BMI (p = 0.014), boyun çevresi (p = 0.010) ve BRI (p = 0.013) için de anlamlı olarak daha yüksek ortalamalara sahiptir. Bireylerin %44,3'ü (n=51) hipertansiyon hastasıydı CRP, SII, Monosit/HDL, bel çevresi, BMI ve BRI açısından KKS grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p > 0.05). Özellikle Monosit/HDL oranında KKS grupları arasında fark eğilimi görülse de (p = 0.066) bu fark anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır. Boyun çevresi, KKS grupları arasında anlamlı farklılık göstermiştir (p = 0.035). Post hoc (Tukey) analizi sonucunda, KKS 1–99 grubunun boyun çevresi ortalamasının, KKS 0 grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu bulunmuştur (B > A). Bireylerin %55,7'sinde (n=64) hipertansiyon saptanmamıştır CRP, SII ve Monosit/HDL oranı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p > 0.05). Ancak Monosit/HDL oranı açısından elde edilen p = 0.061, anlamlılık sınırına yakın bir eğilim göstermektedir. Statin kullanımına ilişkin olarak ise bireylerin %41,7'si (n=48) statin kullandığı kaydedildi, CRP, SII, monosit/HDL oranı, bel çevresi, BMI, boyun çevresi ve BRI değişkenlerinde KKS grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (tüm p > 0.05). %58,3'ü (n=67) ise statin kullanmamaktaydı . SII , bel çevresi ve boyun çevresi açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p = 0.016, p = 0.002 ve p < 0.001, sırasıyla). Post hoc (Tukey) analizleri bu farkın yönünü ortaya koymuştur SII >100 KKS grubunun değeri, 0 ve 0–99 gruplarına göre anlamlı derecede yüksektir (C > B > A). Bel çevresi yine >100 KKS grubunda belirgin olarak yüksektir (C > B > A). Boyun çevresi en yüksek ortalamalar 0–99 grubunda gözlenmiş olup, sıralama B > C > A şeklindedir. CRP, monosit/HDL oranı, BMI ve BRI açısından ise gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır ( p > 0.05), ancak bazı parametrelerde istatistiksel olarak sınırda değerler dikkat çekmektedir (örneğin, BMI için p = 0.077, BRI için p = 0.067).Bireylerin %55,7'si (n=64) sigara kullanmadığı kaydedilmiştir. CRP, SII, monosit/HDL oranı ve BRI açısından KKS grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır ( p > 0.05). Ancak, özellikle SII ve BRI parametrelerinde KKS 100+ grubunda daha yüksek ortalamalar gözlenmiştir. Bel çevresi açısından anlamlı fark bulunmuş (p = 0.003); KKS 0-99 grubunun ortalaması (X̅ = 107,55 cm), KKS 0 grubuna (X̅ = 94,61 cm) ve KKS 100+ grubuna (X̅ = 104,71 cm) göre anlamlı derecede yüksektir (B > C > A). BMI açısından fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p = 0.021). KKS 0-99 grubunun ortalama BMI değeri (X̅ = 31,53 kg/m²), KKS 0 grubuna göre anlamlı olarak yüksektir (B > A). Boyun çevresi değişkeni açısından fark istatistiksel olarak en güçlü şekilde belirlenmiştir (p < 0.001). KKS 0-99 grubunun boyun çevresi ortalaması (X̅ = 41,15 cm), hem KKS 0 grubuna (X̅ = 37,61 cm) hem de KKS 100+ grubuna (X̅ = 40,43 cm) göre anlamlı olarak yüksektir (B > C > A). Bireylerin %44,3'ünün (n=51) ise sigara kullandığı kaydedilmiştir ve CRP, SII, Monosit/HDL oranı, bel çevresi, BMI, boyun çevresi ve BRI açısından KKS grupları arasında yapılan karşılaştırmalarda istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır ( p > 0.05). En dikkat çekici eğilim, CRP düzeylerinde gözlenmiş; KKS 0-99 grubunda ortalama CRP düzeyi (X̅ = 7,76 mg/L), hem KKS 0 grubuna (X̅ = 3,01 mg/L) hem de KKS 100+ grubuna (X̅ = 5,37 mg/L) göre daha yüksek bulunmuştur. Ancak bu fark istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır (p = 0.267). Sonuç: Bu çalışmada, koroner kalsiyum skoru (KKS) ile inflamatuvar ve antropometrik parametreler arasındaki ilişki, diyabet, hipertansiyon, statin ve sigara kullanımı gibi klinik değişkenler bağlamında değerlendirilmiştir. Genel olarak, SII, bel çevresi ve boyun çevresi gibi göstergelerin KKS ile anlamlı ilişkiler gösterdiği saptanmıştır. Özellikle statin kullanmayan ve sigara içmeyen bireylerde bu parametreler, KKS ≥100 olan grupta anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Statin kullanımının, inflamatuvar belirteçler üzerindeki baskılayıcı etkisi nedeniyle bu ilişkiyi zayıflatabileceği; buna karşın sigara içmeyen bireylerde abdominal obezite ve boyun çevresi gibi antropometrik göstergelerin KKS ile daha belirgin ilişki gösterdiği gözlenmiştir. Sigara içen bireylerde, CRP düzeylerinde eğilim olsa da istatistiksel anlamlılık sağlanamamıştır. Diyabet ve hipertansiyon alt gruplarında ise KKS ile inflamasyon arasında anlamlı fark izlenmemiştir. Sonuç olarak, bu bulgular inflamasyon ve santral obezite göstergelerinin, özellikle statin kullanmayan ve sigara içmeyen bireylerde subklinik aterosklerozun bir göstergesi olan KKS ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bu durum, koroner arter hastalığı risk sınıflamasında inflamatuvar ve antropometrik parametrelerin dikkate alınmasının klinik fayda sağlayabileceğini düşündürmektedir. Diyet, fiziksel aktivite ve hastane kayıtlarında yer almayan diğer olası risk faktörlerinin eksikliği, bu bulguların yorumlanmasında sınırlayıcı olabilir. Daha kapsamlı klinik ve yaşam tarzı verilerini içeren ileriye dönük çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to investigate the relationships between coronary artery calcium score (CACS), systemic inflammatory indices, and anthropometric measurements. Materials and Methods: A retrospective analysis was conducted on cardiovascular risk factors and anthropometric measurements of 1254 individuals who underwent coronary CT angiography between January 1 and December 31, 2024, at Istanbul Training and Research Hospital due to symptoms such as chest pain and palpitations. Among them, 114 individuals who met the inclusion and exclusion criteria and had relevant data on hemogram, CRP, lipid profile within ±3 months of the CT scan were included. Their CACS values, systemic inflammatory markers, anthropometric measurements, cardiovascular risk factors, chronic diseases, and medication use were recorded. Correlations between CACS and these variables were analyzed using SPSS 28.0, with statistical significance set at p < 0.05. Results: A total of 115 individuals (57.4% male, 42.6% female; mean age: 53.05 ± 6.92 years) were included. CACS distribution was as follows: 32.1% with CACS = 0, 31.3% with CACS between 1–99, and 36.5% with CACS ≥100. Significant differences between CACS groups were observed in systemic immune-inflammation index (SII), waist circumference, and neck circumference. These associations were particularly evident in individuals who did not use statins and those who were non-smokers, where these parameters were significantly higher in the CACS ≥100 group. The suppressive effect of statins on inflammatory markers may attenuate these relationships. In contrast, non-smokers showed stronger associations between CACS and indicators of abdominal obesity and neck circumference. While an increasing trend in CRP levels was noted in smokers, it did not reach statistical significance. No significant associations were found between CACS and inflammatory markers in diabetic or hypertensive subgroups. Conclusion: These findings suggest that inflammation and central obesity markers, especially in statin-naive and non-smoking individuals, may be associated with subclinical atherosclerosis as reflected by CACS. This underscores the potential clinical utility of incorporating inflammatory and anthropometric markers into coronary artery disease risk stratification. However, limitations such as lack of data on diet, physical activity, and unrecorded risk factors must be considered. Further prospective studies including comprehensive clinical and lifestyle data are warranted.
Benzer Tezler
- Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri
Risk factors in the coronary artery disease
MURAT SUHER
- Pulmoner hipertansiyon etyopatogenezinde prostasiklin ve lökotrien C4'ün rolü
Possible role of leukotrien C4 and prostacyclin in the development of pulmonary hypertension
ÜLKÜ AYBERK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- ODTÜ Beden Eğitimi ve Spor bölümü 1985-1986 programının öğrencilerin fizyolojik kapasitelerine etkisi
Başlık çevirisi yok
ALİ AHMET DOĞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Eğitim ve ÖğretimGazi ÜniversitesiBeden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EYYUP GÜNAY İSBİR
- Atherosklerozlu hastalarda fibrinojen, lipid, kolesterol, kanama zamanı, pıhtılaşma zamanı, protrombin zamanı, antitrombin-lll, aPTT, FDP ve kan şekeri düzeylerinin kontrol grubu ile mukayesesi
Başlık çevirisi yok
ZEKİ CANGÜL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonDicle Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EKREM MÜFTÜOĞLU
- Koroner arter bypass ameliyatı geçirenlerin klinik ve EKG değişimlerinin uzun dönemde incelenmesi
Başlık çevirisi yok
AYNUR ÇIVGA