Staphylococcus aureus bakteriyemisindegüncel rehberlere uyum ve klinik sonuçların değerlendirilmesi
Evaluation of compliance with current guidelines and clinical outcomes in Staphylococcus aureus bacteremia
- Tez No: 945580
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AYŞE KAYA KALEM
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Rehbere uyum, Bakteriyemi, S. aureus, Enfeksiyon hastalıkları uzmanı, Mortalite, Minimal değerlendirme, Guideline adherence, Bacteremia, S. aureus, Infectious diseases specialist, Mortality, Minimum evaluation
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Yüksek mortalite oranlarına rağmen, Staphylococcus aureus bakteremisi (SAB) yönetiminde rehber önerilerine uyumun, hastalığın klinik seyrini iyileştirebileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, rehber uyum oranlarını değerlendirerek, bu uyumun mortalite üzerindeki etkilerini incelemektir. Gereç Yöntem: Çalışmamızda, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde 01.01.2023-30.07.2024 tarihleri arasında kan kültüründe S. aureus üremesi olan 18 yaş ve üzerindeki hastalar dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, komorbid durumları, vital bulguları, SAB risk faktörleri, bakteriyemi edinim yeri, kan kültürü sonuçları, enfeksiyon kaynağı ve metastatik odakları kaydedildi. SAB yönetim basamaklarının EHU tarafından önerilme ve uygulanma durumu kaydedildi. Çalışmamızın primer sonlanımı hastane içi, 30 ve 90 günlük mortalite, relaps ve persistan bakteriyemi oranları olarak belirlendi. Sekonder sonlanım ise rehberlere uyumun mortaliteye etkisinin araştırılmasıydı. Verilerin istatistiksel analizi IBM Statistics Package for Social Sciences (SPSS version 26.0) paket programı kullanılarak yapıldı. Bulgular: Çalışma kapsamında SAB tespit edilen 325 hasta incelenmiştir. Hastaların 136'sı (%41,9) kadın, 189'u (%58,1) erkek ve ortalama yaşı 64,98±16,21 (19-97) olarak saptandı. Hastaların 143'ü (%44) yoğun bakım ünitesinde, 49'u (%15,1) ise enfeksiyon hastalıkları servisinde takip edilmiştir. Hastaların 156'sında (%27,9) metisilin dirençli SAB saptanmışken, 169 hastada (%52) metisilin duyarlı SAB saptanmıştır. En sık saptanan enfeksiyon kaynağı katater ilişkili-SAB (%19,1) ve cilt yumuşak doku enfeksiyonu (%14,5) olarak belirlenmiştir. Metastatik enfeksiyon oranı %19,1 olarak saptanmış olup en sık metastatik enfeksiyon odağı infektif endokardit (%12,3) olarak belirlenmiştir. Hastane içi mortalite %27,7, 30 ve 90 günlük mortalite sırasıyla %15,7 ve %32 olarak hesaplanmıştır. 30 günlük mortalite ile ilişkili faktörler ileri yaş (p=0,018), erkek cinsiyet (p=0,001), yoğun bakım ünitesi yatışı (p<0,001), yüksek CKİ (<0,001), yüksek qPBS (<0,001) , pnömoni varlığı (p<0,001), <28 gün antimikrobiyal tedavi almak (p=0,003) olarak belirlendi. EHU tarafından ilk 72 saatte değerlendirilme (p=0,003), ileri kardiyak inceleme yapılması (p=0,021) ve ampirik tedavide MRSA etkin tedavi verilmesi (p=0,44) sağkalım ile ilişkili saptandı. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde 30 günlük mortalite üzerine etki eden faktörler; CKİ (OR: 1,33, %95 CI 1,059-1,668; p=0,014), en az bir komorbidite varlığı (OR: 11.4, %95 CI 1,059- 1,668; p=0,014), qPBS (OR:2,98, %95 CI 1,513-5,854; p=0,002) ve 14-27 gün tedavi almak (OR:5,77, %95 CI 1,042-31,891; p=0,045) olarak belirlendi. Sonuçlar: Araştırmamızda, SAB yönetiminde rehbere uygun stratejilerin mortalite üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Ancak, yönetim basamaklarının demet uygulaması haline getirilmesi, bakım standartlarını yükselterek daha iyi hasta sonuçlarına yol açabilir. Standartlaşmış yönetim süreçleri, tedavi etkinliğini artırırken gereksiz müdahaleleri de önleyebilir. Ayrıca, güncel SAB risk sınıflandırma sistemi umut vadetse de, gereksiz tanı istemleri ve/veya antimikrobiyal kullanımına yol açma potansiyeline sahiptir. Bu nedenle, bu sistemlerin daha etkin ve güvenilir hale getirilmesi için kapsamlı ve ileri düzey çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: Despite high mortality rates, adherence to guideline-based management of Staphylococcus aureus bacteremia (SAB) is thought to improve clinical outcomes. This study aimed to evaluate adherence rates and investigate their impact on mortality. Materials and Methods: Patients aged 18 years and older with S. aureus growth in blood cultures between January 1, 2023, and July 30, 2024, at Ankara Bilkent City Hospital were included. Demographics, comorbidities, vital signs, SAB risk factors, acquisition type, blood culture results, infection source, and metastatic foci were recorded. Implementation and recommendation of SAB management steps by Infectious Diseases (ID) specialists were noted. The primary outcomes were in-hospital, 30-day, and 90-day mortality, as well as relapse and persistent bacteremia. The secondary outcome was the impact of guideline adherence on mortality. Statistical analysis was performed using IBM SPSS Statistics version 26.0. Results: A total of 325 patients with SAB were evaluated. Among them, 136 (41.9%) were female, 189 (58.1%) male, and the mean age was 64.98 ± 16.21 years (range: 19–97). ICU admission was documented in 143 patients (44%), and 49 (15.1%) were followed in the infectious diseases ward. Methicillin-resistant SAB (MRSA) was detected in 156 patients (27.9%), while methicillin-susceptible SAB (MSSA) was found in 169 (52%). The most common sources of infection were catheter-related SAB (19.1%) and skin-soft tissue infections (14.5%). The overall rate of metastatic infection was 19.1%, with infective endocarditis being the most frequent (12.3%). In-hospital, 30-day, and 90-day mortality rates were 27.7%, 15.7%, and 32%, respectively. Factors associated with 30-day mortality included advanced age (p=0.018), male sex (p=0.001), ICU admission (p<0.001), high CCI (p<0.001), high qPBS (p<0.001), presence of pneumonia (p<0.001), and receiving antimicrobial treatment for <28 days (p=0.003). Early ID consultation within 72 hours (p=0.003), advanced cardiac imaging (p=0.021), and MRSA-active empiric treatment (p=0.044) were associated with survival. In multivariate analysis, significant predictors of 30-day mortality included CCI (OR: 1.33, 95% CI: 1.059–1.668; p=0.014), presence of any comorbidity (OR: 11.4, 95% CI: 1.059–1.668; p=0.014), qPBS (OR: 2.98, 95% CI: 1.513–5.854; p=0.002), and receiving 14–27 days of treatment (OR: 5.77, 95% CI: 1.042–31.891; p=0.045). Conclusion: Our study found no statistically significant impact of guideline-adherent SAB management strategies on mortality. However, implementing these steps as a bundled approach may improve care standards and lead to better patient outcomes. Standardized management processes could increase treatment effectiveness while minimizing unnecessary interventions. Although the current SAB risk classification system shows promise, it also carries the potential for overuse of diagnostics and antimicrobials. Therefore, further high-quality studies are needed to enhance the reliability and applicability of such systems.
Benzer Tezler
- Staphylococcus aureus suşlarının protein A ve koagülaz aktivitelerinin tanımlanması
Başlık çevirisi yok
GÜLSEREN AKTAŞ
- Staphylococcus aureus suşlarındaki metisilin direncinin belirlenmesinde mikrodilüsyon, disk difüzyon ve agar tarama yöntemlerinin duyarlılığının araştırılması
Başlık çevirisi yok
GHOLAM REZA RAZLIGHİ(ADALATİ)
- Staphylococcus aureus burun portörlüğü ve antibiyotik direnç paternleri ile epidemiyolojik bir araştırma
Başlık çevirisi yok
TÜLAY METİN
- Staphylococcus aureus teichoic asit antikorlarının çeşitli serolojik yöntemlerle araştırılması
Başlık çevirisi yok
MELİKE ATASEVER
- Gaziantep yöresinde gıda işleriyle uğraşan kişilerde Staphylococcus Aureus portörlüğü ve izole edilen suşların faj tiplendirilmesi
Staphylococcus Aureus carriers among persons working in food processing and marketing in Gaziantep and phage typing
EMİNE TAHTACI