Geri Dön

Türkiye' de diyetisyenler arasında tükenmişlik sendromu ile ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi

Occupational burnout syndrome and assessment tools used for its evaluation among dietitians

  1. Tez No: 945605
  2. Yazar: SEHER AKSAKAL YAŞAROĞLU
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ZEYNEP BEGÜM KALYONCU ATASOY
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Beslenme ve Diyetetik, Nutrition and Dietetics
  6. Anahtar Kelimeler: Diyetisyen, mesleki tükenmişlik, iş yükü, iş tatmini, öz şefkat, Dietitian, workload, job satisfaction, professional burnout, self-compassion
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Aydın Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Tükenmişlik sendromu, genellikle duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarıda azalma gibi üç ana boyut üzerinden değerlendirilmektedir ve iş performansında düşüş, mutsuzluk, çatışmalar ve işten ayrılmaya neden olabilmektedir. Diyetisyenler ise, bireylerin beslenme düzenlerini planlamakla kalmayıp aynı zamanda beslenme kaynaklı sağlık sorunlarıyla da ilgilenmektedir. Bu durum, mesleki anlamda hem zihinsel hem de duygusal bir yük oluşturarak, diyetisyenlerin tükenmişlik yaşama olasılığını artırmaktadır. Hastaların yüksek beklentilere yanıt verme çabası, zamanla mesleki işlevlerin yerine getirilmesinde zorluklara neden olabilmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye'de genelinde görev yapan diyetisyenlerin tükenmişlik düzeylerini tespit etmek ve bu durumla ilişkili olabilecek bazı demografik ve mesleki değişkenleri değerlendirmektir. Araştırma, Türkiye'de çeşitli alanlarda görev yapan 382 diyetisyen ile çevrimiçi olarak kesitsel bir tasarım çerçevesinde yürütülmüştür. Katılımcıların sağlık ve mesleki özelliklerine dair bilgiler sosyodemografik veri formu, Genel Sağlık Anketi-12 ve diyetisyenlerle ilgili mesleki sorular aracılığıyla elde edilmiştir. Tükenmişlik düzeylerinin değerlendirilmesinde ise Maslach Tükenmişlik Envanteri, Tükenmişlik Ölçeği Kısa Formu ve Öz Duyarlılık Ölçeği kullanılmıştır. Veri analizinde normal dağılımın kontrolü için Shapiro-Wilk ve Kolmogorov-Smirnov testleri uygulanmıştır. Gruplar arası farkların analizinde Mann-Whitney U testi, bağımsız örnekler t testi, Wallis H testi, Dunn testi kullanılmıştır. Regresyon analizlerinde, uç değerlerin etkisini azaltmaya yönelik robust regresyon analiz teknikleri tercih edilmiştir. Kategorik değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla Yates düzeltmesi, Fisher Kesin Testi, Monte Carlo düzeltmeli Fisher Kesin Testi ve Pearson Ki-Kare Testi uygulanmıştır. Normal dağılım göstermeyen sürekli veriler arasındaki ilişkiler Spearman's rho korelasyon katsayısı kullanılarak incelenmiştir. Tüm istatistiksel analizler IBM SPSS V23 ve R programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada katılımcıların yaşı arttıkça duygusal tükenme alt boyutu düzeyleri artmıştır (p=0,045). BKİ'nin yükselmesiyle tükenmişlik düzeylerinin arttığı gözlemlenmiştir (p=0,060). Erkeklerin duyarsızlaşma düzeyleri daha yüksek bulunmuştur (p=0,006). Bekar bireylerin, evli veya partneriyle yaşayanlara kıyasla daha yüksek kişisel başarı hissine sahip oldukları bulunmuştur (p=0,017). Çocuk sahibi olan bireylerde daha düşük tükenmişlik seviyeleri gözlemlenmiştir (p=0,025). Alkol tüketimininyüksek tükenmişlik düzeyi ile ilişkili olduğu (p=0,008) ve egzersiz yapan bireylerin tükenmişlik seviyelerinin daha düşük olduğu bulunmuştur (p=0,001). Kronik hastalık varlığı yüksek tükenmişlik ve (p=0,022) duygusal tükenme düzeyleri ile ilişkili bulunmuştur (p=0,018). Yüksek tükenmişlik seviyelerine sahip olan bireylerin öz duyarlılık seviyelerinin daha düşük olduğu bulunmuştur (p<0,001). Tükenmişlik düzeyi arttıkça genel sağlık durumu puanlarının düştüğü gözlemlenmiştir (p<0,001). Buna ek olarak gelir düzeyi azaldıkça tükenmişlik seviyelerinde artış görülmüştür (p<0,001). Özel sektörde çalışanlarda daha yüksek duygusal tükenme ve duyarsızlaşma düzeyleri gözlemlenmiştir (p=004;p=0,040). Lisansüstü eğitim almış bireylerin kişisel başarı puanları daha yüksek bulunmuştur (p=0,011). Bu bulgular, tükenmişliği azaltmak için stratejiler geliştirilmesi ve tükenmişliğin etkilerini engellemeye yönelik psikolojik ve sosyal desteklerin önemini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, özel sektörde çalışan diyetisyenlere yönelik koruyucu ve güçlendirici stratejilerin hayata geçirilmesi önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

Burnout syndrome is generally evaluated through three main dimensions: emotional exhaustion, depersonalization, and reduced personal accomplishment. It can lead to decreased job performance, dissatisfaction, conflicts, and even resignation. Dietitians not only plan individuals' dietary patterns but also address nutrition-related health problems. This creates both a mental and emotional burden in their professional roles, increasing the likelihood of experiencing burnout. The effort to meet patients' high expectations can, over time, result in difficulties in fulfilling professional functions. The main aim of this study is to determine the burnout levels of dietitians working across Turkey and to evaluate certain demographic and occupational variables that may be associated with this condition. The study was conducted online using a cross-sectional design with 382 dietitians working in various fields in Turkey. Data regarding participants' health and professional characteristics were collected using a sociodemographic data form, the General Health Questionnaire-12, and profession-specific questions for dietitians. Burnout levels were assessed using the Maslach Burnout Inventory, the Burnout Measure Short Version, and the Self-Compassion Scale. The Shapiro-Wilk and Kolmogorov-Smirnov tests were applied to check for normal distribution in data analysis. Group differences were analyzed using the Mann-Whitney U test, independent samples t-test, Kruskal-Wallis H test, and Dunn's test. Robust regression analysis techniques were employed to reduce the impact of outliers in regression analyses. To examine relationships between categorical variables, Yates correction, Fisher's exact test, Fisher's exact test with Monte Carlo correction, and Pearson's Chi-Square test were used. Relationships between non-normally distributed continuous variables were examined using Spearman's rho correlation coefficient. All statistical analyses were conducted using IBM SPSS V23 and R software. The study found that as participants' age increased, their emotional exhaustion scores also increased (p=0.045). Burnout levels rose with increasing BMI (p=0.060). Men showed higher depersonalization levels (p=0.006). Single individuals were found to have a higher sense of personal accomplishment compared to those who were married or living with a partner (p=0.017). Participants with children showed lower burnout levels (p=0.025). Alcohol consumption was associated with higher burnout (p=0.008), while those who exercised had lower burnout levels (p=0.001). The presence of chronic illness was related to higher burnout (p=0.022) and emotional exhaustion levels (p=0.018). Individuals with high burnout levels were found to have lower self-compassion levels (p<0.001). As burnout increased, general health scores decreased (p<0.001). Additionally, as income levels decreased, burnout levels increased (p<0.001). Dietitians working in the private sector showed higher emotional exhaustion and depersonalization levels (p=0.004; p=0.040). Individuals with postgraduate education had higher personal accomplishment scores (p=0.011). These findings highlight the importance of developing strategies to reduce burnout and providing psychological and social support to mitigate its effects. Therefore, it is crucial to implement protective and empowering strategies specifically for dietitians working in the private sector.

Benzer Tezler

  1. Diyetisyen ve diyetisyen adaylarının sürdürülebilir beslenme konusundaki bilgi ve tutumlarının değerlendirilmesi

    Assessing the knowledge and attitudes of dietitians and dietitian candidates with regards to sustainable diet

    GURBET ÜNAL ÖZEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Beslenme ve DiyetetikHacettepe Üniversitesi

    Beslenme Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEHRA BÜYÜKTUNCER DEMİREL

  2. Sindirim dostu mutfak: Pütrefaksiyonlu kolopati ve IBS yönetim stratejileri kapsamında IBS-C ve IBS-M uygulamaları

    Digestion-friendly cuisine: IBS-C and IBS-M applications within the scope of putrefactive colopathy and IBS management strategies

    AYŞE BULDUM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Gastronomi ve Mutfak SanatlarıGaziantep Üniversitesi

    Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ TUBA PEHLİVAN

  3. Tüketicilerin, beslenme ve sağlık uzmanlarının fonksiyonel gıdalara olan yaklaşımlarının değerlendirilmesi

    The evaluation of consumers', nutrition and health professionals' approaches to functional foods

    FATMA PELİN EREL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    ZiraatTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YASEMİN ORAMAN

  4. Diyetisyen ve diyetisyen adaylarında besin teknolojisi neofobisi ile sürdürülebilir beslenme davranışları arasındaki ilişki

    The relationship between food technology neophobia and sustainable nutrition behaviors in dietitians and dietitian candidates

    FEVZİ KOÇAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Beslenme ve DiyetetikNuh Naci Yazgan Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GİZEM AYTEKİN ŞAHİN

  5. Diyetisyenlerde sosyal fizik kaygısının, yeme bozuklukları ve yaşam kalitesi ile ilişkisi

    The relationship between social physique anxiety, eating disorders, and quality of life among dietitians

    SEDEN ÜRETMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Beslenme ve Diyetetikİzmir Tınaztepe Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MERVE YILMAZ