Femur intertrokanterik kırıklarda proksimal femur çivisi uygulamalarında lag vida yerleşim bölgesine ait dansitenin fiksasyon üzerine etkisi
The effect of bone density at the lag screw insertion site on fixation in proximal femoral nailing for intertrochanteric femur fractures
- Tez No: 946355
- Danışmanlar: DOÇ. DR. YUSUF ALPER KATI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: İntertrokanterik femur kırıkları, osteoporotik yaşlı bireylerde sık görülen ve tedavisi zorluklar içeren önemli bir sağlık sorunudur. Günümüzde bu kırıkların cerrahi tedavisinde proksimal femur çivileri yaygın olarak kullanılmakta olup, özellikle instabil kırıklarda daha avantajlı kabul edilmektedir. Ancak, proksimal femur çivisi uygulamalarında lag vidasının femur başı ve intertrokanterik bölge içindeki yerleşim yeri, implant stabilitesini doğrudan etkileyerek yetmezlik ve kaynamama gibi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, intertrokanterik femur kırığı nedeniyle proksimal femur çivisi uygulanan hastalarda, lag vidasının intraoperatif nihai pozisyonunun kemik kalitesi ile olan ilişkisini ve bunun implant stabilitesi üzerine etkisini, Cleveland kadran sistemi ve Hounsfield Ünitesi ölçümüne göre değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif gözlemsel çalışma, 2014-2024 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nde intertrokanterik femur kırığı nedeniyle proksimal femur çivisi uygulanan, 18 yaş üzeri ve en az 12 ay takip edilmiş 70 hasta üzerinde yürütüldü. AO/OTA 31-A1 ve A2 tip kırık tanısı almış hastalar çalışmaya dahil edildi. Dışlama kriterleri olarak başvuru sırasında veya sonrasında uygun radyolojik değerlendirmesi olmayan hastalar, 18 yaş altı hastalar, eşlik eden subtrokanterik femur kırığı, asetabulum kırığı, ipsilateral alt ekstremite kırığı, kontrlateral femur kırığı olan hastalar ve patolojik zeminde intertrokanterik kırıkları bulunan hastalar dışlandı. Hastaların yaş, cinsiyet, yaralanma mekanizması ve taraf bilgileri kaydedildi. Cerrahi işlemler supin veya lateral dekübit pozisyonunda, 130 derece açılı lag vidalı proksimal femur çivisi kullanılarak gerçekleştirildi. Preoperatif bilgisayarlı tomografi ölçümleri sağlam kalça üzerinden yapıldı ve iki ayrı kesit belirlendi. İlk kesit, vidanın pozisyonuna uygun olacak şekilde koronal düzlemde femur boynu içinde superior ve inferior korteks iç yüzünden 6 mm uzaklıkta ve kortekslerin orta hattından çizilen 3 adet çizgiyle belirlendi. Koronal çizgilere karşılık gelen aksiyel kesitlerde, lag vidasının yiv boyutu dikkate alınarak anterior, santral ve posterior bölgelerde, her biri 10 mm genişliğinde ve 30 mm uzunluğunda dikdörtgen Region of Interest alanları oluşturuldu ve Hounsfield ünitesi ölçümleri yapıldı. İkinci kesit, major ve minor trokanterler arasındaki intertrokanterik hat olarak belirlendi. Bu kesitte vidanın yerleşim pozisyonlarına karşılık gelen 9 kadranda, vidanın kor çapına uygun 8 mm çaplı dairesel Region of Interest alanları belirlenerek lokal Hounsfield ünitesi değerleri kaydedildi. Her hastadan femur başı ve intertrokanterik çizgide olmak üzere toplam 18 Hounsfield ünitesi ölçümü elde edildi. Cerrahi sonrası vida yerleşimi, kollodiafizer açı, tip-apeks mesafesi ve komplikasyonlar değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 70 hastanın yaş ortalaması 73,5 ± 16,0 yıl olup, ortalama takip süresi 18,0 ± 13,8 ay olarak belirlendi. Hastaların %54,3'ü erkek, %45,7'si kadındı; %61,4'ünde sağ, %38,6'sında sol kalça kırığı mevcuttu. Kırıkların %42,9'u A1, %57,1'i A2 tipi olarak sınıflandırıldı. Cleveland kadranlarına göre yapılan Hounsfield ünitesi analizinde, femur başı düzeyinde genel olarak en yüksek ortalama Hounsfield ünite değeri santral-santral (kadran 5; 263,8 ± 69,7 HU) bölgede saptandı. Yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde, hem 75 yaş altı (277 HU) hem de 75 yaş üstü (250 HU) hastalarda en yüksek Hounsfield ünitesi değeri yine bu bölgede ölçüldü. En düşük Hounsfield ünitesi değerleri ise her iki yaş grubunda da posterior- superior (kadran 3) kadranda bulundu (sırasıyla 142 HU ve 115 HU). İntertrokanterik düzeyde genel olarak en yüksek Hounsfield ünitesi değeri posterior-inferior (kadran 9; 107,9 ± 52,1 HU), en düşük değer ise anterior-superior (kadran 1; 6,2 ± 27,5 HU) bölgesinde saptandı (p<0.001). Tüm kadranlarda yaş arttıkça Hounsfield ünitesi değerlerinde belirgin azalma gözlendi. Vida yerleşimleri baş bölgesinde en sık santral- santral (kadran 5; %27,1) ve santral-posterior (kadran 6; %24,3) kadranlara, intertrokanterik bölgede ise en sık santral-santral kadrana (kadran 5; %32,9) yapıldı. İmplant başarısızlığı gözlenen 5 hastada, tip-apeks mesafesi anlamlı düzeyde yüksek bulunurken (28,6 ± 6,6 mm; p=0.021), bu hastaların femur başı ve intertrokanterik bölgedeki ortalama Hounsfield ünitesi değerleri sırasıyla 151,4 ± 25,7 HU ve – 0,8 ± 21,8 HU olarak ölçüldü. Ayrıca, bu grupta Baumgartner ve Chang redüksiyon skorları başarılı gruba kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha kötüydü (sırasıyla p=0.040 ve p=0.029). Sonuç: Bu çalışma, intertrokanterik femur kırığı nedeniyle proksimal femur çivisi uygulanan hastalarda lag vidasının femur başı ve intertrokanterik bölgede yerleştiği bölgelerin implant başarısına etkisini Cleveland kadranlarına göre ölçülen Hounsfield ünitesi değerleriyle değerlendirmeyi amaçlamıştır. Sonuçlar, femur başında santral-santral (5. kadran), intertrokanterik bölgede ise posterior-inferior (9. kadran) bölgelerin en yüksek Hounsfield ünitesi değerlerine sahip olduğunu göstermiştir. Bu durum, vidanın kemik yoğunluğu yüksek bölgelere yerleştirilmesinin implant stabilitesini artırabileceğini ve sadece vida ucunun değil, vida hattı boyunca kemik kalitesinin de implant başarısında kritik önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Tip-apeks mesafesinin artışı ve yetersiz redüksiyon da implant başarısızlığına katkıda bulunan diğer önemli faktörlerdir. Bu bulgular, osteoporotik hastalarda cerrahi planlamada kemik kalitesinin kantitatif olarak değerlendirilmesinin, vida pozisyonunun optimize edilmesi açısından kritik olduğunu göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: Intertrochanteric femur fractures are common injuries in elderly osteoporotic individuals and present significant challenges in treatment. Today, proximal femoral nails are widely used in the surgical management of these fractures and are considered particularly advantageous in unstable fracture patterns. However, in proximal femoral nailing, the position of the lag screw within the femoral head and intertrochanteric region can directly affect implant stability, potentially leading to complications such as cut-out or nonunion. The aim of this study was to evaluate the relationship between the final intraoperative position of the lag screw and bone quality, and its impact on implant stability, using the Cleveland quadrant system and Hounsfield Unit measurements. Materials and Methods: This retrospective observational study included 70 patients aged over 18 years who underwent proximal femoral nailing for intertrochanteric femur fractures at the Orthopedics and Traumatology Clinic of Antalya Training and Research Hospital between 2014 and 2024, with a minimum follow-up of 12 months. Patients with AO/OTA type 31-A1 and A2 fractures were included. Exclusion criteria were incomplete radiological evaluation, age under 18, associated subtrochanteric or acetabular fractures, ipsilateral or contralateral femur fractures, and pathological fractures. Patient demographics, injury mechanism, and affected side were recorded. Surgical procedures were performed in supine or lateral decubitus positions using 130° angled lag screw proximal femoral nails. Preoperative computed tomography scans of the contralateral (intact) hip were used, and two specific planes were analyzed. In the first plane, three coronal lines were drawn 6 mm from the inner surfaces of the superior and inferior cortex and at the midpoint between them within the femoral neck. Corresponding axial slices were identified, and rectangular Regions of Interest of 10 mm width and 30 mm length were created in the anterior, central, and posterior regions to measure Hounsfield Unit values, considering the lag screw thread dimensions. The second plane was defined along the intertrochanteric line between the greater and lesser trochanters. In this section, circular Regions of Interest areas with an 8 mm diameter (matching the screw's core diameter) were drawn in nine quadrants based on screw positioning, and Hounsfield Unit values were recorded. A total of 18 Hounsfield Unit measurements were obtained per patient from the femoral head and intertrochanteric regions. Postoperative screw positioning, collodiaphyseal angle, tip- apex distance and complications were also evaluated. Findings: The mean age of the 70 patients included in the study was 73.5 ± 16.0 years, and the mean follow-up was 18.0 ± 13.8 months. Of the patients, 54.3% were male and 45.7% female; 61.4% had right-sided and 38.6% left-sided fractures. Fractures were classified as type A1 in 42.9% and type A2 in 57.1% of cases. According to the Cleveland quadrant analysis, the highest mean Hounsfield Unit value at the femoral head was found in the central-central quadrant (quadrant 5; 263.8 ± 69.7 HU). In both age groups (<75 and ≥75), quadrant 5 remained the region with the highest HU (277 HU and 250 HU, respectively), while the lowest values were found in the posterior-superior quadrant (quadrant 3) (142 HU and 115 HU, respectively). At the intertrochanteric level, the highest Hounsfield Unit was found in the posterior- inferior quadrant (quadrant 9; 107.9 ± 52.1 HU), and the lowest in the anterior-superior quadrant (quadrant 1; 6.2 ± 27.5 HU) (p<0.001). A clear decline in Hounsfield Unit values was observed with increasing age across all quadrants. The lag screw was most frequently placed in the central-central quadrant (quadrant 5; 27.1%) in the femoral head, and in the same quadrant (32.9%) in the intertrochanteric region. Among the five patients with implant failure, tip-apex distance values were significantly higher (28.6 ± 6.6 mm; p=0.021), and Hounsfield Unit values in the femoral head and intertrochanteric regions were significantly lower (151.4 ± 25.7 HU and –0.8 ± 21.8 HU, respectively). Additionally, Baumgartner and Chang reduction scores were significantly poorer in this group compared to the successful group (p=0.040 and p=0.029, respectively). Results: This study aimed to evaluate the effect of lag screw positioning on implant success in patients undergoing proximal femoral nailing for intertrochanteric fractures, using Hounsfield Unit measurements based on the Cleveland quadrant system. The results demonstrated that the central-central quadrant (5) of the femoral head and the posterior-inferior quadrant (9) of the intertrochanteric region had the highest Hounsfield Unit values. These findings suggest that placing the lag screw in areas with higher bone density may enhance implant stability. Furthermore, not only the tip placement but also the bone quality along the screw trajectory appears to play a critical role in implant longevity. Increased tip-apex distance and inadequate fracture reduction were also identified as significant contributors to implant failure. These results highlight the importance of quantitatively assessing bone quality during surgical planning to optimize screw positioning, particularly in osteoporotic patients.
Benzer Tezler
- Femur intertrokanterik kırıklarında kayan kalça vidası ve proksimal femur çivisi-antirotasyon ile tespit sonrası lag vidası yerleşiminin ve hastaların fonksiyonel sonuçlarının karşılaştırılması
For femoral intertrochanteric fractures dynamic hip screws and with proximal femoral nail anti-rotation after fixation lag screw placement and comparison of functional outcome of patients
HÜSEYİN FATİH SEVİNÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Ortopedi ve TravmatolojiKırıkkale ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MERİÇ ÇIRPAR
- Çimentolu proksimal femoral çivi uygulamalarımızın sonuçları
Results of cemented proximal femoral nail applications
TAHSİN OLGUN BAYRAKTAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
UZMAN MEHMET KÜRŞAD BAYRAKTAR
- Femur intertrokanterik kırıkları için proksimal femur çivisi uygulanan hastalarda supin pozisyonda traksiyon masasında, supin pozisyonda ve lateral dekubit pozisyonda uygulanan osteosentezlerin erken postoperatif dönemde çekilen radyografilerinde kırık redüksiyonunun radyolojik açıdan karşılaştırılması
Radiological comparison of fracture reduction in radiographs taken in the early postoperative period of osteosyntheses performed on the traction table in the supine position, supine position and lateral decubitus position in patients WHO underwent proximal femoral nail for femoral intertrochanteric fractures
NEZİR OKUMUŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Ortopedi ve TravmatolojiPamukkale ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET NADİR AYDEMİR
- İleri yaş hastalarda intertrokanterik femur kırıkları cerrahisinde lokal ve sistemik traneksamik asit kullanımının karşılaştırılması
Comparison of local and systemic tranexamic acid use in the surgical treatment of intertrochanteric femur fractures in elderly patients
SEÇKİN ÇEVİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET EKİNCİ
- Femur trokanterik kırıklarında kliniğimizde uyguladığımız internal fiksasyon yöntemlerinin karşılaştırılması
Comparison of internal fixation methods used in our clinic in femur trocanteric fractures
ÇAĞRI ÖRS
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık BakanlığıOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
UZMAN ALİ UTKAN