Geri Dön

Aile hekimliği polikliniğine başvuran 18-40 yaş arası bireylerin hipertansiyondan korunma tutumlarının değerlendirilmesi

Assessment of attitudes towards hypertension prevention among adults aged 18 to 40 presenting at a family medicine clinic

  1. Tez No: 948313
  2. Yazar: SÜMEYYE ŞENER KAPLAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZLEM POLAT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Ailesel Hipertansiyon Öyküsü, hipertansiyondan korunma, önleme, farkındalık, Family History of Hypertension, Hypertension Prevention, Prevention, Awareness
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmada, 18-40 yaş aralığındaki bireylerin ailesinde hipertansiyon olması ya da olmaması durumunun kişilerin hipertansiyondan korunma tutumları üzerindeki etkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmamız, kesitsel türde bir anket çalışmasıdır. 01.01.2025 ve 03.03.2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniği'ne başvuran ve dahil edilme kriterlerini karşılayan, 18-40 yaş aralığındaki 200 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri, toplam 12 sorudan oluşan bir anket aracılığıyla değerlendirilmiştir. Hipertansiyondan Korunma Tutumları Ölçeği (HKTÖ) puanları ile bu sosyodemografik özellikler arasındaki ilişkiler analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen verilerin analizlerinde NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 (Kaysville, Utah, USA) programı kullanılmıştır. Tüm analizlerde p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir. BULGULAR: Çalışmamıza katılan bireylerin yaş medyanı 29.79 (alt sınır: 20, üst sınır: 40), HKTÖ toplam puan medyanı 107,85 (alt sınır: 56, üst sınır: 130) idi. Katılımcıların %45,3'ü erkek, %54,7'si kadındı. Eğitim durumu en çok %74,5'i ile üniversite ve üzeriydi. Katılımcıların %49,1' inin ailesinde tansiyon hastası var iken, %50,9'unda ise yoktu. Sosyodemografik özelliklerine göre hipertansiyondan korunma tutumları toplam puanlarına baktığımızda; eğitim düzeyi üniversite ve üzeri olanların hipertansiyondan korunma tutumu puanlarının istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,05). Cinsiyet, medeni durum, çalışma durumu, ailesinde hipertansiyon öyküsü olma durumu, gelir düzeyi, düzenli ilaç kullanımı, kronik hastalık varlığı, alkol kullanımı, sigara kullanımı, beden kitle indeksi ile hipertansiyondan korunma tutumu puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Yaş ile beden kitle indeksi arasında pozitif yönde ve zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=0.305, p<0,01). Ancak yaşın, hipertansiyondan korunma tutumu veya alt boyutları üzerinde anlamlı bir etkisi gözlenmemiştir (p>0,05). Korelasyon analizlerine göre ölçeğin tüm alt boyutları arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. SONUÇ: Bu çalışmanın bulguları, bireylerin hipertansiyondan korunma tutumlarının özellikle eğitim düzeyinden anlamlı ölçüde etkilendiğini ortaya koymuştur. Diğer demografik faktörlerin ise bu tutumlar üzerinde belirgin bir etkisi saptanmamıştır. Kadın katılımcıların beslenme alışkanlıklarının daha olumlu olduğu, sigara kullanan bireylerin ise beslenme ve ruhsal durum alanlarında daha olumsuz tutumlar sergilediği gözlenmiştir. Ayrıca, ailede hipertansiyon öyküsünün beslenme tutumlarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, hipertansiyonun önlenmesine yönelik halk sağlığı programlarında bireysel sağlık okuryazarlığının artırılmasının önemini vurgulamaktadır. Eğitim ve farkındalık çalışmaları, genç yetişkinlerin sağlık davranışlarının iyileştirilmesinde etkili bir yöntem olarak kabul edilmektedir.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: In this study, it was aimed to determine whether the presence or absence of a family history of hypertension among individuals aged 18 to 40 leads to a significant difference in their attitudes toward the prevention of hypertension. MATERIALS AND METHODS: This study was designed as a cross-sectional survey. It was conducted with 200 individuals aged between 18 and 40 who met the inclusion criteria and applied to the Family Medicine Outpatient Clinic of Bakırköy Dr. Sadi Konuk Training and Research Hospital, affiliated with the University of Health Sciences, between January 1 and March 3, 2025. The participants' sociodemographic characteristics were evaluated through a questionnaire consisting of 12 items. Additionally, the relationship between the scores obtained from the Hypertension Prevention Attitudes Scale (HPAS) and sociodemographic variables was analyzed. For the statistical analysis of the data, the NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 (Kaysville, Utah, USA) software was used, and a p-value of <0.05 was considered statistically significant. RESULTS: The median age of participants in our study was 29.79 years (range: 20–40), and the median total score of the HPAS was 107.85 (range: 56–130). Among the participants, 45.3% were male and 54.7% were female. Regarding educational status, the majority (74.5%) had a university degree or higher. While 49.1% of the participants had a family history of hypertension, 50.9% did not. When examining total scores for hypertension prevention attitudes based on sociodemographic characteristics, individuals with a university-level education or higher were found to have significantly higher attitude scores towards hypertension prevention (p<0.05). No statistically significant differences were observed between hypertension prevention attitude scores and other variables such as gender, marital status, employment status, family history of hypertension, income level, regular medication use, presence of chronic illness, alcohol consumption, smoking status, or body mass index (p>0.05). A weak but statistically significant positive correlation was found between age and body mass index (r=0.305, p<0.01). However, age was not found to have a statistically significant effect on overall hypertension prevention attitude or its subdimensions (p>0.05). Correlation analyses revealed statistically significant positive relationships among all subdimensions of the scale. CONCLUSION: The findings of this study indicate that individuals' attitudes toward hypertension prevention are significantly influenced by their level of education. Other demographic factors did not demonstrate a meaningful impact on these attitudes. It was observed that female participants exhibited more positive nutritional attitudes, whereas smokers showed less favorable attitudes regarding both nutrition and mental health. Additionally, a family history of hypertension was found to positively affect nutritional attitudes. These results underscore the importance of enhancing individual health literacy in public health programs aimed at preventing hypertension. Educational and awareness initiatives are considered effective strategies for improving health behaviors among young adults.

Benzer Tezler

  1. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran 18-40 yaş arası hastaların sağlık okuryazarlığı düzeyi ile hipertansiyondan korunma tutumları arasındaki ilişki

    The relationship between health literacy level and hypertension prevention attitudes of patients aged 18-40 who apply to Ankara Bilkent City Hospital Family Medicine Polyclinic

    MERVE BOZDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMAİL KASIM

  2. Diabetes mellitus hastalarında öz bakım yönetimi ile tedavi uyumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between self-care management and treatment compliance in diabetes mellitus patients

    GİZEM ŞENYÜREK ADA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUHTEŞEM EROL YAYLA

    DR. ALİ İHSAN ÇABUK

  3. Ankara il merkezindeki 8–18 yaş arası çölyak hastalarının tıbbi izlem durumunun ve diyete uyum oranının belirlenmesi, yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi

    Determination of duration and frequency of medical follow up, dietary compliance rates and assessment of the quality of life in celiac patients between 8-18 years of age in Ankara

    KÜBRA ERİNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Aile HekimliğiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞAMİL HIZLI

  4. Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran 30-70 yaş arası kadınların meme kanseri taramalarına yönelik bilgi düzeyi ve kanser taramalarına yönelik tutumlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of knowledge level towards breast cancer screenings and atti̇tudes towards cancer screenings among women aged 30-70 applying to Family Medicine Clinics

    GÖZDE KÜÇÜK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM POLAT

  5. Haydarpaşa numune eğitim ve araştırma hastanesi aile hekimliği polikliniklerine başvuran 18-65 yaş arası bireylerde sağlık okuryazarlık düzeyi ile metabolik sendromun ilişkisi

    The relationship between health literacy level and metabolic syndrome in individuals aged 18-65 attending family medicine outpatient clinics at haydarpaşa numune training and research hospital

    OĞUZHAN ÖKTEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİNE ZEYNEP TUZCULAR VURAL