Ameliyathanede ve acil serviste görev yapan sağlık profesyonellerinin gürültü hassasiyetleri ve dikkat düzeylerinin belirlenmesi
Determination of noise sensitivity and attention levels of healthcare professionals working in operating rooms
- Tez No: 949875
- Danışmanlar: DOÇ. DR. TUBA KARABEY
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Hemşirelik, Acil Tıp, Nursing, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: Ameliyathane, Acil Servis, Sağlık Profesyonelleri, Gürültü Hassasiyeti, Dikkat, Operating Room, Emergency Room, Healthcare Professional, Noise Sensitivity, Attention
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Hemşireliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Ameliyathane ve acil serviste görev yapan sağlık profesyonellerinin gürültü hassasiyeti ile bilinçli farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ve gürültünün sağlık profesyonelleri ile hastalar üzerindeki etkilerini inceleyen bu çalışma; 200 sağlık profesyonelinden (127 kadın, 73 erkek) oluşan bir örneklemle gerçekleştirilmiştir. Veriler; Tanıtıcı Özellikler Formu, Weinstein Gürültü Hassasiyeti Ölçeği (WGHÖ) ve Bilinçli Farkındalık ve Dikkat Ölçeği (MAAS) ile toplanmıştır. Verilerin dağılım uygunluğu testleri sonrası iki gruplu karşılaştırmalarda Student t testi, üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda Anova testi kullanılmış; anlamlılık seviyesi p<0,005 olarak belirlenmiştir. WGHÖ puan ortalaması 93,44±8,44 olup yüksek gürültü hassasiyetine işaret ederken, MAAS puan ortalaması 72,89±11,65 ile orta-yüksek bilinçli farkındalık düzeyini göstermiştir. Gürültü; istenmeyen seslerin birleşimi olarak tanımlanmakta olup, literatür incelendiğinde ameliyathane ve acil serviste sıklıkla 70 dB(A)'yı aşarak Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği sınırları geçmektedir. Bu durum; sağlık profesyonellerinde dikkat dağınıklığına ve hata riskine yol açarak tedavi performansını ve hasta sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Gürültü hassasiyetinin en yüksek belirleyicileri 15 yıl ve üzeri meslek deneyimi (115,11±9,34) ve bekarlık durumu (96,44±8,85); bilinçli farkındalığın en yüksek belirleyicileri ise bekarlık (85,76±7,79) ve 15 yıl üzeri deneyim (84,71±9,60) olarak saptanmıştır. Kadınlar (102,02±12,50), 36-55 yaş grubu (110,28±8,72), bekarlar ve yüksek eğitimliler (98,16±7,66) daha yüksek gürültü hassasiyeti sergilerken; bekarlar ve deneyimli profesyoneller daha yüksek MAAS puanlarına sahiptir (p<0,005). Gürültü iii hassasiyeti ile bilinçli farkındalık arasında yüksek düzeyde pozitif bir ilişki bulunmuş (r=0,771, p=0,001); regresyon analizi, gürültü hassasiyetinin bilinçli farkındalığı olumlu yönde etkilediğini doğrulamıştır (β=0,654, p<0,001). Ancak, orta düzey deneyimli (6-15 yıl) profesyonellerin düşük MAAS puanları (65,73±9,56; 66,41±8,84); tükenmişlik veya stresle ilişkilendirilmiştir. Gürültünün psikolojik ve fizyolojik olumsuz etkileri, özellikle dikkat dağınıklığı; mesleki performansı ve hasta bakım kalitesini tehdit etmektedir. Bu nedenle; gürültü kaynaklarının tespiti ve yönetimi kritik öneme sahiptir. Gürültü azaltıcı teknolojiler, ses yalıtımı, farkındalık temelli eğitimler ve stres yönetimi programları önerilmektedir. Gelecekteki çalışmalar; gürültü hassasiyetinin uzun vadeli etkilerini ve müdahalelerin etkinliğini daha ayrıntılı incelemelidir.
Özet (Çeviri)
This study examining the relationship between noise sensitivity and mindfulness levels of healthcare professionals working in operating rooms and emergency departments, as well as the effects of noise on healthcare professionals and patients, was conducted with a sample of 200 healthcare professionals (127 female, 73 male). Data were collected using the Demographic Characteristics Form, the Weinstein Noise Sensitivity Scale (WNSS), and the Mindful Attention Awareness Scale (MAAS). Following distribution suitability tests, Student's t-test was used for two-group comparisons, and ANOVA was used for comparisons involving three or more groups, with a significance level set at p<0.005. The mean WNSS score was 93.44±8.44, indicating high noise sensitivity, while the mean MAAS score was 72.89±11.65, reflecting a moderate-to-high level of mindfulness. Noise, defined as a combination of unwanted sounds, frequently exceeds 70 dB(A) in operating rooms and emergency departments, surpassing the World Health Organization's recommended limits, as observed in the literature. This situation leads to attention distraction and increased error risk among healthcare professionals, negatively impacting treatment performance and patient health. The strongest determinants of noise sensitivity were professional experience of 15 years or more (115.11±9.34) and being single (96.44±8.85), while the strongest determinants of mindfulness were being single (85.76±7.79) and having over 15 years of experience (84.71±9.60). Females (102.02±12.50), the 36–55 age group (110.28±8.72), single individuals, and those with higher education (98.16±7.66) exhibited higher noise sensitivity, while single individuals and experienced professionals had higher MAAS scores (p<0.005). A strong positive v correlation was found between noise sensitivity and mindfulness (r=0.771, p=0.001), and regression analysis confirmed that noise sensitivity positively influenced mindfulness (β=0.654, p<0.001). However, professionals with moderate experience (6–15 years) had lower MAAS scores (65.73±9.56; 66.41±8.84), which were associated with burnout or stress. The psychological and physiological adverse effects of noise, particularly attention distraction, threaten professional performance and patient care quality. Therefore, identifying and managing noise sources is of critical importance. Noise reduction technologies, sound insulation, mindfulness-based training, and stress management programs are recommended. Future studies should investigate the long-term effects of noise sensitivity and the effectiveness of interventions in greater detail.
Benzer Tezler
- Deri temizliği hemşirelik tekniğine uygun olarak yapılmış ve yapılmamış hastalarda ameliyat sonrası yara enfeksiyonunun görülme sıklğı
A Comparison of wound infection incidences between the patients who were cleansed in ward according to the nursing technique and those who were cleansed in operating room
NÜKHET TÜRKEL
- Kapalı devre anastezi uygulaması ile yarı kapalı devre anastezi uygulamasının ekonomik karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
HASAN KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Anestezi ve Reanimasyonİstanbul ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SADİ SUN
- Ameliyathanelere ilişkin kapasite kullanımının belirlenmesinde optimum ameliyathane sayısının kullanılması
Başlık çevirisi yok
MUAMMER MEYDANCI
Yüksek Lisans
Türkçe
1990
Hastanelerİstanbul ÜniversitesiHastane ve Sağlık Kur. Yön. Bilim Dalı
DOÇ. DR. RİAN DİŞÇİ
- Cerrahi kliniği çalışanlarında staphylococcus aureusun burun taşıyıcılığının prevalansı
Başlık çevirisi yok
SELMA ERBAYDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1990
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojiİstanbul ÜniversitesiHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı
- Kardiyopulmoner by-pass yöntemi ile ameliyat edilen kalp cerrahisi hastalarında ameliyat sonrası gelişen hastane infeksiyonlarının nedenlerinin, kaynaklarının ve etkenlerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
BEKİR KOCAZEYBEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1990
Mikrobiyolojiİstanbul ÜniversitesiMikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZDEM ANĞ
- Açık kırıklarda internal tesbit ve sonuçları
Başlık çevirisi yok
KEMAL DURAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1991
Ortopedi ve TravmatolojiUludağ ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı