Geri Dön

Kronik böbrek yetmezliği ve hipertansiyonu olan hastalarda captopril tedavisinin plazma atrial natriüretik peptid seviyelerine olan etkileri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 9511
  2. Yazar: N.YILMAZ SELÇUK
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Antihipertansif ajanlar, Atriyal natriüretik faktör, Böbrek yetmezliği-kronik, Hipertansiyon, Antihypertensive agents, Atrial natriuretic factor, Kidney failure-chronic, Hypertension
  7. Yıl: 1990
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nefroloji Bilim dalında Mayıs-Haziran 1989 aylarında takip edilen Kronik böbrek yetmezliği tanılı 29 hasta (19 Hipertansif, 10 Normotensif) ile 10 sağlıklı gönüllünün plazma Atrial Natriüretik Peptid (ANP) Renin aktivitesi ve Aldosteron değerleri saptandı. Hipertansif hastalar, Captopril ile tedavi edildikten sonra plazma ANP, Renin aktivitesi ve Aldosteron düzeyleri yeniden değerlendirildi. Captopril tedavisinden önce hipertansif hastalarımızdaki plazma ANP, Renin Aktivitesi ve Aldosteron değerleri, normotensif hastalar ve kontrollerden önemli ölçüde yüksekti. Hipertansif hastalarda, sistolik kan basıncı ve sodyum birikimi arttıkça plazma ANP değerlerinin yükseldiği tesbit edildi. Normotensif lerde ise böbrek fonksiyonları bozuldukça plazma ANP değerlerinin yükseldiği belirlendi. Hipertansif hastalarımız da plazma renin aktivitesi ve aldosteron değerleriyle ortalama arteriyel kan basınçları arasında önemli ilişki tesbit edildi. Bu sonuç, hastalarımızdaki hipertansiyonun patogenazinde Renin - Angiotensin - Aldosteron (RAAS) sistem aktivasyonunun önemli rol oynadığını göstermiştir. Hipertansif hastalar 50-75 mg/gün, oral Captopril ile ortalama 30 gün tedavi edildikten sonra, kan basınçları %79 hasta da normal seviyelere düştü. Plazma ANP ve Aldosteron değerleri azalırken plazma Renin aktivitesi ve fraksiyonel sodyum eksresyonu arttı. Ancak plazma ANP, Aldosteron ve fraksiyonel sodyum eksresyon seviyeleri normotensif hastalardaki değerlerden farklı değildi.79 Hipertansif kronik böbrek yetmezliğinde plazma ANP' sinin, yüksek olmasına karşın kan basıncı, RAAS ve natrîüresi etkileyemediği, Captopril'in ise RAAS'ni inhibe ederek kan basıncını ve sodyum birikimini azaltıp plazma ANP değerlerini düşürdüğü tesbit edildi. Bu nedenle Captopril, yan etkileri gözönüne alınarak kullanıldığında hipertansif kronik böbrek yetmezliğinde yararlı olabilir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Kronik böbrek yetmezliği ve hafif hipertansiyonu olan hastalarda lisinopril ve losartanın serum eritropoietin düzeyine etkileri

    Başlık çevirisi yok

    MERAL BURSALI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    NefrolojiErciyes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OKTAY OYMAK

  2. Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle periton diyalizi yapılan çocuk yaş grubu hastalarda plazma S100A12 düzeyi ile karotis intima media kalınlığı karşılaştırması ve ateroskleroz ilişkisi

    The relationship of plasma S100A12 levels and carotis intima media thickness and athosclerosis in pediatric patients who have peritoneal dialysis due to chronic renal failure

    RAMAZAN GÜRBÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGaziantep Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHTAP AKBALIK KARA

  3. Çocuk böbrek nakilli hastalarda hipertansiyon varlığında endoplazmik retikulum stresinin greft fonksiyonlarına etkisi

    The effect of endoplazmic reticulum stress on graft functions in the presence of hypertension in pediatric kidney transplantation patients

    AHMET KESKİNOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Tıbbi BiyolojiEge Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMA ZUHAL EROĞLU

    PROF. DR. MUHSİN ÖZGÜR ÇOĞULU