Geri Dön

Romantik ilişkilerde bağımlılık ve öz anlayış düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Examining the relationship between addiction and self-understanding levels in romantic relationships

  1. Tez No: 953659
  2. Yazar: FATMA TÜRK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KÜLTEGİN ÖGEL
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Psikoloji, Psychology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Kent Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Psikoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Klinik Psikoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: 102

Özet

Bireyler arasında romantik ilişkilerde ortaya çıkabilen ilişki bağımlılığı olgusu, kişinin partnerine aşırı ölçüde duygusal bağlılık göstermesi ve ilişkide kendini kaybetmesi, duygusal dengeyi yitirmesi gibi eğilimlerle karakterize edilmekte, genel olarak sağlıksız ve ölçüsüz bir bağlanma olduğu kabul edilmekte ve olumsuz psikolojik sonuçlarla ilişkilendirilmektedir. Diğer taraftan öz-anlayış ise kişinin kendine karşı şefkatli, anlayışlı ve kabullenici bir tutum sergilemesi olarak ele alınmakta ve duygusal dengeyi korumada önemli bir rol oynadığı kabul edilmektedir. Bu araştırmada romantik ilişkilerde ilişki bağımlılığı ve öz-anlayış üzerine odaklanılmıştır. Bu değişkenler arasındaki ilişkilerin yönü ve gücünün tespit edilmesi amaçlanmıştır. Burada romantik ilişki bağımlılığı bir bağımsız değişken, öz-anlayış ise bağımlı değişken olarak ele alınmıştır. Anket yöntemine dayalı olarak 18-65 yaş aralığında bulunan ve Türkiye'de ikamet eden 390 katılımcıdan birincil veriler elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öz-anlayışın, romantik ilişkilerde bağımlılık ve alt boyutları ile negatif yönlü anlamlı ilişkiler gösteren önemli bir faktör olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan korelasyon analizleri, öz-anlayış ile tüm bağımlılık boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde ilişkiler olduğunu ortaya koymuştur. Öz-anlayışın artması, romantik ilişkilerde bağımlılık ve alt boyutlarının azalması ile ilişkilendirilmiştir. Regresyon analizlerinde öz-anlayışın romantik ilişkilerde bağımlılık ve alt boyutlarını negatif yönde yordadığı gözlemlenmiştir. Öz-anlayış arttıkça, romantik ilişkilerdeki bağımlılık, kendini adama, yoksunluk ve takıntı düzeylerinin azaldığı anlaşılmıştır. Ayrıca cinsiyet ve eğitim durumu faktörlerinin romantik ilişkilerde bağımlılık ve öz-anlayış boyutları üzerinde anlamlı etkileri olduğu görülürken, ilişki süresi ve yaş faktörlerinin yalnızca bazı boyutlar üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Çalışma durumu ve ilişki durumu faktörleri açısından ise anlamlı bir fark bulunmamıştır. Anlamlı farkların bulunduğu yerlerde ise genellikle erkeklerin, daha düşük eğitim seviyesine sahip bireylerin ve daha uzun süreli ilişkisi olanların daha yüksek bağımlılık ve yoksunluk düzeylerine sahip oldukları gözlemlenmiştir. Elde edilen bu bulgular, romantik ilişkiler bağlamında bağımsızlık ve sağlık bir ilişki geliştirebilmek adına öz-anlayış düzeyinin arttırılmasının önemli olabileceğini vurgulamıştır.

Özet (Çeviri)

The phenomenon of codependency, which can arise in romantic relationships between individuals, is characterized by the person displaying excessive emotional attachment to their partner, with tendencies such as losing oneself in the relationship and losing emotional balance. It is generally considered to be an unhealthy and disproportionate form of attachment, often associated with negative psychological outcomes. On the other hand, self-compassion is viewed as the individual adopting a compassionate, understanding, and accepting attitude toward themselves. It is assumed that self-compassion plays an essential role in maintaining emotional balance. This study focuses on codependency and self-compassion in romantic relationships, identifying the statistical direction and strength of the potential relationships between these variables. In this context, codependency is considered independent, while self-compassion is treated as a dependent variable. Primary data were obtained through a survey method from 390 participants aged 18-65 residing in Turkey. The results of the analyses indicate that self-compassion is a significant factor that shows negatively directed, significant relationships with relationship addiction and its subdimensions in romantic relationships. Correlation analyses revealed that self-compassion has statistically significant and negative relationships with all dimensions of addiction. An increase in self-compassion was associated with a decrease in relationship addiction and its subdimensions in romantic relationships. Regression analyses observed that self-compassion negatively predicted relationship addiction and its subdimensions. It was understood that as self-compassion increases, the levels of addiction, devotion, deprivation, and obsession in romantic relationships decrease. Additionally, it was found that gender and educational status have significant effects on relationship addiction and self-compassion dimensions. In contrast, relationship duration and age factors were found to affect only specific dimensions. No significant differences were found concerning employment status and relationship status. In cases where significant differences were observed, it was generally found that men, individuals with lower educational levels, and those in longer-term relationships exhibited higher levels of addiction and deprivation. These findings emphasize that increasing self-compassion may be necessary for fostering a healthy relationship and developing healthy independence in romantic relationships.

Benzer Tezler

  1. The tensıon between actıon and revolutıon ın hannah arendt's polıtıcal thought: a crıtıcal assessment

    Hannah arendt'i̇n si̇yasal düşüncesi̇nde eylem ve devri̇m arasindaki̇ geri̇li̇m: eleşti̇rel bi̇r değerlendi̇rme

    DEVRİM KABASAKAL BADAMCHI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2002

    Siyasal BilimlerOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. CEM DEVECİ

  2. Üniversite öğrencilerinin yakın ilişkilerinde bağlanım: Romantik ilişkilerle ilgili akılcı olmayan inançlar ve cinsiyet rolleri

    The commitment of university students close relationships: Irrational romantic relationship beliefs and gender roles

    ZEYNEP ASLAN DÖLEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Eğitim ve ÖğretimMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ÖNER ÇELİKKALELİ

  3. İlişkisel belirsizlik: İlişki doyumu, romantik ilişkilerde gelecek zaman yönelimi ve çatışma çözme tepkileri arasındaki ilişkiler

    Relational uncertainty:relationship satisfaction, future time orientation in romantic relationships and responses to dissatisfaction

    TUĞBA GÜRCAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    PsikolojiAnkara Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYDA BÜYÜKŞAHİN SUNAL

  4. Romantik Dönemde ulusalcılık akımının etkisinde Antonin Dvorak'ın Opus 104 Viyolonsel Konçertosu'nun çalgı tekniği ve biçim bakımından incelenmesi

    A research on the Cello Concerto by Antonin Dvorak Opus 104 affected by the nationalistic movement in terms of instrument technique and form in the romantic era

    NİHAN BAĞDEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    MüzikDokuz Eylül Üniversitesi

    Müzik Ana Sanat Dalı

    PROF. ÜMİT İŞGÖRÜR

  5. 'Kadınsız Romancı'nın Kadınları: İhsan Oktay Anar

    Women of 'Womenless Novelist': İhsan Oktay Anar

    DAMLA TEZEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Batı Dilleri ve Edebiyatıİstanbul Bilgi Üniversitesi

    Karşılaştırmalı Edebiyat Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. RANA TEKCAN