Geri Dön

Av nodal re-entran taşikardi'li hastalarda modifiye valsalva manevrası ile adenozin ve diltiazem'in etkinliği ve güvenilirliğinin karşılaştırılması

Comparative efficacy and safety of modified valsalva maneuver, adenosine, and diltiazem in patients with atrioventricular nodal reentrant tachycardia

  1. Tez No: 954481
  2. Yazar: SALİM ER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖZGÜR SÖĞÜT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Kardiyoloji, Emergency Medicine, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: AV Nodal Re-Entran Taşikardi, Modifiye Valsalva Manevrası, Diltiazem, Adenozin
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Acil serviste atriyoventriküler nodal re-entran taşikardi (AVNRT) tanısı konulan hastaların acil farmakolojik tedavisinde Diltiazem ya da Verapamil uygulanması tartışmalı olmaya devam etmektedir. Güncel literatürde, Verapamil ve Diltiazem gibi dihidropiridin olmayan kalsiyum kanal blokerlerinin, olumsuz kısa vadeli yan etkiler olmaksızın Adenozin kadar etkili olabileceğini öne sürülmektedir. Çalışmamızda, acil servise AVNRT semptomlarıyla başvuran hastaların yönetiminde modifiye Valsalva manevrasının (MVM) başarısız olduğu durumlarda farmakolojik tedavi olarak uygulanan antiaritmik ajanlardan Adenozin ya da Diltiazem'in sinüs ritmine dönüş sağlama oranları ve yan etki profillerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. GEREKÇE VE YÖNTEM Prospektif, randomize ve tek kör tasarıma sahip olan bu çalışmada, AVNRT tanısı alan hastalara ilk basamak olarak MVM uygulanmıştır. Bu müdahaleye yanıt veren hastalar“Grup I”olarak kaydedilmiştir. Manevraya yanıt vermeyen ve hemodinamik açıdan stabil olan hastalar ise, önceden hazırlanmış mühürlü zarflar aracılığıyla Adenozin (Grup II) veya Diltiazem (Grup III) olmak üzere tedavi gruplarına randomize edildi. Adenozin grubuna, başlangıçta 6 mg dozunda hızlı intravenöz bolus uygulandı; yanıt alınamaması durumunda sırasıyla 12 mg ve tekrar 12 mg dozlarında ek uygulamalar yapıldı. Diltiazem grubunda ise, 0,25 mg/kg dozunda ilacın 2 dakika süresince intravenöz infüzyonu gerçekleştirildi; gerektiğinde 15 dakika sonra 0,35 mg/kg ikinci doz verildi Tedaviye yanıt vermeyen olgularda, hemodinamik durum göz önünde bulundurularak alternatif ajan ya da senkronize kardiyoversiyon uygulandı. Gruplar arasında demografik özellikler, tedavi sonrası sinüs ritmine dönüş oranları, sinüs ritmine dönüş süreleri (saniye), vital bulgular (kan basıncı, kalp hızı, SpO2) ve advers olaylar karşılaştırmalı olarak analiz edildi. BULGULAR Çalışmaya 72 kadın (%51,40) ve 68 erkek (%48,60) olmak üzere toplam 140 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 52,90 ± 12,60 (medyan yaş, 53,50; min-max, 18–86) yıl idi. Hastaların %42,14'ünde (n=59, grup I) MVM sonrasında sinüs ritmine dönüş sağlandı. MVM'nin başarısız olduğu ve sinüs ritmine dönüş sağlanamayan hastaların %51,9'una (n=42, grup II) Adenozin, %48,1'ine (n=39, grup III) Diltiazem tedavisi uygulandı. Grup II ve Grup III farmakolojik tedavi uygulanan hasta grupları arasında yaş, cinsiyet, ilk başvuruda kalp hızı, kan basıcı değerleri ve komorbidite oranı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (tüm karşılaştırmalar için p>0,05). Benzer şekilde, gruplar arasında sinüs ritmine dönüş sağlama oranları açısından anlamlı bir fark bulunmadı (%88,10 vs. %89,70, p=0,814). Buna karşın, grup II'deki hastalar ile karşılaştırıldığında grup III'teki hastalarda tekrar ilaç dozu ihtiyacı oranı anlamlı olarak daha düşük idi (%66,70 vs. %28,20, p=0,001). Ayrıca, grup III'teki hastalar ile karşılaştırıldığında grup II'deki hastalarda ortalama sinüs ritmine dönüş süresi anlamlı olarak daha kısa saptandı (109,80 ± 75,30 vs 12,10 ± 23,50, p <0,001). Ek olarak, grup II'deki hastalar ile karşılaştırıldığında grup III'teki hastalarda toplam adverse olay oranı anlamlı olarak daha düşük izlendi (%90,50 vs. %48,70, p <0,001). Grup III'teki hastalarda adverse olay olarak asistoli ve sinüs arresti görülme sıklığı, grup II'deki hastalar ile karşılaştırıldığında anlamlı düzeyde düşük izlendi (sırasıyla; p=0,000 ve p=0,008). Benzer şekilde, grup III'teki hastalarda adverse olay olarak mide bulantısı, flashing, ve göğüste sıkışma hissi görülme sıklığı grup II'deki hastalar ile karşılaştırıldığında anlamlı düzeyde düşük idi (sırasıyla; p=0,001, p <0,001 ve p <0,001). Buna karşın, grup II'deki hastalar ile karşılaştırıldığında grup III'teki hastalarda adverse olay olarak hipotansiyon görülme oranı grup anlamlı olarak daha yüksek izlendi (%0 vs. %10,30, p=0,049). SONUÇ Çalışmamızda elde edilen bulgular ışığında AVNRT tanısı hastaların yarısından fazlasında non farmakolojik tedavi olarak ilk başvuruda uygulanan MVM'ye yanıt alınamadığı ve farmakolojik tedaviye gereksinim olduğu sonucuna varıldı. Farmakolojik tedavide hem Adenozin hem de Diltiazem bu hastalarda sinüs ritmine dönüş sağlama oranları açısından yüksek ve benzer başarı göstermiş olup etkilidirler. Ek olarak, Adenozin ile kıyaslandığında Diltiazem sinüs ritmine dönüş süresi daha geç olsa da daha düşük yan etki profili ve tekrar ilaç dozu ihtiyacı ile klinik açıdan belirgin bir avantaj sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

In this study, the efficacy of adenosine and diltiazem therapies was evaluated in patients presenting to the emergency department with symptoms of atrioventricular nodal reentrant tachycardia (AVNRT), in cases where the modified Valsalva maneuver was unsuccessful. By comparing the conversion rates to sinus rhythm, side effect profiles, and clinical outcomes of both agents, the study aimed to identify more effective and safer pharmacological treatment alternatives for the management of AVNRT in the emergency setting. MATERİALS AND METHODS This prospective, randomized, single-blind study included patients diagnosed with atrioventricular nodal reentrant tachycardia (AVNRT), all of whom initially underwent the modified Valsalva maneuver as the first-line intervention. Patients who responded to this maneuver were categorized as“Group 1.”Those who did not respond and remained hemodynamically stable were randomized into adenosine (Group 2) or diltiazem (Group 3) treatment groups using pre-prepared sealed envelopes. In the adenosine group, an initial rapid intravenous bolus of 6 mg was administered. If no response was observed, subsequent doses of 12 mg and another 12 mg were given as needed. In the diltiazem group, an intravenous infusion of 0.25 mg/kg over 2 minutes was administered; if necessary, a second dose of 0.35 mg/kg was given after 15 minutes. For patients who failed to respond to either therapy, alternative pharmacologic agents or synchronized cardioversion was performed based on their hemodynamic status. Demographic characteristics, pre- and post-treatment sinus rhythm conversion rates and times, adverse events, and vital signs (blood pressure, heart rate, and SpO₂) were recorded for all patients. These parameters were comparatively analyzed between the two pharmacological treatment groups. RESULTS A total of 140 patients were included in the study. The group in which the modified Valsalva maneuver (MVM) was successful consisted of 59 patients, while the unsuccessful group included 81 patients. Among the cases in which MVM failed, 51.9% (n=42) received adenosine and 48.1% (n=39) received diltiazem. There was no statistically significant difference in sinus rhythm conversion time between the successful and unsuccessful MVM groups (p=0.975). Similarly, no significant difference was found between the two groups in terms of comorbidities and associated diseases (p=0.339). When adverse effect profiles were compared, at least one side effect was observed in 70.4% (n=57) of the patients who received adenosine or diltiazem following unsuccessful MVM (p<0.001). No significant difference was found between the adenosine and diltiazem groups regarding initial drug success (p=0.814). However, the need for a repeat dose was significantly lower in the diltiazem group compared to the adenosine group (p=0.001). The time to conversion to sinus rhythm was significantly longer in the diltiazem group than in the adenosine group (p=0.000). The incidence of asystole and sinus arrest on ECG was significantly lower in the diltiazem group compared to the adenosine group (p=0.000 and p=0.008, respectively). The overall rate of adverse effects was also significantly lower in the diltiazem group than in the adenosine group (p=0.000). The incidences of nausea, flushing, and chest tightness were significantly lower in the diltiazem group compared to the adenosine group (p=0.001, p=0.000, and p=0.000, respectively). On the other hand, the incidence of hypotension was significantly higher in the diltiazem group than in the adenosine group (p=0.049). In both drug groups, heart rate, systolic blood pressure, and diastolic blood pressure significantly decreased over time (p<0.05). In the adenosine group, heart rate reduction at 10 and 30 minutes was significantly greater than in the diltiazem group (p=0.023 and p=0.024, respectively), while no significant differences were observed at other time points. The reduction in systolic and diastolic blood pressure was significantly greater in the diltiazem group compared to the adenosine group at all time points (p<0.05). CONCLUSİON Our results indicate that in more than half of the patients diagnosed with AVNRT, the initial non-pharmacological intervention with the modified Valsalva maneuver (MVM) was ineffective, necessitating pharmacological therapy. Both Adenosine and Diltiazem demonstrated high and comparable efficacy in restoring sinus rhythm. However, despite a longer conversion time with Diltiazem, its lower adverse effect profile and reduced requirement for repeat dosing may offer a noteworthy clinical advantage. KEYWORDS Tachycardia; Atrioventricular Nodal Reentrant Tachycardia (AVNRT); Modified Valsalva Maneuver; Diltiazem; Adenosine

Benzer Tezler

  1. Çocuklarda transösofageal elektrofizyolojik çalışma

    Transesophageal stimulation in children

    ENGİN MELEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Hacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Hacettepe Üniversitesi Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı'nda 2000-2017 yılları arasında ebstein anomalisi tanısı ile izlenilen hastaların değerlendirilmesi

    Assessment of patients diagnosed as ebstein anomaly in between years 2000 and 2017 at Hacettepe University Pediatric Cardiology Department

    AYDIN ADIGÜZEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Hacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Acil servise supraventriküler taşikardi ile başvuran hastalarda medikal kardiyoversiyon sonrası EKG analizleri

    ECG analysis after medical cardioversion in patients applicable to the emergency department with supraventricular tachicardia

    AHMET TAHA ÖZATAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Güçlendirlimiş düktil çerçevelerde düğüm noktası levhası davranışı

    Behavior of gusset plate strengthened ductile frames

    MEHMET ZUHAT ERDOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Takviyeli, değişken kesitli silindirik kabukların karışık sonlu eleman yöntemi ile çözümü

    Mixed finite element method formulation for stiffened cylindrical shells

    MEHMET HAKKI OMURTAG

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    Yükleniyor...