Acil serviste sepsis/septik şok tanısı alan hastaların laktat/albümin oranı, CRP/albümin oranı, SOFA skoru ve qSOFA skorunun 28 günlük mortalite ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between the lactate/albumin ratio, CRP/albumin ratio, SOFA score, and qSOFA score in patients diagnosed with sepsis/septic shock in the emergency department and their 28-day mortality
- Tez No: 954669
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MURAT SEYİT
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Pamukkale Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Sepsis, enfeksiyona karşı konak yanıtının düzensizleşmesi sonucu, yaşamı tehdit eden organ disfonksiyonu ile karakterize sistemik bir klinik tablodur. Erken tanı ve tedavi, hastalık seyrini belirleyen en kritik unsurlar arasında yer almaktadır. Yoğun bakım birimlerinde sık karşılaşılan sepsis, hala yüksek mortalite oranlarına sahip olması nedeniyle önemli bir sağlık sorunudur. Bu bağlamda, sepsisin erken tanı ve prognoz tahminine yönelik biyobelirteçlerin ve klinik skorlama sistemlerinin kullanımı, klinik karar süreçlerinde belirleyici rol oynamaktadır. Son yıllarda, SOFA (Sequential Organ Failure Assessment) skoru, sepsisli hastalarda organ disfonksiyonunun değerlendirilmesinde altın standartlardan biri olarak kabul edilmiştir. Aynı zamanda, laktat/albümin oranı gibi biyokimyasal parametrelerin, sepsis prognozunu öngörmede potansiyel taşıdığı gösterilmiştir. Bu oran, hem doku perfüzyon bozukluğunu hem de beslenme ve inflamasyon durumunu yansıtması açısından dikkat çekmektedir. Çalışmamızın amacı, acil serviste Sepsis-3 tanı kriterlerine göre sepsis veya septik şok tanısı alan ve üçüncü basamak yoğun bakım ünitesine yatırılan hastalarda; SOFA skoru ile laktat/albümin oranının, 28 günlük mortalite üzerindeki etkisini retrospektif olarak değerlendirmektir. Ayrıca bu parametrelerin sepsisli hastalarda prognozu öngörme açısından taşıdığı potansiyel değeri ortaya koymak hedeflenmiştir. Çalışmamız retrospektif ve tanımlayıcı bir tasarımda yürütülmüştür. Eylül 2021 ile Eylül 2024 tarihleri arasında üçüncü basamak bir üniversite hastanesinin acil servisine başvuran ve Sepsis-3 kriterlerine göre sepsis veya septik şok tanısı alarak yoğun bakım ünitesine yatırılan 18 yaş ve üzeri hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Yoğun bakım yatışı dış merkeze yapılan hastalar ile eksik verisi bulunan hastalar dışlanmıştır. Hastaların elektronik tıbbi kayıtları incelenerek demografik veriler, vital bulgular, komorbiditeler, laboratuvar sonuçları, SOFA skoru, qSOFA skoru, laktat düzeyi, albümin düzeyi ve laktat/albümin oranı gibi parametreler toplanmıştır. Primer sonlanım noktası olarak 28 günlük mortalite dikkate alınmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde parametrik ve non-parametrik testler uygun şekilde kullanılarak, mortalite ile ilişkili değişkenler değerlendirilmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Eylül 2021 ile Eylül 2024 tarihleri arasında, üçüncü basamak bir üniversite hastanesinin acil servisine başvurarak Sepsis-3 kriterlerine göre sepsis veya septik şok tanısı alan 291 hastanın verileri incelendi. 150 hasta çalışma dışı bırakıldı, 141 hastanın verileri kaydedilerek çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik verileri (yaş, cinsiyet), vital bulguları (kan basıncı, kalp hızı, vücut ısısı, periferik oksijen saturasyonu), komorbid hastalıkları (malignite, kronik böbrek yetmezliği), laboratuvar parametreleri (kan laktat düzeyi, serum albümin düzeyi, CRP düzeyi), SOFA skoru, qSOFA skoru ile laktat/albümin oranı ve CRP/albümin oranı ve mortalite varlığı ile varsa yoğun bakım ünitesine yatışı takiben kaçıncı günde olduğu incelendi. Çalışmaya dahil edilen hastalar cinsiyet ve başvuru anındaki nabız, sistolik kan basıncı ve saturasyonlarına göre karşılaştırıldığında mortalite açısından anlamlı bir fark saptanmadı. Destek tedavi ihtiyaçlarına göre karşılaştırıldığında entübasyon ihtiyacı olan hastaların daha mortal seyrettiği izlenirken, inotrop ihtiyacı olan hastaların mortalite sıklığında diğer hastalara göre anlamlı bir farklılık saptanmadı. Malignite tanısı olan hastaların daha mortal seyrettiği izlendi. Enfektif odaklar ile mortalite sıklığı arasında anlamlı farklılık saptanmadı. Çalışmamızın önemli bulgusu olarak, laktat yüksekliğinin ve LAR'ın hem mortalitede hem mortalite gününde etkisi olduğu izlendi. SOFA skorunun da LAR ile benzer şekilde hem mortalite hem de mortalite gününde etkisi olduğu izlendi. CRP değerinin mortalite ve mortalite gününe etkisi bulunmazken, CAR'ın mortaliteye zayıf etkisi izlenirken mortalite gününe etkisiz olduğu görüldü. Sonuç olarak, bu çalışma LAR ve CAR gibi biyokimyasal oranların, SOFA ve qSOFA gibi klinik skorlamalarla birlikte değerlendirilmesinin sepsisli hastalarda erken risk sınıflaması yapılması, prognozun tahmin edilmesi ve uygun tedavi stratejilerinin zamanında belirlenmesi açısından büyük önem taşıdığını göstermektedir. Özellikle LAR'ın mortalite ile yüksek düzeyde ilişkili olduğu ve diğer parametrelerle kıyaslandığında daha güçlü bir prognostik belirteç olabileceği görülmüştür.
Özet (Çeviri)
Sepsis is a systemic clinical picture characterized by life-threatening organ dysfunction as a result of dysregulation of the host response to infection. Early diagnosis and treatment are among the most critical factors determining the course of the disease. Sepsis, which is frequently encountered in intensive care units, is still an important health problem due to its high mortality rates. In this context, the use of biomarkers and clinical scoring systems for early diagnosis and prognosis prediction of sepsis plays a decisive role in clinical decision-making processes. In recent years, the SOFA (Sequential Organ Failure Assessment) score has been recognized as one of the gold standards for the assessment of organ dysfunction in patients with sepsis. At the same time, biochemical parameters such as lactate/albumin ratio have been shown to have potential in predicting sepsis prognosis. This ratio is noteworthy in terms of reflecting both tissue perfusion impairment and nutritional and inflammatory status. The aim of this study was to retrospectively evaluate the effect of SOFA score and lactate/albumin ratio on 28-day mortality in patients diagnosed with sepsis or septic shock according to Sepsis-3 diagnostic criteria in the emergency department and hospitalized in the tertiary intensive care unit. We also aimed to reveal the potential value of these parameters in predicting prognosis in patients with sepsis. Our study was conducted in a retrospective and descriptive design. Patients aged 18 years and older who presented to the emergency department of a tertiary university hospital between September 2021 and September 2024 and were hospitalized in the intensive care unit with a diagnosis of sepsis or septic shock according to Sepsis-3 criteria were included in the study. Patients whose intensive care unit admission was made to an external center and patients with missing data were excluded. Demographic data, vital signs, comorbidities, laboratory results, SOFA score, qSOFA score, lactate level, albumin level and lactate/albumin ratio were collected by reviewing the electronic medical records of the patients. The primary endpoint was 28-day mortality. In the statistical analysis of the data, parametric and non-parametric tests were used appropriately and variables associated with mortality were evaluated. Statistical significance level was accepted as p<0.05. Between September 2021 and September 2024, data of 291 patients who were admitted to the emergency department of a tertiary university hospital and diagnosed with sepsis or septic shock according to Sepsis-3 criteria were analyzed. 150 patients were excluded from the study, and the data of 141 patients were recorded and included in the study. Demographic data (age, gender), vital signs (blood pressure, heart rate, body temperature, peripheral oxygen saturation), comorbid diseases (malignancy, chronic renal failure), laboratory parameters (blood lactate level, serum albumin level, CRP level), SOFA score, qSOFA score and lactate/albumin ratio and CRP/albumin ratio, presence of mortality and the number of days following admission to the intensive care unit, if any. When the patients included in the study were compared according to gender and pulse rate, systolic blood pressure and saturation at admission, no significant difference was found in terms of mortality. When compared according to the need for supportive treatment, patients requiring intubation had a more mortal course, while no significant difference was found in the mortality frequency of patients requiring inotropes compared to other patients. Patients with a diagnosis of malignancy had a more mortal prognosis. No significant difference was found between infective foci and mortality frequency. As an important finding of our study, it was observed that lactate elevation and LAR had an effect on both mortality and mortality day. Similar to LAR, SOFA score had an effect on both mortality and mortality day. CRP had no effect on mortality and mortality day, while CAR had a weak effect on mortality but no effect on mortality day. In conclusion, this study shows that the evaluation of biochemical ratios such as LAR and CAR together with clinical scoring such as SOFA and qSOFA is of great importance for early risk stratification, prediction of prognosis and timely determination of appropriate treatment strategies in patients with sepsis. In particular, LAR was found to be highly associated with mortality and may be a stronger prognostic marker compared to other parameters.
Benzer Tezler
- Acil serviste sepsis tanısı alan hastalarda serum troponin ve EKG bulgularının mortalite üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effect of serum troponin levels and ECG findings on mortality in patients diagnosed with sepsis in the emergency department
ERTUĞRUL ŞEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERTUĞRUL ALTINBİLEK
- Sepsis ve septik şok ile acil servise başvuran geriatrik hastalarda SPEED, NEWS ve NEWS-L skorlama sistemlerinin 28 günlük sağkalımı tahmin etmedeki prognostik performansı
The prognostic performance of SPEED, NEWS, and NEWS-L scoring systems in predicting 28-day survival in geriatric patients presenting to the emergency department with sepsis and septic shock
ORHAN İNALTEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERDAR ÖZDEMİR
- Acil servisteki sepsis hastalarının klinik değerlendirilmesi
Clinical analysis of patients diagnosed as having sepsis in emergency department
MÜBAREK KÖSEOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
İlk ve Acil YardımErciyes ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖMER LEVENT AVŞAROĞULLARI
- Acil serviste sepsis tanı, mortalite ve morbiditesinin belirlenmesinde hızlı sepsis ilişkili organ yetmezliği değerlendirme, sistemik inflamatuar yanıt sendromu, ulusal erken uyarı skorlarının karşılaştırılması
The comparison of quick sepsis related organ failure assessment, systemic inflammatory response syndrome and national early warning score in determination of sepsis diagnosis, mortality and morbidity in emergency department
ALİ FUAT ODUNCU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
İlk ve Acil YardımEge ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜÇLÜ SELAHATTİN KIYAN
- Acil serviste sepsis ve septik şok ön tanılı hastalarda enfiye çukuru rezistif indeksinin tanıya etkinliğinin değerlendirilmesi
Evaluation of diagnostic efficacy of using snuff box resistive index in sepsis and septic shock prediagnosed patients in emergency department
BAHADIR ARSLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İlk ve Acil YardımEge ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FUNDA KARBEK AKARCA