Geri Dön

Antagonist protokollerinde antagonist başlangıç günündeki serum LH düzeyleri ile taze embriyo transferi sonrası canlı doğum oranı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Investigation of the relationship between serum LH levels on the day of antagonist initiation and live birth rate after fresh embryo transfer in antagonist protocols

  1. Tez No: 957050
  2. Yazar: YAVUZ ÇİMEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. RUHŞEN AYTAÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: GnRH antagonist, in vitro fertilizasyon, klinik gebelik, taze transfer, GnRH antagonist, in vitro fertilization, clinical pregnancy, fresh transfer
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, GnRH antagonist protokolü uygulanan taze embriyo transferi yapılan infertil kadınlarda, antagonist başlama gününde ölçülen serum LH düzeylerinin gebelik sonuçları üzerindeki etkisini değerlendirmek; LH düzeylerinin ideal sınırlarını belirleyerek bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına katkı sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, 01.01.2020–30.06.2024 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Üreme Sağlığı Teşhis Tedavi Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne başvuran ve GnRH antagonist protokolü uygulanarak taze embriyo transferi yapılan 160 hastayı kapsamaktadır. Çalışmaya müllerian anomali, sistemik hastalık veya over cerrahisi öyküsü olan hastalar dahil edilmemiştir. Hastaların demografik, klinik, hormonal ve laboratuvar verileri hasta dosyalarından elde edilmiştir. Antagonist günü ölçülen E2, LH ve progesteron düzeylerinin gebelik sonuçlarıyla ilişkisi ROC analiziyle değerlendirilmiştir. Ayrıca LH düzeyleri ile toplam oosit ve M2 oosit sayıları arasındaki korelasyon incelenmiştir. İstatistiksel analizlerde p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma grubunun ortalama kadın yaşı 33.1±5.4 yıl, VKİ ortalaması 25.5±4.5 kg/m², infertilite süresi ortalaması ise 4.78±2.53 yıl olarak saptanmıştır. Beta-hCG pozitifliği %46.3, klinik gebelik %41.9 ve canlı doğum oranı %28.1 olarak belirlenmiştir. ROC analizi sonucunda sadece antagonist günü LH düzeyinin klinik gebelik ile istatistiksel olarak anlamlı ilişkili olduğu bulunmuştur (AUC=0.614; p=0.014). Bu ilişki için en uygun cut-off değeri 3.35 mIU/mL olarak hesaplanmıştır (duyarlılık: %76.1, seçicilik: %54.8). Antagonist günü E2 ve progesteron düzeyleri ile D3 LH ve toplam antagonist dozu gebelik sonuçlarını öngörmede anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Antagonist günü LH düzeyi ile toplam oosit sayısı ve M2 oosit sayısı arasında da anlamlı bir korelasyon saptanmamıştır. Sonuç: Bu çalışma, antagonist protokol uygulanan hastalarda antagonist başlama günü ölçülen LH düzeyinin klinik gebelik oranlarını öngörmede potansiyel bir belirteç olabileceğini ortaya koymuştur. Elde edilen 3.35 mIU/mL cut-off değerinin üzerinde klinik gebelik oranlarının artması dikkate değerdir. Bulgular, tedavilerin bireyselleştirilmesinde antagonist başlama zamanının LH düzeyine göre belirlenmesinin klinik başarıyı artırabileceğini desteklemektedir. Bu ilişkinin doğrulanabilmesi için daha geniş örneklemli prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to evaluate the impact of serum luteinizing hormone (LH) levels measured on the day of GnRH antagonist initiation on pregnancy outcomes in infertile women undergoing fresh embryo transfer. Additionally, the study aimed to determine the optimal LH thresholds and contribute to personalized treatment strategies in infertility management. Materials and Methods: This retrospective study included 160 patients who underwent GnRH antagonist protocols and fresh embryo transfers at Ankara University Reproductive Health Diagnosis, Treatment, Education, Research and Application Center between January 1, 2020, and June 30, 2024. Patients with Müllerian anomalies, systemic diseases, or a history of ovarian surgery were excluded from the study. Demographic, clinical, hormonal, and laboratory data were obtained from patient files. The relationship between E2, LH, and progesterone levels measured on the day of antagonist initiation and pregnancy outcomes was evaluated using ROC analysis. In addition, the correlation between LH levels and both total and M2 oocyte counts was assessed. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of the women was 33.1±5.4 years, with a mean BMI of 25.5±4.5 kg/m² and an average duration of infertility of 4.78±2.53 years. Positive beta-hCG was observed in 46.3% of patients, clinical pregnancy in 41.9%, and live birth in 28.1%. According to the ROC analysis, only LH levels measured on the antagonist initiation day were found to be significantly associated with clinical pregnancy (AUC=0.614; p=0.014). The optimal cut-off value for this relationship was determined as 3.35 mIU/mL (sensitivity: 76.1%, specificity: 54.8%). Estradiol and progesterone levels measured on the same day, as well as D3 LH and total antagonist dose, were not predictive of pregnancy outcomes (p>0.05). Additionally, no significant correlation was found between antagonist day LH levels and either total oocyte count or M2 oocyte count. Conclusion: This study demonstrates that LH levels measured on the day of GnRH antagonist initiation may serve as a potential predictor of clinical pregnancy in patients undergoing antagonist protocols. The observed increase in clinical pregnancy rates above the cut-off value of 3.35 mIU/mL is noteworthy. These findings support the idea that determining the timing of antagonist initiation based on LH levels may enhance clinical success through individualized treatment approaches. However, further prospective studies with larger sample sizes are needed to confirm this association.

Benzer Tezler

  1. Bazı antagonistik bakteriyel izolatların besi ortamına bağlık İn-vitro gelişme düzeyleri ve saksı denemelerinde bazı patojenlere etkilerinin araştırılması

    The Investigations on the growht levels of some antagonistic bacterial isolates dependon the media and the effects against some pathogen in pot experiment

    DEVRİM BURÇAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZiraatEge Üniversitesi

    Fitopatoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. TANJU NEMLİ

  2. Bazı antagonistik fungal izolatların besi ortamına bağlı in-vitro gelişme düzeyleri ve saksı denemelerinde bazı patojenlere etkilerinin araştırılması

    The Investigations on the growth levels of some antagonistic fungal isolates depend on the media and the effects against some pathogen in pot experiment

    BELGİN TAŞÇI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    BiyolojiEge Üniversitesi

    Fitopatoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. TANJU NEMLİ

  3. Bazı dopamin reseptör agonistlerinin antimuskarinik etkileri

    Başlık çevirisi yok

    İNCİ ŞAHİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Eczacılık ve FarmakolojiHacettepe Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA İLHAN

  4. Beyin korteksinde kolinerjik sinaptik ileti

    Başlık çevirisi yok

    FERAYE ŞENYUVA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1977

    FizyolojiAtatürk Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı