Geri Dön

Foliküler aspirasyon sıvısından izole edilen kumulus ooforus kompleksi hücreleri kullanılarak oosit maturasyonunun erken tayini

Early detection of oocyte maturation using cumulus oophorus complex cells isolated from follicular fluid

  1. Tez No: 958961
  2. Yazar: NERGİS ÖZLEM KILIÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÇAĞRI ÖNER
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Histoloji ve Embriyoloji, Histology and Embryology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Maltepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Histoloji ve Embriyoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Normoresponder (NOR) terimi tüp bebek tedavisi gören hastalarda kontrollü ovaryan stimülasyona normal yanıt veren, oosit sayısı 7 ve üzeri olan, herhangi bir genetik, biyokimyasal ya da fizyolojik sorunu bulunmayan vakalar için kullanılan bir terimdir. Düşük over rezervi (DOR) ise oosit sayısının genetik, biyokimyasal veya fizyolojik nedenlerle yaşa göre beklenenden az olması durumudur. Oosit matürasyon süreci nükleer ve sitoplazmik olgunlaşmayı içerir ve bu süreç gen ifadesinin epigenetik modifikasyonları ile düzenlenmektedir. Oosit matürasyon sürecinde Siklin-B3 (CCNB3) ve siklin-A2 (CCNA2) genlerinin görevli olduğu düşünülmekle beraber bu genlerin oosit matürasyon sürecinde yer alan Metafaz-I (MI) ve Metafaz-II (MII) fazlarındaki ekspresyon profilleri ile temel regülasyonu tam olarak bilinmemektedir. Kısa kodlamayan RNA'lar hedefledikleri transkripsiyonu epigenetik olarak düzenleyen RNA dizileri iken; mikro RNA'lar (miRNA'lar) hedef genlerin post-transkripsiyonel ve translasyonel olarak baskılanmasında görevlidir. Bu tez çalışmasında, tüp bebek merkezlerine başvuran NOR ve DOR hastaların MI ve MII oositlerinin folikül aspirasyon sıvılarından (FAS) izole edilen kumulus ooforus kompleksi (COC) hücrelerinde CCNB3 ile CCNA2 genleri ile bu genleri hedefleyen miR-17, miR-106b, miR-190a ve miR-1275'in ekspresyon profillerini belirlemek ve MI'den MII fazına geçişteki etkilerini incelemek amaçlanmaktadır. İstanbul Bahçeci Sağlık Grubu Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezine (ÜYTE) başvuran 30'ar NOR MI, NOR MII, DOR MI ve DOR MII hastalarının oositlerini çevreleyen COC hücrelerinin bulunduğu atık FAS sıvıları toplandı. COC hücreleri izolasyonunu takiben total RNA izolasyonu gerçekleştirildi. Revers transkripsiyon ile cDNA sentezi, ardından CCNB3 ve CCNA2 gen ekspresyonları ile bu genleri hedefleyen miR-17, miR-106b, miR-190a ve miR-1275'in ekspresyonları qRT-PCR kullanılarak belirlendi. Ayrıca, COC hücrelerinin yayma preperatları hazırlanarak hematoksilen-eozin boyama ile morfolojileri ve immunohistokimyasal yöntem uygulanarak ise CCNA2 ile CCNB3'ün protein ekspresyonları değerlendirildi. Toplanan hastaların meta verileri de analiz edildi. Elde edilen veriler istatistiksel olarak SPSS IBM 26.0 programı kullanılarak değerlendirildi. CCNA2 gen ekspresyonu NOR grubu MII fazında MI fazına göre istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlendi (p<0.001). miR-17 ve miR-1275 ekspresyonları hem NOR MI fazında MII fazına göre hem de DOR grubu MI fazında MII fazına göre istatistiksel olarak anlamlı bir artış gösterdi (p<0.05). miR-106b ekspresyonu NOR grubu MII fazında MI fazına göre artış gösterdi (p<0.05). DOR grubu MI fazında ise miR-106b ekspresyonu MII fazına göre istatistiksel olarak anlamlı bir artış gösterdi (p<0.05). Ayrıca, miR-190a ekspresyonu istatistiksel olarak gruplar arasında fark göstermedi (p>0.05). Hematoksilen-eozin boyama sonuçlarına göre NOR MI, NOR MII, DOR MI ve DOR MII gruplarında hücrelerin ve çekirdeklerin şekli, çekirdeklerinin görünümü, hücre sitoplazması miktarı ve hücre yoğunluğu açısından farklılıklar gösterdiği belirlendi. CCNA2 protein ekspresyonu NOR grubu MII fazında MI fazına göre istatistiksel olarak yüksek anlamlı artış gösterirken (p<0.001), CCNB3 protein ekspresyonu ise DOR ile NOR gruplarının MI fazlarında MII fazlarına göre istatistiksel olarak yüksek anlamlı artış gösterdi (p<0.001). Yapılan genetik analizler ile çeşitli moleküler yolaklarda görülen gen ve protein ekspresyon düzeyleri ve ilgili düzenleyicileri olan miRNA'ların incelenebilir olması; oosit gelişim aşamaları olan MI ve MII fazları ile matürasyon süreçlerini tamamlamalarını takiben fertilizasyon kapasiteleri hakkında bilgi edinmek açısından kapsamlı preliminer veri sağlamaktadır. Fertilizasyon işlemi gerçekleştirilmeden önce hangi oositin fertilizasyon sonrası embriyonik gelişim kapasitesinin daha iyi olduğunu genetik parametreler kullanılarak tahmin edilebilmesinin, hem ekonomik olarak gelişme potansiyeli düşük olan oositin saklanması ya da fertilizasyonunu engellemesine, hem de kalitesi daha önceden belirlenen MII oositinin, daha ileri dönemde kullanılmak üzere saklanmasına olanak sağlamaktadır. Aynı zamanda CCNA2 ve CCNB3 gen ifadelerinde her ne kadar farklılıklar görülse de protein miktarına bakıldığı zaman aslında temel ayrımın NOR ve DOR hasta gruplarında MI ve MII fazları oosit matürasyonu tayini için yapılabildiği görülmektedir.

Özet (Çeviri)

Normoresponder (NOR) is a term used for patients undergoing IVF treatment who respond normally to controlled ovarian stimulation, have an oocyte count of 7 or more, and do not have any genetic, biochemical or physiological problems. Diminish ovarian reserve (DOR) is a condition in which the number of oocytes is lower than expected because of genetic, biochemical or physiological reasons. Oocyte maturation process involves nuclear and cytoplasmic maturation and is regulated by epigenetic modifications of gene expression. Cyclin-B3 (CCNB3) and cyclin-A2 (CCNA2) genes are thought to be involved in the oocyte maturation process, but the expression profiles and basic regulation of these genes in Metaphase-I (MI) and Metaphase-II (MII) phases of the oocyte maturation process are not fully known. Short non-coding RNAs are RNA sequences that epigenetically regulate targeted transcription, while micro RNAs (miRNAs) are involved in post-transcriptional and translational repression of target genes. The aim of this thesis was to determine the expression profiles of CCNB3 and CCNA2 genes and miR-17, miR-106b, miR-190a and miR-1275 targeting these genes in the cells of the cumulus oophorus complex (COC) isolated from the follicular aspiration fluid (FAS) of MI and MII oocytes of NOR and DOR patients admitted to IVF centres and to examine their effects on the transition from MI to MII phase. FAS fluid containing COC cells surrounding the oocytes of 30 NOR MI, NOR MII, DOR MI and DOR MII patients admitted to Istanbul Bahçeci Health Group Assisted Reproductive Treatment Centre (ART) was collected. Following the isolation of COC cells, total RNA isolation was performed. Subsequently, cDNA synthesis by reverse transcription, CCNB3 and CCNA2 gene expressions and the expressions of miR-17, miR-106b, miR-190a and miR-1275 targeting these genes were determined by qRT-PCR. Smear preparations of COC cells were prepared and their morphology was evaluated by hematoxylin-eosin staining and protein expression of CCNA2 and CCNB3 was evaluated by immunohistochemistry. Metadata of the collected patients were also analysed. The obtained data were statistically evaluated using SPSS IBM 26.0 programme. CCNA2 gene expression showed a statistically significant increase in NOR MII phase compared to MI phase (p<0.001). miR-17 and miR-1275 expressions showed a statistically significant increase both in NOR MI phase compared to MII and in DOR MI phase compared to MII (p<0.05). miR-106b expression increased in NOR MII phase compared to MI (p<0.05). On the other hand, In DOR group, miR-106b expression showed a statistically significant increase in MI phase compared to MII (p<0.05). miR-190a expression was not statistically different between the groups (p>0.05). According to hematoxylin-eosin staining results, it was determined that NOR MI, NOR MII, DOR MI and DOR MII groups showed differences in terms of the shape of cells and nuclei, appearance of nuclei, amount of cell cytoplasm and cell density. CCNA2 protein expression showed a statistically significant increase in MII phase of NOR compared to MI (p<0.001), while CCNB3 protein expression showed a statistically highly significant increase in MI phases of DOR and NOR groups compared to MII (p<0.001). Genetic analysis of gene and protein expression levels in various molecular pathways and miRNAs, which are related regulators, provide comprehensive preliminary data to obtain information about oocyte developmental stages, MI and MII phases, and their fertilization capacity following the completion of maturation processes. The prediction of which oocyte has better capacity of embryonic development after fertilization by using genetic parameters before the fertilization process is conducted, both economically prevents the storage or fertilization of oocytes with low development potential, and allows the MII oocyte, whose quality is determined in advance, to be stored for later use. At the same time, although there are differences in CCNA2 and CCNB3 gene expressions, when the protein amount is analysed, it is seen that the basic distinction can be made for the determination of oocyte maturation in MI and MII phases in NOR and DOR patient groups.

Benzer Tezler

  1. Paratiroid lezyonlarının sitolojik tanısında ince iğne aspirasyon biyopsisinin tanısal değeri ve tiroid nodüllerinden ayırt edici sitomorfolojik bulguların belirlenmesi

    Diagnostic value of fine needle aspiration biopsy in the cytological diagnosis of parathyroid lesions and determination of distinctive cytomorphological findings from thyroid nodules

    ELİF TUNCEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PatolojiAnkara Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KORAY CEYHAN

  2. Folikül yıkama uygulamasının oosit eldesi ve indeks oositten gelişen embriyonun kalitesine etkisi: prospektif kohort çalışma

    Effect of follicular flushing on oocyte retrieval rate and the quality of embryos derived from index oocytes: a prospective cohort study

    ARİF CAN ÖZSİPAHİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAkdeniz Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞAFAK OLGAN

  3. Oosit aspirasyon günü serumda ve folikül sıvısında antimüllerien hormon(AMH),estradiol(E2) ve toplanan oosit sayısı arasındaki korelasyonun araştırılması

    To investigate corelation between AMH, E2 levels in the blood and folicular fluid and oocyte numbers on the pick up day

    SEDA EYMEN BOLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAbant İzzet Baysal Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT DURAN

  4. Aşım sezonundaki kısraklarda follikül gelişiminin büyüme faktörleri ve hormon ölçümleri ile değerlendirilmesi

    Evaluation of follicular development by growth factors and hormone concentrations during breeding season in mares

    GAMZE EVKURAN DAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Veteriner Hekimliğiİstanbul Üniversitesi

    Veterinerlik Doğum ve Jinekolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜVEN KAŞIKÇI

  5. Serumda ve foliküler sıvıdaki gebelikle ilişkili plazma protein-A (PAPP-A) değerlerinin embryo gelişimi ve erken gebelik sonuçları ile ilişkisi

    The association of pregnancy associated plasma protein?A (PAPP-A) levels in serum and follicular fluid with embryo development and early pregnancy results

    GÜLŞEN DOĞAN DURDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. M. HAKAN ŞATIROĞLU