Geri Dön

Lokal ileri evredeki meme kanseri hastalarında bilişsel fonksiyonların değerlendirilmesi ve biyomarker ilişkisi

Evaluation of cognitive functions and biomarker association in patients with locally advanced breast cancer

  1. Tez No: 960450
  2. Yazar: BESTEGÜL AYNAOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ZEYNEP GÜLSÜM GÜÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Onkoloji, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu tez çalışması, lokal ileri evre meme kanseri (LAEMK) tanılı kadınlarda neoadjuvan kemoterapinin bilişsel işlevler üzerindeki etkilerini ve serum nörofilament hafif zincir (NfL) düzeyleriyle olan ilişkisini incelemeyi amaçlamıştır. Yöntem:Kesitsel ve prospektif olarak planlanan bu çalışmaya İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Polikliniği'nde takip edilen ve meme kanseri tanısı ile tedavi gören 61 kadın hasta dahil edilmiştir. Tüm hastalara kemoterapi öncesi ve sonrası olmak üzere iki farklı zaman noktasında Montreal Bilişsel Değerlendirme (MoCA) testi, Frontal Değerlendirme Bataryası (FAB), Depresyon Ölçeği, 5 Kelime Testi ve Saat Çizme Testi uygulanmış; Nörokognitif işlevleri biyolojik düzeyde objektif olarak değerlendirebilmek amacıyla, serum nörofilament hafif zincir (NfL) düzeyleri de her iki zaman noktasında (kemoterapi öncesi ve sonrası) çalışılmıştır. Bilişsel bozulma, MoCA'da ≥3 puan düşüş veya FAB'da ≥2 puan düşüş olarak tanımlanmıştır Elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiş, istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenmiştir.. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, ROC analizi ve çoklu lineer regresyon kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 61 hastanın yaş ortalaması 51,98 olup, hastaların %59'u (n=36) postmenopozal, %41'i (n=25) premenopozal dönemdedir. Hastalarda en sık uygulanan tedavi protokolü Antrasiklin + Paklitaksel (n=29, %47,5) olmuştur. Kemoterapi sonrası dönemde hastaların bilişsel işlevlerinde anlamlı düzeyde bozulma saptanmıştır. Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği (MoCA) puanları, kemoterapi öncesi ortalama 24.80 ± 2.45 iken kemoterapi sonrası 23.02 ± 2.80'e düşmüş ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p < 0.001). Benzer şekilde, Frontal Değerlendirme Bataryası (FAB) skorlarında da anlamlı bir azalma gözlenmiş (15.13 ± 2.05'ten 13.36 ± 2.30'a; p < 0.001), bu durum frontal işlevlerdeki etkilenmeyi desteklemiştir. Kognitif bozukluk ile menopoz durumu, tümör alt tipi, hormon reseptör durumu (ER/PR/HER2), tümör grade'i, kemoterapi protokolü, eğitim düzeyi ve medeni durum gibi klinik ve demografik faktörler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Bilişsel bozulma gösteren hasta grubunda serum nörofilament hafif zincir (NfL) düzeylerinde belirgin bir artış izlenmiş (113.85 ± 23.14 pg/mL), bu değer bozulma göstermeyen gruba göre (25.40 ± 12.29 pg/mL) anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p < 0.001). ROC analizinde NfL değişiminin bilişsel bozulmayı öngörme gücü mükemmel düzeyde olup AUC değeri 1.000 olarak hesaplanmıştır (p < 0.001). Çok değişkenli regresyon analizinde ise NfL düzeyindeki artış (β = 0.742, p < 0.001), yüksek tümör grade'i (β = 1.395, p = 0.004) ve progesteron reseptör pozitifliği (β = 1.110, p = 0.006) bilişsel bozulmanın bağımsız belirleyicileri olarak saptanmıştır. Modelin toplam varyansın %61.9'unu açıkladığı görülmüştür (R² = 0.619, p < 0.001). Sonuçlar: Bu çalışma, lokal ileri evre meme kanseri tanılı kadın hastalarda neoadjuvan kemoterapinin bilişsel işlevler üzerinde anlamlı düzeyde olumsuz etkiler oluşturduğunu ortaya koymuştur. Bilişsel bozulma yaşayan hastalarda serum NfL düzeylerindeki anlamlı artış, bu biyobelirtecin kemoterapiye bağlı nörodejeneratif değişikliklerin objektif bir göstergesi olabileceğini düşündürmektedir. Elde ettiğimiz veriler, kemoterapiye bağlı bilişsel değişikliklerin yalnızca klinik gözlemlerle değil, aynı zamanda serum biyobelirteçleri ile de izlenebileceğini göstererek önemli bir katkı sunmaktadır. NfL'nin bilişsel etkilenmenin erken ve güvenilir bir biyolojik göstergesi olabileceğini ortaya koyması, ileride daha geniş hasta gruplarında yapılacak çalışmalarla bu bulgunun klinik uygulamalara entegre edilmesini mümkün kılabilir. Tedavi sürecinde bilişsel fonksiyonların izlenmesi ve gerekirse erken müdahale sağlanması açısından NfL gibi biyobelirteçlerin kullanımı, hem hastaların yaşam kalitesini artırabilir hem de kişiselleştirilmiş onkolojik yaklaşımlara katkı sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: This thesis aimed to investigate the effects of neoadjuvant chemotherapy on cognitive functions and its relationship with serum neurofilament light chain (NfL) levels in women diagnosed with locally advanced breast cancer (LABC). Methods: This study was designed as a cross-sectional and prospective clinical investigation and included 61 female patients receiving treatment for breast cancer and followed at the Oncology Outpatient Clinic of İzmir Atatürk Training and Research Hospital. All participants underwent the Montreal Cognitive Assessment (MoCA), Frontal Assessment Battery (FAB), Beck Depression Inventory, Five Word Test, and Clock Drawing Test at two time points: before and after chemotherapy. To objectively assess neurocognitive function at the biological level, serum neurofilament light chain (NfL) levels were also measured at both time points. Cognitive impairment was defined as a ≥3-point decrease in MoCA or a ≥2-point decrease in FAB scores. The data were analyzed using SPSS software, with a statistical significance threshold set at p < 0.05. Independent samples t-test, ROC analysis, and multiple linear regression were employed for statistical evaluations. Results: The mean age of the 61 participants was 51.98 years; 59% (n=36) were postmenopausal, and 41% (n=25) were premenopausal. The most frequently administered chemotherapy protocol was anthracycline + paclitaxel (n=29, 47.5%). Significant cognitive decline was observed in the post-chemotherapy period. The mean MoCA score decreased from 24.80 ± 2.45 pre-chemotherapy to 23.02 ± 2.80 post-chemotherapy (p < 0.001). Similarly, a significant decline in FAB scores was recorded (from 15.13 ± 2.05 to 13.36 ± 2.30; p < 0.001), indicating a deterioration in frontal lobe functions. No statistically significant associations were found between cognitive decline and clinical or demographic factors such as menopausal status, tumor subtype, hormone receptor status (ER/PR/HER2), tumor grade, chemotherapy protocol, educational level, or marital status. However, a marked increase in serum NfL levels was observed in patients who experienced cognitive impairment (113.85 ± 23.14 pg/mL), which was significantly higher than in patients without impairment (25.40 ± 12.29 pg/mL; p < 0.001). ROC analysis demonstrated that changes in NfL levels had excellent predictive power for cognitive impairment, with an AUC of 1.000 (p < 0.001). In multivariate regression analysis, an increase in NfL levels (β = 0.742, p < 0.001), high tumor grade (β = 1.395, p = 0.004), and progesterone receptor positivity (β = 1.110, p = 0.006) were identified as independent predictors of cognitive impairment. The model explained 61.9% of the total variance (R² = 0.619, p < 0.001). Results: The mean age of the 61 patients included in the study was 51.98 years; 59% (n = 36) were postmenopausal, and 41% (n = 25) were premenopausal. The most commonly administered chemotherapy protocol was Anthracycline + Paclitaxel (n = 29, 47.5%). The mean MoCA score was 24.80 ± 2.45 before chemotherapy and 23.02 ± 2.80 after chemotherapy; this difference was statistically significant (p < 0.001). The mean BDI score increased significantly from 12.73 ± 6.55 to 17.53 ± 7.71 after chemotherapy (p < 0.001). The change in serum NfL levels differed significantly between patients with cognitive impairment (based on MoCA) and those without. In the cognitive impairment group, the mean NfL change was 113.85 ± 23.14 pg/mL, whereas in the non-impaired group, it was 25.40 ± 12.29 pg/mL. This difference was found to be highly significant (t = -17.721, p < 0.001) according to the independent samples t-test. Post-chemotherapy NfL levels (SecondSample) also differed significantly between groups: 259.60 ± 46.70 pg/mL in the cognitive impairment group versus 118.55 ± 57.04 pg/mL in the group without impairment (t = -10.607, p < 0.001). Conclusion: This study demonstrated that neoadjuvant chemotherapy has a significantly negative impact on cognitive functions in women with locally advanced breast cancer. The significant increase in serum NfL levels observed in patients with cognitive impairment suggests that NfL may serve as an objective biomarker of chemotherapy-induced neurodegenerative changes. The findings indicate that chemotherapy-related cognitive changes can be monitored not only through clinical observation but also with biological markers such as serum NfL, thus offering valuable contributions to the field. Identifying NfL as a sensitive and early biomarker of cognitive impairment may facilitate its integration into clinical practice through future studies with larger cohorts. Monitoring cognitive functions during cancer treatment and implementing early interventions when necessary—particularly using biomarkers like NfL—may enhance patients' quality of life and support the development of personalized oncological approaches.

Benzer Tezler

  1. Pre/post menapozal erken evre adjuvan kemoterapilerini tamamlamış, endokrin tedavi almakta olan, aromataz inhibitörü kullanan meme kanserli hastalarda miyalji ve artraljinin yaptığı fonksiyon kaybı

    Loss of function done by arthalgia and myalgia in pre/post menopausal breast cancer patients who had completed the early stages of adjuvant chemotherapy, receving endocrine therapy and use aromatase inhibitors.

    SABİYE ÖZGE ÖZGEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    OnkolojiÇukurova Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERKSOY ŞAHİN

  2. Meme kanseri hastalarında p21 kodon31, mdm2 snp309 ve p53 kodon72gen polimorfizmlerinin klinikopatolojik parametreler ve sağkalımla đliskisi

    P21 codon31, mdm2 snp309 and p53 codon72 gene polymorphisms relationwith clinicopathologic parameters and survival in breast cancer patients

    ÜMİT TURAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BETÜL BOZKURT

  3. Meme kanserinde oksidatif aktive, onkogenler ve tümör markerlerinin tümör evrelerine göre karşılaştırılması

    Comparison of oxidative activity, onkogenes and tumor markers in breast cancer of different stages

    HASAN HANSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYHAN BİLGİN

  4. Metastatik meme karsinomunda osteopontin ve cyclın D1 ekspresyonu değerlendirilmesi

    Evaluation of osteopontin and cyclin D1 expression in metastatic breast carcinoma

    MERVE SEVİM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    OnkolojiFırat Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ASUDE AKSOY

  5. Pulmoner nodül malignite tahmin modellerinin etkinliklerinin opere nodüller üzerinden karşılaştırılması

    Comparison of the effectiveness of pulmonary nodule malignancy prediction models via operated nodules

    HAKAN NOMENOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖKTÜRK FINDIK