Geri Dön

Karar süreçlerinde değer odağının dayanıklılıkla bütünleştirilmesi: inşaat sektörüne yönelik niteliksel model ve kıyaslama çerçevesi

Integrating value-oriented decision-making with resilience: a qualitative model and benchmarking framework for the construction sector

  1. Tez No: 960867
  2. Yazar: GÖKSEL KUTMEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜSNÜ MURAT GÜNAYDIN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: İşletme, İnşaat Mühendisliği, Business Administration, Civil Engineering
  6. Anahtar Kelimeler: Etik, Örgütsel dirençlilik, Örgütsel dürüstlük, İnşaat şirketleri, Ethics, Organizational resilience, Organizational integrity, Construction companies
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Mimarlık Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Proje ve Yapım Yönetimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, inşaat sektöründe faaliyet gösteren genel müteahhitlik firmalarının organizasyonel dayanıklılık düzeylerini değerlendirmeyi ve karar alma süreçlerine değer temelli bir yaklaşım entegre eden niteliksel bir model ile kıyaslama çerçevesi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Mevcut organizasyonel dayanıklılık modelleri büyük ölçüde teknik, yapısal ve süreçsel unsurlara odaklanmakta; ancak bu modeller çoğu durumda adalet, şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi normatif değerleri karar alma süreçlerine sistematik biçimde dahil etmemektedir. Oysa çok paydaşlı yapısı, yüksek belirsizlik düzeyi ve karmaşık proje ortamlarıyla tanımlanan inşaat sektöründe sürdürülebilir dayanıklılık, yalnızca operasyonel hazırlık kapasitesiyle değil; aynı zamanda değerlere dayalı, kapsayıcı ve bütüncül karar mekanizmalarının varlığıyla sağlanabilir. Araştırma, iki aşamalı ardışık bir nitel yöntem tasarımı ile gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada, literatürde yer alan dayanıklılık modelleri sektörün özgün zorlukları ve uygulama gerçeklikleri ışığında analiz edilmiş, böylece bağlamsal bir durum değerlendirmesi yapılmış ve özellikle normatif temeller açısından belirgin bir kuramsal boşluk tespit edilmiştir. İkinci aşamada ise, genel müteahhitlik firmalarının üst düzey yöneticileriyle çok turlu yarı yapılandırılmış görüşmeler yürütülmüş ve elde edilen veriler, Temellendirilmiş Teori (Grounded Theory) yöntemi aracılığıyla analiz edilmiştir. Bu yöntem, sahadan türetilen veriler doğrultusunda kavramsal kategorilerin yapılandırılmasına imkân sağlamıştır. Analizler, organizasyonel kırılganlıkların büyük ölçüde etik dışı kararlar, yetersiz paydaş etkileşimi ve proaktif risk yönetimi eksikliği ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Buna karşılık, uyarlanabilir öğrenme kapasitesi, şeffaf liderlik anlayışı ve iç kaynakların etkin kullanımı gibi özelliklere sahip kuruluşların kriz dönemlerinde daha güçlü dayanıklılık performansı sergilediği gözlemlenmiştir.“Etik liderlik”“dürüstlük”, adalet ve“katılımcı yönetişim”kavramları, yüksek performanslı organizasyonel dayanıklılığın temel belirleyicileri olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, çalışma; organizasyonel dayanıklılığın üç temel bileşeni olan liderlik ve kültür, değişime hazırlık, ağlar ve ilişkiler başlıklarına, değer temelli karar alma ilkelerini entegre eden revize edilmiş bir kıyaslama modeli önermektedir. Geliştirilen bu etik odaklı çerçeve, mevcut teorik modellerdeki normatif eksiklikleri tamamlamayı hedeflemekte ve inşaat firmalarına hem değerlendirme hem de gelişim aracı olarak işlev görecek uyarlanabilir bir yapı sunmaktadır. Tez, yalnızca teorik alana katkı sağlamakla kalmamakta; aynı zamanda organizasyonel dayanıklılığı, sadece krizlere verilen tepkilerle sınırlamayan, uzun vadeli değer uyumuna dayanan sistematik bir karar kapasitesi olarak yeniden tanımlamaktadır. Model, etik temelli stratejik öngörü yoluyla kurumsal öğrenmeyi desteklemekte ve sürdürülebilir karar yapılarıyla krizlere hazırlık ve uyum kapasitesini artırmayı amaçlamaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma, organizasyonel dayanıklılık literatürüne değer odaklı, bağlamsal duyarlılığı yüksek ve uygulamaya dönük özgün bir katkı sunmaktadır. Geliştirilen model, dayanıklılık oluşturmayı etik temelli karar yapıları üzerinden kurgulayan bir yaklaşımı teşvik etmekte ve bu çerçevede farklı sektör ve kültürel bağlamlarda test edilerek genişletilmesi, gelecekteki araştırmalar için öncelikli bir yön olarak önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

This study investigates the organizational resilience of general contracting firms within the construction sector, with a particular focus on the integration of value-oriented decision-making into resilience frameworks. While the current body of resilience literature offers numerous models emphasizing technical robustness, structural flexibility, and procedural adaptability, there remains a significant gap concerning the systematic integration of normative values—such as integrity, transparency, justice, and accountability—into organizational decision-making processes. This omission is particularly consequential in sectors like construction, where decision environments are characterized by complexity, uncertainty, and diverse stakeholder interests. The construction industry, due to its project-based, high-risk, and multi-stakeholder nature, is frequently exposed to sudden disruptions—ranging from economic fluctuations and regulatory shifts to geopolitical instability and natural disasters. In such a volatile environment, resilience cannot be conceptualized solely as an organization's capacity to respond to external shocks. Rather, it must encompass a more holistic understanding that includes how decisions are made, by whom, and based on what values. Sustainable resilience, in this sense, is not only a matter of operational readiness but also of ethical congruence and inclusive governance. To address this conceptual gap, the research was designed as a two-phase qualitative inquiry. The first phase involved an extensive contextual assessment that compared existing theoretical models of organizational resilience with the particular challenges faced by construction firms. This comparative analysis revealed that while several models effectively capture procedural and structural aspects of resilience—such as supply chain robustness, information systems, and emergency protocols—they often fail to account for the role of ethical considerations in shaping adaptive and sustainable responses. The resilience discourse in construction has tended to overlook the moral and cultural dimensions of organizational conduct, resulting in incomplete frameworks that do not fully reflect the complexities of real-world decision-making in the sector. The second phase of the research involved empirical fieldwork consisting of multi-round semi-structured interviews with senior executives from a diverse set of general contracting companies. These interviews were conducted using the Critical Incident Technique (CIT) to elicit detailed narratives around past disruptions, decision-making dilemmas, and adaptive practices. Data were analyzed using Grounded Theory methodology, allowing for inductive category development rooted in actual managerial experiences. This method enabled the emergence of core themes and constructs that are both theoretically relevant and practically grounded. The findings highlight a strong correlation between organizational vulnerability and ethical deficiencies. In particular, firms that engaged in non-transparent decision-making, neglected stakeholder communication, or failed to plan proactively for risk were observed to suffer greater operational and reputational damage during crises. Conversely, organizations that cultivated adaptive learning mechanisms, fostered transparent and values-based leadership, and maintained flexible internal resources demonstrated a markedly higher capacity for resilience. Across the interviews, themes such as integrity, ethical leadership, distributive justice, inclusive decision-making, and long-term orientation consistently emerged as key enablers of resilient performance. Building on these insights, the study proposes an ethics-integrated benchmarking model that places value-based decision-making at the heart of organizational resilience. The proposed framework reconfigures traditional resilience dimensions—leadership and culture, change readiness, networks and relations—by embedding ethical considerations into their sub-components. For instance, in the domain of leadership and culture, ethical leadership is positioned not as an aspirational trait but as a practical driver of trust, cohesion, and direction in times of uncertainty. Similarly, within change readiness, integrity-driven scenario planning and transparent risk communication are emphasized as essential components. In the area of networks and relations, inclusive stakeholder engagement and justice-based conflict resolution mechanisms are prioritized. This model is not intended as a rigid checklist but as a flexible guide that can be adapted to the unique contexts of different construction organizations. It encourages companies to critically examine the ethical underpinnings of their strategic choices and to institutionalize practices that align short-term actions with long-term commitments to fairness, responsibility, and societal impact. The theoretical contribution of this research lies in reframing resilience as a systemic capability rooted in normative alignment, rather than a reactive capacity based solely on resources or procedures. Practically, it offers construction professionals a concrete tool to assess and enhance resilience through ethically informed structures and practices. In doing so, the study bridges a critical gap between the disciplines of risk management, organizational behavior, and business ethics. In addition, the model provides a foundation for further academic inquiry. Future research is recommended to test the applicability of this framework across various industry sectors—such as energy, healthcare, finance, and logistics—as well as in different cultural and regulatory environments. Such studies could validate the universality of the model's components and provide refinements to increase its cross-sectoral relevance. In conclusion, this thesis offers a novel contribution to the literature on organizational resilience by highlighting the indispensable role of values in building long-term adaptability. It challenges conventional notions of resilience that focus solely on technical efficiency or procedural control, and instead advocates for a value-infused paradigm that sees ethical clarity as a source of strength in navigating uncertainty. For construction firms facing increasingly complex and turbulent environments, the integration of value-oriented decision-making is not merely a moral imperative, but a strategic necessity for enduring success.

Benzer Tezler

  1. Bazı esterlerin kinetik incelenmesi ve termodinamik parametrelerin belirlenmesi

    Kinetic study and detesmination of thermodnamic parameters of some esters

    İBRAHİM TAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CEBE

  2. Bazı sert çekirdekli meyve türlerinde döllenme biyolojisi üzerinde yöntem çalışmaları

    Başlık çevirisi yok

    ATBİMOĞLU ADALET

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RUHİNAZ GÜLCAN

  3. Türkiye'de ihracatın finansmanı

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET BAHA KARAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    EkonomiGazi Üniversitesi

    Muhasebe ve Finansman Ana Bilim Dalı

  4. Bazı yer ve sırık fasulye çeşitlerinde optimal melezleme şartlarının tespiti üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    TÜRKAN KOÇLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN VURAL

  5. Kuyruk modelleri ve analizi üzerine bir uygulama

    Başlık çevirisi yok

    DİDEM ÖZPULAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    İstatistikEge Üniversitesi

    Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FİKRET İKİZ