Geri Dön

Ratlarda yanık sonrası debridman yapılan defektin otogreft ile rekonstrüksiyonunun bal ve kenevir yağı ile iyileşmesinin karşılaştırılması

Comparison of healing with honey and hemp oil in autograft reconstruction of burn defects after debridement in rats

  1. Tez No: 963230
  2. Yazar: AHMED ŞAMİL GÜVEL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HASAN MURAT ERGANİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Yanık, Plastik Cerrahi, Yara iyileşmesi, Yara izi, Skar, Cerrahi-plastik, Yaralar ve yaralanmalar, Burn, Plastic Surgery, Wound Healing, Scar, Scar Formation, Surgery-plastic, Wounds and injuries
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada yanık yaralarında greft canlılığı ve yara izi oluşumu üzerindeki farklı topikal tedavilerin etkilerinin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yanık yaralarında bozulan kan dolaşımı, greftin hayatta kalmasını ve yaranın iyileşmesini olumsuz etkileyerek ciddi fonksiyonel ve estetik sorunlara yol açar. Bu araştırmada ise standart bir antimikrobiyal tedavi olan nitrofurazon ile bal ve kenevir yağının etkinliği karşılaştırmıştır. Çalışmada kullanılan Bingöl Balı, antibakteriyel ve antioksidan özellikleriyle bilinirken; kenevir yağı, anti-enflamatuar ve analjezik etkileriyle öne çıkmaktadır. Bir sıçan yanık modelinde yürütülen çalışmada dört farklı tedavi grubu (nitrofurazon, bal, kenevir yağı ve bal+kenevir yağı kombinasyonu) oluşturulmuştur. Vaskülarizasyon, pigmentasyon, doku sertliği ve Vancouver Yara İzi Skoru parametreleri beşer gün aralıkla ölçülmüştür. Sonuçlarda, nitrofurazon grubunda zamanla vaskülarizasyonun arttığını, ancak diğer iyileşme metriklerinde belirgin bir üstünlük sağlamadığını göstermiştir. Bal ve kenevir yağının tek başına kullanımları sınırlı bir etki gösterirken, bu iki maddenin kombine edildiği grupta sinerjistik bir etkiyle karşılaşılmıştır. Bal+Kenevir Yağı grubunda, diğer gruplara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha az doku sertliği ve en düşük skarlanma skorları gözlemlenmiştir. Ayrıca bu grupta pigmentasyonda geçici bir azalma kaydedilmiştir. Histolojik olarak ise gruplar arasında anlamlı farklılık gözlenmemiştir. Sonuç olarak bu deneysel çalışma, bal ve kenevir yağının beraber kullanımının, yanık sonrası greft uygulamalarında yara iyileşmesini desteklemek ve skar kalitesini artırmak için umut verici bir yaklaşım olabileceğini ortaya koymuştur. Bulguların klinik pratiğe aktarılabilmesi için daha ileri araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

This study aimed to comprehensively evaluate the effects of different topical treatments on graft viability and scar formation in burn wounds. Impaired blood circulation in burn wounds negatively affects graft survival and wound healing, leading to serious functional and aesthetic problems. This research compared the efficacy of nitrofurazone, a standard antimicrobial treatment, with that of Bingöl Honey and hemp oil. The Bingöl Honey used in the study is known for its antibacterial and antioxidant properties, while hemp oil is noted for its anti- inflammatory and analgesic effects. In the study, conducted on a rat burn model, four different treatment groups were established: nitrofurazone, honey, hemp oil, and a combination of honey+hemp oil. Parameters such as vascularization, pigmentation, tissue stiffness, and the Vancouver Scar Score were measured at five-day intervals. The results indicated that while vascularization increased over time in the nitrofurazone group, this did not confer a significant advantage in other healing metrics. The individual applications of honey and hemp oil showed limited effects, whereas a synergistic effect was observed in the group where these two substances were combined. The honey+hemp oil group demonstrated statistically significantly lower tissue stiffness and the lowest scarring scores compared to the other groups. Additionally, a temporary decrease in pigmentation was recorded in this group. Histologically, however, no significant differences were observed among the groups. In conclusion, this experimental study revealed that the combined use of honey and hemp oil could be a promising approach for promoting wound healing and improving scar quality in post-burn graft applications. Further research is required to translate these findings into clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Deneysel olarak oluşturulan tıkanma sarılıklarında eritrosit morfolojisi

    Başlık çevirisi yok

    M.ZEKİ TÜR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Genel CerrahiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

  2. Ratlarda massif ince barsak rezeksiyonu sonrası oluşan hiperasiditeye trunkal vagotominin etkileri

    Başlık çevirisi yok

    SALİH Z. PİŞKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Genel CerrahiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

  3. Motorlu taşıtların egzos gazlarının bitki gelişimine etkileri

    Başlık çevirisi yok

    İSMAİL TÜRKAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    BiyolojiEge Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİLKAN ÖZÖRGÜCÜ

  4. Verimlilik ölçüm yöntemleri ve TEK santrallarında bir uygulama

    Başlık çevirisi yok

    GÜLTEKİN ÇOYGUN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    İşletmeGazi Üniversitesi

    Ekonomi Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERGİN İĞREK

  5. Pre ve postanal dönemlerin farklı evrelerinde olan ratlarda (rattus norvegicus) epifiz kıkırdağının gelişimi ve enzimatik aktivitesinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    İSMAİL ÜSTÜNEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    MorfolojiAkdeniz Üniversitesi

    Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RAMAZAN DEMİR