Geri Dön

Din felsefesi bağlamında liberal feminizm, kadın ve dini özgürlük

Liberal feminism, women and religious freedom in the context of philosophy of religion

  1. Tez No: 963830
  2. Yazar: ŞEYMA LAPÇIN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HASAN OCAK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Din, Religion
  6. Anahtar Kelimeler: Din felsefesi, Religious philosophy
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Iğdır Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Feminizm sistematik olarak ilk defa tarihte 19. yy.‟da Batı dünyasında görünür olmaya başlamıştır. Bu süreç günümüze kadar şekil değiştirerek devam etmektedir. Feminizm kavramını tarihsel süreçte ele alan feminist düşünürler, zaman zaman belli akım ve dalgalarda ayrışmaya gitse de ana hatlarıyla kadınların eşitlikçi, özgür bir dünyada var olması gerektiği konusunda hemfikir olmuşlardır. Liberal feminizm, kadınların erkeklerle eşit haklara ve eşit fırsatlara sahip olması için mücadele veren ilk akım olma özelliğini taşımaktadır. Liberal feminist perspektiften hareket ederek, kadınlar için dini özgürlüğün nasıl yeniden tanımlanması gerektiğini ve dini uygulamaların nasıl etik ve eşitlikçi bir şekilde yorumlanabileceğini üzerinde durulmuş, bu bağlamda ise kadınların dinî özgürlüğünü ve bireyselliklerini korumak için çabaları konu edinmiştir. Toplumların içinde oluşan cinsiyet rollerinin oluşumunda dinin etkisi büyüktür. Bu etki zamanla feminist teolojinin başlangıç noktasını oluşturmuştur. Dini metinlerde var olan ataerkil dil kullanımı, feminist teoloji tarafından yenilikçi ve feminist bir bakış açısıyla yeniden yorumlamasıyla çözümlenebileceği fikrini ortaya atmıştır. Feminist teologlar böylelikle metinlerin yorumlanmasında oluşan kadın ve erkek arasındaki eşitsizlikçi ortamın son bulacağı üzerinde durmuşlardır. Bu çalışmada, liberal feminizmin temel ilkeleri, dini özgürlük ve kadın hakları arasındaki karmaşık ilişki, dinin kadınların hayatlarındaki merkezi rolü dikkate alınarak incelenmektedir. Liberal feminizm, bireysel özgürlüğü ve eşitliği savunurken, dini özgürlük bireylerin kendi inançlarını özgürce yaşamalarını ve pratik yapmalarını garanti eder. Bu iki kavram birbirini tamamlayıcı görünseler de kadına yönelik ayrımcılığa yol açabilecek dini uygulamalar ve inançlar bağlamında çatışma noktaları ortaya çıkabilir.

Özet (Çeviri)

August 2024, PageFeminism first emerged systematically in the 19th century in the Western world. This process has continued to evolve to the present day. Feminist thinkers, while sometimes diverging into different currents and waves throughout history, have generally agreed on the fundamental principle that women should exist in an egalitarian and free world. Liberal feminism, as the first movement to advocate for women's equal rights and opportunities, has been at the forefront of this struggle. From a liberal feminist perspective, the question of how to redefine religious freedom for women and how to interpret religious practices in an ethical and egalitarian manner has been a central concern. In this context, efforts to protect women's religious freedom and individuality have been the focus. Religion has had a significant impact on the formation of gender roles within societies. This influence has eventually led to the emergence of feminist theology. The patriarchal language found in religious texts has given rise to the idea that a feminist perspective can offer innovative and fresh interpretations. Feminist theologians have thus argued that the unequal environment created in the interpretation of these texts between women and men can be eliminated. This study examines the fundamental principles of liberal feminism, the complex relationship between religious freedom and women's rights, and the central role of religion in women's lives. While liberal feminism advocates for individual freedom and equality, religious freedom guarantees individuals the right to freely live and practice their own beliefs. Although these two concepts may seem complementary, they can create points of conflict in the context of religious practices and beliefs that can lead to discrimination against women.

Benzer Tezler

  1. İbn Rüşd'ün siyasal düşüncesinde kadının konumu

    Position of women in Ibn Rushd's political thought

    BAŞAK DİLARA BOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Siyasal BilimlerSinop Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EBRU IŞIK

  2. Yükseköğretimde disiplinlerarası farklılıklar bağlamında feminizm: İlahiyat ve diğer fakültelerin karşılaştırmalı analizi (Kocaeli örneği)

    Feminism in the context of interdisciplinary differences in higher education: Comparative analysis of theology and other faculties (Kocaeli example)

    EMRE KUKULOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DinKocaeli Üniversitesi

    Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUHAMMET FATİH GENÇ

  3. Feminist teoriler ve Türkiye'deki izdüşümleri

    Feminist theories and projections in Turkey

    FUSUN CESUR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    FelsefeSüleyman Demirel Üniversitesi

    Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAMAZAN UÇAR

  4. Siyasal düşünceleri ile Ahmet Hamdi Başar

    Ahmet Hamdi Başar with his political thoughts

    MÜMİN KÖKTAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Siyasal BilimlerHacettepe Üniversitesi

    Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ERDOĞAN

  5. Ayn Rand'ın objektivist etiği ile postmodern ahlakın Tanrısal buyruklar açısından mukayesesi

    A comparison of Ayn Rand's objectivist ethics and postmodern morality in terms of divine commandments

    VOLKAN AKTAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DinSüleyman Demirel Üniversitesi

    Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE SIDIKA OKTAY