Geri Dön

Hicrî 5. asırda ehl-i hadis ile diğer mezhepler arasında yaşanan tartışmalar

The debates between the ahl al-hadith and other islamic schools in the 5th century ah

  1. Tez No: 964070
  2. Yazar: MEHMET ZÜLKÜF TAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET BİLEN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Din, Religion
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Hadis Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Hicrî 5. asır, İslam dünyasında entelektüel canlılığın zirveye ulaştığı ve bu bağlamda mezhepler arası tartışmaların da yoğunlaştığı bir dönemdir. Ehl-i hadis, kelâm sahasında önemli bir aktör olarak, özellikle Şâfiî/Eş'arî ve Mu'tezile gibi ekollerle yoğun münakaşalara girmiştir. Sıfatlar meselesi ve Halku'l-Kur'ân tartışmaları bu dönemin en temel meseleleri arasında yer almıştır. Ehl-i hadis'in literalist yaklaşımı, nassların zâhirî anlamlarına sıkı bağlılığı, özellikle kelâm metodolojisinde ciddi ayrışmalara neden olmuştur. Bununla birlikte, mezhepler arası rekabetin İslam ilim geleneğine katkı sağlayan yeni metodolojik açılımlar geliştirdiği de gözlemlenmiştir. Bu dönemde mezheplerin siyasi destekle güç kazanması dikkat çekicidir. Abbâsî Halifesi Kâdir-Billah'ın Ehl-i hadis yanlısı politikaları, bu mezhebin kelâmî tartışmalarda üstünlük sağlamasına zemin hazırlamış; ancak Selçuklu veziri Nizâmülmülk'ün Eş'arîleri desteklemesiyle dengeler değişmiştir. Nizâmiye medreseleri sayesinde Eş'arî düşüncesi kurumsallaşarak Ehl-i hadis'in etkisini zayıflatmıştır. Hadis ilmi açısından ise Ehl-i hadis, sahâbe tanımı, mevkûf rivayetlerin hücciyeti, haber-i vâhidle amel, mürsel ve zayıf hadislerin kabulü gibi meselelerde geleneksel çizgisini korumaya çalışmış; özellikle ahâd haberin bilgi değeri konusundaki ısrarcı tutumu, Mu'tezile ve Eş'arîlerle ciddi tartışmalara yol açmıştır. Şâfiî/Eş'arî muhaddislerin kelâmî ve fıkhî analizleri hadis rivayetçiliğine yeni boyutlar kazandırmış, Ehl-i hadis ise bu yaklaşımı geleneksel yöntemlerine bir tehdit olarak görmüştür. Hicrî 5. asırdaki mezhep tartışmaları, yalnızca teolojik ve hadis ile ilgili ayrışmalarla sınırlı kalmamış, fıkıh ve tasavvuf alanlarında da yankı bulmuştur. Ehl-i hadis, kıyas ve istihsan gibi yöntemleri benimseyen Ehl-i re'y ekolünü eleştirmiş, fıkhî meselelerde yalnızca hadisleri esas alarak literalist bir tutum sergilemiştir. Aynı şekilde, tasavvufî birtakım pratikleri de bid'at olarak değerlendirmiştir. Ehl-i hadis ve diğer mezhepler arasındaki tartışmalar, İslam ilim geleneğini şekillendiren temel faktörlerden biri olmuştur. Bu tartışmaların yalnızca ayrışma ve gerilim noktaları değil, aynı zamanda ilim dünyasına sağladığı katkılar da göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü Hicrî 5. asırdaki bu hareketlilik, İslamî ilimlerin metodolojik çeşitliliğinin artmasına katkı sağlamış ve düşünsel derinliği teşvik etmiştir.

Özet (Çeviri)

The 5th century AH marked a peak in intellectual vitality within the Islamic world, while also witnessing an intensification of inter-sectarian debates. The Ahl al-Hadith emerged as a significant actor in the field of kalām, engaging in intense polemics especially with schools like the Shāfiʿī/Ashʿarī and Muʿtazilite traditions. Issues such as the Divine Attributes and the Khalq al-Qurʾān controversy were among the most central theological matters of the period. The literalist approach of the Ahl al-Hadith, with its strict adherence to the apparent meanings of textual sources, led to considerable divisions within kalām methodology. Nevertheless, the competition between schools also gave rise to methodological innovations that enriched the Islamic intellectual tradition. During this time, sects gained strength through political patronage. The Abbasid Caliph al-Qādir bi-llāh's pro-Ahl al-Hadith policies paved the way for this group's ascendancy in theological disputes; however, the balance shifted with the support given to the Ashʿarīs by the Seljuk vizier Niẓām al-Mulk. Through the Nizāmiyya madrasas, Ashʿarī thought became institutionalized, reducing the influence of the Ahl al-Hadith. From the perspective of hadith studies, the Ahl al-Hadith sought to preserve their traditional stance on issues such as the definition of a Companion (ṣaḥābī), the authority of mawqūf reports, the epistemological value of solitary reports (khabar al-wāḥid), and the acceptability of mursal and weak ḥadīths. Their insistent stance on the knowledge-yielding capacity of solitary reports sparked significant controversy with the Muʿtazilites and Ashʿarīs. Shāfiʿī/Ashʿarī hadith scholars introduced new dimensions to hadith transmission through theological and juridical analysis, whereas the Ahl al-Hadith regarded such approaches as threats to their traditional methods. The sectarian debates of the 5th century AH were not limited to theology but echoed in the fields of jurisprudence and mysticism as well. The Ahl al-Hadith criticized the Ahl al-Raʾy school, which embraced methods like analogy (qiyās) and juristic preference (istiḥsān), and adopted a literalist approach that relied solely on hadiths in legal matters. Likewise, they regarded certain Sufi practices as innovations (bidʿa). In conclusion, the debates between the Ahl al-Hadith and other schools were among the core factors shaping the Islamic scholarly tradition. These debates should be viewed not only as points of divergence and tension but also as contributors to the enrichment of Islamic knowledge. The intellectual dynamism of the 5th century AH fostered methodological diversity and promoted deeper layers of thought in the Islamic sciences.

Benzer Tezler

  1. Ön işlemenin ve askorbik asitin dondurularak depolanan yılan balıklarının (Anguilla anguilla) kalitesine etkileri

    Başlık çevirisi yok

    H.VOLKAN GÖKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Su Ürünleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYDIN URAL

  2. Hazır giyim üreten bir işletmede organizasyon ve yönetim sorunları

    Başlık çevirisi yok

    GÜLCAN GÖNENÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    İşletmeGazi Üniversitesi

    Giyim Endüstrisi ve Giyim Sanatları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RASİH DEMİRCİ

  3. Yabancı sermaye ile ilişkiler 1850-1954

    Başlık çevirisi yok

    NEVZAT ONARAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

  4. Eskişehir'de Odunpazarı tarihi yerleşiminin fiziksel gelişimi ve geleneksel konut dokusunda dizgesel çözümlemeler

    Başlık çevirisi yok

    NESLİHAN SÖNMEZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1983

    Mimarlıkİstanbul Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN SÖZEN

  5. Cohesion in Turkish a survey of cohesive devices in prose literature

    Başlık çevirisi yok

    FUAT ALTUNKAYA

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    1987

    DilbilimHacettepe Üniversitesi

    DOÇ. DR. AHMET KOCAMAN