Ultrason ile yüz deri kalınlığı ölçümünün cilt tipi, cinsiyet, yaş ve beden kitle indeksi ile ilişkisi
Association of facial skin thickness measured by ultrasound with skin type, gender, age, and body mass index
- Tez No: 965694
- Danışmanlar: PROF. DR. OĞUZ TAŞKINALP
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anatomi, Radyoloji ve Nükleer Tıp, Anatomy, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Cilt kalınlığı, yüz, dermis, cilt tipi, su içmek, Skin thickness, face, dermis, skin type, water intake
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Trakya Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Anatomi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Çalışmamızda ultrasonografi kullanılarak yetişkin bireylerde yüz derisinin (epidermis, dermis, toplam deri ve hipodermis) kalınlık değerlerini belirlemek ve bu verilerin yaş, cinsiyet, beden kitle indeksi ile Fitzpatrick cilt tipi gibi demografik-klinik değişkenler ve bazı yaşam alışkanlıkları (su tüketimi, sigara, kafein, egzersiz, uyku pozisyonu, güneş maruziyeti) ile ilişkisini araştırmak hedeflendi. Prospektif kesitsel tasarımla 18-65 yaş arası 128 sağlıklı gönüllü değerlendirildi. Her katılımcıda ultrasonografi ile alın, glabella, burun, çene, her iki temporal bölge, nazolabiyal bölge, yanak ve üst göz kapağı dâhil toplam 12 anatomik noktada epidermis, dermis, toplam deri ve hipodermis kalınlığı ölçüldü. İstatistiksel analizlerde parametrik, non-parametrik testler ve çoklu karşılaştırmalar kullanıldı (p < 0,05 anlamlı kabul edildi). En düşük tüm kalınlıklar doğası gereği ince olan göz kapağında, ikinci en düşük ise epidermis ve hipodermis açısından burun, dermis ve toplam deri açısından sağ temporal bölgede ölçüldü. Epidermis en kalın çene bölgesinde; dermis ve toplam deri burunda; hipodermis yanakta en yüksek bulundu. Erkeklerde epidermis, dermis ve toplam deri kalınlığı kadınlardan anlamlı olarak yüksek; hipodermis kalınlığı ise kadınlarda daha fazlaydı. Yaş olarak < 30 grubunda ortalama hipodermis kalınlığı daha yüksekti; epidermis ve dermis kalınlıklarında yaşa bağlı anlamlı fark saptanmadı. Dermis ve toplam deri kalınlığı beden kitle indeksi 25-29,99 kg/m² grubunda normal ağırlığa göre; hipodermis kalınlığı ise obez (> 30 kg/m²) grupta diğer tüm gruplara göre daha fazlaydı. Fitzpatrick Tip 4'te dermis kalınlığı Tip 2-3'e göre anlamlı olarak yüksekti. Günde > 14 bardak su içenlerde dermis ve toplam deri kalınlığı, < 7 bardak içenlere göre daha yüksek bulundu. Sigara içme miktarıyla hipodermis kalınlığı arasındaki fark < 10 ve 11-20 adet/gün grupları arasında anlamlıydı ancak doz-yanıt korelasyonu izlenmedi. 500mg/gün'den fazla kafein tüketenlerde dermis ve toplam deri kalınlığı anlamlı şekilde yüksek bulundu. Sırtüstü uyuyanlarda orta hattaki yüz epidermis ve toplam deri kalınlıkları sağ yan pozisyonda uyuyanlara göre yüksekti. Düzenli egzersiz, güneş kremi kullanımı, ultraviyole maruziyeti ve alkol alımının ortalama kalınlıklara etkisi istatistiksel sınırda veya önemsizdi. Ultrasonografi ile elde edilen veriler yüz deri kalınlığının bölgesel, cinsiyete ve antropometrik değişkenlere bağlı homojen olmayan yapısını ortaya koymuştur. Erkeklerde daha kalın epidermis-dermis, kadınlarda daha kalın hipodermis gözlemleri estetik ve rekonstrüktif işlemlerde injeksiyon derinliği planlamasına ışık tutabilir. Beden kitle indeksi, cilt tipi ve hidrasyon düzeyinin dermis/toplam deri kalınlığı üzerindeki etkileri, klinik uygulamalarda kişiye özgü yaklaşımın önemini vurgulamaktadır. Çalışma, yüz deri kalınlığına ilişkin mevcut literatürü Anadolu ve Trakya popülasyonu verileriyle genişleterek olası komplikasyonların azaltılmasına ve ileride yapılacak çok merkezli araştırmalara temel oluşturacak referans değerler sağlamıştır.
Özet (Çeviri)
This study aimed to determine the thickness of facial skin layers (epidermis, dermis, total skin, and hypodermis) in adults using ultrasonography and to investigate the association of these measurements with demographic and clinical variables such as age, sex, body mass index and Fitzpatrick skin type, as well as with various lifestyle habits, including water consumption, smoking, caffeine intake, exercise, sleep position, and sun exposure. In this prospective cross-sectional study, 128 healthy volunteers aged 18-65 were evaluated. For each participant, the thicknesses of the epidermis, dermis, total skin, and hypodermis were measured via ultrasonography at 12 distinct anatomical sites, including the forehead, glabella, nose, chin, bilateral temporal regions, bilateral nasolabial folds, bilateral cheeks, and bilateral upper eyelids. Statistical analysis involved parametric and non-parametric tests, along with multiple comparison analyses (p < 0,05 was considered significant). As expected, the lowest thickness for all layers was measured in the inherently thin eyelid, followed by the forehead and nose. The epidermis was the thickest in the chin region, the dermis and total skin were the thickest at the nose, and the hypodermis was the thickest in the cheek. In males, the epidermis, dermis, and total skin were significantly thicker than those in females, whereas the hypodermal thickness was greater in females. The mean hypodermal thickness was higher in the < 30 age group; however, no significant age-related differences were detected in the epidermal and dermal thicknesses. The dermis and total skin were thicker in the 25-29,99 kg/m² body mass index group than in the normal-weight group, while hypodermal thickness was greatest in the obese (> 30 kg/m²) group compared with all other groups. The dermis was significantly thicker in individuals with Fitzpatrick Type 4 skin compared with Types 2-3. Participants who consumed > 14 glasses of water per day had greater dermal and total skin thickness than those who consumed < 7 glasses. A significant difference in hypodermal thickness was found between the groups smoking < 10 and 11-20 cigarettes/day, although a dose-response correlation was not observed. Dermal and total skin thickness were significantly greater in individuals consuming > 500 mg/day of caffeine. In supine sleepers, midline facial epidermal and total skin thicknesses were greater than in those who slept on their right side. The effects of regular exercise, sunscreen use, ultraviolet exposure, and alcohol consumption on mean thickness were either borderline or statistically insignificant. The data obtained via ultrasonography revealed the heterogeneous nature of facial skin thickness, which varies depending on the region, sex, and anthropometric variables. The observation of a thicker epidermis and dermis in males and a thicker hypodermis in females can inform the planning of injection depths in aesthetic and reconstructive procedures. The effects of body mass index, skin type, and hydration levels on dermal/total skin thickness highlight the importance of a personalized approach in clinical practice. This study expands the existing literature on facial skin thickness with data from the Anatolian and Thracian populations, providing baseline reference values that may help reduce potential complications and serve as a foundation for future multicenter studies.
Benzer Tezler
- Properties of concrete produced with cements and aggregates in Gaziantep region
Başlık çevirisi yok
SERAP AKKAN
- Tendon yaralanması rehabilitasyonunda ultrasonun yeri
Başlık çevirisi yok
NAHİDE ÜZÜMÇEKER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonUludağ ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
- Kronik pelvik ağrıların jinekolojik muayene, pelvik ultrasonografi ve laparoskopi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
OSMAN USTA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı