Geri Dön

Cushing hastalığında pasireotid ve metirapon tedavisi tek merkez deneyimi

Pasireotide and metyrapone treatment in Cushing's disease: A single center experience

  1. Tez No: 965916
  2. Yazar: FATMA NURGÜL DEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALEV SELEK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Internal diseases, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Cushing hastalığı, pasireotid tedavisi, metirapon tedavisi, hiperglisemi, hiperkortizolemi, Cushing's disease, pasireotide treatment, metyrapone treatment, hyperglycemia, hypercortisolism
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç Cushing Hastalığı (CH), adrenokortikotropin (ACTH) salgılayan hipofiz adenomlarına bağlı gelişen endojen hiperkortizolizm ile karakterize nadir bir endokrin bozukluktur. Primer tedavi yöntemi transsfenoidal hipofiz cerrahisidir. Cerrahi sonrası remisyon sağlanamayan ya da tekrar cerrahinin mümkün olmadığı olgularda medikal tedavi ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada, transsfenoidal cerrahi ile remisyona girmemiş hastalarda hiperkortizolemi kontrolünde pasireotid ve metirapon tedavilerinin etkinliğini ve yan etki profillerini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler Çalışmamızda 2010 ile 2025 yılları arasında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları kliniğinde Cushing Hastalığı tanısıyla takip edilen transsfenoidal cerrahi ile remisyona girmemiş hastalarda hiperkortizolemi kontrolünde pasireotid ve metirapontedavisi alan 20 hasta retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Tedavi yanıtının değerlendirilmesinde: serum kortizol, plazma ACTH, 24 saatlik idrar serbest kortizol (UFC) düzeyleri ve takip verileri kullanılmıştır. UFC düzeyi normal sınıra ulaşan ve klinik iyileşme gösteren hastalar“kontrollü”, diğer hastalar“kontrolsüz”olarak iki gruba ayrılarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel Analiz Tanımlayıcı istatistikler, Ki-kare, Mann-Whitney U ve Friedman testleri ile değerlendirilmiştir. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiş, analizler SPSS 29.0 ile yapılmıştır Bulgular Pasireotid alan 15 hastanın %80'inde (n=12) kontrol sağlanmıştır. Kontrollü grupta adenom çapı daha büyük (15,5 ± 8,5 mm vs. 2,5 ± 3,9 mm; p=0,01), makroadenom oranı daha yüksek (%90,9; p=0,002) ve tedavi süresi daha uzundur (28,7 ± 15,8 ay vs. 5,3 ± 1,2 ay; p=0,03). Metirapon alan 8 hastanın %37,5'inde (n=3) kontrol sağlanmış, gruplar arasında anlamlı fark izlenmemiştir. Pasireotid tedavisi öncesi ortalama HbA1c düzeyi %5,7 iken, üçüncü ayda %6,6'ya yükselmiştir. Aşikar diyabeti olan hastalarda bu artış daha belirgindir (%6,3'ten %7,6'ya). Metirapon alanlarda takip sürecinde, 3. ay kontrollerinde 2 (%25) hastada hafif düzeyde hipokalemi saptanmıştır. Sonuç Cerrahi sonrası remisyon sağlanamayan ya da tekrar cerrahinin mümkün olmadığı Cushing Hastalığında pasireotid ve metirapon tedavileri etkili bir medikal tedavi seçeneğidir. Radyoterapi bir diğer tedavi seçeneğidir, radyoterapinin klinik etkinliğinin ortaya çıkması zaman aldığındanbu süreçte pasireotid ve metirapon tedavileri ile biyokimyasal kontrol sağlanabilir. Medikal tedavinin ilk aylarında çoğu hastada remisyon elde edilir ve uzun süre devam eder. Pasireotid tedavisinin en sık yan etkisi hiperglisemi olmasına rağmen uygun antidiyabetik tedaviler ile başarılı bir şekilde kontrol edilebilir. Metirapon tedavisine bağlı olarak hipokalemi gelişimi sık bildirilmiş bir yan etki olmakla birlikte, çoğu olguda hafif düzeyde seyretmekte ve klinik olarak anlamlı komplikasyonlara yol açmamaktadır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective Cushing's Disease (CD) is a rare endocrine disorder characterized by endogenous hypercortisolism due to adrenocorticotropic hormone (ACTH)secreting pituitary adenomas. The primary treatment method is transsphenoidal pituitary surgery. In cases where remission cannot be achieved after surgery or reoperation is not feasible, medical treatment becomes prominent. In this study, we aimed to evaluate the efficacy and side effect profiles of pasireotide and metyrapone treatments in patients with persistent hypercortisolism after transsphenoidal surgery. Materials and Methods In our study, 20 patients who were followed between 2010 and 2025 in the Department of Endocrinology and Metabolism at Kocaeli University Medical Faculty and who received pasireotide or metyrapone therapy for hypercortisolism following unsuccessful remission after transsphenoidal surgery were retrospectively evaluated. Serum cortisol, plasma ACTH, 24-hour urinary free cortisol (UFC) levels, and clinical follow-up data were used to assess treatment response. Patients whose UFC levels normalized and showed clinical improvement were classified as“controlled,”while others were categorized as“uncontrolled.”Statistical Analysis Descriptive statistics were evaluated using chi-square, Mann-Whitney U, and Friedman tests. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. All analyses were performed using SPSS version 29.0. Results Among the 15 patients receiving pasireotide, control was achieved in 80% (n=12). In the controlled group, adenoma diameter was significantly larger (15.5 ± 8.5 mm vs. 2.5 ± 3.9 mm; p=0.01), macroadenoma rate was higher (90.9%; p=0.002), and treatment duration was longer (28.7 ± 15.8 months vs. 5.3 ± 1.2 months; p=0.03). In the metyrapone group (n=8), control was achieved in 37.5% (n=3), with no significant difference observed between groups. The mean HbA1c level in patients receiving pasireotide increased from 5.7% at baseline to 6.6% at month 3. In patients with overt diabetes, this increase was more pronounced (from 6.3% to 7.6%). In the metyrapone group, mild hypokalemia was detected in 2 patients (25%) during the third-month follow-up. Conclusion: Pasireotide and metyrapone are effective medical treatment options in CD patients who do not achieve remission after surgery or are not candidates for reoperation. While radiotherapy is another treatment option, its delayed clinical efficacy highlights the role of pasireotide and metyrapone in achieving early biochemical control. Remission is often achieved in the early months of medical therapy and may persist long-term. Although hyperglycemia is the most common adverse effect of pasireotide, it can be successfully managed with appropriate antidiabetic therapy. Hypokalemia associated with metyrapone treatment is a commonly reported side effect; however, it is typically mild and does not lead to clinically significant complications.

Benzer Tezler

  1. 1978-1987 yılları arasında izlenen 33 cushing sendromu olgusunun incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    METİN CANER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. H. HÜSREV HATEMİ

  2. Zonguldak (Kokaksu) bölgesi boksitlerinden alümina üretim parametrelerinin saptanması ve ekonomik değerlendirilmesi

    The Determination of the parameters of alümina production from the bauxite of Zonguldak (Kokaksu region) and the economic evaluation

    F.GÜNEŞ KOZA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Kimya Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. H. İBRAHİM ÖZDEMİR

  3. Mazıdağı-taşıt fosfat cevherinin zenginleştirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ENDER SÖNMEZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Maden Mühendisliği ve MadencilikAnadolu Üniversitesi

    Cevher Hazırlama Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FARUK EMRULLAHOĞLU

  4. Eskişehir - Beylikahır toryum cevherinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    BEDRİ İPEKOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1983

    Maden Mühendisliği ve Madencilikİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. T. CENGİZ BAYRAKTAR