Geri Dön

HIV ile enfekte bireylerde antiretroviral tedavi öncesi bakılan kan homosistein düzeyinin kardiyovasküler hastalık riskini belirlemedeki rolü

The role of blood homocysteine level before antiretroviral therapy in determining cardiovascular disease risk in HIV-infected individuals

  1. Tez No: 966571
  2. Yazar: EMİNE DİNÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AYŞEGÜL SEREMET KESKİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Homosistein, HIV, Kardiyovasküler Hastalık, HIV enfeksiyonları, Homocysteine, HIV, Cardiovascular Disease, HIV infections
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmada, yeni tanı HIV hastalarında antiretroviral tedavi öncesi plazma homosistein düzeylerinin kardiyovasküler hastalık riskini öngörmedeki potansiyel rolü araştırılması planlanmış olup; klasik risk skorlama sistemleri (Framingham, SCORE2, D:A:D: skoru), radyolojik yöntemler (karotis intima-media kalınlığı ölçümü, ekokardiyografi, batın ultrasonografi), antropometrik ölçümler ve diğer biyolojik belirteçlerle olan ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışma, Temmuz–Aralık 2024 tarihleri arasında enfeksiyon hastalıkları polikliniğine başvuran HIV tanısı almış, antiretroviral tedavi başlanmamış hastalar ile benzer yaş grubundaki sağlıklı bireyin karşılaştırılmasıyla yürütülmüştür. Tüm katılımcılarda homosistein düzeyi, biyokimyasal, immünolojik ve antropometrik veriler değerlendirilmiş; radyolojik görüntüleme yöntemleri ve kardiyovasküler risk belirleme skorları uygulanmıştır. İstatistiksel analizlerde gruplar arası karşılaştırmalar, korelasyon testleri ve ROC analizleri yapılmıştır. BULGULAR: Homosistein düzeyleri vaka grubunda anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0,001). Framingham skoru ile homosistein düzeyleri arasında göreceli olarak daha yüksek ayırt edicilik saptanmış olsa da (AUC: 0,726), SCORE2 ve D:A:D skoru ile birlikte değerlendirildiğinde ROC analizlerinde istatistiksel anlamlılığa ulaşılamamıştır. Ayrıca homosistein düzeylerinin diğer kardiyovasküler biyobelirteçlerle korelasyonunda anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. SONUÇ: Homosistein düzeyleri HIV tanısı almış bireylerde artmış olup, kardiyovasküler risk değerlendirmesinde yardımcı bir biyobelirteç olarak potansiyel taşıyabilir. Ancak, bu çalışmada homosistein düzeylerinin klasik risk skorları ve diğer belirteçlerle olan ilişkisinin sınırlı düzeyde olması, tek başına kullanılmasının yeterli olmayabileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

AIM: The aim of this study was to investigate the potential role of plasma homocysteine levels in predicting the risk of cardiovascular disease in newly diagnosed HIV patients before antiretroviral therapy and to evaluate the relationship with classical risk scoring systems (Framingham, SCORE2, D:A:D: score), radiological methods (carotid intima-media thickness measurement, echocardiography, abdominal ultrasonography), anthropometric measurements and other biological markers. MATERIALS AND METHODS: The study was conducted by comparing HIV-diagnosed patients who were admitted to the infectious diseases outpatient clinic between July and December 2024 and who had not started antiretroviral therapy with healthy individuals of similar age group. Homocysteine level, biochemical, immunological and anthropometric data were evaluated in all participants; radiological imaging methods and cardiovascular risk assessment scores were applied. Statistical analyses included intergroup comparisons, correlation tests and ROC analyses. RESULTS: Homocysteine levels were significantly higher in the case group (p<0.001). Although a relatively higher discrimination was found between Framingham score and homocysteine levels (AUC: 0.726), statistical significance was not reached in ROC analyses when evaluated together with SCORE2 and D:A:D score. In addition, no significant relationship was found in the correlation of homocysteine levels with other cardiovascular biomarkers. CONCLUSION: Homocysteine levels are increased in individuals diagnosed with HIV and may have potential as an auxiliary biomarker in cardiovascular risk assessment. However, the limited association of homocysteine levels with classical risk scores and other markers in this study suggests that it may not be sufficient to be used alone.

Benzer Tezler

  1. 1,3-difenil-4,5-bis(hidroksiimino)-imidazolidin ve Ni(II), Cu(II), Pd(II), UO2(VI) komplekslerinin sentezi

    Başlık çevirisi yok

    VEFA AHSEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZER BEKAROĞLU

  2. 5 Cl Pu-Be nötron kaynağı kullanarak aktivasyon analizi ile analizi mümkün olan elementlerin dedeksiyon limitlerinin tespiti

    Investigation of the possibility in analysis of elements by activation analysis and determination of detection limits of proposed elements using a 5 Cl Pu-Be neutron source

    İSMET ÇELENK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Nükleer MühendislikGazi Üniversitesi

    DOÇ. DR. ATİLLA ÖZMEN